(İBNA) - son başlıklar Din ve Düşünce :: Full Edition http://www.ibna.ir/tr/religion Wed, 25 Apr 2018 16:10:51 GMT haber stüdyosu ,3.0 baskısı )yazı işleri kurulu otomasyonu ve geniş haber yayıncılık sistemi`ile( /skins/default/tr/normal3/ch01_newsfeed_logo.gif İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) http://www.ibna.ir/ 100 70 tr İBNA'da üretilen içerik, kaynak belirtmek koşuluyla kullanılabilir. Wed, 25 Apr 2018 16:10:51 GMT Din ve Düşünce 60 ​Ayetullah Subhani'nin ''Kazanmanın Sırrı'' Kitabı Azerice'de http://www.ibna.ir/tr/doc/book/255834/ayetullah-subhani-nin-kazanmanın-sırrı-kitabı-azerice-de İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Büyük İranlı alim ve din adamı Ayetullah Cafer Subhani'nin kaleme adlığı ''Kazanmanın Sırrı'' adlı eser İran'ın Gürcistan kültür ataşeliği ve Gürcistan Müslümanlar Birliği'nin işbirliği ile Necə uğur qazanmalı adlı altında Azeri Türkçesine çevrildi. Kitap iki bölümden oluşuyor; ''Mutluluğun Gerçek Sırları'' ve ''Kazanmaya giden yollar''. Okurlar birinci bölümde Ayetullah Cafer Subhani'nin hayatı ve kişiliği ile tanışıyorlar ama ikinci bölümde onun kader, tesadüfler, baht vs. hakkındaki fikirlerini öğreniyorlar. Ayetullah Subhani kitap için yazdığı önsözde şöyle diyor; ''Bu kitabı kaleme almamızın sebebi, yeni nesli başarılı insanların kat ettiği yollar ile tanıştırmak ve kazanmanın sırlarını anlatmaktır.Gençler bu tecrübelerden yararlanarak, daha bilinçli yol alabilir ve hataları tekrarlamaktan kurtulabilirler.''   ]]> Din ve Düşünce Thu, 21 Dec 2017 10:13:56 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/book/255834/ayetullah-subhani-nin-kazanmanın-sırrı-kitabı-azerice-de Felsefeyi İranlılara Sevdiren Çevirmen Hayatını Kaybetti http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/251818/felsefeyi-iranlılara-sevdiren-çevirmen-hayatını-kaybetti İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Felsefeyi İranlılara sevdiren adam olarak tanıtnan Bozorg Naderzadeh bu sabah uzun zamandır tedavi gördüğü Tahran'ın Gandhi hastanesinde 82 yaşında hayatını kaybetti. 1935 yılında dünyaya gelen Bozorg Naderzadeh akademik eğitimini doktora seviyesine kadar Fransa'nın Sorbonne Üniversitesinde tamamladı. Dr.Naderzadeh Alexis de Tocqueville, Ernst Cassirer, Raymond Aron, Henry Corbin, Alain de Botton ve ‎ Christian Delacampagne gibi büyü düşünürlerin eserlerini Farsça'ye tercüme etti. ]]> Din ve Düşünce Fri, 08 Sep 2017 17:36:46 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/251818/felsefeyi-iranlılara-sevdiren-çevirmen-hayatını-kaybetti ​İkinci Yılın Aşura Kitabı Ödülü Finalistlerini Açıkladı http://www.ibna.ir/tr/doc/report/251718/ikinci-yılın-aşura-kitabı-ödülü-finalistlerini-açıkladı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - İkinci Yılın Aşura Kitabı'nın (Dabel Ödülü) Ödülü jürisi farklı dallardaki finalistlerini açıkladılar;   Tashih - Ziyaret Aşura Şerhi / Muhammed Hüseyin Derayeti - El'mehluf adlı eserin tashih ve kaynak araştırmaları / Mustafa Sadeki Kaşani   Kültürel Araştırmalar - Suluk-e Matem / Siyyed Mesud Umrani - Slogan veya utanç / Mehdi Mesaeli   Sosyal Araştırmalar - Şii kültüründe yas/ Muhsin Hesam Mezaheri - İran Bayrakları /  Muhammed Meşhedi - Kadınlara özel dini törenler/ Mujgan Desturi   Çeviri - Zeynep; Kerbela'nın Kahraman Kadını / Yazar: Fatma Bent-ul Şati / Çevirmen: Seyyed Cafer Şehidi - Ebu Şüheda/ Yazar: Abbas Mahmud Aghad / Çevirmen: Gholam Hüseyin Ensari - Sabır Heykeli / Yazar: Seyyid Muhammed Kazım Kazvini / Çevirmen: Celal Subhani - İmam Hüseyin (a.s)'in Hayatı / Yazar: Bakır Şerif el-Kureyşi / Çevirmenler: Seyyid Muhammed Salehi ve Gulam Rıza Hemsian Kaşani   Şiir - Sevginin Ateşi / Gulam Rıza Sazegar - Ninova / Saber Abar - Su ve Şeref / Abdulzahra Gherib   Hikaye Edebiyatı - Turbede Geçen Geceler / Meryem Basiri - Erbein-e Tuba / Siyyed Muhasin Emamian - Yasak bir yolculuğun notları / Seyyid Ali Kaşefi Hansari - Yarın Yolcuyum / Meryem Rahi - Dikey 1400 / Ali Ekber Velayeti   Sanat Edebiyatı - Atlar / Muhammed Rahmanian - Ağanın komşusu / Hüseyin Kiyani   Edebi Araştırma - Muhteşem-name / Mehdi Emin Füruği - Aşkın Her Satırı / Hamid Rıza Jadidi - Ruhullah'ın Feyzi /  Mehdi Emin Füruği   Çocuk ve Gençlik - Paygamber ve çocukları / Naki Süleymani - Biri Seni Seviyor /  Ali Babahani   Illüstrasyon - Zeynep (s) Muhammed ve Avn / Hedise Kurbani - İmam Hüseyin’in hayatında hikayeler /Zuhre perhizkari - Peygamber ve Çocukları 2 / Reza Mektebi - Biri Seni Seviyor /  Ali Babahani    İkinci Yılın Aşura Kitabı'nın (Dabel Ödülü) birincileri, 6 Ekim'de düzenlenecek törenle açıklanacak. ]]> Din ve Düşünce Mon, 04 Sep 2017 10:50:28 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/251718/ikinci-yılın-aşura-kitabı-ödülü-finalistlerini-açıkladı ​İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi http://www.ibna.ir/tr/doc/book/251437/insan-türünün-kısa-bir-tarihi İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Yuval Noah Harari'nin 2011'de yayınlanan ve çok satanlar arasına giren kitabı ''Hayvanlardan Tanrılara - Sapiens'', bugüne kadar yeryüzünde yaşamış insan türlerine değinen ve bu insan türlerinden günümüzde halen yaşamakta olan Homo Sapiens'in tarihi gelişimini bilimsel verilere dayanarak detaylı bir şekilde ele alan bir kitaptır. Kitabın tanıtım bülteninde şöyle okuyoruz; ''Homo sapiens neden ekolojik bir seri katile dönüştü? - Para neden herkesin güvendiği tek şey? - Kadınlar üstün sosyal becerilere sahipken, neden çoğu toplum erkek egemen? - Güç elde etmekte böylesine yetenekli olan insanlar neden bu gücü mutluluğa dönüştürmekte başarısızlar? - Geleceğin dini bilim mi? - İnsanların miadı çoktan doldu mu? 100 bin yıl önce Yeryüzü’nde en az altı farklı insan türü vardı. Günümüzdeyse sadece Homo Sapiens var. Diğerlerinin başına ne geldi ve bize ne olacak? Çoğu çalışma insanlığın serüvenini ya tarihi ya da biyolojik bir yaklaşımla ele alır, ancak Harari 70 bin yıl önce gerçekleşen Bilişsel Devrim'le başlattığı bu kitabında gelenekleri yerle bir ediyor. İnsanların küresel ekosistemde oynadıkları rolden imparatorlukların yükselişine ve modern dünyaya kadar pek çok konuyu irdeleyen Sapiens, tarihle bilimi bir araya getirerek kabul görmüş anlatıları yeniden ele alıyor. Harari ayrıca geleceğe bakmaya da zorluyor okuru. Yakın zamanda insanlar, dört milyar yıldır yaşama hükmeden doğal seçilim yasalarını esnetmeye başladılar. Artık sadece dünyayı değil, kendimizi ve diğer canlıları tasarlama becerisi de kazandık. Peki bu bizi nereye götürüyor, bizi neye dönüştürebilir? 30'dan fazla dile çevrilmiş bu kışkırtıcı çalışma özellikle Jared Diamond, James Gleick, Matt Ridley ve Robert Wright’ın eserlerine aşina okurlar için muhteşem bir kaynak. ''Sapiens, tarihin ve modern dünyanın en büyük sorularını gayet yalın bir dille ele alıyor. Çok seveceksiniz!'' Jared Diamond, Tüfek, Mikrop ve Çelik'in yazarı ''Harari'nin eseri kabul görmüş doktrinlerin karşısında duran fikirler ve şaşırtıcı gerçeklerle bezeli.'' John Gray, Financial Times.'' Yuval Noah Harari 1976'da doğdu. 2002'de Oxford Üniversitesi'nde tarih doktorasını tamamladı. Şimdilerde Kudüs İbrani Üniversitesi'nde Beşeri Bilimler Fakültesi, Tarih Bölümü'nde dünya tarihi dersleri veriyor. ]]> Din ve Düşünce Sun, 27 Aug 2017 06:51:13 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/book/251437/insan-türünün-kısa-bir-tarihi Yeni Bir Kur'an'ı Kerîm Tefsiri http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/250867/yeni-bir-kur-an-ı-kerîm-tefsiri İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Kur'an'ı Kerîm tefsiri Seyyed Fezlullah Mirşefii Hansari'nin yalın Farsça çevirisi ile Osvey yayınevi tarafından yayınlandı. Hansari eserinde her ayetin çevirisinin yanı sıra, kelime kelime çeviri’de yapmış ve sonunda ayetleri tefsir etmiştir. Seyyed Fezlullah Mirşefii Hansari bu çeviriyi dört yıl önce Ramazan ayının 23'ünde başladı ve geçen yılın ramazan bayramında çevirisini tamamladı.Kitap bir yıldır edit aşamasındadır. Seyyed Fezlullah Mirşefii Hansari  2010 yılında Mefatih-ul Cinan’I Farsça’ya çevirmişti. Bu eser bugüne kadar 11 baskı görmüştür. Mefatihu'l Cinan (Cennetlerin anahtarları) kitabı, Şeyh Abbas Kummi'nin (ölümü: 1294) telif ettiği ve Şialar arasında en meşhur ve umumi dua kitabıdır. Bu kitapta dualar, münacatlar, ziyaretnameler, gün ve aylara mahsus önemli ameller, dini adap ve gelenekler ve Hz. Resulü Kibriya Efendimiz (s.a.a), Masum Ehlibeyt İmamları (a.s) ve ulemalardan nakledilen menkıbe ve öyküler yer almaktadır.   ]]> Din ve Düşünce Tue, 08 Aug 2017 11:59:30 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/250867/yeni-bir-kur-an-ı-kerîm-tefsiri ​''İslam'da Kadın'' İkinci Baskısına Ulaştı http://www.ibna.ir/tr/doc/book/250582/islam-da-kadın-ikinci-baskısına-ulaştı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Feriba Alasvand'in kaleme aldığı ''İslam'da Kadın'' altı bölümden oluşuyor. ''Kadının Konumu'', ''Eşitlik mi, fark mı'', ''Cinsiyet ve roller'', 'Haklar ve görevler'', ''Haklar ve ailevi görevle'' ve 'Haklar ve toplumsal görevler'' kitabı oluşturan ana başlıklardır. İslâm dininin kadına tanıdığı hakların değer ve önemini daha iyi kavrayabilmek için İslâm'dan önceki çeşitli toplum ve medeniyetlerde kadının durumu çok iyi değerlendirilmelidir. Kadının insan olup olmadığının, rûhunun bulunup bulunmadığının tartışıldığı, tamamen erkeğe tabi olduğu ve sürekli vesayet altında bulunduğu, hatta mirastan hisse alması bir yana, kendisinin bile miras malı gibi değerlendirildiği bir dönemde, yüce İslam dini; kadının da insan olduğunu beyan etmiş, mirastaki haklarını ortaya koymuş, onu sadece emir alan değil, yerine göre emir veren konumuna yükseltmiş ve kadını olması gereken yere koymuştur. Hz. Peygamber (asm)'in; kadınlardan ayrıca biat alması ve bu hâdisenin Kur'an-ı Kerim'de açıkça yer alması, (Mümtehine, 60/13) İslam'a göre kadın iradesinin bağımsızlığını göstermektedir. İslam'a göre, bir insan olarak erkeğe tanınan temel insan hakları kadına da tanınmıştır. Buna göre hayat hakkı, mülkiyet ve tasarruf hakkı, kanun önünde eşitlik ve adaletle muamele görme hakkı, mesken dokunulmazlığı, şeref ve onurun korunması, inanç ve düşünce hürriyeti, evlenme ve aile kurma hakkı, özel hayatının gizliliği ve dokunulmazlığı, geçim teminatı gibi temel haklar bakımından kadınla erkek arasında fark yoktur.   ]]> Din ve Düşünce Sun, 30 Jul 2017 11:18:12 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/book/250582/islam-da-kadın-ikinci-baskısına-ulaştı ​​Dini Faaliyetler İçin Ayrılan Bütçe İki Katına Çıktı http://www.ibna.ir/tr/doc/report/250506/dini-faaliyetler-için-ayrılan-bütçe-iki-katına-çıktı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – İran Kültür ve İslami İrşad Bakanı Rıza Salehi Emiri dün katıldığı bir radyo programında sorumlusu olduğu bakanlık hakkında açıklamalarda bulundu. Salehi Emiri dini faaliyetler konusunda çalışma yapan farklı kurumlar hakkında: ''Bakanlığın Kur'ân dairesi, Vakıflar ve Hayır işleri Kurumu ve Kur'ân ve İtret dairesi dini faaliyetler alanında çalışan bazı kurumlardır. Bu yıl kültür alanında faaliyet gösteren tüm kurum ve kuruluşların Kur'ân alanında da bazı projeler yapmalarını zorunlu kırdık. Örneğin sinemamızda din konulu filmler görmeliyiz. Kitap, tiyatro, görsel sanatlar vd. de.'' Dedi. Kültür bakanı bu bakanlığı eskisinden daha fazla dini faaliyetlere önem verdiğini söyleyerek: '' Ülkede birçok kurum bu alanda farklı faaliyetler gösteriyor, bizim görevimiz bunları desteklemek ve denetlemektir. Atılan her adım bir sonuç doğrultusunda olmalıdır. Bizde yapılan faaliyetlerin ne sonuçlar doğurduğunu bakmalıyız.'' Açıklamasını yaptı. Salehi Emiri bu iş için ayrılan bütçe'ye değinerek; ''Biz Kültür ve İslami İrşad Bakanlığı olarak 32 milyar Tuman dini faaliyetler için ayrıdık. Bu bütçe geçen yıl 16 Milyar Tuman'dı ve bu yıl iki katına çıkartıldı. Bakanlık olarak islami yaşam tarzını toplumun tüm kesimlerinde yaygınlaştırmayı hedef olarak seçtik. Bu doğrultuda film, resim, oyun, tiyatro, kitap vs. ne gerekiyorsa üreterek topluma vermeliyiz. İnsanları Kur'ân'ın gerçek anlamı ile tanıştırmak için yeni bir dil geliştirmeliyiz.'' Dedi. Salehi Emiri her zaman açık olan bir fuar fikri ile ilgili: ''Biz daima açık olan bir fuar fikrine sıcak bakıyoruz. Böylece toplumun gereğine göre dini, kültürel veya sosyal konuları işleyebililmek için bir alana sahip olabiliriz.'' Dedi.   ]]> Din ve Düşünce Sat, 29 Jul 2017 08:11:30 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/250506/dini-faaliyetler-için-ayrılan-bütçe-iki-katına-çıktı ''Kur'an ve Hukuk'' Konulu Kitaplar Bir Fuarda Sergilenecek http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/250377/kur-an-ve-hukuk-konulu-kitaplar-bir-fuarda-sergilenecek İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – Yarından itibaren (25 Temmuz) Hüseyniye İrşad halk kütüphanesinde ''Kur'an ve Hukuk'' konusu ile düzenlenen kitap fuarına ev sahipliği yapacak. Fuarda aile hukuku, ceza hukuku, kadın hakları, insan hakları ve kur'an'da kanun ve hukuka bakış konulu birçok eser sergilenecek. Daha önce de Hüseyniye İrşad ''İnsan ve Kur'an'da Özgürlük Kavramı'', ''Su ve Kur'an'', ''Kur'an ve Dinler'', ''Kur'an ve Sanat'', ''Kur'an ve Bilim'', ''Kur'an Kıssaları'' ve ''Kur'an'da Ahlak Kavramı'' konulu sergilere ev sahipliği yapmıştı. Hüseyniye İrşad halk kütüphanesinin diğer etkinlikleri hakkında bilgi edinmek için www.hepl.ir adresine başvurabilirsiniz. ]]> Din ve Düşünce Mon, 24 Jul 2017 11:21:55 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/250377/kur-an-ve-hukuk-konulu-kitaplar-bir-fuarda-sergilenecek ​Şeriati Ölümünün Kırkıncı Yılında Londra'da Anıldı http://www.ibna.ir/tr/doc/report/249945/şeriati-ölümünün-kırkıncı-yılında-londra-da-anıldı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Ali Şeriati ölümünün 40 yılında Londra'da anıldı. Kanun-e Tevhid merkezinde düzenen programda önce Şeriati'nin 1977 yılında Londra'da düzenlenen cenaze töreninden bazı kesitler gösterildi ve daha sonra etkinliğin moderator büyük düşünürün hayatını özetledi. Şeriati sosyal normlar pek uymayan bir düşür ve sosyologdu, bunun için de onun anmak adına düzlenen etkinlikte diğer programlara benzemiyordu. Programın ilk konuşmacısı sosyolog Ali Alizadeh oldu. Alizade konuşmasını başında bizim tek bir Şeriati ile karşı karşı olmadığımızı ve farklı evrelerde farklı Şeriati'ler gördüğümüzü söyledi. Alizade'ye göre Şeriati İran toplumunu, duygusal bir toplum olmaktan çıkartıp ve akılcı bir toplum olmaya itti. Ayrıca Şeriati'den önce İran toplumu hep savunma pozisyonu alan bir toplumdu ama Şeriati sunduğu dini ideoloji ile onları atak bir toplum haline getirdi. Programın ikinci konuşmacısı olan Muhammed Hüseyin Emir Hüseyni, Şeriati'nin toplumda kültürel kimliğin canlanmasına inandığını söyledi: ''Şeriati bir islami uyanış yaşatmak istiyordu ve var olan durumu göz önünde bulundurarak hem gerçek islamı ve hem gerçek şii mezhebini dünyaya tanıtmak istiyordu.'' Dedi. Emir Hüseyni sözlerinin devamında: ''Şeriati İslam dinini bir aile mirası ve bir alışkanlıktan çıkartıp onu bilinçli bir tercihe dönüştürmek istiyordu.'' Dedi. Programın son konuşmacısı olan Alirıza Velizade ise Şeirati düşüncelerinden etkilenen kitlelere değinerek: ''Bu kitleler bazen onun düşüncelerini ileriye taşımak, bazen de aynısını tekrarlamak ile yetiniyorlar.'' Açıklamasını yaptı. Şeriati sadece İranlılar üzerine değil, Dr. Ammar Nakshawani gibi islami dünyasının büyük düşünürler üzerine de önemli etkiler bırakmıştır. Velizade'ye göre Nakshawani Şeriati'nin yöntemlerini izleyerek, müslüman gençleri bilhassa islami ülkelerde yaşamayan kişileri gerçek islam ile tanıştırmayı çalışıyor. ​ ]]> Din ve Düşünce Tue, 11 Jul 2017 08:14:19 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/249945/şeriati-ölümünün-kırkıncı-yılında-londra-da-anıldı ​''İslam'a Göre Büyücülük'' Raflarda http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/249596/islam-a-göre-büyücülük-raflarda İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – Büyü ve büyücülük gibi doğaüstü şeylerin tarihi, insanlık tarihini kadar eskidir ve Keldanîler zamanına kadar uzanır. Ama sihir-büyü, İslam'ın kesin olarak yasaklayıp reddettiği bir inanç ve işlem olup tabiat kuvvetleriyle insanlara bir takım etkilerin yapıldığı söylenen ilkel bir anlayış ve olgudur. İslam dinine göre büyü yapmak haramdır. Kur'anı Kerim'deki hükümlerden büyü öğretmenin, öğrenmenin ve yapmanın, şirk ve küfür olduğunu anlamaktayız. Allah Resulü (a.s.m), yedi büyük günah arasında büyü yapmayı da saymış, büyü yapanın Allah'a şirk koşmuş olacağını bildirmiştir. Bir kişi, büyücülerin her şeyi yapabileceğine inanırsa, Allah'a şirk koştuğundan kâfir olur. Kur'anı Kerim'de büyü ile ilgili olarak en geniş bilgi Bakara Suresi'nin 102. ayetinde verilmektedir.Bu ayette Cenab-ı Hakk, şöyle buyurmaktadır: "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında onlar, şeytanların uydurup söylediklerine tabi oldular. Hâlbuki Süleyman asla kâfir olmadı. Fakat o şeytanlar kâfir oldular. Çünkü  insanlara sihri ve Babil'de Harut ile Marut isimli iki meleğe indirilen şeyleri öğretiyorlardı. Hâlbuki o iki melek : ‘Biz ancak bir imtihan için gönderildik, sakın büyü yapmaya cevaz verip de kâfir olma’ demedikçe bir kimseye öğretmezlerdi. İşte bunlardan kişi ile karısını ayıracak şeyler öğreniyorlardı, fakat Allah'ın  izni olmadan bununla hiç kimseye zarar verebilir durumda değillerdi. Onlar, kendilerine zarar verecek, faydası dokunmayacak bir şey  öğreniyorlardı. Andolsun ki, onu her kim satın alırsa, ahirette onun bir nasibi olmadığını gayet iyi biliyorlardı.  Fakat karşılığında  canlarını sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bunu bilselerdi!" Büyünün İslamî hükmü şöyle verilmiştir: Eğer yapılan büyü, küfrü gerektiriyorsa, bunu yapanın küfre gireceği açıktır. Yine yapılan sihirde imanın şartlarından birini inkâr etmek varsa, o büyü küfrü gerektirir. Mesela birisi, büyücülerin her şeyi yapabileceğine inanırsa, Allah'a şirk koştuğundan kâfir olur.  ]]> Din ve Düşünce Sun, 02 Jul 2017 08:38:12 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/249596/islam-a-göre-büyücülük-raflarda ​Ünlü Sosyolog Peter L. Berger Hayatını Kaybetti http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/249532/ünlü-sosyolog-peter-l-berger-hayatını-kaybetti İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – Dinin toplumdaki önemi ile ilgili yaptığı çalışmalarla tanınan Protestan teolog ve sosyolog Peter Ludwig Berger 88 yaşında Massachusetts'teki evinde Salı günü hayata veda etti. Melekler Hakkında Söylenti, Meşruluğun Toplumsal Gerçekliği ve Sosyolojiye Çağrı gibi 40'ın üstünde kitabın yazarı olan Berger aynı zamanda Boston Üniversitesi'ndeki Kültür, Din ve Dünya İşleri Enstitüsü’nün kurucusuydu. Berger insanların günlük gerçekliği nasıl yaşadığını araştıran bilginin sosyolojisi ile ilgili yaptığı çalışmalarla tanınıyordu. 