(İBNA) - son başlıklar :: Full Edition http://www.ibna.ir/ Sat, 28 Apr 2018 06:21:30 GMT haber stüdyosu ,3.0 baskısı )yazı işleri kurulu otomasyonu ve geniş haber yayıncılık sistemi`ile( /skins/default/tr/normal3/ch01_newsfeed_logo.gif İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) http://www.ibna.ir/ 100 70 tr İBNA'da üretilen içerik, kaynak belirtmek koşuluyla kullanılabilir. Sat, 28 Apr 2018 06:21:30 GMT 60 ​İran Kitap Evi Kurumu'nda Hüseyinpour Dönemi Başladı http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/259003/iran-kitap-evi-kurumu-nda-hüseyinpour-dönemi-başladı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – İran Kültür Bakanı yardımcısı Muhsin Cevadi ve İran Kitap Evi Kurumu yönetim kurulu’nun kararı ile Niknam Hüseyinpour İran Kitap Evi Kurumu’nun yeni genel müdürü seçildi. Hüseyinpour, Mecil Golami Celise'nin istifası üzerinde birkaç haftadır geçici olarak İran Kitap Evi Kurumu'nun sorumlusuydu. Niknam Hüseyinpour uzun yıllardır İran Kültür ve İslami İrşad Bakanı'nın danışmanı olarak çalışıyordu. ]]> Edebiyat Sat, 17 Mar 2018 12:21:42 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/259003/iran-kitap-evi-kurumu-nda-hüseyinpour-dönemi-başladı ​Bayram Kitabı Projesinde Büyük Başarı http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/259000/bayram-kitabı-projesinde-büyük-başarı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – Bu yıl ikincisi düzenlenen Bayram Kitabı Projesi kapsamında beş günde 109 bin 538  cilt kitap satıldı. Satılan kitapların parasal değeri 4 Milyar 137 milyon Rial (bir milyon Dolar civarında)'dir. Proje kapsamında en çok satışı yapan kitapevleri Razavi Horasan Eyaleti bağlı 93 kitapçıdır. Razavi Horasan'ı İsfahan 92 kitapevi ile izliyor. Gilan 24 ve Tahran 123 kitapevi ile en çok satışı elde eden diğer eyaletlerdir. İran Kitap Evi kurumu bu projeyi geçen yıl başlattı. Gösterilen büyük ilgi nedeni ile kurum projeyi ''Yaz Kitabı'' ve ''Kış Kitabı'' projeleri kapsamında devam ettirdi. Kültür bakanlığı kitapçıları desteklemek adına okurlara dolaylı sübvansiyon verecek. Proje kapsamında kitapçılar belirlenen tarih boyunca satan tüm yetişkin kitaplarında %20 ve çocuk kitaplarında %25 indirim uygulayacaklar. Kültür Bakanlığı belli aralıklar ile verilen indirim tutarında kitapçılara ödeme yapacak. 13 Mayıs'ta başlayan Bayram Kitabı projesi 1 Ninas'a kadar İran'ın 30 eyaletinde bulunan kitapçılarda devam edecektir. ]]> Kültür ve Sanat Sat, 17 Mar 2018 12:08:19 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/259000/bayram-kitabı-projesinde-büyük-başarı ​Stephen Hawking Hayatını Kaybetti http://www.ibna.ir/tr/doc/report/258882/stephen-hawking-hayatını-kaybetti İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Dünyaca ünlü İngiliz fizikçi Stephen Hawking 76 yaşında hayatını kaybetti. Ailesi tarafından yapılan açıklamada, Hawking'in Cambridge'deki evinde bu sabaha karşı yaşamını yitirdiği bildirildi. Hawking’in ölüm haberini çocukları Lucy, Timothy ve Robert, “Babamızın vefatından dolayı büyük üzüntü duyuyoruz. O büyük bir bilim insanıydı. Çalışmaları ve mirası yıllarca yaşayacak olağanüstü bir kişiydi” sözleriyle duyurdu. Hawking geçen yıl İngiliz kamu yayın kuruluşu BBC'ye verdiği röportajda 75 yaşına kadar yaşayacağını hiç düşünmediğini, birikimini halen yansıtabildiği için kendisini şanslı hissettiğini dile getirmişti. 21 yaşındayken motor-nöron hastalığı teşhisi konulduğunu ve iki ya da üç yıl içinde hayatını kaybedeceğinin söylendiğini belirten Hawking, bundan 54 yıl sonra daha güçsüz ve tekerlekli sandalyede olsa da hala çalıştığını ve bilimsel makaleler ortaya koyduğunu anlatmıştı. İngiliz fizikçi, evrenbilimci, astronom, teorisyen ve yazar Prof. Dr. Stephen Hawking, 8 Ocak 1942 yılında doğdu. 8 yaşındayken Londra'dan 20 mil uzaktaki St Albans'a gitti. 11 yaşında St Albans okuluna kayıt oldu. Buradan mezun olduktan sonra babasının eski okulu Oxford Üniversitesi kolejine devam etti. Babasının tıpla ilgilenmesini istemesine karşın, o matematiği seviyordu. Fakat okulun matematik bölümü mevcut değildi. Bu yüzden onun yerine fizik öğrenimi görmeye başladı. Üç yıl sonra doğa bilimlerinde birinci sınıf onur madalyasıyla ödüllendirildi. Hawking daha sonra kozmoloji (evrenbilim) üzerine çalışmak üzere Cambridge'e gitti. O zamanlar Oxford'da evren bilimi üzerine çalışma yoktu. Cambridge'de danışman olarak Fred Hoyle'u istemesine karşın Dennis Sciamaatanmıştı. Doktorasını aldıktan sonra ilk önce araştırma asistanı, daha sonra Gonville and Caius College'de profesör asistanı oldu. 1973'de Gökbilim Enstitüsünden ayrıldıktan sonra Stephen Hawking, Uygulamalı matematik ve Kuramsal fizik bölümüne geçti. 1979'dan sonra matematik bölümünde Lucasian matematik profesörü oldu. Bu profesörlük 1663 yılında üniversite parlamento üyesi olan Henry Lucas tarafından kurulmuştu. İlk olarak Isaac Barrow sonra 1669'da Isaac Newton'a verilmişti. Hawking, evrenin temel prensipleri üzerine çalıştı. Roger Penrose ile birlikte Einstein'ın Uzay ve Zamanı kapsayan Genel Görelilik Kuramının, Big Bang'le başlayıp karadeliklerle sonlandığını gösterdi. Bu sonuç Kuantum mekaniği ile Genel Görelilik Kuramı'nın birleştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyordu. Bu yirminci yüzyılın ikinci yarısının en büyük buluşlarından biriydi. Bu birleşmenin bir sonucu da karadeliklerin aslında tamamen kara olmadığını, fakat radyasyon yayıp buharlaştıklarını ve görünmez olduklarını ortaya koyuyordu. Diğer bir sonuç da evrenin bir sonu ve sınırı olduğuydu. Bu da evrenin başlangıcının tamamen bilimsel kurallar çercevesinde meydana geldiği anlamına geliyordu. Stephen Hawking 1960'ların başında 21 yaşındayken tedavisi olmayan Amyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalığına yakalandı. Motor nöronların zamanla yüzde seksenini öldürerek sinir sistemini felç eden; ancak beynin zihinsel faaliyetlerine dokunmayan bu hastalık, Hawking'i tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkûm etti. Ünlü bilim insanı, 1985 yılından bu yana sesini de yitirmiş olduğu için, koltuğuna yerleştirilmiş, yazıları sese dönüştürebilen bilgisayarı sayesinde insanlarla iletişim kurabiliyor. Şu anda Hawking, bilimsel uğraşlarında ve günlük yaşantısında çevresinden ve ailesinden büyük destek almaktadır. Konuşmak istediği anda, elindeki elektronik aleti sıkarak, sandalyesine bağlı özel bilgisayarının ekranına, dakikada ortalama 10 kelimeyi sıralayabilmektedir. Bu sessiz konuşan dehanın, özel bilgisayarının hafızasında yaklaşık 2600 kelime bulunmaktadır. Böylece herhangi bir kelimeyi söylemek istediğinde ekrana yazabilmektedir. Sağlıklı insanların konuşmalarında kullandığı kelime sayısı da 2500 civarındadır. Dolayısıyla Hawking, duygularını ifade etmede kelime sıkıntısı çekmemektedir. Ünlü fizikçi en son 25 Kasım tarihinde Vatikan'da "Evrenin Kaynağı" başlıklı bir konferans vermiş ve Papa Francis ile görüşmüştü. 1942 yılında İngiltere'nin Oxford kentinde doğan Steven Hawking, kuantum fiziği ve kara delikler üzerine yaptığı çok kapsamlı çalışmalarla tanınıyor. Bilimsel araştırmaları 40'ın üzerinde dünya diline çevrilen Stephen Hawking, bilim çevrelerinde Albert Einstein'dan sonraki en büyük dahi olarak görülmektedir.   ]]> Bilim veTeknoloji Wed, 14 Mar 2018 05:25:42 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/258882/stephen-hawking-hayatını-kaybetti ​Uluslararası Man Booker Ödülü Uzun Listesi Açıklandı http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258881/uluslararası-man-booker-ödülü-uzun-listesi-açıklandı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - The Guardian'ın haberine göre, 2005 yılından bu yana düzenlenen ve uluslararası edebiyat ödülleri arasında prestijli bir yere sahip olan Uluslararası Man Booker Ödülü uzun listesi açıklandı. Geçtiğimiz yıl Vejetaryen adlı romanıyla Man Booker ödülü kazanan Han Kang'ın yanı sıra, Avrupa edebiyatının önemli isimlerinden Jenny Erpenbeck, Virginie Despentes ve Olga Tokarczu'nun İngilizceye çevirilen yeni romanları da listede kendine yer bulurken, İspanyol edebiyatının üç önemli ismi  Javier Cercas, Gabriela Ybarra ve Antonio Muñoz Molina'nın varlığı da dikkat çekti. Çevirmen Frank Wynne ise hem İspanyolcadan hem de Fransızcadan çevirileriyle adaylık kazandı. Uzun listeye kalmayı başaran 13 kitap Lisa Appignanesi OBE, Michael Hofmann, Hari Kunzru, Tim Martin ve Helen Oyeyemi'den oluşan jüri tarafından 108 başvuru arasından seçildi. İşte Uluslararası Man Booker Ödülü uzun listesi: • The 7th Function of Language - Laurent Binet (Fransa), Çevirmen: Sam Taylor • The Impostor - Javier Cercas (İspanya), Çevirmen: Frank Wynne • Vernon Subutex 1 - Virginie Despentes (Fransa), Çevirmen: Frank Wynne • Go, Went, Gone - Jenny Erpenbeck (Almanya), Çevirmen: Susan Bernofsky • The White Book  - Han Kang (Güney Kore), Çevirmen: Deborah Smith • Die, My Love  - Ariana Harwicz (Arjantin), Çevirmenler: Sarah Moses & Carolina Orloff • The World Goes On - László Krasznahorkai (Macaristan), Çevirmenler:  John Batki, Ottilie Mulzet & George Szirtes • Like a Fading Shadow - Antonio Muñoz Molina (İspanya), Çevirmen: Camilo A. Ramirez • The Flying Mountain - Christoph Ransmayr (Avusturya), Çevirmen: Simon Pare • Frankenstein in Baghdad  - Ahmed Saadawi (Irak), Çevirmen:  Jonathan Wright • Flights - Olga Tokarczuk (Polonya), Çevirmenler: Jennifer Croft • The Stolen Bicycle - Wu Ming-Yi (Tayvan), Çevirmen: Darryl Ster • The Dinner Guest - Gabriela Ybarra (İspanya), Çevirmen: Natasha Wimmer Uluslararası Man Booker Ödülü her yıl İngilizceye çevirisi yapılmış kitaplara veriliyor ve 50 bin sterlinlik para ödülü yazar ve İngilizce çevirmeni arasında eşit olarak paylaştırılıyor. Ödülün 2018 yılı kısa listesi 12 Nisan'da, kazananı ise 22 Mayıs'ta açıklanacak. ]]> Dünya Tue, 13 Mar 2018 05:25:55 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258881/uluslararası-man-booker-ödülü-uzun-listesi-açıklandı ​Gazeteciler Şiir Ödülü Kazananlarını Açıkladı http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258826/gazeteciler-şiir-ödülü-kazananlarını-açıkladı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – 12. Gazeteciler Şiir Ödülü'nün kapanış töreni dün (11 Mayıs) edebiyatçılar ve gazetecilerin katılımı ile gerçekleşti. Törende yılın kitap ödülü Mehdi Hatemi'ye verildi. Hatemi ''Konuşmayan Ağaç'' adlı şiir kitabını self-publishing yöntemi ile yayınlamıştır. Jüri ayrıca Seyyid Resul Pireh ve Hasan Hümayun'u ''Teskin'' ve ''Benim Kişisel Auschwitz'' adlı kitapları için ödüllendirdi. Ayrıca kitaba sahip olmayan şairler bölümünde ise kazananlar şöyle; Birinci: Mani Çehkendinejad Bircend’den İkinci: Seyyed Yousef Salehi Buşehr’den Üçüncü: Meryam Ghorbani Tahran’dan ]]> Edebiyat Mon, 12 Mar 2018 12:02:59 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258826/gazeteciler-şiir-ödülü-kazananlarını-açıkladı Elif Batuman'ın Romanı ''Women's Prize'' İçin Yarışacak http://www.ibna.ir/tr/doc/naghli/258763/elif-batuman-ın-romanı-women-s-prize-için-yarışacak İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) Sabitfikir'den aldığı habere göre, Arundhati Roy’un yeni romanı Mutlak Mutluluk Bakanlığı’nın dikkat çektiği listede, New York’ta yaşayan gazeteci ve yazar Elif Batuman’ın romanı The Idiot da bulunuyor. Batuman, daha önce, yine İngilizce olarak kaleme aldığı The Possessed ile övgü toplamıştı. Özyaşamöyküsünden eleştiriye pek çok farklı türü birleştiren bu kitap 2011 yılında Ecinniler adıyla Doğan Kitap tarafından yayımlanmıştı.   Farklı alanlardan gelen beş kadından, Sarah Sands, Catherine Mayer, Anita Anand, Imogen Stubbs ve Katy Brand’den oluşan jüri, çoktan kendini kanıtlamış yazarların yanı sıra ilk romanını yazan 6 isme de listede yer verdi. Jürinin başkanlığın üstlenen, BBC Radio 4'teki Today adlı programın editörü olan Sarah Sands, ''listeye dair ilk anda göze çarpan şeyin, kadın yazarların belli kalıplara sıkıştırılmayı reddetmesi olduğunu'' vurguladı. ''Sosyal gerçekçi anlatılar, mizah, şiirsel hakikatler, ustaca kurgulanmış olay örgüleri, unutulmaz karakterler...'' Bu metinlerde bunlardan pek çoğunu yan yana bulmak mümkün. Sands'in deyişiyle, ''kadınların edebiyat dünyasındaki sesi gözardı edilemeyecek kadar gür''.   Uzun listenin tamamı şöyle:   • H(A)PPY / Nicola Barker • The Idiot / Elif Batuman • Three Things About Elsie / Joanna Cannon • Miss Burma / Charmaine Craig • Manhattan Beach / Jennifer Egan • The Mermaid and Mrs Hancock / yaz. Imogen Hermes Gowar • Sight / Jessie Greengrass • Eleanor Oliphant is Completely Fine / Gail Honeyman • When I Hit You: Or, A Portrait of the Writer as a Young Wife / Meena Kandasamy • Elmet / Fiona Mozley • The Ministry of Utmost Happiness(Mutlak Mutluluk Bakanlığı) / Arundhati Roy • See What I Have Done / Sarah Schmidt • A Boy in Winter / Rachel Seiffert • Home Fire / Kamila Shamsie • The Trick to Time / Kit de Waal • Sing, Unburied, Sing / Jesmyn Ward   Kısa listeye kalan adayların 23 Nisan'da açıklanacağı ödülde kazanan ise 6 Haziran'da belli olacak. ]]> Dünya Sun, 11 Mar 2018 09:36:12 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/naghli/258763/elif-batuman-ın-romanı-women-s-prize-için-yarışacak ​İstanbul Hakkında Söylenmedik Söz Kaldı mı? / Burhan Sönmez'in ''İstanbul İstanbul''u Farsça'da http://www.ibna.ir/tr/doc/book/258753/istanbul-hakkında-söylenmedik-söz-kaldı-mı-burhan-sönmez-in-istanbul-u-farsça-da İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Burhan Sönmez ilk romanı ''Kuzey''i 2009, ikinci romanı ''Masumlar''ı 2011 yılında yayımlamıştı. Sömen üçüncü romanını dört yıllık bir aranın ardından,  2015 yılında yayınladı. ''İstanbul İstanbul''da Burhan Sönmez, yeraltındaki bir hücreye atılmış dört tutuklunun -maruz kaldıkları işkence ve baskıya- birbirlerine anlattıkları hikayelere sığınarak direnişlerini anlatıyor.   Altı ana karakter var romanda. Hücrelerden birinde dört erkek kalıyor; Öğrenci Demirtay, Doktor, Berber Kamo ve Küheylan Dayı. Tam karşılarında denk gelen hücreye ise genç bir kadın, Zine Sevda tıkılmış. Ve yeraltıyla yerüstüyle, cenneti ve cehennemiyle İstanbul şehri, romanın belki de en önemli kahramanı... Önceden tanışmayan bu beş insanın birbirleriyle ilişkileri, geçmişleri ve gelecek hayalleri oluşturuyor romanın hikayesini. İşkence yaralarını sarmak, kaygılarını gidermek ve birbirlerine umut aşılamak için hikayeler anlatmaya başlıyorlar. Böylelikle yeraltındaki bu küçük hücre geçmişi, bugünü ve geleceği ile bir metropol olarak İstanbul'u içine alacak kadar genişliyor.   