1966'da sosyolog Thomas Luckmann ile birlikte yazdığı ''Gerçekliğin Toplumsal İnşası: Bilgi Sosyolojisinde Bir Araştırma'' adlı kitabı, Uluslararası Sosyoloji Derneği tarafından 20. yüzyılın en etkili beş sosyoloji kitabıından biri olarak seçilmişti. Berger, laikliğin yükselişte olduğunu ve kültürel ilginin manevi değerleri aştığını kabul etse bile ateistlerin şüpheciliğinin, kör inanç kadar tartışılabilir olduğunu savundu. Hayatı boyunca sekülerleşme ile ilgili kaygılarını dile getiren Berger, Protestan Kilisesi’nin toplumsal hareketleri kayıtsız şartsız benimsemesini ve ''Hıristiyanlığı alakalı hale getirmek'' adına psikoloji, sosyoloji gibi alanlara teolojiden çok daha fazla enerji harcamasını eleştirmişti. Berger, Yahudi-Hıristiyan inançları dışındaki üçüncü dünya kültürleri ve dinlerini daha iyi gözlemlemek için Hindistan gibi ülkeleri gezdi. Seyahatlerinde gördüğü yoksulluk, özellikle sefaleti hafifletmeyi amaçlayan ideolojiler olmak üzere politik fikirlerle ilgilenmesine yol açtı. Bunun yanı sıra ''Hareket ve Devrim'' gibi yazdığı yazılarla reformun Marksizm gibi radikal değişimler olmaksızın da mümkün olduğunu savundu. Avusturya'da doğan Berger, 17 yaşındayken Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etti ve yüksek öğrenimini orada tamamladı. 1959'da kendisi gibi sosyolog olan ve Boston Üniversitesinde görev yapan Brigitte Kellner ile evlendi. Boston Üniversitesi’nin yanı sıra New York Sosyal Araştırmalar Okulu, Brooklyn Koleji, Rutgers Üniversitesi ve Boston Koleji gibi çeşitli okullarda ders verdi.   ''Invitation to Sociology: A Humanistic Perspective,'' ''The Sacred Canopy: Elements of a Sociological Theory of Religion,'' ''Peter Berger and the Study of Religion,'' ''A Far Glory: The Quest for Faith in an Age of Credibility,'' ''Homeless Mind: Modernization and Consciousness'' ve ''Other Side of God'' Peter L. Berger'in en önemli eserleridir.     ]]> Dünya Sat, 01 Jul 2017 05:16:03 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/249532/ünlü-sosyolog-peter-l-berger-hayatını-kaybetti ​''Nehсü'l Belâga'' Tatarca'ya Çevrildi http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/249520/nehсü-l-belâga-tatarca-ya-çevrildi İran kitap Haber Ajansı (İBNA) - İslami kültür ve İletişim Kurumu'nun haberine göre bu eşsiz ve önemli eser Rusya İslami Araştırmalar Vakfı,İhlas Vakfı, Kum merkezli Veysel Karani müesses ve Dünya Ehlibeyt Kurultayı'nın işbirliği ile Rusya'da yayınlandı. kitabın çevirmeni olan Muhammed Alam Mustafa Başkurdistan'ın başkenti  Ufa'da bulunan İhlas Camisinin baş hatibi ve hocasıdır. Kitabın tercümesini Hüccetülislam Dr.Ali Mudabber ve Dr. Elmas Elemcanoğlu denetlemiş ve düzeltmişler. Nehсü'l Belâga'nın Tatarca tercümesi 464 sayfada Moskova Merkezli Sedra yayınevi tarafından yayınlanmıştır. Nehcü'l Belağa, 239 hutbe, 79 mektup ve 480 hikmetli kısa sözden oluşur. Bu sözleri bu ad altında hicrî beşinci yüzyılın başında biraraya toplayan ve Seyyid Râzî adıyla tanınan Şii âlimi Muhammed bin Hasan Musevîdir. ]]> Din ve Düşünce Fri, 30 Jun 2017 03:30:00 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/249520/nehсü-l-belâga-tatarca-ya-çevrildi ''Kur'ân-ı Kerîm Ansiklopedisi''nın 14 Cildi Yayınlandı http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/249372/kur-ân-ı-kerîm-ansiklopedisi-nın-14-cildi-yayınlandı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – 20 yıldan fazladır Kur'ân-ı Kerîm konusunda farklı araştırmalara öncülük yapan İslami Bilim ve Kültür Araştırma Enstitüsü bir ilke imza atarak ''Kur'ân-ı Kerîm Ansiklopedisi''nın yayınladı. Bu bugüne kadar islam dünyasına yapılmamış bir projedir ve hedefi maarif ve Kur'âni bilimlerle ilgili bilgilere ulaşımı kolaylaştırmaktır. Şimdiya kadar 14 cildi yayınlanan ansiklopedi alfabetik sıraya göre hazırlanmıştır ve şimdi Fars Alfabesi ile R harfine ulaşmiştir. Kitabın 256 sayfasında ''Kur'ân Dili'' başlığı altında şöyle okuyoruz: ''Kur'ân’da kullanılan dil, Kur'âni bilimlerde önemli yer kaplıyor. Kur'ân’da kullanılan dil zor bir dildir bu nedenle de yorumlamkta birçok çelişkiye yol açabiliyor. Bugüne kadar farklı araştırmalara konu olan Kur'ân dili, ''Din Dili'' olarakta adlandırılıyor. Bu dil, Din Felsefesinde çok etkilidir ve bu alanda birçok düşünür ve filozof farklı açıklamalarda bulunmuştur… .'' 632 sayfadan oluşan Kur'ân-ı Kerîm Ansiklopedisi’nın 14.cildi Bustan Ketab yayınevi tarafından yayımlandı. ]]> Din ve Düşünce Wed, 21 Jun 2017 09:13:27 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/249372/kur-ân-ı-kerîm-ansiklopedisi-nın-14-cildi-yayınlandı 25.Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı'nın En İyileir Açıklandı http://www.ibna.ir/tr/doc/report/249226/25-uluslararası-kur-ân-ı-kerîm-fuarı-nın-en-iyileir-açıklandı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – Bu dönem 25'incisi düzenlenen Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı cuma günü (16 Haziran) faaliyetine son verdi. İran Kültür ve İslami İrşad Bakanı'nın katıldığı kapanış töreninde fuarın en iyi bölümleri, stantları ve medya kuruluşları açıklandı ve ödüllendirildi. İşte 25.Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı'nın en iyileri: - Kur'ân Alanında Faaliyet Gösteren En İyi Kuruluş Müessese Tedbir Kur'ân ve Seyir Meşhed Müessese Camet’ül Kur'ân El’kerim Tehran - Kur'ân Alanında Faaliyet Gösteren En İyi Sivil Kuruluşlar Tiban Kurumu Muhlesin - Kur'ân Alanında Faaliyet Gösteren En İyi Devlet Kuruluşlar İran Eğitim Bakanlığı İran Bilim, Araştırma ve Teknoloji Bakanlığı - Havza Bölümü Kum Havzası'nın İslami Tebliğ Bölümü - Kur'ân Alanında Faaliyet Gösteren En İyi Dijital Medya Kuruluşu Nour İslami Araştırma Bakanlığı - Kur'ân Alanında Faaliyet Gösteren En İyi Yayınevleri Peyam-e Adalet Esra Yayınları - En İyi Kur'ân-Kültürer Ürünler Üreticisi Muarrag Humayun - Hicab ve İfaf Bölümü Sondos Standı Ücretsiz Çarşaf Dikiş Standı - En İyi Dijital Medya Kuruluşları İran Kuran Haber Ajansı (İQNA) İran Cumhuriyeti Haber Ajansı (İRNA) - En İyi Görsel Medya Kuruluşları Kuran TV   ]]> Din ve Düşünce Sat, 17 Jun 2017 09:14:34 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/249226/25-uluslararası-kur-ân-ı-kerîm-fuarı-nın-en-iyileir-açıklandı ​25.Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı'nın Kapanışını Kültür Bakanı Yapacak http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/249166/25-uluslararası-kur-ân-ı-kerîm-fuarı-nın-kapanışını-kültür-bakanı-yapacak İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - 25.Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı'nın resmi kapanış töreni 16 Haziran'da İmam Humeyni (ra) Büyük Musella'sında gerçekleşecektir. Fuarın kapanışını İran Kültür ve İslami İrşad Bakanı Seyyid Rıza Salehi Emiri yapacaktır. 25.Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı ''Kur'ân, Ahlak, Hayat'' sloganı ile mübarek Ramazan ayı boyuca İmam Humeyni (ra) Büyük Musella'sında misafirlerini ağarladı. 40 bin metrekarelik bir alanda gerçekleşen fuarda birçok yerli ve yabancı katılımcı Kur'ân-ı Kerîm ile ilgili eserini ve ürünlerini sergiledi.   ]]> Din ve Düşünce Wed, 14 Jun 2017 07:43:38 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/249166/25-uluslararası-kur-ân-ı-kerîm-fuarı-nın-kapanışını-kültür-bakanı-yapacak Kur'an-ı Kerim Uygulamasını Kullanıma Sunuldu http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/249103/kur-an-ı-kerim-uygulamasını-kullanıma-sunuldu İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – ''Kıssa Şehri'' isimli uygulama sanat ve siyaset dünyasından birçok ünlü ismin katılımı ile bugün saat 22'de 25.Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı'nde tanıtılacaktır. Uygulama Şehid Mutahhari'nin ''Doğruların Öyküsü'' (Destan-i Rastan) isimli eserinde yer alan hikayelerden anekdotlar içeriyor. Bu hikâyeler ahlakî ve toplumsal olarak faydalı bir şekilde yol gösterebilir olmalarına ilaveten, İslamî öğretilerin ruhunu da ortaya koymaktadır ve okuyucu bu yöntemle İslamî öğretilerin ruhuna aşina olabilir ve kendini, etrafını veya toplumunu bu değerlerle ölçüp yaşadığı toplumun ve Müslüman olarak gördüğü bütün katmanların ne ölçüde gerçek anlamda İslam'la amel ettiğini ve donandığını görebilir. İranlı alim, din bilgini, filozof, üniversite hocası ve siyasetçi  Şehid Murtaza Mutahhari, 1919 yılında Horasan iline bağlı Feriman kasabasında dünyaya gelmiştir. Babası, bu ilde herkesin saygı duyduğu büyük din alimlerinden merhum Şeyh Muhammed Hüseyin Mutahharidir.  