Her biri kendi üslubuyla farklı bir çehresini ya da kendisindeki karşılığını anlatıyor İstanbul'un. Kimisinde bir masalın konusu oluyor kimisinde bir aşk hikayesinin: "Biliyorsun Küheylan Dayı, her kent İstanbul'dur bize. Bir çocuk karanlığa kalmış ve dar sokaklarda yönünü şaşırmışsa orası İstanbul'dur. Eski sevgilisini bulmak için maceraya atılan gencin, siyah tilki kürkünün peşine düşen avcının, fırtınada sürüklenen geminin, dünyayı bir elmas gibi avucuna almak isteyen prensin, boyun eğmemeye yeminli son isyancının, şarkıcılık hayaliyle evden kaçan kızın, para babalarının, hırsızların ve şairlerin vardığı kent İstanbul'dur. Her hikaye burayı anlatır."   Kim anlatırsa anlatsın, her ne biçimde anlatırsa anlatsın, bu kenti karanlığa boğmak, bir korku imparatorluğuna çevirmek isteyenlera inat, kentin içindeki mutluluk imgesini yakalamaya çalışan hikayeler dinleyeceksiniz. Hücredekiler var olandan yola çıkacak ama onu farklı renklere boyayarak hayal ettikleri, kendi kaderlerini birleştirdikleri ve sahiplendikleri bir İstanbul tablosu yaratacak. Aklın karamsarlığı ile iradenin iyimserliği arasında gidip gelen günler boyunca hikayeler birbirlerini kovalarken, zamanlar zamanlara, mekanlar mekanlara, acılar acılara karışacak, hücrelerdeki tutuklular için umut ilkesi hiç tükenmeyecek...   ''İstanbul İstanbul'' aynı konuyu ele almakla birlikte farklı bir örnek. Burhan Sönmez'in niyeti "acıyı değil, acının nedenlerini ve sonuçta insanda bıraktığı etkileri anlatmak"... Elbette politik bir anlatı ama güncel politikayla ya da politik söylemle doğrudan bağlantısı yok. İstanbul'u, aşkı, acıyı bir dünya görüşünün prizmasında kırarak yansıtmış Sönmez. Önceki iki romanında da benzer bir kurguyu kullanmıştı; romanın gövdesini hikayeler oluşturuyor, mesela Masumlar’da roman kahramanının dinlediği şeyi dinleyemediği, gördüğü şeyi göremediği, okuduğu şeyi de anlamadığı zamanlarda hikayeler rüyaların yerini tutuyordu. Boccaccio'nun Decameron'undan esinlendiğini metin arasında ifşa eden İstanbul İstanbul’da bu kurgu anlayışını daha da geliştirmiş. Decameron’un kurguya yaptığı etkinin yanı sıra, romanda içerik anlamında Italo Calvino'nun Görünmez Kentler’inin de izi sürülebilir.   Calvino, Görünmez Kentler'de modern insanın zaman ve mekanla ilişkisini kent simgesi üzerinden işlemişti. Marco Polo gezdiği hayali kentleri tasvir ederken aslında hep Venedik'i, Venedik'in bir başka yüzünü anlatmıştı Kubilay Han'a. Görünmez Kentler, Calvino için yaşanmaz hale gelen kentlerin kalbinden doğan bir rüyaydı. Marco Polo'nun kalbinde yatan -tıpkı İstanbul İstanbul'un roman kişileri gibi- insanları kentlerde yaşatan gizli nedenleri, krizlerin ötesinde değerleri olan nedenleri keşfetmekti. Nasıl ki Calvino'nun Görünmez Kentler'i mutsuz kentlerin içine gizlenmiş, sürekli biçim alıp, yitip giden mutlu kentler imgesi üzerine açılıp kapanıyorsa; Sönmez'in İstanbul İstanbul’u da mutsuzluğun içinden mutluluğu çıkarmaya çalışıyor. Kentler diyor Calvino, "takas yerleridir, tıpkı bütün ekonomi tarihi kitaplarında anlatıldığı gibi, ama bu değiş-tokuşlar yalnızca ticari takaslar değil; kelime, arzu ve anı değiş-tokuşlarıdır." İşte böyle bir anlayışla -hikaye ederek- takas ediyor İstanbul İstanbul'un kahramanları kelime, arzu ve anılarını...   Dört farklı anlatıcının birinci tekil şahıs anlatısıyla dile getirdikleri hikayeleri naklederken dili çok ustaca kullanmış Burhan Sönmez. Masumlar'ın dilini ve anlatımını da beğenmiş ve kariyerinde bir sıçrama olarak değerlendirmiştim. ''İstanbul İstanbul''da dilini ve kurgusunu daha da geliştirdiğini söyleyebilirim. Göndermeler, benzetmeler, imgeler yoluyla anlatmak istediğini kuşatan, onca acının içinde insanlığı, dostluğu ve güzelliği yakalayan bir dil kullanmış.   Kitabın sonunda Hallac-ı Mansur'dan bir alıntı var: ''Cehennem, acı çektiğimiz yer değil, acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir.'' Bu alıntıyı ''İstanbul İstanbul'un hikayesine çok yakışacağına inandığım -Italo Calvino'nun ''Görünmez Kentler''inden- bir başka alınıtıyla tamamlamak istiyorum: "Biz canlıların cehennemi gelecekte var olacak bir şey değil, eğer bir cehennem varsa, burada, çoktan aramızda; her gün içinde yaşadığımız, birlikte, yan yana durarak yarattığımız cehennem. İki yolu var acı çekmemenin: Birincisi pek çok kişiye kolay gelir: cehennemi kabullenmek ve onu göremeyecek kadar onunla bütünleşmek. İkinci yol riskli: sürekli bir dikkat ve eğitim istiyor; cehennemin ortasında cehennem olmayan kim ve ne var, onu aramak ve bulduğunda tanımayı bilmek, onu yaşatmak, ona fırsat vermek."   ]]> Edebiyat Sun, 11 Mar 2018 08:57:49 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/book/258753/istanbul-hakkında-söylenmedik-söz-kaldı-mı-burhan-sönmez-in-istanbul-u-farsça-da 2018 Uluslararası Tahran Kitap Fuarı İçin Başvuruları Başladı http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258725/2018-uluslararası-tahran-kitap-fuarı-için-başvuruları-başladı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – Bu yıl 31'incisi düzenlenecek Uluslararası Tahran Kitap Fuarı'na katılmak isteyen yabancı yayıncıları pazar günü (11 Mart) itibaren tibf.ir  sitesine başvurarak kayıt yapabilirler. Kayıt pazar günü saat 09:00 itibari ile başlayacak ve yabancı yayıncılar katılım isteklerini belirlenen formları doldurarak beyan edebilirler. Başvuru istekleri incelendikten sonar yayıncılar ile irtibata geçirilecek. Daha fazla bilgi için +98 (021) 88247707 ve +98 (021) 88275789 numarasını arayabilir veya sorularını international-pub@tib.ir e-postasından sorabilirler. 31. Uluslararası Tahran Kitap Fuarı 2-12 Mayıs tarihleri arasında İmam Humeyni Büyük Musellasında gerçekleşecek. ]]> Edebiyat Sat, 10 Mar 2018 11:53:08 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258725/2018-uluslararası-tahran-kitap-fuarı-için-başvuruları-başladı ​"Muhammed Ali Furuği'nin Günlüklerinde Türkiye" Oturumu Düzenlenecek http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258614/muhammed-ali-furuği-nin-günlüklerinde-türkiye-oturumu-düzenlenecek İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Tahran Yunus Emre Enstitüsü ve Sokhan Yayınevi "Muhammed Ali Furuği'nin Günlüklerinde Türkiye" adlı bir oturuma ev sahipliği yapacaklar. Oturumda Kave Bayat ve Muhammed Efşin Vefai konuşma yapacaklar. Oturum 10 Mart 2018 (Cumartesi) saat 16'da Tahran Yunus Emre Enstitüsü Konferans Salonu'nda gerçekleşecek. ]]> Tarih ve Siyaset Wed, 07 Mar 2018 07:20:48 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258614/muhammed-ali-furuği-nin-günlüklerinde-türkiye-oturumu-düzenlenecek ​Şehit Ghanipour Edebiyat Ödülü Sahiplerini Buldu http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258584/şehit-ghanipour-edebiyat-ödülü-sahiplerini-buldu İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - 17. Şehit Ghanipour Edebiyat Ödülü'nün kapanış töreni dün (5 Mayıs) ödülün jüri başkanı, Muhammed Naseri ve ünlü yazarlar Ahmed Dehkan ve Mejid Gheysari'nin katılımı ile gerçekleşti. İşte Şehit Ghanipour Edebiyat Ödülü’nün kazananları; Yılın En İyi romanı Muhammed Ali Rokni / ''Düşmeyen Taş'' / Ketabestan Maarifet Yayınları Muhammed Rıza Şerifi Khebuşan/ ''Kitapsızlık'' / Şehristan Edep yayınları En iyi Gençlik Romanı Sepide Halili / ''Kimse Gibi'' / Kadiyani yayınları Çocuk Romanı Ali Hudai / ''Bu Tarafa Bak'' / İran Gençlik ve Zihinsel Gelişim Merkezi Feriburz Lurestani / ''Küçük Hikayeler'' /  Saz-o-kar yayınları   ]]> Devrimi ve Kutsal Savunma Tue, 06 Mar 2018 09:55:53 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258584/şehit-ghanipour-edebiyat-ödülü-sahiplerini-buldu ''Beni Adınla Çağır'' En İyi Uyarlama Senaryo Dalında Oscar Kazandı http://www.ibna.ir/tr/doc/report/258588/beni-adınla-çağır-en-iyi-uyarlama-senaryo-dalında-oscar-kazandı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) -  ''Beni Adınla Çağır'' (Özgün adı:Call Me by Your Name), yönetmenliğini Luca Guadagnino'nun gerçekleştirdiği 2017 çıkışlı romantik drama filmidir. Filmin senaryosu James Ivory tarafından, André Aciman'ın 2007 yılında çıkan aynı adlı romanından uyarlandı. film, prestijli festivallerde 70'ye yakın ödül kazanmış ve pek çok sinefilin bu yılki favorisi olmuştu. En İyi Film, En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Orijinal Şarkı dallarında da Oscar adayı olan filmin yönetmen koltuğunda İtalyan sinemasının yükselen yıldızı Luca Guadagnino otururken, Oscar'lı senaryonun sahibi ise usta sinemacı James Ivory. Proust üzerine çalışmalarıyla da tanınan André Aciman'ın filmle birlikte yeniden gündeme oturan romanı, delikanlılık çağındaki bir gençle, ailesinin yazlığında kısa süreliğine kalmaya gelen bir adamın arasında gelişen beklenmedik aşkı anlatıyor. "Saf tutkunun dönüştürücü etkisini" yansıtışıyla dikkat çeken bu metin, Sel Yayıncılık tarafından 2009 yılında Adınla Çağır Benibaşlığıyla yayımlanmış, 2016’da yeniden basılmıştı. Ama filmin uyarlandığı romanın konusu şöyle; '' Elio isimli 17 yaşındaki Yahudi Amerikalı İtalyan genç, İtalya'nın kuzey kısmında şehirden uzakta ebeveynleri ile yaşamaktadır. Arkeoloji profesörü olan babası, bir Amerikalı Yahudi mezun öğrencisi olan Oliver'ı 1983 yazı sırasında ailesi ile yaşaması ve akademik evrak işlerinde yardımcı olması için davet eder. İçine kapanık, kitap kurdu ve müzikal yetenekleri olan Elio, ilgisiz ve coşkun kişiliği olan Oliver ile aralarında çok az benzerlik bulur ve kendi kişiliği ile zıtlaştığını düşünür. Elio yazın büyük bir kısmını kitap okuyarak ve kız arkadaşı Marzia ile takılarak geçirirken, Oliver da kasabalı kızlardan birisine bağlanır, ki bu durum Elio'yu üzer….''   André Aciman ]]> Dünya Tue, 06 Mar 2018 06:46:51 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/258588/beni-adınla-çağır-en-iyi-uyarlama-senaryo-dalında-oscar-kazandı ''Çağdaş Türk Öyküsü'' Tahran'da Konuşulacak http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258534/çağdaş-türk-öyküsü-tahran-da-konuşulacak İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Tahran Yunus Emre Enstitüsü, Hemşehri Dastan dergisi iş birliği ile Türk edebiyatının daha iyi tanıtılması ve Türk öykücülüğünün son yıllardaki durumunun İranlı edebiyat severlere anlatılması amacıyla ''Çağdaş Türk Öyküsü'' paneli düzenliyor. Çağdaş Türk öykücülüğünün farklı yönlerinin anlatılacağı panelde hikâyeci ve eleştirmen Necip Tosun günümüz Türk öykücülüğünü, Naime Erkovan ile İsmail Özen ise kendi yazma serüvenlerini paylaşacaklar. İranlı eleştirmen ve öykü yazarlarından  Behnaz Alipur Geskeri ve Muhammed Kişaverz'in de katılacağı programın iki ülke arasında edebiyat alanında yapılacak iş birlikleri için zemin hazırlaması amacıyla  öykü yazarları, önümüzdeki aylarda Tahran ve İstanbul'u merkeze alan ve yabancı bir ülkede yaşadıkları tecrübeleri konu alan öyküler kaleme alacaklar, bu öyküler öncelikle İran ve Türkiyede edebiyat dergilerinde yayımlandıktan sonra Farsça ve Türkçe olarak bir kitap hâlinde basılacaktır. ''Çağdaş Türk Öyküsü'' paneli 7 Mart Çarşamba 2018 Çarşamba günü saat 17:00’de Tahran’daki ''Beşeri Bilimler Düşünürler Evi''nde (Hâne-i Endişmendân-ı Ulûm-i İnsani) gerçekleştirilecektir. ]]> Edebiyat Mon, 05 Mar 2018 11:48:54 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258534/çağdaş-türk-öyküsü-tahran-da-konuşulacak ​İranlı Şairin En Güzel Şiirleri Arapça'da http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258444/iranlı-şairin-en-güzel-şiirleri-arapça-da İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Genç gezeteci ve şair Mehdi Muradi, hem yetişkinler ve hem çocuklar için şiirler yazıyor. Tanınmış Arap çevirmen Hüseyin Tarfi Alivi, Mehdi Muradi’nin edebi kariyeri boyunca yayınladığı kitaplarda yer alan en güzel şiirleri seçerek, Arapça’ya çevirmiş ve yayınlamıştır. Kitapta şairin ''Bizden Bazılar'', ''Halı ile Birleşenler'', ''Artık derim bile beni koruyamıyor'' adlı eserlerinden 60 şiir seçilmiş ve çevrilmiştir. Bu kitap 12. Huzistan Kitap fuarında görücüye çıktı. ]]> Edebiyat Sat, 03 Mar 2018 07:43:05 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258444/iranlı-şairin-en-güzel-şiirleri-arapça-da ''Elif Dal Mim'' Türkçe'de http://www.ibna.ir/tr/doc/book/258363/elif-dal-mim-türkçe-de İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - 1997 yılında Soroush Dergisi tarafından takdir ödülü alan ve 2007 yılında da Farda Edebiyat Festivalinde üçüncülük ödülünü kazan Elif Dal Mim Nurcan Altun tarafından Türkçe’ye çevrildi ve Demavand yayınları eseri Türk okurları ile buluşturdu. Kitabın konusu ise kısaca şöyle; Hükümdarın evlat edindiği bir yetim olan Human, döneminin en büyük heykeltıraşı olur. Ancak hükümdarın heykelini yapmaktan kaçındığı için zindana gönderilir. Hükümdarın güçlü vezirinin kızı Human’a âşıktır. Human ise kimsesiz bir kız olan Mana’ya gönlünü kaptırmıştır. Human'ı hem hükümdarın heykelini yapmaya hem de vezirin kızıyla evlenmeye zorlarlar. Bunun üzerine Mana'nın gönlü kırılır ve ortadan kaybolur. Human da zindandan kaçar ve hem Mana'yı aramak hem de sanatını özgürce icra edebilmek için öğrencileriyle birlikte dağda gizli bir hayat sürmeye başlar. Yaptığı heykeller, büyük peygamberlerin figürü olup her birisi Human'ın hayal gücünde can bulmakta ve öykünün ilerlemesine katkı sağlamaktadır…'' ]]> Edebiyat Wed, 28 Feb 2018 10:54:10 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/book/258363/elif-dal-mim-türkçe-de ​Kaşan; İran'ın Dördüncü Kitap Başkenti Seçildi http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258340/kaşan-iran-ın-dördüncü-kitap-başkenti-seçildi İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) -  İran'ın üçüncü kitap başkenti dün (27 Şubat) İran Kültür ve İslami İrşad Bakanı Seyyid Abbas Salehi'nin katılımı ile Talar-e Vehdet Salonu'nda düzenlenen törenle açıklandı. Törende İran İslam Cumhuriyeti'nde İsfahan Eyaleti'nin 22 şehristanından birisi olan Kaşan şehristanı kitap başkenti olarak açıklandı. Yapılan açıklamaya göre en başarılı proje ve programları sunan ve bunların gerçekleşmesi için gereken altyapı ve tecrübeye sahip olan 10 şehir, yapılan değerlendirmelerden sonra yarı finale kaldılar. Şehriler tarafından sunulan