3 Mayıs 1979 gecesi saat 22.40'da Üstad Mutahhari'yi, bir toplantıdan çıkarken şehid etmişlerdir. ]]> Din ve Düşünce Mon, 12 Jun 2017 09:37:37 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/249103/kur-an-ı-kerim-uygulamasını-kullanıma-sunuldu Ayetullah Hamanei: Ülkenin Şiir Ağacı, Gelişmek ve Dallanmak İçin Çok Büyük Kapasite ve Potansiyele Sahiptir http://www.ibna.ir/tr/doc/report/249068/ayetullah-hamanei-ülkenin-şiir-ağacı-gelişmek-ve-dallanmak-için-çok-büyük-kapasite-potansiyele-sahiptir İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Ayetullah Hamanei'nin resmi sayfasından alınan habere göre, Ehli Beyt-i Resul (as)ın ikinci imamlık halkası Hz. İmam Hasan Müçteba (as)ın mübarek veladet yıl dönümü dolayısıyla kültür ahalisi, Fars edebiyatı ve Şiiri hocaları, genç ve yaşlı şairler ayrıca Afganistan, Hindistan ve Türkiye'den şairler İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hamanei'yi ziyaret ettiler. Ülkede şiirin her geçen gün daha da gelişmekte olmasından dolayı memnuniyetini dile getiren İslam İnkılabı Rehberi, Şiirin bir "Milli Zenginlik" olduğunu bildirerek, İslam İnkılabının ilk başından itibaren şiirin İnkılap hedeflerinden saptırılması yönünde bir takım girişimlerin mevcut olduğunu ve çabaların halen devam etmekte olduğunu bildirdi. İslam İnkılabından önceki dönemde şiirin genellikle "Milli uyanış ve bilinçlilik"in dışında başka kavramlara hizmet yönünde kullanıldığını hatırlatarak, o günün edebiyat alanında yenilik ve modernlik iddiasında bulunan kişilerin ülkenin kalkınmasına, gerçek ve sahih yenilenmesine her hangi bir hizmette bulunmadıklarını bildirdi. İslam İnkılabının zaferinin Şiir alanında yeni bir dönemin başlangıcı ve "ülkenin hedefleri hizmetinde ve basiret artırıcı şiir" söylemek amacıyla gençler ve şairlerin alana adım attıkları dönem olduğunu hatırlatan Ayetullah Hamanei, bu gibi şairlerin faaliyet alanının her geçen gün daha da genişlemekte olduğunu ve bugün şiirlerin genellikle dini ve inkılapçı hedeflere uygun dillendirildiğini ve her geçen gün gelişmekte olduğunu bildirdi. İslam İnkılabı Rehberi, "Son istasyona ulaşmak tasavvuru ve duraklama"nın şairler için korkunç bir zehir misali olduğunu belirterek, ülkenin şiir ağacının, gelişmek ve dallanmak için çok büyük kapasite ve potansiyele sahip olduğunu ve şiir vasıtasıyla günün kavram ve anlamlarının daha iyi mazmunlarla aktarılması gerektiğini vurguladı. Milli şahsiyetlerin durumu ve ülke olaylarının rapor edilmesi konusunda var olan zaafları hatırlatan İslam İnkılabı Rehberi, İranlıların bu hususta tembelliğe düştüklerini belirtti ve "rahmetli İmam Humeyni, dost ve düşman'ın büyüklüğüne itiraf ettikleri bir numaralı şahsiyettir. Ama acaba bu büyük şahsiyet hakkında şimdiye kadar kaç kitap yazılmıştır" dedi. Suriye olaylarını, harem savunucularını ve Irak'ın önemli gelişmelerini binlerce şiir söylenmeye layık gelişmeler niteleyen Ayetullah Hamanei, "Halkın önemli bir kesimi, Amerikalıların Irak'ta nasıl bir amaç güttüklerini ve nasıl başları taşa değdiğini bilmemekteler. Bu mesele önemli bir mevzuu olup, Saddam'ın Irak'ının nasıl oldu da şehid Hekim'in Irak'ına çevrildiğinin açıklanması gerekir" ifadesini kullandı. İslam İnkılabı Rehberi şairlerden muhtelif konular hakkında manzume yazmalarını, ayrıca dünyanın bir takım ilginç konuları hakkında "Hiciv" (taşlama-yergi) dalında şiir söylemelerini isteyerek, "Allah Resulü (sav) kendi şair sehabesinden birine müşrikleri hiciv etmesi emrini verdi ve bugün de "Modern cahiliyet"in "kabilevi cahiliyet) yanında kılıç dansında bulunması veya Suudi Arabistan gibi bir yönetimin BM Teşkilatı insan hakları komisyonunda yer alması gerçek manada hiciv olunması gereken konulardandır" dedi. Bu görüşmede şairlerden 30 kişi İslam İnkılabı Rehberinin huzurunda kendi şiirlerini okudular. Daha sonra şairler akşam ve yatsı namazını İslam İnkılabı Rehberinin imamlığında kıldıktan sonra Ayetullah Hamanei ile birlikte iftarlarını açtılar. ]]> Din ve Düşünce Sun, 11 Jun 2017 10:39:00 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/249068/ayetullah-hamanei-ülkenin-şiir-ağacı-gelişmek-ve-dallanmak-için-çok-büyük-kapasite-potansiyele-sahiptir ​10. Uluslararası Razavi Yılın kitabı Seçimi Festivali'nin Başvuru Süresi Uzatildi http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/249027/10-uluslararası-razavi-yılın-kitabı-seçimi-festivali-nin-başvuru-süresi-uzatildi İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Astan-i Kuds-i Razavi Kütüphaneler Teşkilatı, Müzeler ve Belgeler Merkezi, 10.Uluslararası Razavi Yılın kitabı Seçimi Festivali’nin katılım çağrısını Farsça, Arapça ve İngilizce olmak üzere İran’ın farklı ülkelerde bulunan 80 kültür ataşeliği tarafından yayınladı.   15.düzenlenen Uluslararası İmam Rıza (a.s) Festivali'nin bir parçası olan Uluslararası Razavi Yılın kitabı Ödülü, beş ana dalda sahiplerini bulacak. ''En İyi Kitap'', ''En İyi Dijital Kitap'', ''En iyi Üniversite Tezi'', ''En iyi Yayınevi'' ve ''Yayınlamaya Değer Eser'' değerlendirilecek beş daldır.   Festivalin sekreterliğinden yapılan açıklamaya göre sadece , ''Razavi maarif ve bilimi'', ''Razevi tarih ve Siyresi'', ''Ziyaret'', ''İmam Rıza (a.s) Tıbbı'', ''Şiir'', ''Hikaye'', ''Çocuk ve gençlik'', ''Çeviri'' ve ''Yabancı Diller'' konu eserler festival için değerlendirilecektir.   Sekreterliğe gönderilen eserler, İmam Rıza (a.s) veya İmam Rıza (a.s) soyu ile ilgili olmalıdır.   Ayrıca gönderilen eserler, 2016-2017 yılları içersinde yayınlanmış olmalı ve eserden üç nüsha sekreterliğe gönderilmemidir. Gönderilen eserler iade edilmeyecek ve bir yazar veya yayıncı birden fazla eser yarışma için gönderebilecek. Katılmak isteyenler eserlerini en geç 21 Haziran'a kadar library.aqr.ir/ketabsal adresine göndermeliler. ]]> Din ve Düşünce Sat, 10 Jun 2017 12:28:24 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/249027/10-uluslararası-razavi-yılın-kitabı-seçimi-festivali-nin-başvuru-süresi-uzatildi Kur'ân-ı Kerîm Tercümanları İçin Özel Tören http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/249001/kur-ân-ı-kerîm-tercümanları-için-özel-tören İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – Kur'ân-ı Kerîm'i Farsça'ya tercüme eden üç değerli din alimi Ayetullah Seyyid Mustafa Hüseyini Deşti, üstad Abbas Dozdozani ve üstad Hüseyin Estadoli dün (9 Haziran) düzenlenen törenle ödüllendirildiler. 25.Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı'nda gerçekleşen törende Ayetullah Seyyid Mustafa Hüseyini Deşti'nin yaptığı çeviriler (Kur'ân-ı Kerîm, Nehcül-Belağa, Sâhife-i Seccâdiye, Mefatihu'l Cinan) , üstad Abbas Dozdozani menzum Kur'ân-ı Kerîm çevirisi ve üstad Hüseyin Estadoli mensur Kur'ân-ı Kerîm çevirileri de tanıtıldı. 27 Mayıs'ta başlayan 25.Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı'nın sloganı, ''Kur'ân, Ahlak, Hayat'' olarak seçilmiştir. 14 Haziran'a kadar İmam Humeyni (ra) Büyük Musella'sında devam edecek olan fuarın kapıları her gün saat 17'den gece yarısına kadar ziyaretçilere açık olacak. ]]> Din ve Düşünce Sat, 10 Jun 2017 08:53:48 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/249001/kur-ân-ı-kerîm-tercümanları-için-özel-tören ​10. Uluslararası Razavi Yılın kitabı Seçimi Festivali'nde Başvurular Başladı http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/248927/10-uluslararası-razavi-yılın-kitabı-seçimi-festivali-nde-başvurular-başladı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Astan-i Kuds-i Razavi Kütüphaneler Teşkilatı, Müzeler ve Belgeler Merkezi, 10.Uluslararası Razavi Yılın kitabı Seçimi Festivali’nin katılım çağrısını Farsça, Arapça ve İngilizce olmak üzere İran’ın farklı ülkelerde bulunan 80 kültür ataşeliği tarafından yayınladı.   15.düzenlenen Uluslararası İmam Rıza (a.s) Festivali'nin bir parçası olan Uluslararası Razavi Yılın kitabı Ödülü, beş ana dalda sahiplerini bulacak. ''En İyi Kitap'', ''En İyi Dijital Kitap'', ''En iyi Üniversite Tezi'', ''En iyi Yayınevi'' ve ''Yayınlamaya Değer Eser'' değerlendirilecek beş daldır.   Festivalin sekreterliğinden yapılan açıklamaya göre sadece , ''Razavi maarif ve bilimi'', ''Razevi tarih ve Siyresi'', ''Ziyaret'', ''İmam Rıza (a.s) Tıbbı'', ''Şiir'', ''Hikaye'', ''Çocuk ve gençlik'', ''Çeviri'' ve ''Yabancı Diller'' konu eserler festival için değerlendirilecektir.   Sekreterliğe gönderilen eserler, İmam Rıza (a.s) veya İmam Rıza (a.s) soyu ile ilgili olmalıdır.   Ayrıca gönderilen eserler, 2016-2017 yılları içersinde yayınlanmış olmalı ve eserden üç nüsha sekreterliğe gönderilmemidir. Gönderilen eserler iade edilmeyecek ve bir yazar veya yayıncı birden fazla eser yarışma için gönderebilecek. Katılmak isteyenler eserlerini en geç 10 Haziran'a kadar library.aqr.ir/ketabsal adresine göndermeliler. ]]> Din ve Düşünce Tue, 06 Jun 2017 10:33:30 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/248927/10-uluslararası-razavi-yılın-kitabı-seçimi-festivali-nde-başvurular-başladı ​İmam Humeyni (ra)'nin Kur'ân-ı Kerîm Tefsiri 25.Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı'nda http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/248912/imam-humeyni-ra-nin-kur-ân-ı-kerîm-tefsiri-25-uluslararası-fuarı-nda İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Hüccetül İslam Vel Müslimin Seyyid Muhammed Ali Ayazi tarafından hazırlanan eser, beş ciltte İmam Humeyni (ra)'nin Kur'ân ayetlerinden tefsirine yer veriyor. İmam Humeyni'nin düşünce ve görüşlerini daha iyi anlamak için önemli bir eser olan beş ciltlik tefsir kitabı Uruc yayınevi tarafından yayımlanmıştır. Seyyid Muhammed Ali Ayazi İmamın sosyal ve kültürel konumunu göz önünde bulundurarak, onun mistik yönlerini göstermeye çalışıyor. Ayrıca İmam Humeyni (ra)'nin yazdığı eser ve yaptığı araştırmalara istinad ederek, Kur'ân'ın onun düşüncelerinde bıraktığı etkiyi inceliyor. Eserin birinci cildi Kur'ân İran İslam Devriminin kurucusunun düşünceleri üzerine bıraktığı etki inceleniyor ve diğer dört cilt İmam Humeyni (ra)’nin ayetler üzerinde yaptığı tefsirler ele alınıyor. 