program ve projeleri bazı kriterlere göre değerlendirildi. Dini ve Milli değerler, yerel gelenekler, özel sektöreden gelebilecek finansal destek ve halkın desteği, diğer bölgelere adaptasyonu,uygulanabilirliği ve kitap okuma  kültürü üzerine sağlayabileceği kalıcı etki Kriterler arasındadır. Törende 300 Milyon Rial para ödülü ve 250 Milyon Rial kitap desteği İran kültür Bakanlığı tarafından Kaşan belediyesine verildi. Mehabad,Sedra, Dezful ve Yezd şehirleri ise sundukları projeler için ödüllendirildiler ve 100 Milyon Rial kitap desteği kazandılar. ]]> Kültür ve Sanat Wed, 28 Feb 2018 07:23:13 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258340/kaşan-iran-ın-dördüncü-kitap-başkenti-seçildi Uluslararası Fecr Şiir Festivali'ni Bir Markaya Haline Getirmeye Çalışıyoruz http://www.ibna.ir/tr/doc/report/258290/uluslararası-fecr-şiir-festivali-ni-bir-markaya-haline-getirmeye-çalışıyoruz İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – 12. Uluslararası Fecr Şiir Festivali'nin kapanış töreni Pazar günü (25 Şubat) üst düzey yetkililerin katılımı ile Tebriz'de düzenlendi. Törene İran Kültür Bakanı yardımcısı Muhsin Cevadi, Velayet-i Fakih Doğu Azerbaycan temsilcisi ve Tebriz Cuma namazı hatibi Huccetü'l-İslam Muhammed Ali AlHaşim ve Tebriz Valisi Mecit Hudabahş'ın yanı sıra ünlü şair ve edebiyatçılar da törene katıldılar. Törenin başında konuşma yapan İran Kültür Bakanı yardımcısı Muhsin Cevadi, İran Kültür ve İslami İrşad Bakanı'nın gönderdiği mesajı okudu. Cevadi daha sonra İranlıların şiire duyduğu sevgiye değinerek, şiirin İran edebiyatında önemli bir konuma sahip olduğunu ve Fars şiirinin Allah'a duyulan inanç ve aşkı anlattığını söyldi. İran kültür bakanı yardımcısı konuşmasının devamında bazı ünlü şairlerden şiirler okuyarak, Fars şiirinin ahlak, inanç ve aşk konularına verdiği öneme dikkat çekti. Cevadi Şehriyar'ın Türkçe yazdığı ''Heydar Baba'ya Selam'' şiirini okudu ve onun Ehli beyt'e duyduğu saygıyı dile getirdi. Cavedi Fars şiirinin her zaman sosyal ve ülke durumunu dile getirdiğini hatırlatarak; '' Fars şiiri her zaman insanların acılarını, duygularını ve düşüncelerini yansıtmıştır. Bu hem klasik şiir hem moder şiir için geçerlidir. Bu İran'ın zangin tarih ve sanat anlayışını gösteriyor ve biz bunu korumakla mükellifiz.'' Dedi. Cevadi daha sonra İBNA muhabirinin sorularını yanıtladı. İran Kültür Bakanı yardımcısı bu yıl törenin Tebriz'de düzenlenmesi hakkında; '' Bu yıl 12. Uluslararası Fecr Şiir Festivali'nin kapanış törenini Tebriz'de düzenlenmeye karar verdik. Bu Tahran dışında yaşayan şanatçılara da daha aktif katılım fırsatı yarattı ve yabancı şairler de İslam dünyasının Turizim başkanti olan Tebriz'i göre firsatını yakadılar. Ayrıca Tebriz her zaman büyük şairlerin şehri olmuştur ve biz burda olmaktan gürür duyuyoruz.'' Dedi. Cevadi Uluslararası Fecr Şiir Festivali'ni bir markaya dönüştürmeye çalıştıklarını ve her yıl organizasyon ve seçimlerini bu doğrultuda yapmaya çalıştıklarını anlattı.       ]]> Edebiyat Tue, 27 Feb 2018 08:40:28 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/258290/uluslararası-fecr-şiir-festivali-ni-bir-markaya-haline-getirmeye-çalışıyoruz İranlılar ''Türk Hat ve Tezhip Sanatları'' ile Tanışacaklar http://www.ibna.ir/tr/doc/report/258222/iranlılar-türk-hat-ve-tezhip-sanatları-ile-tanışacaklar İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Çeşitli konularda kültür ve sanat programları icra eden Tahran Yunus Emre Enstitüsü ''Geçmişten Günümüze Türk Hat ve Tezhip Sanatları'' başlıklı konferans dizisinin ilk bölümü yarın (salı, 27 Şubat) Prof. Uğur Derman ve Prof. Dr. Fatma Çiçek Derman'ın katılımları ile gerçekleştirecek. Program çerçevesinde, Türk hat sanatı üzerine araştırmalarıyla bilinen ve bu konuda otorite olarak kabul edilen Prof. Uğur Derman ve Türk tezhip sanatı ustası ve araştırmacısı Prof. Dr. Fatma Çiçek Derman, Tahran ve Şiraz'da hat sanatı üzerine konferanslar vermek üzere bugün (26 Şubat) İran'a gelecekler. Yarın itibari ile hat konferansının, İran'ın önde gelen üniversitelerinden Allame Tabatabai Üniversitesi’nde saat 10.00'da gerçekleştirileceğini belirten enstitü yetkilileri, tezhip konferansının ise Salı günü yine aynı saatte 'Ferhengistan-ı Hüner'de icra edileceğini dile getirdiler. Tahran Yunus Emre Enstitüsü yetkilileri ayrıca ''Geçmişten Günümüze Türk Hat ve Tezhip Sanatları'' başlıklı konferans dizisinin Tahran'ın yanısıra İran'ın bir diğer şehiri olan Şiraz'da da düzenleneceğini belirttiler. Prof. Dr. Uğur Derman 1935 yılında Bandırma'da doğdu. Haydarpaşa Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Eczacılık Okulu'nda eğitim aldı.  Derman, Necmeddin Okyay'ın Osmanlı kitap sanatları konusunda öğrencisi oldu ve 1960'ta icazet aldı, 1981'de ise İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi'nin (IRCICA) sanat danışmanlığını yürüttü.  Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde ve Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü ve Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde dersler veren Derman, 1997'de Mimar Sinan Üniversitesi tarafından öğretim üyeliğine kabul edildi ve profesör unvanı aldı.  Derman ayrıca, Türk hat sanatının tanıtımı için Kültür Bakanlığı tarafından Kahire, Cidde, Chicago'nun yanı sıra IRCICA tarafından Bağdad, Kuveyt, İslamabad, Kahire ve Tunus gibi birçok bölgeye gönderildi. Prof. Dr. Fatma Çiçek Derman  Prof. Dr. Fatma Çiçek Derman, 1945 yılında Ankara'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü'nden mezun olan Derman, 1985 yılından 2012'ye kadar Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde öğretim üyeliğine devam etti. Ayrıca, fakülte dekanlığı, Geleneksel Türk Sanatları Bölümü ve Tezhip-Minyatür Ana Sanat Dalı kurucu başkanlıklarını üstlenen Derman, birçok makalenin yanı sıra "Rikkat Kunt Hoca Hanım", Fatma İnci Ayan Birol'la "Türk Tezyini Sanatlarında Motifler" ile Prof. Uğur Derman'la "Kadıasker Mustafa İzzet Efendi Hilyesi" adlı kitapları kaleme aldı. Tezhip sanatını usta-çırak usulüyle, Dr. Süheyl Ünver, Muhsin Demironat ve Rikkat Kunt'dan öğrenerek 1982 yılında icazet alan Derman, tezhip alanında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2012 yılı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görüldü. ]]> Kültür ve Sanat Mon, 26 Feb 2018 06:58:16 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/258222/iranlılar-türk-hat-ve-tezhip-sanatları-ile-tanışacaklar Saraybosna Orhan Pamuk'u 'Onurlandırmaktan' Vazgeçti http://www.ibna.ir/tr/doc/report/258140/saraybosna-orhan-pamuk-u-onurlandırmaktan-vazgeçti İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - DW Türkçe'nin haberine göre, Bosna-Hersek'in başkenti Saraybosna, Nobel edebiyat ödüllü Türk yazar Orhan Pamuk'a ''fahri vatandaşlık'' verme planından vazgeçti. Söz konusu onursal ödülün verilmesiyle yetkili olan, Saraybosna Belediyesi bünyesindeki komite, daha önce verdiği kararı iptal etti. Önceden 7 komite üyesinin oy birliğiyle kabul edilen kararın iptaliyle ilgili Komite tarafından henüz bir açıklama yapılmadı. Muhalefet, kararın arka planında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın olası tepkisinden duyulan endişenin olduğunu savundu. Muhalefette yer alan sosyal liberal Bizim Partimiz (Nasa Stranke) üyesi siyasetçi Samir Fazliç, AFP’ye yaptığı açıklamada, yapılan ikinci oylamada dört üyenin “hayır” oyu kullandığını belirtti. Fazliç, ikinci oylamadaki tutumun “Pamuk’un Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın izlediği siyasete muhalif tavrı” ve “Erdoğan korkusu” olduğunu savundu. Muhalefette yer alan Sosyal Demokrat Parti ise, bir açıklama yayınlayarak kararı “köle ruhlu siyaset” ifadesiyle eleştirdi. Saraybosna Belediyesi, Bosna Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyi Başkanı Bekir İzetbegoviç’in lideri olduğu Demokratik Eylem Partisi (SDA) tarafından yönetiliyor. AFP, Saraybosna Belediye Başkanı Abdullah Skaka’nın kendisine iletilen soruları yanıtlamadığını bildirdi. Komitenin SDA’lı başkanı Velija Katica ise, basın mensuplarına yaptığı açıklamada “nasıl oy kullanacağıyla ilgili talimat almadığını” söyledi. Savaş dönemi Saraybosnasıyla ilgili bir film senaryosu yazdığı belirtilen Pamuk, söz konusu fahri vatandaşlık ödülüne Saraybosna’daki yerel bir kitabevi tarafından aday gösterilmişti. Kitabevinin müdürü Demir Uzunoviç, komitenin Pamuk’un “Saraybosna için yeterince önemli olmadığını” düşündüğünü söyledi. Yerel bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada kararın gerçek nedenini “hala bilmediklerini” söyleyen Uzunoviç, “Pamuk’un kent için yeterince önemli olmadığını söylemek anlaşılabilir bir gerekçe değil. Bu argüman tamamıyla absürd” şeklinde konuştu. Uluslararası Yazarlar Derneği PEN’in Bosna şubesinin de Pamuk’a “samimi özürlerini” ilettiği bildirildi. Bosna’da 1995’te sona eren savaştan bu yana Türkiye, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) vasıtasıyla Bosna’ya 800 proje kapsamında yaklaşık 240 milyon euro yatırım yaptı. Bu projelerin arasında camiler, okullar ve Osmanlı döneminden kalma eserlerin rekonstrüksiyonu da yer aldı. Bekir İzetbegoviç, Mayıs 2016’da Recep Tayyip Erdoğan’ın kızının düğününe katılmıştı.   ]]> Edebiyat Sat, 24 Feb 2018 12:28:30 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/258140/saraybosna-orhan-pamuk-u-onurlandırmaktan-vazgeçti ​Ahmed Pouri ''Türkçe'den Farsça'ya Çeviri'' konusunu İnceleyecek http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258137/ahmed-pouri-türkçe-den-farsça-ya-çeviri-konusunu-inceleyecek İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Tahran Yunus Emre Enstitüsü'nün düzenlediği üçüncü ''Türkçe'den Farsça'ya Çeviri Söyleşileri'', Çeşme yayınevi'nin işbirliği ile bugün (24 Şubat) saat 17'de Tahran Yunus Emre Merkezi'nde gerçekleşecek. Bu haftaki oturumda ünlü çevirmen ve yazar Ahmed Pouri ve başarılı çevirmenler Aydın Ruşen, Mujgan Devletabadi ve Abdulfezl Paşa konuşma yapacaklar.   ]]> Kültür ve Sanat Sat, 24 Feb 2018 12:11:12 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258137/ahmed-pouri-türkçe-den-farsça-ya-çeviri-konusunu-inceleyecek ​Orhan Pamuk: Altan kardeşler ve Nazlı Ilıcak'a Verilen Ceza Acımasız, Hapis Siyasetini Bırakın! http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258141/orhan-pamuk-altan-kardeşler-ve-nazlı-ilıcak-a-verilen-ceza-acımasız-hapis-siyasetini-bırakın İran Kitap Haber Ajansı (İBNA)'nın T24'ten aldığı habere göre, Altan kardeşler ile Ilıcak’ın da aralarında bulunduğu 6’sı tutuklu 7 kişinin “15 Temmuz darbe girişimine iştirak etmek” iddiasıyla yargılandıkları davada "anayasayı ihlal" suçundan 6 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmişti. Pamuk, T24'e yaptığı açıklamada, “Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak’a verilen cezaları acımasız, haksız ve adaletsiz buluyorum" dedi. Nobel ödüllü yazar açıklamasına şöyle sürdürdü: "Bizi birbirimize bağlayacak şey hapishane korkusu ve hiç bitmeyen tehditler değil, barış ve düşünce özgürlüğüdür. Kıyıma ve haksızlığa uğrayan kamuoyunun kırk yıldır severek, tartışarak okudugu bu değerli yazarlar değildir yalnızca... Bu ölçüsüz kararlarla zedelenen ve tükenen toplumdaki adalet ve güven düşüncesi; demokrasi ve kanun nizam ile yönetildiğimiz inancıdır da... Bu temel duyguları kaybetmek bir milletin geleceğini zedeler... Cezalandırma ve hapse tıkma siyasetinden hükümet vazgeçmelidir. Bu kararın yeniden ele alınması lazımdır''   ]]> Tarih ve Siyaset Fri, 23 Feb 2018 12:30:46 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258141/orhan-pamuk-altan-kardeşler-ve-nazlı-ilıcak-a-verilen-ceza-acımasız-hapis-siyasetini-bırakın ''Soveşon'' İtalyanca'da http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258131/soveşon-italyanca-da İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – Modern İran edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Simin Daneşver’in 1970 yılında yayınladığı ve bugüne kadar 20'den fazla İran'da tekrar baskıya girdiği Soveşon adlı romanı, Brioschi yayınevi tarafından İtalyanca’ya çevrilerek yayınlanacaktır. İngiliz güçlerinin İran toprağını işgal ettiği dönemi anlatan Soveşon; bugüne kadar İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca, Rusça, Türkçe, Çince, Türkçe ve Japonca dillerine çevrilmiştir. Brioschi yayınevi yakında bu eserin İtalyanca versiyonunu okuyucular ile buluşturucak. Bu yayınevi bugne kadar İran modern edebiyatına ait birçok eseri İtalyan okurları ile buluşturmuştur.           ]]> Edebiyat Thu, 22 Feb 2018 11:11:52 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258131/soveşon-italyanca-da Ulusal Ödül, Evrenselleşme Yolundayken... http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258138/ulusal-ödül-evrenselleşme-yolundayken İran Kitap Haber Ajansı (İBNA)'nın The Guardian'dan aldığı habere göre, Amerika’nın Ulusal Kitap Ödülü, bundan böyle "çeviri edebiyat" adı altında yeni bir ödül kategorisi oluşturacağını açıkladı. Kurgu ve kurgu dışı olmak üzere bu sene ilk kazananları seçilecek olan bu yeni ödül kategorisinin başvuru tarihi 7 Mart. Ödül hem yazara hem de çevirmene verilecek. Ulusal Kitap Ödülü evrenselleşme yolunda böylesi bir adım atarken, tam tersi bir gelişme, Man Booker kapsamında dillendirilmeye başladı.   