27 Mayıs'ta başlayan 25.Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı'nın sloganı, ''Kur'ân, Ahlak, Hayat'' olarak seçilmiştir. 14 Haziran'a kadar İmam Humeyni (ra) Büyük Musella'sında devam edecek olan fuarın kapıları her gün saat 17'den gece yarısına kadar ziyaretçilere açık olacak. ]]> Din ve Düşünce Tue, 06 Jun 2017 08:45:43 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/248912/imam-humeyni-ra-nin-kur-ân-ı-kerîm-tefsiri-25-uluslararası-fuarı-nda ​''Tanrının Kuraltanımaz Kulları - İslam Dünyasında Derviş Toplulukları (1200-1550)'' Farsça'da http://www.ibna.ir/tr/doc/book/248823/tanrının-kuraltanımaz-kulları-islam-dünyasında-derviş-toplulukları-1200-1550-farsça-da İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Ahmet T. Karamustafa'nın ''Tanrının Kuraltanımaz Kulları - İslam Dünyasında Derviş Toplulukları (1200-1550)'' adlı eseri Merziye Süleymani tarafından İngilizce'den Farsça'ya tercüme edildi. Kalenderler, Haydarîler, Câmiler, Celâlîler, Şems-i Tebrizîler, Cavlakîler, Abdallar ve diğerleri. İslâm toplumunun kıyısında duran heterodokslar ve heretikler, yani aşkın ve taşkın derviş topluluklarını anlatıyor. İnançlarıyla, görünümleriyle, yaşayışlarıyla toplumu dışlayan bu toplulukların öyküsü her zaman ilgi çekmiş, haklarında olağanüstü bir edebiyat oluşmuştur. Ahmet T. Karamustafa ise konuyu bir tarihçi yaklaşımıyla ele alıyor, bu toplulukların geniş İslam coğrafyasının farklı bölgelerinde ayrı özellikler taşıyan köklerinden başlayıp gelişimlerini irdeliyor ve sonraları nasıl bir değişim geçirerek başka akımlara dönüşmesi sürecini özlü biçimde anlatıyor. Karmaşık gibi görünen bir olguyu yalın biçimde kavratan örneği az bir çalışma. Kitabın bir bölümünde şöyle okuyoruz: ''Derviş dindarlığı, ürkütücü toplumsal davranış üzerine acımasız vurgusu ve toplumsal uyarlığı açıkça küçümsemesiyle bütün öteki İslam dindarlık biçimlerinden ayrılıyordu. Daha da anlamlı olarak, toplumsal köken bakımından da çekicilik bakımından da 'alt' toplumsal katmanlarla sınırlı değildi. Derviş gruplarının toplumsal bileşimini saptamak kolay değil, ancak söz konusu hareketlerin üyelerinin okur-yazar olmayanlarla cahillerden oluşması gerektiğini ileri süren genel görüşün tersine bu hareketlerin pek sık olarak orta ve yüksek toplumsal katmanlardan üye aldıklarını saptamak için yeterli kanıt kesinlikle var. (…) Üyeleri arasında şair, bilgin ve belli bir yetenekte yazarların varlığına bakarark karar vermek gerekirse anarşist dervişler, her zaman, kendilerini küçük görenlerin söylediği gibi okuma yazmasız bir kalabalık değildi. (…) Gayri İslami kalıntılar kuramı, toplumsal anlamda sapkın zâhidliğe uygulandığında, ortaçağ İslam dünyasında yeni zâhidliğin ortaya çıkışını eksik İslamlaşmış kültürel çevrelerde gayri İslami ilkel inanç örneklerinin devamı olarak anlamak gerektiğini akla getirecektir. Ancak sapkın zühdü yalnızca İslam-öncesi inanç ve töreler kalıntısı olarak görmek yanıltıcı olur.'' Ahmet T. Karamustafa (1956) Washington Üniversitesi Tarih ve Din Bilimleri İncelemeleri bölümünde öğretim üyesidir. Uzmanlık alanları arasında, modernizm öncesi İslâmda sosyal ve entelektüel tarih, ayrıca din araştırmalarında teori ve yöntem bulunmaktadır. Lisans eğitimini felsefe alanında Hamilton College'de, yüksek lisans derecesiyle doktorasını McGill Üniversitesi'nde, İslâm Araştırmaları alanında tamamladı. Ortaçağda İslâm dünyasındaki aykırı tasavvuf akımları üstüne "God's Unruly Friends" (University of Utah Press, 1994) ve onaltıncı yüzyılda kaleme alınmış mistik bir metni inceleyen "Vahidi’s Menakib-i Hoca-i Cihan ve Netice-i Can" (The Department of Near Eastern Languages and Civilizations, Harvard University, 1993) adlı iki eseri yayımlanmıştır. Ayrıca "Cartography in the Traditional Islamic and South Asian Societies" (University of Chicago Press, 1992) adlı dergide editörlük yapmış ve aynı dergide pek çok makalesi yayımlanmıştır. Yakın zamanda, İslâmiyetin erken döneminde tasavvufun tarihini kapsamlı biçimde incelediği "Sufism: The Formative Period" adlı eserini (Edinburgh University Press & University of California Press, 2007) tamamlamıştır. Karamustafa Washington Üniversitesi’nde pek çok idari görev de üstlenmiş, beş yıl süreyle Dini Araştırmalar Programı’nın yöneticiliğini yapmıştır. Şu sırada Türkiye’deki Amerikan İlmî Araştırmalar Enstitüsü’nün (American Research Institute) başkan yardımcılığını sürdürmektedir ve Amerikan Din Akademisi’nin (American Academy of Religion) İslâm Araştırmaları Bölümü’nün yönetim kurulunda yer almaktadır. ]]> Din ve Düşünce Wed, 31 May 2017 11:36:57 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/book/248823/tanrının-kuraltanımaz-kulları-islam-dünyasında-derviş-toplulukları-1200-1550-farsça-da Cumhurbaşkanı Kur'ân Alanında Faaliyet Gösteren Kişileri Ödüllendirecek http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/248808/cumhurbaşkanı-kur-ân-alanında-faaliyet-gösteren-kişileri-ödüllendirecek İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – İran Kültür ve İslami İrşad Bakanı'nın Kur'ân işlerinden sorumlu yardımcısı Hüccetü'l-İslam ve'l-Müslimin Muhammed Rıza Heşmati, İran Cumhurbaşkanı Dr.Hasan Ruhani'nin İmam Hasan el-Müctebâ'nın doğum yıldönümünde 25.Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı'nda, Kur'ân alanında faaliyet gösteren 10 kişiyi takdir edeceğini açıkladı. Bunun için özel bir tören düzenlenecek ve törene cumhurbaşkanı'nın yanı sıra İran Kültür Bakanı Seyyed Abbas Salehi de katılacaktır. İran Kültür Bakanlığı 21 yıldır Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı'nda o yıl Kur'ân alanında farklı faaliytler gösteren kişileri takdir ediyor. 27 Mayıs'ta başlayan 25.Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı'nın sloganı, ''Kur'ân, Ahlak, Hayat'' olarak seçilmiştir. 14 Haziran'a kadar İmam Humeyni (ra) Büyük Musella'sında devam edecek olan fuarın kapıları her gün saat 17'den gece yarısına kadar ziyaretçilere açık olacak. ]]> Din ve Düşünce Wed, 31 May 2017 10:29:59 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/248808/cumhurbaşkanı-kur-ân-alanında-faaliyet-gösteren-kişileri-ödüllendirecek ''Dua'ya Kalkan Eller''; Dini Sanata Açılan Bir Pencere http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/248768/dua-ya-kalkan-eller-dini-sanata-açılan-bir-pencere İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – Kutsal Ramazan ayı boyunca açık olacak ''Dua'ya Kalkan Eller'' sergisinde eşsiz Kur'ân-ı Kerîm nüshaları, elyazmalar ve farklı asırlardan kalmış değerli dua kitapları sergilenecek. Sergide gösterilen eserlerin yaratılış tarihleri 11 yüzyıldan günümüze dayanıyor. Ziyaretçiler sergide İran'ın en ünlü hat sanatçılarından da eserleri görebilecekler. Malek İran'ın ilk vakıf-özel kütüphane ve müzesidir.Binlerce nadir el yazması ve matbu (basılı) esere sahip olan Malek kütüphanesi, İran'ın en zengin altı kütüphanesi arasında yer alıyor. Müzede sergilenen birçok eser, Hac Hüseyin Ağa Malek'e ağttir. Hac Hüseyin Ağa Malek'in büyük kızı olan Ezzet Melek Malek'de birçok değerli eseri babasının vakıf müzesine bahşetmiştir. ]]> Din ve Düşünce Tue, 30 May 2017 11:19:14 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/248768/dua-ya-kalkan-eller-dini-sanata-açılan-bir-pencere ​Salehi Emiri: Ahlak Toplumumuzun Kayıp Parçasıdır http://www.ibna.ir/tr/doc/report/248740/salehi-emiri-ahlak-toplumumuzun-kayıp-parçasıdır İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - 25. Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı'nın açılış töreni dün (30 Mayıs) İran Kültür ve İslami İrşad Bakanı Seyyid Rıza Salehi Emiri, İran Enerji Kurumu Başkanı Ali Ekber Salehi, Kültür Bakanı'nın Kur'ân işlerinden sorumlu yardımcısı Hüccet'ül İslam vel- Muslimin Muhammed Rıza Heşmati, Kültür Bakanı'nın Kültürel işlerden sorumlu yardımcısı Seyyid Abbas Salehi, Kültür Bakanı'nın basın işlerinden sorumlu yardımcısı Hüseyin İntizami, Tahran Şehir Konseyi üyesi Ahmed Mescit Camii ve yetkililerin katılımı ile İmam Humeyni (ra) Büyük Musella'sında düzenlenen katıldı. Açılışta konuşma yapana Salehi Emiri: ''Kur'ân, tüm iyiliklerin boy aynasıdır. Kur'ân ve ehli beyt öğretilerini günlük hayata taşıyarak, İran-İslami yaşam tarzını toplumda yayabiliriz. Kur'ân ve öğretilerini hayatımıza almamız, ahlaklı bir toplum olmamıza neden olabilir.'' Dedi. Kültür Bakanı sözlerinin devamında: ''Ahlak toplumumuzun kayıp parçasıdır. Bugünkü toplumumuzda eksik olan en önemli şey, ahlak ve ahlaklı olmaktır. Eğer güvenilir bir toplumda yaşamak istiyorsak, insanlarımıza ahlaklı olmayı öğretmeliyiz. Ahlak İran toplumun kurtaracak sihirdir.'' Açıklamasını yaptı. Seyyid Abbas Salehi Kur'ân öğretilerine bağlı bir toplum yetiştirmemiz gerektiğini vurgulayarak: ''Ahlak prensiplerine bağlı bir toplumda şiddetin yeri yok ve tüm sorunlar diyalog ile çözülür. Diyalog ortak değerleri bulmak için iyi bir çözüm olabilir. Ama diyalog din, ahlak ve Kur'ân çerçevesinde olmalıdır.'' Dedi. İran Kültür Bakanı açıklamalarını devamında: ''Toplumda adalet, vicdan, ekip ruhunu ve akılcılığı yaygınlaştırarak İslami yaşam tarzını güçlendirebiliriz. Dini alimleri bir yol gösterici belirleyerek, kendimizi geliştirebiliriz. ''Kur'ân, Ahlak, Hayat'' olan fuarın bu yılki sloganını toplumumuzun sloganına dönüştürmeliyiz.'' Dedi. ]]> Din ve Düşünce Tue, 30 May 2017 05:59:23 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/248740/salehi-emiri-ahlak-toplumumuzun-kayıp-parçasıdır Bin Kur'ân-ı Kerîm Bağaşlanmıştır http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/248731/bin-kur-ân-ı-kerîm-bağaşlanmıştır İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – Kuzey Horasan İslmai Teblığ kurumu'nun başkanı Hüccet'ül İslam Ahmed Rızayi son bir yıl içersinde bu eyalette yaşayan yoksul kesimlerde bin cilt Kur'ân-ı Kerîm'in dağatıldığını söyledi. Ayrıca bin 200 eğitim seti de okullar ve eğitim merkezlerine dağıtılmıştır.Ayrıca yoksul ailelerin evlerine de de Kur'ân-ı Kerîm'in gönderilmiş ve bu bölgenin okullarına bilgisayar bağışı yapılmıştır. Hüccet'ül İslam Ahmed Rızayi kendilerine verilen bütçenin tamamını bu tür işlerde harcadıklarını söyleyerek, bu yıl Ramazan ayında farklı bölgelerde 1500 Kur'ân kürslarının düzenleneceğini duyurdu.   ]]> Din ve Düşünce Mon, 29 May 2017 12:29:47 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/248731/bin-kur-ân-ı-kerîm-bağaşlanmıştır ​Astan Quds Razavi Kütüphanesi Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı'nda ! http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/248688/astan-quds-razavi-kütüphanesi-uluslararası-kur-ân-ı-kerîm-fuarı-nda İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – 25. Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı'nın başlaması ile eşzamanlı olarak Astan Quds Razavi, kütüphanesi, belgeler merkezi, İslami araştırmalar vekfı, İslami Bilimler Üniversitesi, yayınevi, Sanatsal yaratılışlar bölümü ve İslami tebliğ ve irtibat bölümünün faaliyetlerini özel standında tanıtacak. Ayrıca Şebister Salonunda bulunan stantta Kur'ân, Kur'ân konulu eserler, dua kitapları, satışa sunulacak ve Kur'ân ile ilgili bir serge de fuar boyunca bu standı ziyaret edenleri bekleyecek. 27 Mayıs'ta başlayacak olan 25.Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı'nın sloganı, ''Kur'ân, Ahlak, Hayat'' olarak seçilmiştir. 14 Haziran'a kadar İmam Humeyni (ra) Büyük Musella'sında devam edecek olan fuarın kapıları her gün saat 17'den gece yarısına kadar ziyaretçilere açık olacak. ]]> Din ve Düşünce Sun, 28 May 2017 12:02:50 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/248688/astan-quds-razavi-kütüphanesi-uluslararası-kur-ân-ı-kerîm-fuarı-nda ​25.Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı'nı İran Kültür Bakanı Açacak http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/248571/25-uluslararası-kur-ân-ı-kerîm-fuarı-nı-iran-kültür-bakanı-açacak İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - 25.Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı'nın resmi açılış töreni 29 Mayıs'ta İmam Humeyni (ra) Büyük Musella'sında gerçekleşecektir. Fuarın açılış konuşmasını İran Kültür ve İslami İrşad Bakanı Seyyid Rıza Salehi Emiri yapacaktır. 25.Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı'nın ''Kur'ân, Ahlak, Hayat'' sloganı ile mübarek Ramazan ayı boyuca İmam Humeyni (ra) Büyük Musella'sında misafirlerini ağarlayacaktır. Fuar 40 bin metrekarelik bir alanda gerçekleşecek ve birçok yerli ve yabancı katılımcı Kur'ân-ı Kerîm ile ilgili eser ve ürünlerini sergileyecekler. ]]> Din ve Düşünce Wed, 24 May 2017 08:21:31 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/248571/25-uluslararası-kur-ân-ı-kerîm-fuarı-nı-iran-kültür-bakanı-açacak Prof.Dr. Kılıç: Sufi Tavri Evrenseldir http://www.ibna.ir/tr/doc/report/248140/prof-dr-kılıç-sufi-tavri-evrenseldir İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamentolar Birliği (İSİPAB) Başkanı Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç 30.Uluslararası Tahran Kitap fuarı'nın Onur Konuğu şehri olması şerefine düzenlenen "Sufi İstanbul" oturumunda konuşma yaptı. Prof.Kılıç konuşmasına her şehrin ruhu var fetvası ile başladı ve: ''Maddenin, fiziğin ve lokasyonun ruhu vardır.Ama büyüklerin de dediği gibi "şerefü'l-mekanBi'1-mekin'' dolayısıyla istanbul Osmanlılar tarafından fethdilmeden önce birkaç kez başka kişiler tarafından fethedilmeye çalışıldı.Ama bu büyük onur Fatih Sultan Mehmed Han'a nasip oldu.'' Dedi. Kılıç İstanbul şehrinin islam maneviyatında çok önemli bir yere sahip olduğunu söyleyerek, ''Onu fetheden asker ne güzel asker, onu fetheden komutan ne güzel komutandır'' hadisini hatırlattı. Kılıç İstanbul fethedilmeden önce Bizans ve daha öncesi orda yaşayan insanların da güçlü bir maneviyata sahip olduklarını söyleyerek: ''Bir çok Bizans dönemi Ortodoks yazar, en önemli mistik ve ezoterik eserlerini Konstantinopolis'de kaleme almışlar. Bu eserler doğu Hıristiyanlık eserleri içersinde daha sonra önemli bir yer kaplamış eserlerdir.'' Açıklamasını yaptı. İslam, Hıristiyan ve Yahudi'likte sufi tavrının evrensel olduğunu söyleyen Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç fetihten sonra İstanbul'a yerleşen Türklerin hem fiziksel ve hem ruhsal açıdan bu şehre yeni bir can uflediklerini söyleyerek: ''İstanbul fethedildikten sonra dervişler hem orduda hem toplumda önemli bir konum kazandılar.Bunlardan birisi Fatih Sultan Mehmed Han’ın manevi rehberi olan Akşemseddin’dir. İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamentolar Birliği (İSİPAB) Başkanı, Osmanlı’da hakim ve sufilerin her zaman uyum içersinde olduklarını söyleyerek: Maneviyatın lezzeti baskın gelince bir çok sultan ve hakim, dünya işlerinden el çekerek, tekkeye yerleşerek derviş olmak istemiştir. Bu konuda en bilindik örenk Fatih Sultan Mehmed’dir. Fatih Sultan Mehmed Han tahtı derviş olmak için bırakmak isteyince üstadı izin vermez ve ona kulların bir sorununu hallederek daha fazla sevap işleyebileceğini söyler. Kılıç konuşmasının devamında halveti şeyhi olan Sümbül Sinan Efendi’den bahsederek, çifte kumru sembolünün nasıl ortaya çıktığını anlattı. Türk profesör, yazar ve diplomat olan Mahmud Erol Kılıç 1961, İstanbul doğumludur.  Hırka-i Şerif İlkokulu, Vefa Lisesi ve İstanbul Üniversitesi'nde öğrenim gördü. Evli ve iki çocuk babasıdır.  İngilizce, Arapça, Farsça veFransızca bilmektedir. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun olduktan sonra bir müddet yurtdışında araştırmalarda bulundu. Lisans sonrası çalışmalarını özel olarak İslam Tasavvufualanında yoğunlaştırdı. 1988'de asistan olarak göreve başladığı İslam Felsefesi Anabilim dalında İslam Kaynakları Işığında Hermes ve Hermetik Düşünce isimli yüksek lisans tezini hazırladı. Türkiye üniversitelerinde "Tasavvuf Anabilim Dalı"nın kuruluşunun ardından bu anabilim dalında yapılan ilk doktora tezi sayılan İbn Arabi'de Varlık ve Mertebeleri isimli tezini savundu. Türkçe ve diğer dillerde birçok ansiklopedi ve dergilerde sahasıyla ilgili makaleleri yayınlandı. Pek çok uluslararası konferanslarda tebliğ sundu, radyo vetelevizyon programlarına katıldı. Türkiye Yazarlar Birliği 2004 yılında Sufi ve Şiir isimli kitabını inceleme-araştırma dalında yılın kitabı seçti ]]> Din ve Düşünce Thu, 11 May 2017 15:02:55 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/248140/prof-dr-kılıç-sufi-tavri-evrenseldir Kur'ân-ı Kerîm Fuarı 27 Mayıs'ta Başlıyor http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/248088/kur-ân-ı-kerîm-fuarı-27-mayıs-ta-başlıyor İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Bu yıl 25'inci dönemi düzenlenen Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı İran ve yurt dışından birçok misafirin katılımı ile Tahran'da bulunan İmam Humeyni (ra) Büyük Musella'sında gerçekleşecektir. 27 Mayıs'ta başlayacak olan fuarın sloganı, ''Kur'ân, Ahlak, Hayat'' olarak seçilmiştir. 14 Haziran'a kadar sürecek fuarın kapıları her gün saat 17'den gece yarısına kadar ziyaretçilere açık olacak. ]]> Din ve Düşünce Thu, 11 May 2017 06:57:18 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/248088/kur-ân-ı-kerîm-fuarı-27-mayıs-ta-başlıyor Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı 27 Mayıs'ta Açılacak http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/247327/uluslararası-kur-ân-ı-kerîm-fuarı-27-mayıs-ta-açılacak İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – Bu yıl 25'inci dönemi düzenlenen Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı İran ve yurt dışından birçok misafirin katılımı ile Tahran'da bulunan İmam Humeyni (ra) Büyük Musella'sında gerçekleşecektir. 27 Mayıs'ta başlayacak olan fuarın sloganı, ''Kur'ân, Ahlak, Hayat'' olarak seçilmiştir. 14 Haziran'a kadar sürecek fuarın kapıları her gün saat 17'den gece yarısına kadar ziyaretçilere açık olacak.     ]]> Din ve Düşünce Sun, 30 Apr 2017 05:44:28 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/247327/uluslararası-kur-ân-ı-kerîm-fuarı-27-mayıs-ta-açılacak Musella 25.Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı'na Ev Sahipliği Yapacak http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/246988/musella-25-uluslararası-kur-ân-ı-kerîm-fuarı-na-ev-sahipliği-yapacak İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Uluslararası Kur'ân-ı Kerîm Fuarı ve Kur'an yarışmaları mübarek Ramazan ayında Tahran'ın İmam Humeyni (ra) Büyük Musella'sı düzenlenecek. 