Hatırlanacaktır, Birleşik Krallık’ta İngilizce yazılmış eserlere verilen prestijli Man Booker Ödülü, 2014’te getirilen bir kural değişikliğiyle Amerikalı yazarlara da açılmıştı. Bu değişiklik yapıldığından beri adayların kimi zaman yarısının kimi zaman da yarısından fazlasının Amerikalı oldukları fark edildi. İngiltere ve Birleşik Krallık yazarlarını "kutlamak" üzere verilen bir ödülün topraklarından uzaklaşıyor gibi durması, pek çok yazarı ve bu alandaki profesyonelleri rahatsız etmiş olacak ki, Birleşik Krallık’tan yaklaşık 30 yayıncının Man Booker organizatörlerine ödülün Amerikalı yazarlara kapatılmasını talep eden bir dilekçe yazdıkları söyleniyor. Organizatörlere henüz gönderilmemiş olan dilekçe, özel olduğundan, imza verenler tam olarak bilinmese de, bu kişilerin arasında The Guardian gazetesinin de olduğu öğrenildi. Farklı farklı tepkilerin verilmesine sebep olan dilekçenin sonuç verip vermeyeceğini görmek için ise, bu sene 50. yıldönümünü kutlayacak olan Man Booker Ödülü’nün 13 kitaplık aday listesinin açıklanmasını beklememiz gerekecek. ]]> Dünya Tue, 20 Feb 2018 03:30:00 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258138/ulusal-ödül-evrenselleşme-yolundayken ​Dünya Edebiyatının En İyi Aşk Romanı http://www.ibna.ir/tr/doc/report/257941/dünya-edebiyatının-en-iyi-aşk-romanı 1.Anna Karenina Tolstoy’un en önemli romanı olarak kabul gören Anna Karenina kesinlikle insanı paramparça eden, yürek yakan bir hikâye. Sevgisiz evliliğinin içinde tutsak olmuş Anna, akıl almazı yapıyor ve yakışıklı Kont Vronsky uğruna sahip olduğu her şeyden vazgeçiyor. Tolstoy’un seçtiği finalden de anlaşılacağı üzere,19. yüzyıl Rusya’sında böyle bir kadın davranışı asla hoş karşılanmıyor. Duygusal ve asi Anna ile yakışıklı asker Vronsky arasındaki sonu feci biten, hazin aşk hikâyesi tarihin en büyük romanlarından biri. Anna tutku yoksunu evliliğini reddedip toplumun ikiyüzlülüğüne katlanmak zorunda kalınca trajediler birbirini kovalıyor.19. yüzyıl Rusya’sının geniş ve zengin tuvali üstüne çizilen bu resimde, yedi ana karakter, aralarındaki daimi uzlaşmazlıklar, şehir hayatı ve kırsal yaşam arasındaki tezatlıklar, her türlü aşk ve ailevi mutluluk Anna Karenina’nın ana eksenini belirliyor. Çarpıcı, canlı, bağlayıcı ve içeriğinin ağır yüküne rağmen son derece rahat okunabilen Anna Karenina, nesiller boyu elden düşmeyecek.Vladimir Nabokov, Tolstoy’un Anna Karenina’sını ‘dünya edebiyatının en büyük aşk öykülerinden biri’ şeklinde nitelendirmiş. Matthew Arnold ise romanı ‘yaşamdan bir kesit’ diye tanımlamış. Çarlık Rusyası döneminde geçen Anna Karenina tutkulu aşk ve felaket getiren sadakatsizlik üzerine zengin ve karmaşık bir hikâye. 2.Kırmızı ve Siyah Kırmızı ve Siyah, ilk baskısı 1830’da yapılan, Fransız yazar Stendhal’ın romanı. Parma Manastırı ile birlikte Stendhal’ın az sayıda eseri arasında en sağlam iki yapıtından biri kabul edilir. Napoleon Bonaparte’ın sürgüne gönderilişi ile yaşanan Restorasyon Dönemi’ni ustaca anlatan Stendhal; Katolik Kilisesi’ni, liberaller, aristokratları, burjuvaları, kralcıları ve özgürlükçüleri tutkulu bir aşk hikâyesi içinde aktarmıştır. Yükselme ihtirası ile yanıp tutuşan genç Julien Sorel’in zaman zaman ikiyüzlülüğe kadar varan içten pazarlıklı halini, bağlı olduğu dünya görüşünü ve Napoleon hayranlığını saklamaya çalışırken yaşadığı bunalımı anlatan roman bu yönüyle bir psikolojik roman özelliği taşır.İngiliz yazar Somerset Maugham Kırmızı ve Siyah için şöyle der: Kırmızı ve Siyah, bir aşkın, gittikçe büyüyen bir aşkın hikâyesidir. Korkuları, duraksamaları, ateşli tutkusuyla, usta elinden çıkmıştır. 3. Vadideki Zambak Vadideki Zambak, ilk yayımlanışında (1836) beklenen ilgiyi görmemiş, Balzac’ın en az satan kitaplarından biri olmuştu. Oysa yazar, üzerinde en çok çalıştığı, en kusursuz, en büyük romanlarından birini yarattığı kanısındaydı. Zaman Balzac’ı haklı çıkardı: Vadideki Zambak, yazarın en sevilen, en çok okunan romanlarından biri oldu. Bu roman, on dokuzuncu yüzyıl Fransız yazınının iki büyük yöneliminin: Romantizm ile gerçekçilik akımının kavşak noktasında ortaya çıkar ve dünyanın en ünlü aşk romanlarından biri olarak gerçek yerini alır. Balzac, ‘aşk’ a derin bir gerçeklik kazandırırken, çağının toplumsal olgularını ve koşullarını yansıtmaya da büyük özen gösterir. Bu büyük yazarın baş yapıtlarından bir olan Vadideki Zambak’ı, değerli yazarımız Tahsin Yücel’in Türkçesiyle sunuyoruz. 4. Muhteşem Gatsby “O ümitledir ki şimdi sefer etmekteyiz, biz o akıntıya karşı giden tekneler, durmadan geriye, geçmişe çarpılıp atılsak da ne gam…”Yirminci yüzyılın en büyük Amerikan yazarlarından F. Scott Fitzgerald, 1. Dünya Savaşı sonrası Amerika’sının, ‘Caz Devri’ olarak adlandırdığı on yıllık şaşaalı dönemini, paranın yegâne değer kabul edildiği bir topluma dair, ustalığına ve orijinalitesine henüz erişilememiş betimlemelerle süslü, kırık bir aşk hikâyesiyle anlatıyor.   5. Beyaz Geceler İsimsiz bir anlatıcının ağzından yalnızlığı ve karşılıksız aşkı dinlediğimiz dört gece ve bir sabahlık yalın bir hikâye. Dostoyevski’nin gençlik döneminde yazdığı bu yalın ve lirik öykünün isimsiz, içine kapanık ve hayalci kahramanı, geceleri Petersburg’un kanalları ve caddeleri arasında tek başına dolaşır. Derken bir köprüde ağlayan Nastenka’yı bulur ve bir adamın tacizinden kurtardığı genç kıza âşık olur. Peki, daha önce hiçbir kadınla beraber olmamış, kendisini hayattan soyutlamış bu adam, hayatının merkezine koyduğu genç kızda aradığı mutluluğu bulabilecek midir? En farklı Dostoyevski öykülerinden biri olan Beyaz Geceler, 1957 yılında İtalyan yönetmen Luchino Visconti tarafından filme uyarlandığından beri gerçek üstü ve sinematografik anlatımıyla pek çok kez beyazperdeye taşınmıştır. 6. Madame Bovary Kölelik cehennemine içeriden bir gözle bakan Sevilen, çocuklarıyla birlikte kölelikten kaçan bir kadının özgürlük savaşını anlatıyor. Geçmişin ağırlığını omuzlarından yıllar sonra dahi indiremeyen, onun hayaletleriyle boğuşan Sethe, annelik vicdanıyla, kadınlığıyla ve ait olduğu toplumla hesaplaşıyor. Kadınlık ve annelik duygularıyla müthiş bir şekilde harmanlamış Toni Morrison’ın bu dev eseri, zalimliklerle dolu bir tarihe ışık tutarken, siyahi bir ailenin merkezinde çok kişisel bir varoluş hikâyesinin duygu dolu inceliklerini ıskalamamayı başarıyor.Acı ve güzelliği yan yana getiren şiirsel diliyle Toni Morrison’a Pulitzer Ödülü’nü kazandıran Sevilen, büyülü atmosferi ve doğaüstü detaylarıyla fazlasıyla sahici bir masal… 7. Kolera Günlerinde Aşk Kolera Günlerinde Aşk”, bırakılmış bir sevgilinin, yeniyetmelik yıllarından başlayarak yaşlılığın alacakaranlığına dek süren yarım yüzyıllık aşkının öyküsü. “Marquez”in, ustalığı, bu öyküyü bir destana dönüştürüyor: aşkın, deli-akıllı, yabanıl-evcil, tensel, romantik tüm biçimlerinin pastoral bir şiirin büyüsüne büründüğü bir destan. On dokuzuncu yüzyılın yirminci yüzyıla dönüştüğü bir zaman dilimini kapsayan bu bitmeyen aşkın gerisinde, çağdaşlaşma çabası içindeki bir toplumun çeşitli yönlerini, özellikle taşra kentsoyluluğunun saçmalıklarını ince bir alayla eleştiriyor yazar. Roman boyunca, aşk acılarının lirik rüzgarlarının esintileri arasında, Marquez’in, insancıl mizahı, sürekli olarak duyuruyor kendini. Bu nitelikleriyle, “Kolera Günlerinde Aşk”, Marquez’in başyapıtı sayılan “Yüz Yıllık Yalnızlık”ın yanında tartışılmaz bir biçimde yerini alıyor. 8. Aşk ve Gurur Jane Austen’ın romanlarına konu edindiği taşra hayatının küçük dünyası, onunla ilgili eleştirilerin odak noktasını oluşturur. Başarısı da başarısızlığı da burada ölçülür. Fransız Devrimi, Napolyon savaşları, endüstri devrimi gibi çağının büyük olaylarının yankısı, ya da büyük tutkular, ruhsal yücelim isteği, gözü pek aşklar yoktur onun romanlarında. Austen’ın ilgisi dar bir çevre içinde yaşayan bireyler arası ilişkiler üzerinde yoğunlaşır. Roman karakteri yaratmadaki büyük başarısı da bu sınırlı malzemeyi ele alış biçiminden kaynaklanır.Karakterlerini kendilerini tanıma süreci içinde yansıtan Austen onların zaaflarından komedi unsuru yaratır. Bu komedi aslında toplumsal düzeni hicveden, ahlaki yargılar içeren ciddi bir yaşam eleştirisidir. Austen’ın roman dünyası hayale, romantizme, duygusallığa yer vermez. Yazar, taşra hayatının dar, sıkıcı, önemsiz olduğunu bilir. Roman boyunca yarattığı karakterlerin aldığı ders bu gerçeği kabul etmeyi öğrenmektir. Austen’ın romanlarında değişmeyen bir nesnel dünya karşısında değişmek zorunda kalan insanlar vardır. 9. Genç Werther’in Acıları 18. yüzyılın sonunda Almanya’da Aydınlanmanın kuru akılcılığa tepki olarak doğan, duygularının önemini, bireyin özgürlüğünü savunan Fırtına ve Coşku akımının (1760-1785) en güzel örneklerinden biri ve aynı zamanda Goethe’nin gençlik dönemine ait olan bu eser, evli bir kadına hissettiği duygularına karşılık bulamayan, düşünceleriyle, karakteriyle yaşadığı topluma zaten yabancı olan bir gencin umutsuzluk içinde intihar edişini konu almaktadır. Goethe eserin başında şöyle der:”Zavallı Werther’in hikâyesi hakkında bulabildiğim her şeyi itinayla bir araya getirdim ve işte önünüze koyuyorum ve biliyorum bunun için bana teşekkür edeceksiniz.Sizler onun yüreğine ve karakterine hayranlığınızı esirgemeyecek, yazgısı karşısında da gözyaşlarınızı tutamayacaksınız.Ve sen ey güzel gönül, onunla aynı tutkuları hisseden sen, teselli bul onun acılarında ve ister bahtsız olduğundan ister hatalı olduğundan kalmadıysa yanında hiç kimse, izin ver de dostun olsun bu kitapçık.” 10. İlk Aşk  Rus edebiyatının en büyük yazarlarından biri olmakla birlikte, yaşamının büyük bir bölümünü Fransa’da geçirmiş, bu nedenle de çağdaşı olan Rus yazarlarından hayli farklı bir edebi havayı kitaplarında yansıtmış olan Turgenyev’in romanları içinde İlk Aşk, tazeliği, canlılığı ve Nihal Yalaza Taluy’un akıcı çevirisinin de etkisiyle bugün de değerini aynen korumaktadır. Saf ve derin bir gençlik aşkının öyküsünü bu kitapta severek okuyacaksınız. ]]> Dünya Tue, 13 Feb 2018 06:42:23 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/257941/dünya-edebiyatının-en-iyi-aşk-romanı ​İran Kültür Bakanı: İyi Roman Sinemayı Besler http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/257679/iran-kültür-bakanı-iyi-roman-sinemayı-besler İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – 36.Uluslararası Fecr Sinema Film Festivali’nin kapanışı ardında İran Kültür ve İslami İrşad Bakanı Seyyid Abbas Salehi yeni bir tweet atarak bu festivalin bu yıl da en iyi şekilde gerçekleşmesine ve Rıza Raheş'in yeni romanına gösterilen ilgi ile ilgili düşüncelerini dile getirdi. Seyyid Abbas Salehi özel sayfasında şöyle yazdı: Festival boyunca sinemaya gösterilen ilgi ve Raheş'in yeni eserini satın almak için oluşan sıralar bugünlerde yaşanan iki güzel olay oldu. İyi roman sinemayı besler. Bu güzel heyecanların kıymetini bilelim. ]]> Kültür ve Sanat Mon, 12 Feb 2018 06:45:13 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/257679/iran-kültür-bakanı-iyi-roman-sinemayı-besler ​''En Uzağından Unutuşun'' Raflarda http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/257936/en-uzağından-unutuşun-raflarda İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - 2014 yılında İsveç Akademisi tarafından verilen Nobel Edebiyat Ödülü`nü Fransız yazar Patrick Modiano kazandı. Akademinin sekreteri Peter Eglund ödülün veriliş nedenini şöyle açıklamıştı:” Patrick Modiano, kendine has bellek tekniği ile, Nazi işgali sırasında yaşanan en akıl almaz insan hikayelerini anlattığı ve dönemin dünyasını ortaya çıkardığı için Nobel Edebiyat Ödülü`ne değer görüldü.” Modiano`nun kazandığı tek ödül Nobel Edebiyat Ödülü değil. Daha ğnce 1978`de Fransa`nın en prestijli edebiyat ödülü olan Goncourt Ödülü`nü almış, bunun yanısıra Roger Nimier Ödülü ve Fenon Ödülü`nü de kazanmıştır. “Hafıza sanatının” ustası ve zamanımızın Marcel Proustu olarak nitelendirilen Patrick Modiano otuzdan fazla esere imzasını atmıştır. Bu eserlerin hemen hepsinde yazar geçmişe dair izler, unutulmuş aşklar, melankolik anılar bütününü okurun önüne seriyor. Modiano bir gazetecinin geçmişle ilişkisine dair sorusunu böyle cevaplamış: “Geçmişi canlandırabileceğimizden şüpphe etmişimdir hep. Tek şey, biraz buradan.. kalan tek şey unutuşun tükettiği alanlardır… parçalar kalır geriye, izler…” “En Uzağından Unutuşun” da geçmişten izler taşıyan bir roman. Roman anlatıcısı ellilerinde bir adam, 30 sene önce yaşanmış olayları anlatmaya başlıyor. O zamanlar gezgin bir kitap satıcısı olan anlatıcımız yazar olmak isteyen 18 yaşında bir genç. Olaylar bu gençle Paris`te bir tesadüf sonucu tanışan Jacqueline ve Van Berver arasında geçer. Sonradan bir Peter Rachman, Cartaued, Linda gibi bir kaç karakter daha katılır hikayeye. Başlarda insana öyle geliyor ki, yazar kalemi eline alarak öylece çiziktirivermiş karakterlerini, hiçbir derinlik, hiçbir özellik katmadan. Ama roman ilerledikçe karakterlerin derinleştiğini ve daha belirgin çizgilere büründüğünü görüyoruz. Jacqueline ve Van Berver düzenli şekilde kumar oynar, kumarda kazandıkları ile geçimlerini sağlar aynı zamanda Mayorka`ya gitmek için ( Jacqueline sık sık daha önce tanıştıkları bir yazarın onları Mayorka`ya davet ettiğini söyler.) para biriktirirler. Ama Mayorka`ya gidemiyorlar, Jacqueline`nin isteği üzerine romanı anlatan gençin Cartraued`den çaldığı paraları alıp Van Bever`i Paris`te bırakarak beraber Londra`ya gidiyorlar. Londra`da bir süre berbat bir otelde daha sonra ise Peter Rachman adlı bir adamın onlara verdiği bir evde yaşamaya devam ederler. Lakin bir süre sonra Jacqueline ortadan kaybolur ve bir daha geri dönmez. Modiano romanında hızlı geçitler yapmış. Birdennbire tam 15 sene geçmiş, anlatıcımız artık bir yazardır ve tam 15 sene sonra yeniden Jacqueline ile karşılaşır. İsmini değiştirmiş ve evli bir kadın olarak. Ama yeni bir iliçkinin başlaması söz konusu değil çünkü Jacqueline bu kez de ortadan kaybolur. Ancak bu gidiş önceki gibi üzmez anlatıcımızı, artık uzun bir zaman geçmiş beraber olduğu günlerin üzerinden. O günlere dönersek, otelde yaşayan, günlerini kahvelerde, bulvarlarda geçiren bu gençlerin köklerinden koptuğunu hiçbir yere, hiç kimseye bağlı olmadığını görürüz. İlişkileri hep geçicidir, kalabalıklar arasında yalnızdırlar. Belki de bu roman unutuşun romanı olduğu kadar yalnızlığın da romanıdır. Patrick Modiano bu romanında Paris`in bir bölgesinin – otellerin, alanların, kahve ve bulvarların tasvirine geniş yer ayırmış. Ama bunu yaparken öyle bir yöntem kullanmış ki, okuru hiç sıkmıyor. Romanda çok basit aynı zamanda da şiirsel bir dil kullanmış. Öyle ki su gibi akıp gidiyor. Dili basit olsa da romanda derinlik de yok değil. “Yalnızlığın, bağlanmamanın şiirini…” anlatan Modiano “En Uzağından Unutuşun”da okurunu geçmişe, melankolik ve hüzünlü bir yolculuğa götürür.     ]]> Edebiyat Mon, 12 Feb 2018 06:40:56 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/257936/en-uzağından-unutuşun-raflarda 25.İran Yılın Kitabı Ödülleri'nde Kazananlar Belli Oldu http://www.ibna.ir/tr/doc/report/257682/25-iran-yılın-kitabı-ödülleri-nde-kazananlar-belli-oldu İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - 35.