25'inci kez kapılarını açacak olan fuar '' Kur'ân, Ahlak, Hayat'' sloganı ile Ramazan ayı boyunca her gece saat 17'den 24'e kadar ziyaretçileri ağarlayacak. ]]> Din ve Düşünce Tue, 18 Apr 2017 05:56:03 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/246988/musella-25-uluslararası-kur-ân-ı-kerîm-fuarı-na-ev-sahipliği-yapacak ​Dünyanın En Büyük Altından Yapılmış Kur'an-ı Kerim'i İran'da Yapıldı http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/246760/dünyanın-en-büyük-altından-yapılmış-kur-an-ı-kerim-i-iran-da-yapıldı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – 141*91 cm boyutlarında olan bu Kur'an-ı Kerim, 18 ve 24 ayar altından yapılmıştır. Uthman Taha hatı ile yazılan ve yapımı iki yıl süren bu eserde gümüş ve bakır da kullanılmıştır. Rain Akbarzade'nin gözetimi altında çalışan 60 sanatkar tarafından hazırlanan bu eşsizKur'an-ı Kerim'in kapağını üstad Mehdi Askeri ve Feridun Azizi tasarlamışlar. Uzmanlar dünyanın en büyük altından yapılmış Kur'an-ı Kerim unvanına sahip bu eserin değerini bir milyon Dolara yakın olduğunu söylüyorlar. Dün Ayetullah Cevadî Amulî katıldığı bir tören ile görücüye çıkan eser, İran'ın farklı şehirlerinde sergilendikten sonar bir kaç islami ülkede de sergilenecek. Eser daha sonra yardıma muhtaç çocuklar yararına satışa çıkacak. ]]> Din ve Düşünce Mon, 10 Apr 2017 05:34:47 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/246760/dünyanın-en-büyük-altından-yapılmış-kur-an-ı-kerim-i-iran-da-yapıldı ''Akıl Çağı'' Bir Kez Daha Raflarda http://www.ibna.ir/tr/doc/book/246641/akıl-çağı-bir-kez-daha-raflarda İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Yirminci yüzyılın en etkili düşünürlerinden biri olan Fransız filozof ve edebiyatçı Jean-Paul Sartre en önemli yapıtlanrından biri sayılan  ''Akıl Çağı'' üçlemesi Hüseyin Süleymani Nejad tarafından Farsça'ya çevrildi. Sartre'in 1940'lı yıllarda yazmış olduğu roman yarım asıl önce Farsça'ya çevrilmiş ve bu yıllar içersinde hem okurlar ve hem çevirmenler tarafından büyük ilgi görmüştü. İkinci Dünya Savaşı sonunda Fransa'ya renk ve bütün dünyaya ses veren "Jean-Paul Sartre"ın yaşamöyküsünün, peş peşe sıralanmış bir reddedişler bütünü olduğu ileri sürülebilir. Tanrıyı, kurulu düzenlerin tümünü, bu arada aileyi, klasik anlamıyla edebiyatçıyı, filozofu, eylem adamını, sayısız dostlukları, partileri, kalıplaşmış düşünceleri reddettiği gibi,1964 yılında layık görüldüğü Nobel Edebiyat Ödülünü de reddetmiştir. Sartre'ın, edebiyat alanında kaleme aldığı yapıtları arasında önemli bir yeri olan "Özgürlüğün Yolları" başlıklı dizi romanı üç kitaptan oluşuyor: "Akıl Çağı", "Yaşanmayan Zaman ve Yıkılış". Tümü 1945-1949 yılları arasında yayımlanan bu üç romanın 1945 yılında yayımlanan ilk ikisi, anlamlı farklılıklarıyla İkinci Dünya Savaşı'nın yol açtığı altüst oluşu sergiler. Dizinin ilk kitabı olan ve 1941'de bitirilen "Akıl Çağı"nda, 1937-1938 yıllarının aldatıcı iyimserliği içinde, iki gün süresince kendilerini arayan ve kendilerinden kaçan, çok içe dönük birkaç kişisel yaşamın sınırlı çerçevesi içinde süregiden arayışlar anlatılır. Jean-Paul Sartre (1905-1980) öldüğünde, Aydınlanma Çağı'ndan bu yana, çağının tanığı ve bilinci olan aydınların sonuncusu, 20. yüzyılın Voltaire'i ya da Hugo'su sayılıyordu. Düşünce ustası ve özgürlüklerin savunucusu olan Sartre, Fransa'da ve Avrupa'da olduğu gibi, Amerika'da ve Üçüncü Dünya ülkelerinde de aydınların sözcüsü oldu. Onun yoğun, çeşitli edebiyat alanlarını kapsayan, çok sayıda yapıtı bize 20. yüzyılın bir özetini sunar. Sartre'a göre yaşam, insanın `tek başına', kendi toplumsal boyutunu keşfetmesidir. Kendi yaşamıyla, bunun parlak bir örneğini vermiştir. Bireyin kökten özgürlüğünü vurgulayan Varoluşçuluğun sözcülüğünü yapmış, romanlarıyla ve oyunlarıyla bu dünya görüşünü çok geniş kitlelere aktarmayı başarmıştır. Sartre'ın yaşamının bir yadsımalar bütünü olduğu ileri sürülebilir. Tanrı’yı, her türlü kurulu düzeni, aileyi, klasik anlamıyla edebiyatçıyı, filozofu, eylem adamını, dostlukları, toplumun belirli kesimlerini, partileri, kalıplaşmış düşünceleri yadsıdığı gibi, 1964'te değer görüldüğü Nobel Edebiyat Ödülü'nü de kabul etmemiştir. Sartre, kuram ve eylem adamı niteliklerini birleştiren yazar-aydın kimliğiyle hem Fransa'da, hem de kendi ülkesi dışında yaygın bir etki uyandırmıştır. ]]> Din ve Düşünce Wed, 05 Apr 2017 11:02:28 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/book/246641/akıl-çağı-bir-kez-daha-raflarda ​Tao Öğretileri Raflarda http://www.ibna.ir/tr/doc/book/246111/tao-öğretileri-raflarda İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Tao Te Ching, 81 adet aforizmadan oluşmuştur. Tao artık bildiğimiz üzere Yol; Te (De) erdem ve bu sayede elde edilen güç; Ching (Jing) de klasik eser, külliyat gibi anlamlara gelir. Birinci kitap Yol'un külliyatı, ikinci kitap da Erdem Gücü'nün külliyatı gibi anlamlar taşımaktadır. Tao Te Ching (Daode Jing) aforizmaları aslında, ìinsan zihninin, varoluşu anlama süreciîne bir tür anlam kazandırmak ve bir biçimde referans noktası oluşturmak adına, sistematik biçimde birbiriyle etkileşen kavramları anlatır. Zıtlıkların bünyelerinde var olan bir enerjinin başlattığı zincirleme etkileşimler üstünden bazı kuvvetler birbirlerini var eder. Gerçek dünya dediğimiz varlık durumunda cereyan eden olaylar bu kuvvetlerin bir ürünüdür. Bir şey ortaya çıkarken yokoluşunu da birlikte getirir. Olmak ya da olmamak, birbirlerinin veçheleridir ve karşılıklı olarak birbirlerinin nedeni olurlar. Bu Çince metin, günümüzde bu inanış akademik çevrelerce kabul görmemektedir ve hakkında birçok varsayım ileri sürülmüştür. Dolayısıyla ne zaman ve kim tarafından yazıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Ama halk arasındaki inanışa göre Laozi tarafından, M.Ö. 600 dolaylarında kaleme alınmıştır. ]]> Din ve Düşünce Wed, 08 Mar 2017 06:47:23 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/book/246111/tao-öğretileri-raflarda Hayırsever Çifit Görme Engellilere 240 Cilt Kur'ân-ı Kerîm Bağışladı http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/244664/hayırsever-çifit-görme-engellilere-240-cilt-kur-ân-ı-kerîm-bağışladı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Meşhetli hayırsever çifit, Abbas Derehki ve Sekine Derehki örnek bir karar ile Braille Alfabesi ile yazılmış 240 cilt Kur'ân-ı Kerîm'i görme engellilere hizmet veren bir derneğe bağışladı. İran'da her yıl birçok Kur'an bağışı yapılıyor. Böyle din temalı bağışlar toplumun gelişmesine vesile oluyor.Ama malesef görme ve işitme engelli vatandaşların bu bağışlardan payı çok azdır ve Meşhetli çiftin bu takdire şeyen davranışı, insanları bilinçlendirebilir. ]]> Din ve Düşünce Sat, 28 Jan 2017 07:13:16 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/244664/hayırsever-çifit-görme-engellilere-240-cilt-kur-ân-ı-kerîm-bağışladı ​Ayetullah el Uzma Seyid Musavi Erdebili Hakk'ın Rahmetine Kavuşmak http://www.ibna.ir/tr/doc/report/242810/ayetullah-el-uzma-seyid-musavi-erdebili-hakk-ın-rahmetine-kavuşmak İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - En önemli Şii taklit mercilerinden ve aynı zamanda yargıtay eski başkanı Ayetullah el-Uzma Musevi Erdebili, pazartesi günü kalp yetmezliğinden hastaneye kaldırılmış ama malesef tüm mudahalelere rağmen komaya girmişti. Büyük din adamı bugün 91 yaşında hakkın rahmetine kavuştu. Hz. Ayetullah Uzma Musavî Erdebilî, 28 Ocak 1926 yılında Erdebil şehrinde dünyaya geldi. Babası Seyyid Abdurrahim, dönemin ünlü din âlimlerindedi. Ayetullah Uzma Musavî Erdebilî, öğretimine altı yaşında mektephaneye girerek başladı. Orada, Kur'an, İlmihâl (ahkâm), Gülüstan, Tenbih-ul Gafilin, Nisabus Sibyan, Gülzar-ı Bahar, Ebvabu'l-Cinan, Mecalisu'l-Muttakin, Tarih-i Mu-cem, Durre-i Nadiri, Tarih-i Vessaf, Hesap, Farsça ve diğer bazı kitapları öğretmenlerinin huzurunda okudu. 1939 yılında Arapça eğitimine başladı. 1940 yılında dini ilimlere devam etmek için Erdebil şehrindeki Molla İbrahim Medresesi'ne girdi. Ayetullah Uzma Musavî Erdebilî, 1943 yılının Ramazan ayında Kum şehrine hicret ederek, tahsiline orada devam etmeye karar verdi. Feyziye Medresesi'nin bir odasına yerleşti. Kum'daki ikameti yaklaşık üç yıl sürdü. Bu müddet içerisinde Lüm'ateyn, Resail, Mekasib, Kifayeteyn, Haric-i Usul derslerinden u-mum ve husus, mutlak ve mukayyed, mücmel ve mübeyyen bahislerini, bir miktar Kur'an tefsiri, Felsefe de Manzume'nin Vücud-i Zihnî bahsini ve Meybudi'nin Şerh-i Hidaye'sini okudu. Aynı zamanda Meâlim, Lüm'ateyn ve Kavanin dersleri verdi. Ayetullah Uzma Musavî Erdebilî, Kum İlim Havzası öğrencilerinden üç kişiyle birlikte Necef e hicret etmeye karar verdiler. Ayetullah Uzma Erdebilî, Necefde ikamet ettiği müddet içerisinde usul-u fıkıhta kat' ve zan, beraat ve iştigal ve mebahis-i elfazm bir miktarını; fıkıhda a'dad ve evkat-ı salat, kıble, libas-ı musal-li, mekan-i musalli, halel-i salat ve mekasib bahislerini merhum Ayetullah Uzma Hoi'nin huzurunda; tehareti abdestin sonuna kadar merhum Ayetullah Uzma Hekim'in huzurunda; içtihat ve taklit konularını merhum Ayetullah Uzma Mirza Abdulhadi Şirazi'nin huzurunda; bey' kitabının evvelini merhum Ayetullah Uzma Milani'nin huzurunda; bey'us sabiyi merhum Ayetullah Uzma Şeyh Muhammed Kâzım Şirazî'nin huzurunda; Urvet-ul Vuska kitabının bir miktarını merhum Ayetullah Uzma Şeyh Muhammed Kazim Al-i Yasin'in huzurunda; felsefede tabiiyyat'tan Menzume'nin sonuna kadar merhum Sadra'nın huzurunda; okudu. Irak'ın iç durumunun karışması ile Ayetullah Uzma Musavî Erdebilî İran’a döndü. Ayetullah Uzma Musavî Erdebilî'nin Kum'daki faaliyetlerinden birisi de, Kur'an'la ilgili çalışmaları idi. Haftada iki gün havzanın değerli âlimleriyle Kur'an tefsiri toplantısı yapıyordu. Bu toplantı kendisinin Kum'daki ikameti boyunca devam etti, Kum'dan ayrıldıktan sonra da toplantının diğer üyelerince devam ettirildi ve şimdiye kadar (1999) da devam etmektedir. Onun Kur'an toplantıları Erdebil ve Tahran'daki ikameti süresince de devam etti. Şimdi de asıl faaliyetlerinden birisi, Kur'an ilimleri ve tefsir çerçevesindedir. Bu mütalaalarının özeti olarak bazen çeşitli dergilerde makaleler yayınlanmaktadır. İslami ilimler öğrencileri için haric-i fıkıh ve usul ile Manzume'nin birinci cildini; üniversite öğrencileri için Usul-i Felsefe ve Reviş-i Realizm kitabını, tekâmül, tarih felsefesi, diyalektik ve tezat konularının tedrisi; camiye gelenler için tefsir dersleri, çeşitli gruplarla felsefenin temelleri hakkında konuşmalar ve tartışmalar; Kur'an ilimleri konusunda çeşitli mütefekkir gruplarla araştırmalar, Ayetullah Uzma Erdebilî'nin Tahran'daki ikameti boyunca yaptığı faaliyetlerdendir. Bu faaliyetler o kadar genişledi ki rejim tedirgin olmaya başladı. Sonuçta SAVAK memurları, araştırma merkezine saldırarak orada bulunan bütün eşyaları yağma edip, kütüphaneyi darmadağın ettiler. Ardından araştırma notlarını götürüp, merkezin kapanmasına sebep oldular. İran İslam Devriminin kazanması ile Erdebili'nin hayatı da değişti.