İran İslam Cumhuriyeti Yılın Kitabı Ödülleri ve 25. İran İslam Cumhuriyeti Dünya Kitabı Ödülleri'nin kapanış töreni bu sabah (7 Şubat) İran Cumhurbaşkanı Hüccetül İslam vel Müslimin Dr.Hasan Ruhani, İran Kültür ve İslami İrşad Bakanı Seyyid Abbas Salehi, Kültür Bakanı yardımcısı Cevadi, İran Kitap Evi Kurumu genel müdürü Mecid Gulami Celise ve birçok üst düzey yetkilinin katılımı ile Talar-e Vehdet'te düzenlendi. Dünyada İran Araştırmaları ve İslam Araştırmalar dalında yazılan kitaplara verilen İran İslam Cumhuriyeti Dünya Kitabı Ödüller'i 25.kez sahiplerini buldu. İşte Kazanan isimler; 1. Richard E. Payne, A State of Mixture: Christians, Zoroastrians, and Iranian Political Culture in Late Antiquity; University of California Press, 2016   2. Silvia Balatti, Mountain Peoples in the Ancient Near East: The Case of the Zagros in the First Millennium BCE; Harrassowitz Verlag. Wiesbaden, 2017   3. Pavel Pavlovitch, The Formation of the Islamic Understanding of Kalāla in the Second Century AH, Between Scripture and Canon; BRILL, 2016   4. Nasrin Askari, The Medieval Reception of the Shāhnāma as a Mirror for Princes   5. Sandra Aube, La céramique dans l'architecture en Iran au XVe siècle, les arts qarâ quyûnlûs et âq quyûnlûs; PUPS, Presses de l'Université Paris-Sorbonne, 2017   6. Klaus von Stosch, Herausforderung Islam, Christliche Annäherungen; Verlag Ferdinand Schöningh, 2017   7. Regula Forster, Wissensvermittlung im Gespräch, Eine Studie zu klassisch-arabischen Dialogen; BRILL, 2017   8. Shi Guang, Annotation and Translation of Tānksūqnāmeh, The Ilkhanate Treasure Book of Khatay&rsquos Sciences and Technologies; Peking University Press, 2016   9. Ismail K. Poonawala, Epistles of the Brethren of Purity, Sciences of the Soul and Intellect, Part III, An Arabic Critical Edition and English Translation of Epistles 39-41   10. Carmela Baffioni, Epistles of the Brethren of Purity, Sciences of the Soul and Intellect, Part III, An Arabic Critical Edition and English Translation of Epistles 39-41   ]]> Dünya Wed, 07 Feb 2018 06:45:32 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/257682/25-iran-yılın-kitabı-ödülleri-nde-kazananlar-belli-oldu ​Hiçbir Kitabı Gözden Kaçırmamaya Özen Gösterdik http://www.ibna.ir/tr/doc/report/257310/hiçbir-kitabı-gözden-kaçırmamaya-özen-gösterdik İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) -25.İİC Dünya Kitap Ödülleri’nin Jüri başkanı Ahmed Ali Heydari eserlerin değerlendirilmesi hakkında konuştu. Günümüz toplumsal söylemine egemen olan şeffaflık politikası, Ötekiliği, farklılığı ortadan kaldırmaya, bir aynılık diktatörlüğü kurmaya yöneliktir. Şeffaflık ile her şey dışa dönmüştür; sathileşmiş, dolaysız tüketime açılarak metalaşmıştır. Tweetler, aslında bir anlamda “ben varım” demektir. Buradaki “ben”, Öteki’ne karşı korunan veya sınır koyan değil, Öteki’nin dikkatini çekmeye çalışan bir “ben” olarak da düşünülebilir. Ben için Öteki, tüketici olarak seyircidir. “Düşünüyorum, o halde varım” diyen Kartezyen Ben, kırılgandır. Öteki ile kendini konumlandıran, kendini tanımlayan, Öteki ile kimliğini kuran Kartezyen Ben’in kendini bir yere koymak için Öteki’ne ihtiyacı vardır. Post Kartezyen Ben’in kendini bir yere koymak için Öteki’ni reddetmeye ihtiyacı yoktur. Şiddet kullanmamak pasifizm değildir. Hindistan Bağımsızlık Hareketi’nin siyasi ve ruhani lideri Mahatma Gandhi (1869-1948) şöyle diyordu: “Benim şiddete başvurmama öğretim aşırı derecede aktif bir güçtür. Korkaklığa, zayıflığa yer bırakmaz. Şiddet kullanan bir adamın bir gün şiddet kullanmayan biri olması için bir umut vardır, fakat bir korkak için hiçbir umut yoktur.” Şiddet içermeyen direniş tıpkı şiddet gibi saldırgandı; fakat bu saldırganlık fiziksel değil ruhsaldı. Aktifti, kötülüğü kabul etmeyi reddediyordu, zarar vermeksizin direniyordu. Karşısındakine fiziksel saldırganlık kullanmaması anlamında pasif; aktif halde olan zihin ve duygularla, aktif biçimde düşmanı tutum değiştirmeye ikna için çalışırken ruhsal olarak saldırgandır, şiddeti aslında reddetmez. Amerikan yurttaş hakları hareketi önderi Martin Luther King’in (1929-1968) yaşanan bütün kaygı, korku ve şiddet karşısında sükunet ve barışçılık kapsamında sakin kaldığı bilinmektedir. King için şiddet kullanmamak, sadece siyasi bir hareket değil, bir hayat tarzı, başka insanları tedavi etme yöntemi, ırkçılığın tedavisiydi. King, adaletsizlik karşısında üç seçenek olduğunu öğretti: Şiddet yoluyla direniş, şiddet kullanmadan direniş ve katlanmak. Gandhi ve King’in pasifist olmamalarının sebebi şiddete karşı çıkmaları ama katlanmaya razı gelmemeleridir. 1989’da Almanya’da referans kültürü egemen kılmaya yönelik Leitkultur gibi yeni temalar ortaya çıktı. Dışlayıcı bir tonu olan Leitkultur nosyonu, ulusal kimliğin yüceltilmesine ve kültürlerarası ilişkilerin bir hiyerarşi içinde algılanmasına yol açtı. Leitkultur, göçmenlerin çifte aidiyetlerini de reddetmeye yönelikti. 2000’lerde Leitkultur fikri, çokkültürcülüğün reddi, kültürel göreliliğin kınanmasına dönüştü. Gilles Deleuze (1925-1995) felsefesinde azınlık, sayıca az olanı değil, egemenlik aygıtı tarafından dışlanan ve tabi kılınan bütün toplumsal kümeleri temsil etmek için kullanılan bir kavramdır. Deleuze’e göre aslında felsefe de halka, ulusa değil, azınlıklara seslenir. Britanya polisinin verilerine göre, 23 Haziran 2016’daki AB referandumu ve AB’den ayrılma kararı sonrasında ülke genelindeki ırkçı söylem ve saldırılarda %400 artış yaşanmış. Referandum öncesinde haftada ortalama 63 olan ırkçı söylem ve saldırı sayısı referandumun ardından geçen bir haftalık sürede 331’e yükselmiş. Toplumsal cinsiyet (gender) kavramı da Öteki’ni yaratmak için kullanılan bir başka araçtır. Bu kavram, kadın ve erkeğin sosyal olarak belirlenen rol ve sorumluluklarından hareket eder; önyargılı ve dayatılmış özelliklerdir. Dişi ve eril dışında başka bir seçenek tanımaz. Toplumsal cinsiyet kavramı algısına uymayanlar ötekileştirilir. Cinsiyet (seks), biyolojiktir, değişmez ve evrenseldir. Toplumsal cinsiyet ise toplum tarafından belirlenir, sosyo-kültürel yapı içinde öğrenilir, zaman ve mekan içinde değişiklik gösterir; toplumsal algı değiştirilerek toplumsal cinsiyet de değiştirilebilir. 1970’lerden itibaren bu kavrama karşı savaşım verilmektedir. ]]> Edebiyat Fri, 26 Jan 2018 10:46:35 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/257310/hiçbir-kitabı-gözden-kaçırmamaya-özen-gösterdik İİC Yılın Kitabı Ödülü'nü Şeffaflaştırmaya Çalışıyoruz http://www.ibna.ir/tr/doc/report/257306/iic-yılın-kitabı-ödülü-nü-şeffaflaştırmaya-çalışıyoruz İran Kitap Evi Kurumu’nun genel müdürü Mecit Golami Celise İran Kitap Haber Ajansı (İBNA)'ya verdiği röportajda 35. İİC Yılın Kitabı Ödülü ve 24. İİC Dünya kitap Ödülü hakkında açıklamalarda bulundu. Celise; Son yıllarda belirlenen hedefler ve izlenen politikalar doğrultusunda bu etkinlik iyi bir kalite yakaladı. Daha önce geçen yıl içersinde yayınlanan tüm eserleri inceliyorduk.Ama son 3 yıl içersinde çağrı yayınlıyoruz ve sadece sekreterliğimize gönderilen eserleri inceliyoruz. Böylece sayı azalarak yapılan değerlendirme daha kapsamlı ve kaliteli oluyordur. İran Kitap Evi Kurumu'nun Genel Müdürü Mecid Gulami Celise İran İslam Cumhuriyeti Yılın Kitap Ödülü'nün gidişatı hakkında bilgi vererek; ''Bu dönem yapılan en büyük değişim, tüm sürecin internet üzerinde yapılmış olmasıdır. Yani kayıt aşamasından, değerlendirme aşamasına kadar tüm süreç sanal ortamda yapıldı.'' Dedi. Celise 33.İİC Yılın Kitap Ödülün diğer dönemlerden farklı olduğunu söyleyerek; ''Bu dönem, hepsi kendi alanlarında uzman 470 jüriden kitapları değerlendirmeleri için yardım aldık. Böylece bize gönderilen farklı konulardaki eserler bile, o alandaki uzman kişiler tarafından değerlendirildi.'' Açıklamasını yaptı. İran Kitap Evi kurumu'nun genel müdürü, toplam 6690 eserin 33.İİC Yılın Kitap Ödülü sekreterliğine gönderildiğini açıkladı. Yapılan ilk değerlendirmelerden sonra  bu sayı 3253'e indi ve daha sonra 152 eser ikinci aşamaya geçmeyi başardı. İran İslam Cumhuriyeti Yılın Kitap Ödülü her yıl 8 Şubat'ta sahiplerini buluyor. İran Kitap Evi Kurumu Genel müdürü ve 23.Ulusal Kitap Haftası'nın sekreteri Mecid Gulami Celise, dün (14 Kasım) başlayan İran Ulusal Kitap Haftası için öngörülen programları açıkladı. Bu programlardan birisi, Sanal Kitap Festivali'dir. Celise bu yıl ilk kez düzenlenecek Sanal Kitap Festivali hakkında açıklama yaparak; ''Sanal dünyanın gelişmesi neticesinde, bazı kesimler kültürel aktivitelere yeni bir yaklaşım ile yaklaşıyorlar. Artık yazarlar ve yayıncılar sanat dünya ve sosyal medyaya yöneliyorlar. Bizde bu alanı değerlendirmek ve bazı boşlukları doldurmak için bir festival başlattık. Bu festivalin hedefi sanal ortamda başlayan kitap okuma furyasını yakalamak ve bu alanda sanal ortamda çalışan kişileri teşvik etmektir.'' Dedi. Celise bu dönem düzenlenecek bir diğer program olan Kitap Sanatı Festivali'nden bahsederek; ''Bu festival kendi alanında bir ilktir, çünkü yayınlanan kitapların görünüşlerini en ince detayına kadar inceleyecek ve bu alanda en iyileri seçecek. Bu festival, yayıncıların kitapların görünüşü üzerine daha çok yatırım yapmalarını ve önem göstermelerini sağlayacak.'' Açıklamasını yaptı. Bir diğer program olan Kitabın Ayak Sesi hakkında ise, Celise; ''Bu proje uzun vadeli bir sesli kitap projesidir ve yayıncılar ile ortak yürütülüyor. Bu projede yayıncılar 10 kitabın tüm haklarını bize devredecekler ve biz de düzenleyeceğimiz bir yarışma ile bu kitapları sesli bir kitaba dönüştüren en iyi yarışmacıyı seçeceğiz.'' Dedi. İran Büyüklüğünde Kitap evi yine bu dönem ilk kez düzenlenecek etkinliklerden birisidir. Uzun vadeli bir proje olara düşünülen bu projede, İran genelinden 500 kitapevi, tüm bilgilerini ve sahip oldukları kitapların listesini bu preji için tasarlanan web siteye koyacaklar ve insanlar kendilerine en yakın kitapevlerini veya satın almak istedikleri kitapların hangi kitapçılarda var olduğunu rahatlıkla anlayacaklar. Kitap Haftası için öngörülen bir diğer program ise Bir Milyon Töreni'dir. Program için düzenlenecek törene ev sahipliği yapacak Celise; ''İran İslam Devriminin gerçekleştiği 1978 yılında bu yana, ülkemizde Bir Milyon başlık Kitap yayınlanmıştır. Bizde bir milyona sayıya ulaşmamızın şerefine bir kutlama töreni düzenleyeceğiz. Tüm yetkililer ve Kitap alanında çalışanlar bu törende huzur bulacaklar.'' Dedi.   ]]> Edebiyat Wed, 24 Jan 2018 10:18:37 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/257306/iic-yılın-kitabı-ödülü-nü-şeffaflaştırmaya-çalışıyoruz Ünlü Amerikalı Bilim-Kurgu Yazarı Yaşamını Yitirdi http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/257028/ünlü-amerikalı-bilim-kurgu-yazarı-yaşamını-yitirdi İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Oğlu Theo Downes-Le Guin, ünlü yazarın ölüm haberini doğrularken bir sebep belirtmedi ancak birkaç ay boyunca sağlığını iyi olmadığı belirtti. Ursula K. Le Guin, fantastik bilim kurgu tarzındaki kitaplarında cinsiyetler ve ırkları ters yüz ederek, bunlara bakış açılarını sorgulatan bir yazardı. ABD'li Ursula Kroeber Le Guin 21 Ekim 1929'da doğmuştu. Bilim kurgu ve fantezi edebiyatının en önemli yazarlarından kabul edilenLe Guin, bu alanlardaki eserlerinin yanı sıra şiir, tiyatro, çocuk ve genç edebiyatı alanlarında da yazar ve çevirmen olarak katkıda bulunmuştu. İlk romanı 1966 yılında yayımlanan Le Guin'in eserlerinde ağırlıklı olarak Jung'un, taoizimin, varoluşçuluğun ve Yunan mitolojisinin etkileri görüldü. Yazar, başta Hugo ve Nebula olmak üzere pek çok ödülün sahibiydi. Ursula K. Le Guin'in kitapları 40 dile çevrildi ve dünya çapında milyonlarca sattı. Guin, 20'den fazla romanına ek olarak bir düzine şiir kitabı, 100'den fazla kısa öykü, yedi adet koleksiyon, 13 kitap ve 5 ciltlik çevirinin de yazarıydı.     ]]> Dünya Wed, 24 Jan 2018 07:33:02 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/257028/ünlü-amerikalı-bilim-kurgu-yazarı-yaşamını-yitirdi Stephen King'e PEN Ödülü http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/256741/stephen-king-e-pen-ödülü İran Kitap Haber Ajansı (İBNA)'nın NYT'dan aktardığı hebere göre, Komite, yapılan basın açıklamasında ödülün, "eserleriyle takdir toplayan yazarın geniş bir kitleyi etkilemesi ve insan olmanın özgün ve güçlü yollarını anlamamıza yardımcı olması" sebebiyle verildiği belirtildi.   Fakat Edebiyata Hizmet Ödülü yalnızca edebiyat alanında sunulan katkılar sebebiyle değil, ifade özgürlüğüne sağlanan destekler sebebiyle de veriliyor. Yapılan açıklamada King'in eserlerinin aynı zamanda, "baskının herhangi bir türü karşısında PEN Amerika'nın üstlendiği misyonu somutlaştırdığı," da belirtiliyor. Stephen King, eserlerinin yanı sıra kişisel Twitter hesabından paylaştıklarıyla da politik tavrını ortaya koymaktan çekinmiyor. Twitter'da 4,5 milyona yakın takipçisi bulunan yazar, sıklıkla Amerikan Başkanı Donald Trump'a ilişkin muhalif fikirlerini Twitter üzerinden paylaşıyor. King, geçtiğimiz ağustos ayında Donald Trump tarafından Twitter üzerinden engellendiğini duyurmuş ve bu durum Donald Trump'ın eleştiriler karşısındaki tutumunu tartışma konusu haline getirmişti.   Ödülün geçtiğimiz yılki sahibi besteci ve söz yazarı Stephen Sondheim olmuş ve Sondheim bu ödülü kazanan ilk söz yazarı olma unvanını da elde etmişti. Ödülün 2016 yılındaki sahibi ise Harry Potter serisiyle ünü dünyaya yayılan J. K. Rowling'di.   ]]> Dünya Mon, 15 Jan 2018 11:15:05 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/256741/stephen-king-e-pen-ödülü Bakan Kurtulmuş: Kitap Çeşitliliği Bakımından Dünyada İlk 10 İçindeyiz http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/256663/bakan-kurtulmuş-kitap-çeşitliliği-bakımından-dünyada-ilk-10-içindeyiz İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Burdur temasları kapsamında, Bucak ilçesinde, ''Bucak Eğitimde Kaliteyi Attırma Projesi''nin (BEKAP) açılış ve tanıtım etkinliğine katıldı. Burada konuşan Bakan Kurtulmuş, ''Bucak bu yıl çok kitap okuyacak'' sloganıyla hayata geçirilen projenin başarılı olması halinde diğer ilçeler içinde örnek bir projeye dönüştürebileceklerini söyledi. Türkiye'de az kitap bulunan bir ülke olmadığını dile getiren Bakan Kurtulmuş, ''2017 itibariyle Türkiye'de 60 bin 335 numaralı kitap basılmış, diğerleriyle beraber 65 bin kitap basılmış çeşit olarak. Sayı olarak değil ama kitap çeşitliliği bakımından dünyada ilk 10 içindeyiz. Bununda daha fazla okunmasını sağlayacak bu tür kampanyalara ihtiyacımız var. Biz millet olarak okumaya çok önem veririz'' diye konuştu. Bakan Kurtulmuş, okumanın öneminden bahsederek, dünyayı bilmek, kendini bilmek ve Rabbini bilmenin önemli olduğunun altını çizdi. Bilmeyi ve okumayı hayatın önemli yerine koyulması halinde mesafe alınabileceğini dile getiren Kurtulmuş, ''Kitap okumak insanın dilini geliştiren en önemli araçtır. Önce insan hayal eder, sonra surete dönüştürür. Okumak, çok okumak, iyi okumak, kaliteli okumak sizin de hayal dünyanızı geliştirecek en önemli öğretim olayıdır'' ifadelerine yer verdi.   ]]> Dünya Mon, 15 Jan 2018 05:04:21 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/256663/bakan-kurtulmuş-kitap-çeşitliliği-bakımından-dünyada-ilk-10-içindeyiz Trump'ın Dindiremediği ''Ateş ve Öfke'' http://www.ibna.ir/tr/doc/book/256780/trump-ın-dindiremediği-ateş-ve-öfke İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Kitabın adı Ateş ve Öfke: Trump’ın beyaz sarayının iç yüzü’dür. Bu kitap ABD Başkanı Trump’ın kişiliğini ve icraatını ve Amerika’da başkanlığının birinci yılını eleştiriyor. Eserin yazarı bu kitabı Amerika Başkanı Trump ve beyaz sarayda üst düzey yetkililerle 18 aylık bir süre zarfında gerçekleştirdiği 200 kadar mülakatın ardından kaleme aldığını belirterek bu kitap, Trump’ın başkanlığına son vereceğini düşündüğünü belirtiyor. NBC kanalına konuşan Wolf, çok satan kitabı için mizah şeklinde ABD Başkanı Trump’a teşekkür ederek şöyle dedi: Trump sadece bana kitabımın satışında yardımcı olmuyor, aynı zamanda yazdıklarımı da doğrulamış oluyor. Aslında Amerika’da bir başkanın bir kitabın yayımlanmasını engellemeye çalışması oldukça tuhaf bir durumdur. Bu yüzden biz de bu kitabın bazı bölümlerini ve yankılarını sizin için gözden geçirmeye karar verdik.   Ateş ve Öfke: Trump’ın beyaz sarayının iç yüzü adlı kitabın yazarı beyaz sarayda başta Steve Bannon olmak üzere bazı üst düzey yetkilileri ile görüşmelerine istinat ederek, ABD Başkanı Trump’ın beyaz sarayda adeta bir çocuk gibi davrandığını ve böyle birinin bir ülkeyi yönetebilecek güçten yoksun olduğunu belirtiyor. Trump’ın iktisadi danışmanı Gary Kohen de ciddi ifşaatta bulunan bu kitapta, Başkan Trump’ın bir sayfalık notlar ve kısa günlük raporlardan başka hiç bir şeyi okumadığını, dünya liderleri ile önemli oturumlarda birden uykudan uyandığını, çünkü yorgun ve bitkin olduğunu belirtiyor.   Ateş ve Öfke: Trump’ın beyaz sarayının iç yüzü adlı kitabın yazarı Michael Wolf eserinin bir bölümünde şöyle diyor: bence burada iki temel mesele söz konusudur. Birincisi, Donald Trump hiç bir şeyi, yine tekrar ediyorum, hiç bir şeyi okumuyor. Yani eğer siz ABD Başkanı için çalışıyorsanız, sizin için tuhaf bir sorun ona nasıl bilgi vereceğinizdir. İkinci sorun da şu ki, Trump hiç bir şeyi okumadığı gibi, sizin sözünüzü de dinlemiyor. Bu yüzden sizin Trump’a hiç bir şeyi anlatamamanız ta ilk günden başkanlık krizine dönüştü.   Amerika Başkanı Donald Trump’ın beyaz sarayda eski üst düzey danışmanı ve bir çokları Trump’ın Başkan seçilmesini onun stratejilerine borçlu olduğunu belirttikleri Steve Bannon bu kitapta Trump hakkında ifşaatta bulunuyor ve Amerika başkanından psikolojik dengesi olmayan biri şeklinde söz ediyor. Bu kitapta ABD Başkanı Trump, esi üst düzey danışmanı tarafından, kendi görüntüsünden başka hiç bir şeyi önemsememek ve bencillikle suçlanıyor. Bannon’a göre Trump adını pazarlayarak her gün daha da zenginleşiyor ve şimdi Trump’ın adı otelleri, restoranları, gazinoları ve golf sahalarında dikkat çekiyor. Bannon, Trump daha önce oynadığı TV dizisinde davrandığı gibi beyaz sarayda davranıyor. Trump oynadığı dizide ünlü bir sözü vardı ve sürekli “siz işten atıldınız” diyordu. Şimdi Bannon’a göre Trump kendisini zor günlerin adamı gibi göstermek için o dizideki gibi davranıyor ve sürekli başkalarını görevden alıyor.   Öte yandan Ateş ve Öfke: Trump’ın beyaz sarayının iç yüzü adlı kitabın yayımlanması ABD Başkanı Trump’ın sert tepkisi ile karşılaştı ve avukatları bu kitabın satışını engellemek için büyük çaba harcadı. Amerikalı tarihçi Tim Naftali ABD Başkanı Trump’ın davranışları ve bu kitaba gösterdiği tepki hakkında CNN kanalına şöyle dedi: Donald Trump’ın anormal davranışlarını ifşa etmek için bu kitabı yayımlamaya bile gerek yoktu. Amerika Başkanı bu kitabı görmezden gelmek yerine doğrudan bu kitaba saldırdı, çünkü Trump kendini kontrol edemiyor.   Bu arada Ateş ve Öfke: Trump’ın beyaz sarayının iç yüzü adlı kitapta yapılan ifşaat sadece beyaz sarayın içi ve Donald Trump ile sınırlı kalmadığı ve Amerika’nın siyasi arenasının gündemlerine de işaret edildiği anlaşılıyor. Hali hazırda müfettiş Muller’in Rusya’nın ABD’de son başkanlık seçimlerine ne kadar ve nasıl karıştığı üzerinde yürüttüğü araştırma Amerika’da günün konusudur. Gerçi bu kitapta Donald Trump’a bu bağlamda doğrudan işaret edilmiyor, fakat eserin yazarı Wolf Trump’ın eski danışmanı Bannon’dan naklen ABD Başkanı Trump’ın oğlunun Ruslarla bazı ilişkileri olduğunu belirtiyor ve Bannon’un bu ilişkileri 2016 başkanlık seçim kampanyaları sırasında ihanet içerikli ve vatanseverliğe aykırı nitelediğini kaydediyor. Donald Trump bu sözlere gösterdiği tepkide, Bannon’un aklını kaybettiğini belirtiyor. Bu arada gerçi Steve Bannon Ateş ve Öfke: Trump’ın beyaz sarayının iç yüzü adlı kitap yayımlandıktan sonra bu sözlerini geri aldı, fakat Wolf’un eserinde sunduğu belgeler bu kanaati takviye ediyor. Donald Trump şimdiye kadar bir çok kez bu suçlamaları reddetti ve Steve Bannon’un bu açıklamasına gösterdiği tepkide, Bannon sadece işini değil, aklını da kaybetti, ifadesini kullandı.   Ateş ve Öfke: Trump’ın beyaz sarayının iç yüzü adlı kitapta ABD Başkanı Donald Trump’a yöneltilen bir başka önemli suçlama, Arabistan veliaht prensi Muhammed bin Salman ve Donald Trump ve hanedanı arasındaki işbirliğidir. Eserin yazarı Wolf bu işbirliğini alınan kararların hakkında seyrek bilgiye dayanarak yürütülen işbirliği şeklinde tanımlıyor. Ateş ve Öfke: Trump’ın beyaz sarayının iç yüzü adlı eserin yazarı Wolf beyaz sarayda bazı yetkililerle yaptığı görüşmelere istinaden ilginç bir ifşaatta bulunarak, Trump’ın Arabistan’da Muhammed bin Salman’ın veliaht olduğu ilan edildikten sonra damada Kuşner’le birlikte Arabistan’da yumuşak bir darbeyi yönettiğini ve kendi adamını yani Muhammed bin Salman’ı Arabistan’da iktidarın başına geçirdiğini söylediğini belirtiyor. Bu kitap ayrıca Trump’ın Muhammed bin Salman’ın Arabistan’da Suud prenslerine yönelik bastırma operasyonuna destek verdiği yönünde bazı belgeleri ifşa ediyor.   Ateş ve Öfke: Trump’ın beyaz sarayının iç yüzü adlı eserin yazarı Michael Wolf bu konunun devamında şöyle yazıyor: Başkan Trump dış politika tavsiyelerini gözardı etmek veya bu tavsiyelere karşı çıkarak Suud rejiminin Katar’a karşı zorbalığına onay verdi. Trump’ın görüşü, Katar’ın terör örgütlerine mali destek verdiği yönündeydi, fakat bu konuda Suud hanedanının benzer mazisini gözardı etmemek gerekir. Trump’ın gerekçesi ise Arabistan kraliyet hanedanında sadece bazı üyelerin terör örgütlerine bu tür destekleri sağladıkları yönündeydi.   Ateş ve Öfke: Trump’ın beyaz sarayının iç yüzü adlı kitabın bir başka bölümünde ABD Başkanı Trump’ın İran hakkındaki radikal görüşlerine ve Trump’ın İran düşmanlığını dış politikasının ekseni haline getirdiğine işaret ediliyor. Eserin yazarı Wolf bu konuda şöyle yazıyor: Trump eski milli güvenlik danışmanı Michael Felin’in eğitimleri ile şu noktayı öğrenmişti: kim İran’a muhaletef ederse çok iyi adamdır!   Şimdi ise Wolf’un bu eserinde yaptığı ifşaat başta Amerika halkı olmak üzere dünyada bir çok insanın ilgisini çekmeye başladığı anlaşılıyor. Eseri hakkında NBC kanalına konuşan Wolf şu ifadelere yer verdi: şimdiki zaman çok kötü ve harikulade bir zamandır, son günlerde benim kitabımın üzerinde çok odaklanması da bu tür konuların abartma ve makul olmayan konular olmadığını ispat ediyor ve bu yüzden bu kitabın bir nevi anayasanın 25. Ekinin bir nevi uygulanması olduğunu söyleyebilirim. Wolf, Trump’ın beyaz sarayının üyeleri bu seçenek hakkında açık ve aleni bir şekilde konuştuklarını ve henüz 25. Eki uygulama seviyesine gelmediklerini veya çok az bu seviyeye yaklaştıklarını söylediklerini kaydediyor. Bilindiği üzere bu madde Amerika’da başkanın yerine davranışları ve akli durumu sorgulanmaya başlandığında birinin seçilmesiyle ilgilidir.   Gerçi beyaz saray ve ABD Başkanı Trump bu kitapta gündeme gelen ifşaatı reddederek bu ifşaatı gerçek dışı ve yanlış niteliyor, fakat eser yayımlandıklan ve Wolf’un Trump ve yönetimi hakkındaki ifşaat gündeme geldiktenbir hafta sonra Galop anket kurumunun 2018’in başında yaptığı ilk anketin sonuçları Trump’ın halk arasında desteği %2 gerileyerek %37 seviyesine indiğini ortaya koydu. Galop 31 Aralık 2017’de Trump’a destek oranını %39 şeklinde açıklamıştı.   Aslında Ateş ve Öfke: Trump’ın beyaz sarayının iç yüzü adlı eserin yazarı Wolf’un beyan ettiği gerçeklere ve Trump’ın eski davranışları ve kişilik profiline bakarak bu eserde gündeme gelen ve çok ses getiren ifşaatın önümüzdeki aylarda ABD Başkanı Trump’ın kafasını çok yoracağı söylenebilir. Nitekim tüm bunlar Trump’ın beyaz sarayda aldığı ani ve aceleci kararlarını da etkileyeceği kesindir.     ]]> Dünya Sun, 14 Jan 2018 08:29:04 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/book/256780/trump-ın-dindiremediği-ateş-ve-öfke ​''Türkiye'de İran Araştırmaları'' Masaya Yatırılacak http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/256623/türkiye-de-iran-araştırmaları-masaya-yatırılacak İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - İran Kitap Evi Kurumu'nun Farklı Ülkelerde İran Araştırmaları konusu ile düzenlediği oturumun en yenisi, ''Türkiye'de İran Araştırmaları'' 16 Ocak Salı günü saat 15'den itibaren Kurumun Ehli Kalem Salonunda düzenlenecek. Oturumda Tahran Yunus Emre Enstitüsü genel müdürü Dr.Turgay Şafak, Alirıza Mukaddem ve Seyyid Muhammed Hüseyin Hekim konuşma yapacak. Katılımı herkes için açık olan oturum, Tahran- Filistin Cad. Khajenesir Sok. No 2'de düzenlenecektir. ]]> Edebiyat Wed, 10 Jan 2018 10:52:46 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/256623/türkiye-de-iran-araştırmaları-masaya-yatırılacak ''Mecit'in Maceraları'' Yakında Amazon'da http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/256468/mecit-in-maceraları-yakında-amazon-da İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Hûşeng Muradî-yî Kirmânî'nin ''Mecit'in Maceraları'' adlı eseri Caroline Croskery tarafından İngilizce'ye çevrildi. Eser Londra Merkezli ''Şem ve Mey'' yayınevi tarafından yayınlanacak ve Amazon'da satılacaktır. 72 yaşındaki Hûşeng Muradî-yî Kirmânî hikayeyi 47 yaşında yazmaya başladı. ''Mecit'in Maceraları'' toplam 39 bölümden oluşuyor ve Mecit adlı afacan bir çocuğun yaşadıklarını anlatıyor. Kitap üzerinden bir de yıllar süren bir dizi yapıldı ve o sıcak mahale hayatı herkesi kendisine hayran etti. Türkçe'ye de çevrilen kitabın tanıtım bülteninde şöyle okuyoruz; ''Kimseden gizli saklım yok. Hayatta çektirdiğim ilk fotoğraf, ilköğretim altıncı sınıfa giderken kayıt dosyama koyulması için çektirdiğim fotoğraftı. Bu sözler; afacan, akıllı mı akıllı, bir o kadar da iyi niyetli Mecit'e ait… Ramazan davulu, vesikalık fotoğraf, saç tıraşı, yolculuk, bisiklet, semaver… Bütün bunlar yetişkinlere çok sıradan gelse de, Mecit için hepsi birer macera adeta. İranlı bir ilköğretim öğrencisi olan Mecit'in birbirinden heyecanlı ve keyifli maceraları, dünyayı çocukların gözünden anlatıyor.'' ]]> Dünya Mon, 08 Jan 2018 13:28:55 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/256468/mecit-in-maceraları-yakında-amazon-da ​10. Celâl Âl-i Ahmed Ödülü'nün Kazananları Açıklandı http://www.ibna.ir/tr/doc/report/256413/10-celâl-âl-i-ahmed-ödülü-nün-kazananları-açıklandı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - 10. Celâl Âl-i Ahmed ödülü, dün Talar-e Vehdet’te düzenlenen törende sahiplerini buldu. 2008 yılında kurulan ve her yıl ünlü yazarın doğum gününde verilen Celâl-i Âl-i Ahmed Edebiyat Ödülü, İran'ın  en pahali edebiyat ödülü unvanını taşıyor. Bu yıl tören ertelense de dün İran Kültür ve İslami İrşad Bakanı Seyyid Abbas Salehi Emiri ve Bakan Yardımcısı Muhsin Cevadi’nin katılımı ile gerçekleşti. İşte onuncu Celâl-i Âl-i Ahmed Edebiyat Ödülü'nün sahipleri; Edebi Eleştiri; (Jüriler: Server Molayi, EmirAli Nucumian, Alirıza Nikuyi) Bu dalda hiçbir eser birinci olarak seçilmedi ama iki eser takdir edildi - ''Retorik (Atina'dan Medine'ye)'' / Davut İmareti Nikmukaddem / Hermes Yayınları - ''Anlatı Söylem Sanatına Eleştiri'' / Hüseyin Safi Pirluçe /  Ney yayınları Kısa Hikaye; (Jüriler: Muhammed Hanif, Muhammed Keşaverz, Mustafa Cemşidi) Bu dalda hiçbir eser birinci olarak seçilmedi ama bir eser takdir edildi - '' Kocamın İsmi Tahrandır'' / Zuhre Şabani / Merkez Yayınları Ayrıca Daryuş Ahmedi bir omur edebi çalışmaları için takdir edildi. Anı Yazarlığı (Jüriler; Murtıza Sengeri, Meryem Baradaran,Mustafa Rehimi) Bu dalda hiçbir eser birinci olarak seçilmedi ama iki eser takdir edildi -    '' Vuslat Yolculuğu'' / Muhammed Rıza Tevekkuli Saberi/ Ahteran Yayınları -    ''Şimdilik Paris'' / Mircelal Kezazi/ Muasır yayınları Roman (Jüriler; İbrahim Zahedi, Muhammed Rıza Bayrami, Ali Çengizi) - '' Bu Sokağın Hiz Engelleyici Kasisleri Yok''/ Meryem Cihani / Merkez Yayınları  - '' Kitapsızlık''/ Muhammed Rıza Şarafi / Şehristan Edeb Yayınları ]]> Edebiyat Sun, 07 Jan 2018 08:32:59 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/256413/10-celâl-âl-i-ahmed-ödülü-nün-kazananları-açıklandı ​Pantheon-Assas Üniversitesi Kütüphanesi'nde İran'a Özel Bölüm http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/256111/pantheon-assas-üniversitesi-kütüphanesi-nde-iran-a-özel-bölüm İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Geçen hafta Pantheon-Assas Üniversitesi kütüphanesinde İran bölümü açıldı. ''İranoloji'' bölümü olarakta anılan bölümde üniversitede eğitim gören öğrenciler İran ile ilgili ve Farsça eserleri bulabilirleri. Açılışa üniversite dekanı'nın yanı sıra İran'ın Atina kültür ataşesi de katıldı. Dekan konu ile ilgili; '' Öğrenciler bu bölümde İran tarih, medeniyet, kültür ve politikası ile ilgili eserler bulabilecek. Böyle eserlerin kütüphanemizde bulunması çocuklara İran ile ilgili araştırma yapmalarını kolaylaştıracak.'' dedi. Pantheon-Assas Üniversitesi, Yunanistan'ın en büyük üç üniversitesinden biridir. Yeni açılan bölümde Farsça eserlerin yanı sıra, Yunanca, İngilizce, Fransızca ve Almanca kitaplarda sergilenecektir.     ]]> Kültür ve Sanat Fri, 29 Dec 2017 07:38:01 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/256111/pantheon-assas-üniversitesi-kütüphanesi-nde-iran-a-özel-bölüm ''​Türkiye'de İran Araştırmaları'' Masaya Yatırılacak http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/256108/türkiye-de-iran-araştırmaları-masaya-yatırılacak İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - İran Kitap Evi Kurumu'nun Farklı Ülkelerde İran Araştırmaları konusu ile düzenlediği oturumun en yenisi, ''Türkiye'de İran Araştırmaları'' 3 Ocak Salı günü saat 15'den itibaren Kurumun Ehli Kalem Salonunda düzenlenecek. Oturumda Tahran Yunus Emre Enstitüsü genel müdürü Dr.Turgay Şafak, Alirıza Mukaddem ve Seyyid Muhammed Hüseyin Hekim konuşma yapacak. Katılımı herkes için açık olan oturum, Tahran- Filistin Cad. Khajenesir Sok. No 2'de düzenlenecektir.   ]]> Kültür ve Sanat Wed, 27 Dec 2017 07:36:54 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/256108/türkiye-de-iran-araştırmaları-masaya-yatırılacak ​Celâl-i Âl-i Ahmed Ödülü Finalistlerini Açıkladı http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/256114/celâl-i-âl-ahmed-ödülü-finalistlerini-açıkladı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - İran'ın en pahalı edebiyat ödülü olan Celâl-i Âl-i Ahmed Edebiyat Ödülü farklı dallardaki finalistlerini açıklamaya başladı. Bu ödül 2006 yılında beri her yıl ünlü İranlı yazar Celâl-i Âl-i Ahmed'in doğum gününde veriliyor. İran'ın  en pahali edebiyat ödülü olan Celâl ödülü, ''Ulusal-Dini Edebiyat ve Dili geliştirmek amacıyla kurulmuştur. İşte edebi eleştiri dalındaki finalistler; ''Retorik (Atina'dan Medine'ye)'' / Davut İmareti Nikmukaddem / Hermes Yayınları ''Anlatı Söylem Sanatına Eleştiri'' / Hüseyin Safi Pirluçe /  Ney yayınları ''Çağın Sesi'' / Asger Asgeri ve Karolina Rakkovitska / Ahter Yayınları ''Tür Torileri'' / Seyyid Mehdi Zergani ve Muhammed Rıza Gurban / Hermes Yayınları ''Kor Baykuş Poetika'sı'' / Muhammed Nikbaht / Goman Yayınları ]]> Edebiyat Tue, 26 Dec 2017 07:36:02 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/256114/celâl-i-âl-ahmed-ödülü-finalistlerini-açıkladı ​Don Brown'un Son Eseri Farsça'da http://www.ibna.ir/tr/doc/book/256110/don-brown-un-son-eseri-farsça-da İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - İspanya'daki olaylardan birkaç gün sonra yayınlanan sansasyonel yazar Don Brown'un son romanı ''Origin'' Mehrdad Vusuki'nin Farsça çevirisi ile yakında yayınlanacak. Kitabın arka kapağında şöyle okuyoruz; ''Genç adam, aniden üç büyük dinin temsilcilerine döndü. “Şaşırtıcı bulacağınızı tahmin ettiğim bilimsel bir buluşum sebebiyle bugün buradayım. İnsanlık deneyimimizin en temel iki sorusuna cevap bulma ümidi ile yıllardır peşinden koşuyordum. Bu bilginin tüm inananları derinden etkileyeceğine inanıyorum. Nasıl desem, ‘yıkıcı’ diye tanımlanabilecek bir değişikliğe sebep olabilir. Birazdan görecekleriniz, dünyayla paylaşmayı umduğum sunumun kaba bir kesiti. Fakat bunu yapmadan önce dünyanın en etkili din adamlarına danışmak, en çok etkilenecek kişilerce nasıl algılanacağını öğrenmek istedim. Piskopos, haham ve ulema birbirlerine baktılar, sıkılmış görünüyorlardı. Piskopos, ''İlginç bir girizgâh Bay Kirsch. Bize gösterecekleriniz dünya dinlerinin temelini sarsacakmış gibi konuşuyorsunuz," dedi. Genç adam kutsal metinlerin saklandığı bu eski mahzende etrafına baktı. Temellerini sarsmayacak, yıkacak, diye düşündü. Din adamları üç gün içinde bu sunumu bir etkinlikle insanlara duyuracağını bilmiyorlardı. Bunu yaptığında tüm insanlar, dini öğretilerin gerçekten de ortak bir noktası bulunduğunu anlayacaklardı: Hepsinin tümden yanlış olduğunu... Nereden geldik? Nereye gidiyoruz? İnsanoğlunun var olduğu günden beri cevabını bulmaya çalıştığı bu temel soruya cevap bulma iddiasındaki bir fütüristin tam da keşfini açıklayacağı gece her şey trajik bir biçimde karanlığa gömülür. Eski öğrencisinin sunumuna davetli olan Simgebilim Profesörü Robert Langdon söz konusu keşfi öğrencisinin anısına dünyaya duyurmaya karar verir. Ancak, kendisini bekleyen şifrelerden, acı sürprizlerden ve ölümcül fanatiklerden habersizdir...'' ]]> Edebiyat Mon, 25 Dec 2017 07:35:11 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/book/256110/don-brown-un-son-eseri-farsça-da ​Ayetullah Subhani'nin ''Kazanmanın Sırrı'' Kitabı Azerice'de http://www.ibna.ir/tr/doc/book/255834/ayetullah-subhani-nin-kazanmanın-sırrı-kitabı-azerice-de İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Büyük İranlı alim ve din adamı Ayetullah Cafer Subhani'nin kaleme adlığı ''Kazanmanın Sırrı'' adlı eser İran'ın Gürcistan kültür ataşeliği ve Gürcistan Müslümanlar Birliği'nin işbirliği ile Necə uğur qazanmalı adlı altında Azeri Türkçesine çevrildi. Kitap iki bölümden oluşuyor; ''Mutluluğun Gerçek Sırları'' ve ''Kazanmaya giden yollar''. Okurlar birinci bölümde Ayetullah Cafer Subhani'nin hayatı ve kişiliği ile tanışıyorlar ama ikinci bölümde onun kader, tesadüfler, baht vs. hakkındaki fikirlerini öğreniyorlar. Ayetullah Subhani kitap için yazdığı önsözde şöyle diyor; ''Bu kitabı kaleme almamızın sebebi, yeni nesli başarılı insanların kat ettiği yollar ile tanıştırmak ve kazanmanın sırlarını anlatmaktır.Gençler bu tecrübelerden yararlanarak, daha bilinçli yol alabilir ve hataları tekrarlamaktan kurtulabilirler.''   ]]> Din ve Düşünce Thu, 21 Dec 2017 10:13:56 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/book/255834/ayetullah-subhani-nin-kazanmanın-sırrı-kitabı-azerice-de ​''Kış'tan Üç Bölüm'' Yakında Türkçe'de http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/255835/kış-tan-üç-bölüm-yakında-türkçe-de İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - 8 Aralık'ta bir söyleşi için Ankara'ya giden genç ve başarılı yazar Maide Murtazavi'nin Türki'yeden eli böş dönmedi. İran'ın Ankara Kültür Ataşeliği ve İran Şehr-i Kitap Kurumu'nun organize ettiği bir panelde  ''Renklerin Ölümü'' ve ''Kış'tan Üç Bölüm'' adlı eserlerini Türk okurlara tanıtan Murtazavi, etkinliğin sonunda Hece yayınları ile anlaştığını söyledi. Yapılan sözleşme ile Hece yayınları 2018 yılının ilk aylarında Murtazavi'nin ''Kış'tan Üç Bölüm'' romanını Türkçe'ye çevirerek yayınlayacaktır.Ayrıca Murtazavi'nin bazı kısa hikayeleri de Türkçe'ye çevrilerek Hece dergisinde yayınlanacaktır. ]]> Edebiyat Wed, 20 Dec 2017 10:13:07 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/255835/kış-tan-üç-bölüm-yakında-türkçe-de Oxford Sözlüğü Yılın Sözcüğünü Seçti http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/255832/oxford-sözlüğü-yılın-sözcüğünü-seçti İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Guardian'ın haberine göre, Oxford Sözlüğü editörleri tarafından toplanan dataya göre, 2017 yılında terimin kullanım sıklığı yaklaşık % 401 oranında artarken, yayıncılar bu kavrama İngiltere ve Yeni Zelanda'daki seçimler sırasında muhalefet partilerini desteklemek için harekete geçen genç seçmenleri örnek gösteriyor. "Youthquake" ilk olarak 1965 yılında, Vouge dergisinin genel yayın yönetmeni Diana Vreeland tarafından ortaya atılmış ve Vreeland bu kavramı ilk olarak Vouge US'in Ocak sayısındaki yazısında dönemin gençlerini tanımlarken kullanmış. "Youthquake" sözcüğü dokuz sözcükten oluşan bir kısa liste içerisinden seçildi. Listede yer alan diğer sözcükler ise "antifa", "broflake", "gorpcore", "kompromat", "milkshake duck", "newsjacking", "unicorn" ve "white fragility." Oxford Sözlükleri başkanı Casper Grathwohl, neden "youthquake"in seçildiğini ise şöyle açıklıyor: "Youthquake, yılın sözcüğü için belirgin bir tercih gibi görünmeyebilir ve Amerika topraklarında henüz belirgin bir biçimde görülmediği de doğrudur. Ancak İngiltere'deki güçlü örnek, sözcüğün yükselişini gösteriyor. Youthquake sözcüğünü bulgular ve dilsel çıkarımlara göre seçtik. Fakat bana göre en önemlisi dilimizin derinleşen huzursuzluğumuzu ve bitkin sinirlerimizi yansıttığı bir dönemde politik bir sözcüğün umut verici gelişi nadir bir durum." ]]> Edebiyat Tue, 19 Dec 2017 10:11:05 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/255832/oxford-sözlüğü-yılın-sözcüğünü-seçti Brexit İngilz Yazarlarının Önünü Mü Kesiyor? http://www.ibna.ir/tr/doc/report/255831/brexit-ingilz-yazarlarının-önünü-mü-kesiyor İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Guardian'ın haberine göre, İngiltere'nin Avrupa ile kurduğu yakın ilişki İngiliz yayıncılara kıtada satılan İngilizce kitaplar konusunda oldukça önemli finansal ayrıcalıklar sağlıyordu. Şimdilerde ise bu ayrıcalıkların ortadan kalkması gündemde. Öte yandan Amerikalı yayıncı  Simon & Schuster, Brexit'in rekabetin önünü açacağı ve İngiliz yayıncıların fayda sağladığı tarihsel anlaşmaları ortadan kaldıracağı görüşünde. Görünüşe göre gelecek dönemde İngiliz yayıncılar yıldız yazarlarının mutluluğunu temin etmeye ve onların Avrupa'daki haklarını korumak için daha kârlı fırsatlar sunmaya odaklanmak zorunda kalacak. Bu durum finansal olarak baskı altına girecek olan yayıncıların daha az risk alarak yeni yazarlara daha az fırsat tanıması anlamına gelebilir. "İngiliz yayıncılar şimdiye dek Avrupa'da özel haklara sahipti, çünkü ne de olsa İngiltere de Avrupa'nın bir parçasıydı. İngiltere'nin Avrupa'nın bir parçası olmaması halinde daha açık bir pazar haline gelmesi ve piyasayı Amerikalı yayıncılarla paylaşması muhtemel," diyor Bloomsbury'nin başkanı Nigel Newton. Avrupa İngiltere'de basılan kitapların küresel çaptaki en büyük ihracat bölgesi ve yıllık 1.2 milyar sterlini bulan satışların üçte biri Avrupa piyasasında gerçekleştiriliyor. İngiltere her yıl 200.000 kitap yayımlayarak yılda en çok kitap yayımlanan ülke olmayı da başarıyor. Yayıncılık aynı zamanda İngiltere'nin en başarılı olduğu konular arasında yer alıyor. İngiltere %17'lik ihracat oranıyla aynı zamanda dünyanın en çok kitap ihraç eden ülkesi.  Amerika Birleşik Devletleri için %15'lik ihracat oranıyla ikinci, Almanya ise %10'luk ihracat oranıyla üçüncü sırada yer alıyor. ]]> Tarih ve Siyaset Mon, 18 Dec 2017 14:09:53 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/255831/brexit-ingilz-yazarlarının-önünü-mü-kesiyor Aslı Erdoğan'a Stuttgart'ta Barış Ödülü http://www.ibna.ir/tr/doc/report/255566/aslı-erdoğan-a-stuttgart-ta-barış-ödülü İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Stuttgart Barış Ödülü, AnStifter grubu ile Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) Stuttgart  tarafından, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin yayınlandığı 10 Aralık günü yapılan görkemli bir törenle, dayanışma, eşitlik, adalet ve özgürlük adına olağanüstü çaba harcayan yazar Aslı Erdoğan’a verildi. Egemenlerin insana dair ne kadar güzellik varsa sinsice ayaklar altına aldığı günümüzde dikkatlerin bir kez daha evrensel insan haklarına çekildiği kültürel etkinliğin sunumunu Almanya Göçmen Kadınlar Birliği Başkanı Sidar Çarman yaptı. Barış galasının başlamasına az bir zaman kala sevgili Aslı Erdoğan’nın törene gelirken kaza geçirdiği haberi duyuruldu. Seyirciler endişe ve korkunun yol açtığı  gözyaşlarını gizleyemedi. Kazada kimseye bir şey olmadığı öğrenilince bu kez  yürekleri üzüntü yerine sevinç kapladı. Stuttgart’ın en güzel tiyatro salonlarından olan Theaterhaus’da gerçekleşen barış galası saat 17.00’de başladı. Sidar Çarman açılış konuşmasında; “Türkiye hızla karanlığa doğru yol almakta. Ve karanlığa karşı büyük bir cesaret örneği göstererek aydınlığı savunanları selamlıyoruz. İnsanlığın daha güzel bir yaşam, savaş, baskı ve haksızlıkların olmadığı dünya arayışı devam etmekte. Hepimiz bunun için buradayız.” dedi. Anti-faşist mücadelenin tanınmış isimlerinden sanatçı yazar Elisabeth Abendroth sahneye çıkarak Aslı Erdoğan hakkında uzun ama ilgiyle dinlenen bir konuşma yaptı: “2015 Eylül’ünde Cizre’de Cemile adında bir kız çocuğu keskin nişancılar tarafından öldürüldü. Sürekli ateş edildiği için hiç kimse cesedi alamadı. Ailesi en sonunda Cemile’nin ölüsünü alabildiklerinde, onu derin dondurucuda muhafaza etmek zorunda kaldı. Aslı Erdoğan; ‘Artık her bellek bir derin dondurucu. Ölülerimizi, kendi cesedimiz de dahil orada muhafaza ediyoruz.’ diye yazdı. Aslı Erdoğan buz tutmuş bir yerden bize geliyor. Aynı zamanda dayanılmaz sıcaktan, yanan bir evden, dumanlar arasından, çıkışı olmayan bir yerden, Türkiye’den bize geliyor. Devletin suç işlediği, keyfiyet ve baskının egemen olduğu bir ülkeden. Bir ülkenin insan haklarına verdiği değer onun kadınlara yönelik muamelesinden anlaşılır. İktidardaki AKP, kadınların değerini kaç çocuk yaptıklarına göre belirliyor. Kadınların yarısı evliliği sırasında ağır şiddet görmüş durumda. Kadın ölümleri giderek artıyor. Tüm bunlar dinin gerici, aydınlanma karşıtı varyasyonu adına yapılıyor. Buna verilecek en doğru ad dini faşizm. Alman hükümetleri geçmişte de dinsel faşist rejimlerle dostane ilişkiler sürdürdüler.'' Daha sonra Mezopotamya topraklarının, doğasının, insanın kendine has güzelliklerini derinliklerden çıkararak temburun o güzelim ritmi eşliğinde dinleyicisi ile buluşturan Cemil Qoçgiri sahne aldı. Alman dinleyicilerin çoğunlukta olduğu salonda 800 kişi vardı. Zazaca, Kürtçe, Türkçe seslendirdiği her parça Alman dinleyicilerin alkışını kazandı. Uluslararası Af Örgütü Amnesty International gecede bilgilendirme masası açarak tutsak edilmiş gazetecilerle dayanışmak için imza topladı. Alman yazar Wolfgang Ferchl ve diğer konuklar sahneye çağrılarak, törene katılamayan Aslı Erdoğan’a ödülü temsili olarak verildi. Bütün salon elinde tutsak yazar ve gazetecilerin isimleri yazılı dövüzleri yukarı tutarak ayağa kalktı. Alkışlar elinde tek silahı olan kalemi ve yüreğinde dökülenler olan Aslı Erdoğan’a. Alkışlar barış ve özgürlüğe. Alkışlar bütün tehditlere rağmen insanlık kazanacak diyen Aslı Erdoğan'a. Gecenin ilerleyen saatinde, bu kez kabaretist Peter Grohmann sahneye davet edildi. Grohmann konuşmasında “Gazeteciler, dünya çapında halkların haber alma hakkını ve basın özgürlüğünü engellemek üzere baskı ve şiddete maruz kalmakta, tutuklanmakta ya da öldürülmektedir. Öncelikle bu zor koşullarda mesleğini icra eden ve dünyanın neresinde olursa olsun engellenen, yaptırımlara uğrayan ya da takibata uğrayan tüm gazetecilerle dayanışma içindeyiz. Irkçılığa ve milliyetçiliğe karşı ortak yaşamı savunmaya devam edeceğiz.'' dedi. 14 yıldır düzenli olarak barış için mücadele eden değişik şahsiyetlere verilen ödülün galası, sanatçı ve yazarların hep birlikte fotoğraf çektirmesiyle sona erdi. ]]> Tarih ve Siyaset Thu, 14 Dec 2017 10:16:45 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/255566/aslı-erdoğan-a-stuttgart-ta-barış-ödülü Kazuo Ishiguro: Nobel Kürsüsünü Deviren Yazar http://www.ibna.ir/tr/doc/report/255324/kazuo-ishiguro-nobel-kürsüsünü-deviren-yazar İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Bu yıl Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görülen Kazuo Ishiguro geçtiğimiz günlerde yaptığı ''Yirminci Asır Akşamım'' (My Twentieth Century Evening) başlıklı Nobel konuşmasını sadece kendisini anlatmak değil, geleceği işaret etmek için de kullandı. Japon asıllı İngiliz yazarın konuşması, bir göçmen olarak yaşam deneyiminden hatırlama ve unutma izleklerine, edebiyatın geleceği hakkındaki görüşlerinden bölünmüş bir dünyada edebiyatın işlevine kadar pek çok konuyu içeriyordu. Japon yazar konuşmasına salona girdiği kapıdan bahsederek başladı. O kapıdan yılda sadece iki kişi giriyordu: Nobel ödülünü açıklayan komite başkanı ve Nobel ödülünü alan edebiyatçı. O kapı bir daha açılmazsa nasıl çıkacağım bilmiyorum, dedi Ishiguro. Bunu söylerken belki Nobelli bir yazar olarak etiketlenmekten dönüş olmayacağı gerçeğini ve bunun kendisinde yarattığı huzursuzluğu dile getiriyordu. Ama memnun da görünüyordu Nobel almaktan, geçtiğimiz yıl Bob Dylan'ın tartışmalı Nobel ödülü sonrası onunki daha geleneksel, beklenen bir ödüldü belki. Sesi yüksek değildi, biraz titrediği oluyor ama bunun nedeninin heyecan değil mütevazı kişiliği olduğu görülüyordu. Ishiguro konuşurken, çoğunlukla da metnini okurken yazar ‘persona’sını sırtına geçirmeyen, egosuz, sıradan bir insan olarak görünüyordu. Bu önemli, çünkü Nobel’in yazar personasını güçlendirici, yazarı etiketleyici, sınıflandırıcı rolünü bir başkaldırıyla değil kendisi olarak sarsıyordu Ishiguro. BİR GÖÇMEN HİKÂYESİ Sonra hikâyesini okumaya başladı. İngiltere’ye Japonya’dan gelen bir göçmen olarak hikâyesini. Bir hippi olduğu yılları, Bob Dylan dinlediği yılları, 20 yaşlarında bir rock yıldızı olmak istediğini… Üniversitede yaratıcı yazarlık programına kabul edilince önce panikle yazmış, ilk öyküleri memnun etmemiş onu. Sonra kendini doğduğu toprakları, Nagazaki’yi yazarken bulmuş. Ama edebi ortam çokkültürlü yazına pek de açık değilmiş ona göre, daha ''normal'' konuları yazmalıyım diye düşünmüş. Ama kendini odasına kapatıp okuldan kimseyle pek de muhattap olmadan ilk kitabı ''Uzak Tepeler''i  yazmaya koyulmuş yine de. Yazar Nobel konuşmasında uzun yıllar Japonya'ya dönmediğini anlattı. Zihnindeki Japonya'ya tekabül eden bir mekan da bulamayacağını düşünmüş o  dönemde. Ülkesi gittikçe solan bir görüntüye dönüşmüş sonra. “Benim Japonyam” dediği o yeri güvenli bölgesi haline getirmenin yolu kağıda dökmek, böylece onu yeniden yaratmak olmuş. Yazma sürecinde bugün de güncel olan bir soru meşgul ediyor yazarı: ''Eğer kendine has, diğer biçimlerin yapamayacağı bir şey sunmazsa yazılı kurmaca, sinemanın ve televizyonun gücüne karşı nasıl dayanabilir?'' HATIRLAMAK VE UNUTMAK Kırklı yaşların ortalarında ''hatırlama'' konusu bir izlek olarak daha çok üzerinde durduğu bir hal almış. Ama sadece insanın değil toplumların, ülkelerin belleği üzerine de yazmaya başlamış Ishiguro ve şu soruları unutmamış: Bir ülke bir insan gibi mi hatırlar ve unutur? Yoksa önemli farklılıklar var mıdır? Bir ülkenin anıları nedir tam olarak? Nerede saklanır? Nasıl şekillenir ve kontrol altında tutulur? “Beni Asla Bırakma”yı yazmaya giden süreçte ise bir dönüm noktası yaşamış Ishiguro. Artık ilişkilere odaklanmaya karakterlerinin çok boyutluluğunun, ilişkilerinin izini sürmeye karar vermiş. GELECEĞE BAKAN BİR YAZAR Ishiguro’nun konuşması kendine dönük olduğu kadar geleceğe de dönük. Ama geleceğe bakarken kendine de acımasız sorular yöneltmeyi ihmal etmiyor: ''Ben, yorgun bir yazar, entelektüel olarak, yorgun bir nesilden gelerek, bu tanıdık olmayan yere bakma enerjisini bulabilecek miyim kendimde? Bir bakış açısı verebilecek bir şeyim kaldı mı; toplumlar büyük değişimlere uyum sağlamaya çalışırken gelecek savlara, kavgalara ve savaşlara duygusal bir katman getirebilecek bir şeyim kaldı mı? Devam etmek ve elimden geleni yapmak zorundayım. Çünkü hâlâ edebiyatın önemine inanıyorum. Ama gelecek nesillere de bize ilham vermeleri ve yol göstermeleri için bakıyor olacağım. Bu onların çağı ve ona ilişkin bende olmayacak bir bilgi ve içgüdüye sahipler.'' 'İYİ YAZI ENGELLERİ YIKACAKTIR' Gelecek ve edebiyatın bu gelecekteki rolü hakkında umutlu olduğunu da söyledi Ishiguro konuşmasında ve bir dizi önlem sıraladı. Bunlar adeta bir manifesto niteliğindeydi çünkü yazar gelecek nesillere güvenmemiz ve katı tanımlardan uzaklaşmamız gerektiğini kesin bir dille söylüyordu. Konuşmasının son bölümünü buna ayırdı Ishiguro, bu son bölüm hem ülkemizde hem dünyada yeni nesil yazarlarca alkışlandı. Son dönemde tartışılan ''nasıl yazmalı''nın tanımlarla verilmesine, nasıl yazılacağını söyleyen kurumsallaşmış kişilere ve kurumların kendisine, hatta bir ölçüde Nobel komitesine bile bir başkaldırı niteliğindeydi son cümleler. Ve böylece Kazuo Ishiguro biraz da Nobel kürsüsünü devirip geçti İsveç'ten: ''Öncelikle ortak edebi dünyamızı daha çok sesi içerecek şekilde genişletmeliyiz, elit birinci dünya kültürlerinin güvenli bölgelerinin ötesinde. İster uzaktaki ülkelerde, ister kendi toplumlarımızda yaşayan yazarlar olsun, daha enerjik bir şekilde bugün bilinmeyen edebi kültürlerin mücevherlerini bulmaya çalışmalıyız. İkinci olarak, edebiyatın ne olduğu konusundaki tanımlarımızı çok dar ve muhafazakâr yapmamaya büyük özen göstermeliyiz. Gelecek nesil, önemli, muhteşem hikâyeler anlatmak için her türlü yeni, bazen de şaşırtıcı olan yollarla gelecekler. Zihnimizi onlara açık tutmalıyız, özellikle de tür ve biçim konusunda, böylece en iyilerini besleyebilir ve takdir edebiliriz. Çok tehlikeli bir şekilde artan bölünmüşlük dönemlerinde, dinlememiz gerekiyor. İyi yazı ve iyi okuma engelleri yıkacaktır. Etrafında toplanacağımız yeni bir fikir, büyük insani görüşümüzü bile bulabiliriz.'' ]]> Dünya Mon, 11 Dec 2017 05:13:32 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/255324/kazuo-ishiguro-nobel-kürsüsünü-deviren-yazar Doris Lessing'in Nobel Edebiyat Ödülü Satılıyor http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/255326/doris-lessing-in-nobel-edebiyat-ödülü-satılıyor İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Edebiyat alanındaki kariyeri 2007 yılında Nobel Edebiyat Ödülü ile taçlanan ve 2013 yılında hayatını kaybeden ünlü Britanyalı yazar Doris Lessing'in Nobel Edebiyat Ödülü madalyası satışa çıkıyor.   Lessing, 87 yaşında kazandığı Nobel Edebiyat Ödülü ile aynı zamanda bu ödülü kazanan en yaşlı yazar ünvanını da almıştı. Lessing'in Nobel Edebiyat Ödülü madalyası önümüzdeki cumartesi günü düzenlenecek bir müzayedede açık artırmaya sunulacak. Madalyanın 150.000 sterlinin üzerinde bir fiyata alıcı bulması bekleniyor. Doris Lessing'in Nobel Edebiyat Ödülü madalyası, satışa çıkarılan ilk Nobel Edebiyat Ödülü madalyası değil üstelik. Geçtiğimiz yıl Andre Gide'in madalyası da Paris'te açık artırma yoluyla satılmış ve 300.000 euro karşılığında alıcı bulmuştu. Benzer bir biçimde, William Faulkner'ın Nobel Edebiyat Ödülü madalyası da 2013 yılında New York'ta açık artırmaya sunulmuş, fakat 500.000 ila 1 milyon dolar arasında alıcı bulması düşünülen madalya umulan ilgiyi görememiş ve satılamamıştı.   Madalyayı satışa çıkarmaya hazırlanan Christie’s Müzayede Evi'nden Sophie Hopkins, Doris Lessing'in bu ödülü kazanan az sayıdaki kadın yazardan biri olduğunun altını çiziyor ve beklenen fiyatın makul olduğunu belirtiyor. Nobel Edebiyat Ödülü verilen kadın yazar sayısı bugün itibariyle 14. Lessing ise bu ödülü kazanan 11. kadın yazardı. Nobel Edebiyat Ödülü kazanan ilk kadın yazar Selma Ottilia Lovisa Lagerlöf 1909 yılında bu ödüle layık görülmüştü. ]]> Dünya Sat, 09 Dec 2017 05:22:30 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/255326/doris-lessing-in-nobel-edebiyat-ödülü-satılıyor ''Ben Zapata'ydım'' 11 Yıl Sonra Raflarda http://www.ibna.ir/tr/doc/book/255379/ben-zapata-ydım-11-yıl-sonra-raflarda İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – 2006 yılında yayınlanan ''Ben Zapata'ydım'' tekrar raflardaki yerini aldı. Murtaza Necati'nin kaleme aldığı eser, Payitaht yayınevi tarafından okuyucu ile buluştu. Kitap; ''Akıl Hastası'', ''Ben Zapata'ydım'', ''Ayna'nın yansımasını gösteren kadın'' ve ''Kaybolan mezar'' adlı dört oyundan oluşuyor. Oyunlar aşk, savaş ve ölüm konularını işliyorlar. Şair olan Necati, oyunlarında da şiirsel bir dil kullanmıştır. Oyunun bir bölümünde şöyle okuyoruz;  -Öğretmen: (yürürken) Napolyon nerde savaşı kaybetti? -Zapata: (umarsızca) tanıdık bir şairin şiiri aklıma geldi. -Öğrenci: (Zapata'ya) Eğer ezberindeyse oku. Zapata: (öğrenciye) Eğer güneş gözlüğü verirseniz okurum. Çünkü o şair hep şiir okurken güneş gözlüğü takardı. Dünyayı siyah görüyorum demek için. - Öğrenci öğretmenden izinsiz yerinden kalkar ve Zapataya doğru gelerek ona güneş gözlüğü verir. - Zapata gözlüğü takar ve okumaya başlar: Bizim dünyamız bitti Ama kimse evine ulaşmadı Bir cadde Insanı her yere görtürebilecek Hikaye trenlerini Dünyanın öbür ucuna görütebilir Ama şimdi nerede Bana güzel mektuplar gönderiyordun Postacı yine mektup getirmiş bana Keşke eskiden olduğu gibi iki satır yazsaydın bana ]]> Kültür ve Sanat Thu, 07 Dec 2017 07:34:54 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/book/255379/ben-zapata-ydım-11-yıl-sonra-raflarda ​Çağdaş İran Şiirinden Seçmeler Tacikistan'da http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/255372/çağdaş-iran-şiirinden-seçmeler-tacikistan-da İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - İran-Tacikistan kültür Araştırmaları Enstitüsü müdürü Hüseyin Garibi, ''Şiiristan'' için yazdığı önsözde; ''Artık internek ve sosyal medya tüm sınırları aşarak, kısıtlamaları kaldırıyor ve halkları birbirine yaklaştırıyor. Sosyal medyada her sınıf ve düşünceden insan bulmak mümkündür ve bu da birçok kategorileri ortadan kaldırıyor.'' Diyor. Kitapta İran'ın çağdaş şairleri tarafından yazılan 160 gazel yer alıyor. Şiirlerin seçimini Şadi Muhammed Sufinejad üstlemiştir. 328 sayfadan oluşan kitap Tacikistan’da yayınlanmıştır. ]]> Edebiyat Tue, 05 Dec 2017 06:54:33 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/255372/çağdaş-iran-şiirinden-seçmeler-tacikistan-da Ahmet Ümit'in "Ninatta" Operası İzleyiciyle Buluştu http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/255137/ahmet-ümit-in-ninatta-operası-izleyiciyle-buluştu İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Polisiye roman türünün önemli temsilcilerinden Ahmet Ümit'in, "Ninatta'nın Bileziği" adlı romanından uyarlanan "Ninatta" operası, dünya prömiyerinde Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Sahnesi'nde sanatseverlerle buluştu. 2 Aralık'tan itibaren Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası Sahnesi'nde sergilenecek esere ilişkin açıklamada bulunan İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) Müdürü ve Sanat Yönetmeni Suat Arıkan, İDOB'un ilklere devam ettiğini dile getirerek, "Bu kez biraz abarttık. Dünyada ilk kez sahnelenecek bir dünya prömiyeri. Çok okunan yazarlardan Ahmet Ümit'in yazdığı, Evrim Demirel'in bestelediği bir eser. Ümit ve Demirel'in ilk opera tecrübeleri de olan Ninatta, çok tecrübeli, sayısız operalara imza atmış Mehmet Ergüven rejisiyle buluştu. Bizim için oldukça heyecan verici." ifadelerini kullandı. Arıkan, Ergüven'in esere çağdaş ve farklı bir yorum getirdiğini belirterek, "Bu topraklarda binlerce yıl önce yaşanmış öykülerin günümüze soyutlanmış şekliyle bir yorumu. Hepimiz merakla bekliyoruz. Umarım bundan sonraki yıllarda da buna benzer, bize ait topraklarda geçen öyküleri anlatan, daha çok opera, bale yazılsın. Biz de onları sahneleyelim. Bunlar tarihin süzgecinden geçsin ve evrensel boyutta bir anlam kazansın." değerlendirmesinde bulundu. AHMET ÜMİT'İN İLK OPERASI Mehmet Ergüven rejisiyle sahneye konulan ve yazar Ümit'in ilk opera librettosundan ortaya çıkan eser için Evrim Demirel de ilk kez opera bestesi yaptı.  Orkestra şefliğini Zdravko Lazarov'un gerçekleştireceği eserin koro şefliğini Paolo Villa, dekor tasarımı Ferhat Karakaya, kostüm tasarımı Serdar Başbuğ, ışık tasarımı Kemal Yiğitcan, hareket düzenini ise Canberk Yıldız üstlendi.  Eserde, "Ninatta"yı Gülbin Günay, "Nuvanza"yı Erdem Erdoğan, "Muvatelli"yi Caner Akgün, "İnara"yı Cenk Bıyık, "Manni"yi Aylin Ateş, "Arinna"yı Jaklin Çarkçı, "Zuvappiş"i ise Turgut İpek canlandıracak.  Konusunu, Anadolu'nun kalbinde, yeryüzünün ilk büyük imparatorluğu olan Hitit topraklarından alan eser, barışa çağrı yapıyor. ]]> Kültür ve Sanat Mon, 04 Dec 2017 10:27:14 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/255137/ahmet-ümit-in-ninatta-operası-izleyiciyle-buluştu Costa Ödülleri Kısa Listesi ََAçıklandı http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/255058/costa-ödülleri-kısa-listesi-açıklandı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Britanya'nın en prestijli kitap ödüllerinden biri olan Costa Ödülleri'nin 2017 yılı kısa listesi açıklandı. Birçok farklı kategoride verilen ödüller arasında İlk Roman ve Roman kategorilerinde açıklanan kısa listeler ise şöyle: İlk Roman -The Clocks in This House All Tell Different Times -  Xan Brooks -Montpelier Paradee - Karl Geary -Eleanor Oliphant is Completely Fine - Gail Honeyman -The Haunting of Henry Twist - Rebecca F. John Roman:   -Reservoir 13 - Jon McGregor -Under a Pole Star - Stef Penney -Home Fire - Kamila Shamsie  -Tin Man - Sarah Winman   İlk Roman Ödülü jürisi Sandeep Mahal, Sophie Raworth ve Simon Savidge'den, Roman Ödülü jürisi ise Lucy Atkins, Freya North ve Wayne Winstone'dan oluşuyor. Costa Ödülleri kazananları her yıl Ocak ayında düzenlenen bir törenle ilan ediliyor. ]]> Dünya Wed, 29 Nov 2017 07:01:54 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/255058/costa-ödülleri-kısa-listesi-açıklandı