İnkılâbın ilk on yılı müddetinde Ayetullah uzma Erdebili’nin ilmi ve kültürel faaliyetleri farklı ve şekilde devam etti. Kendisinin yeni çalışmaları arasında, ceza ve hukuk kanunlarının düzenlenmesi ve bunların İslam dini ve fıkhı ile uyumluluğunun sağlanması bulunmaktaydı. İnkılâp öncesi kanunlar genellikle Avrupa kanunlarından alınmış olmasından dolayı yeni kanunların düzenlenmesi çok vakit gerektiren bir işti. Bu amaçla fakihler ve hukukçulardan oluşan bir heyet kuruldu ve bu vesileyle yeni kanunlar İslam kanunlarına uygun olarak düzenlendi. Diğer taraftan bazen mahkemelerde kanunlarda öngörülmeyen durumlar meydana geliyordu. Hâkim bu konularda fıkıh ve hukuk kitaplarından hüküm çıkaramıyordu. Bu durumlardaki yönlendirme ve şer’i hükümleri çıkarma işi, ayrıca onun meşguliyetlerinden idi. Yargı gücünün bir diğer sorunu da, emekliliğe ayrılan veya görevden alınan hâkimlerin yerine atanacak kimselerin idari işleri bilmemeleriydi. İslam’a göre hâkimin şartlarından birinin fıkhi konularda içtihada ulaşmış olması gerektiğinden hâkimlerin havza ulemasından olması gerekiyordu. Fakat kum ve Necef ilim havzalarında daha çok namaz. Oruç gibi ibadet konuları okutulduğundan kadılık, hudud, diyat, kısas kitaplarının tedrisi ilim havzalarında fazla yaygın değildi. Yargı organında çalışanlar çoğunlukla İslam hukuk bilgisine fazla sahip değildiler. Diğer taraftan kadılıkla ilgili konuları içeren kitaplar, bugünkü toplumların tüm sorunlarını kapsamıyordu. Bütün sorunlar birleşerek Yargı Gücü için büyük müşküller yaratmıştı. Bu sorunların halli için, Ayetullah Uzma Erdebilî, haric-i kaza dersinin tedrisine başladı. Aynı zamanda "Fıkhu'l-kada" kitabını yazdı. Bu kitapta eski fıkıh kitaplarının metinlerinde olmayan şimdiki toplumların büyük gereksinim duyduğu yeni konuları inceledi. Başka bir ilmi faaliyeti de, ülkedeki yaygın ticaret, para, banka işleri ve bunlara hâkim olan iktisadi sistem vb. konularda ilmi ve fıkhi araştırmaları olmuştur. Bu konuların incelenmesi yeni kurulan bir İslam Cumhuriyeti'nde çok büyük bir gereksinim idi ve daha önce bu konularda geniş çalışmalar yapılmamıştı. Bu çerçevede Ayetullah Uzma Erdebilî, kapitalist ve sosyalist ekonomi sistemleri ve bunların İslam'ın ekonomi sistemiyle kıyaslanması hakkında geniş mütalaalarda bulundu. Bu mütalaalarının sonuçlarını kitap haline getirdi. Ayetullah el Uzma Seyid Musavi'nin yayınlanmış bazı eserleri;  Fıkh-ul Kaza , Fıkh-ul Hudut ve Ta'zirat, Fıkh-ud Diyat, Fıkh-ul Kısas, Fıkh-uş Şirketi ve't-Te'min, Fıkh-uş Şehadat, Hıyarat-ul Mekasib'e Haşiye, Haric-i Usul Dersleri, Cemal-i Ebha (Bahaîliğin reddi), Kur'an tefsirinde makaleler, Ahlak (Müfıd Üniversitesi'ndeki tedrisler), İktisat (dört cilt), Kitap ve Sünnete Göre İktisat. ]]> Din ve Düşünce Wed, 23 Nov 2016 11:16:39 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/242810/ayetullah-el-uzma-seyid-musavi-erdebili-hakk-ın-rahmetine-kavuşmak ​Demirkol; Şeriati Son Yıllarda Türkiye'de Etkili Olan Üç Düşünürden Birisidir / Şeriati'yi Biz Kendimiz Tanıdık http://www.ibna.ir/tr/doc/longint/242111/demirkol-şeriati-son-yıllarda-türkiye-de-etkili-olan-üç-düşünürden-birisidir-yi-biz-kendimiz-tanıdık İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinde eğitim görevlisi olan Doç. Dr. Murat Demirkol ile Tahran'a yaptığı yolculuk sırasında tanışma fırsatını yakaladık. Büyük İranlı düşünür ve aydın Ali Şeriati'nin altı kitabını Türkçe’ye çeviren Demirkol, Şeriati'nin düşüncelerini birçok İranlıdan daha doğru anlamıştır. Doç. Dr. Murat Demirkol ricamızı kırmayarak, bizimle Şeriati hakkında bir söyleşi yapmayı Kabul etti. Devamda bu söyleşiyi okuabilirsiniz. İlk soru olarak, Şeriati'ye ilgi duymanızın sebebi neder ve neden İranlı sosyologlar arasında Ali Şeriati'nin eserlerini Türkçe'ye tercüme etmek için seçtiniz? Ali Şeriati'yi Türkiye'de sadece bir sosyolog olarak görmüyorlar. Şeriati kendine tanımlarken de belli bir ilim dalına ve branşa sığdırmıyor, bu nedenle de Şeriati'ye görüş iki ülke'de farklı olabilir.  Ali Şeriati'nin eserleri 1978 yılından beri Türkiye'de okunuluyor. Şeriati'nin eserleri ilk zamanlarda İngilizce'de Türkçe'ye çevrildi ve daha sonar Farsça'dan çevrilmeye başlandı. Türkiye'de farklı yaynevleri farklı şekiller ile Şeriati'nin eserlerini yayınladı ama en sonunda Fecr Yayınları Şeriati'nin ailes ve eşinden izin alarak ve gereken telif haklarını satın alarak Şeriati eserlerin tamamını çevirdi ve şimdi Şeriati'nin 37 eseri de Türkiye'de yayınıyor. Türkiye'de Şeriati'ye nasıl bakılıyor sorusuna geri dönmek istersek, Şeriati Türkiye'de sadece belli bir dindar kesim tarafından okunmadığını söyleyebiliriz. Şeriati'nin ülkemizde geniş bir okuyucu kitlesi var. Türkiye'de dindar kesimin ve laik, seküler ve batıcı kesimin okuduğu kitaplar genelde farklı oluyor.Ama bu Şeriati için geçerli değil ve onun her çevreden okuyucuları var. Eğer Şeriati'nin Türk okuyucularını, muhafazakar ve solcu diye ikiye ayırırsak hangisi Şeriati'nin eserlerine daha fazla ilgi gösteiryor? Bunu tesbit etmek biraz güç ama eğer Fecr Yayınevi'nin kitap yayınına bakarsak, eskiden beri Şeriati'nin kitaplarını okuyan dindar kesimin, hala bu eserlere ilgi duyduğunu görebiliriz. Diğer yandan sosyalist ve solcu kesim de bu eserleri okuduğu gözlemleniyor. Ama eğer Türklerin Ali Şeriati'nin okuma nedenlerine bakarsak, Şeriati'nin ilk zamanlarda, İran İslam devriminin gerçekleştiği o süreçte, biraz devrimin havası ile karıştırarak okunduğunu görürüz. Bana göre bu yanlıştı. Çünkü ilk zamanlarda Şeriati İran İslam devriminin teorisyeni hatta pratisyeni ve kitleleri sürükleyen biri gibi görüldü. Fakat ilerleyen zamanlarda Şeriati düşüncelerinin İran'ın dini kesimi ile birebir ortuşmediği anlaşıldıve ona bakış biraz farklılaştı. İran'da henüz birçok kişi Şeriati'yi devrimin öğretmeni olduğunu inanıyor ve Şeriati ve Celal Al-i Ahmed'in İran İslami devriminin kazanmasında yardımcı olduklarını ve kitapları ile devrim teorilerine yardımcı olduklarını söylüyor. Bu görüş ile ilgili sizing düşünceniz nedir? Size göre Şeriati’nin eserlerini devrim eserleri olarak görebilirmiyiz yoksa o zamanki şartlar nedeni ile böyle bir algı oluştu? Bence bu düşünce yanlış. Çünkü ilk başta İran devriminin ne olup olmadığını, tam olarak ne amaçladığını ve amacına ulaşıp ulaşmadığını tespit etmek ve Şeriati'nin konumunu buna göre belirlemek gerekir. Ali Şeriati ve İran İslam Devrimini artık Türkiye'de özleştirmiyorlar. Ama bu kitapları Türkiye'de okuyan dindar ve muhafazakar kısmın görüşleri İran devrimi ile çok büyük tezat içersinde değil. İlk zamanlarda devrimi manevi olarak destekleyenler ve bunun islam dünyası için bir örnek teşkil edeceğini düşünenler hala da Şeriati'nin kitaplarını okuyorlar.Ama Şeriati'yi bir de devrimde bağamsız olarak okuyan kesim ver. Bunlar arasında hem dindar, hem solcu ve laik okuyucular var. Eğer bütün bunları dikkate alırsak Şeriati artık devrimin öğretmeni olak görülmüyor ve daha üst bir anlayışın öncüsü olarak adlandırabilir. Siz sözlerinizde solcuların da Şeriati eserlerine ilgi duyduğunu söylediniz. Sizce bunun sebebi emperyalizme karşı dürüşü mü? Elbette ki emperyalizme karşı dürüşü etkiliydi. Ama Şeriati'nin söylemlerinde bolca sosyalizmin öğeleri de var. Ama ben bu sosyalizmin öğeleri Türkiye'deki sosyal anlayış ile bir tutmuyorum ve iki ülke sosyazlim konusunda farklı anlayışlar ve duruşlar sergiliyorlar. Şeriati'nin söylemi dar dinci bir söylem değil ve herkese verebileceği bir mesaj var. Bir haykırış ve çığlık gibi. Şeriati herkese geçmişin olduğu gibi olmayın, konunuzu belirleyin ve çeğınızı yeniden kurun diyor. İranlı düşünürler arasında Şeriati'nin bir sosyolog olup olmadığı ile ilgili düşünce ayrımı var. Şeriati'nin eserlerini okumuş ve çevirmiş bir olarak sizce onu düşünce ve yazılarını bir islami veya lokal sosyoloji olarak değerlendirebilir mi ? Aslında Şeriati bir sosyolog olarak görülebilir ama bu üniversitelerde bir bölüm halinde sürdürülen, sosyal bilimlerin bir alt dalı olarak, sosyolojiye bağlı değil de bir üniversite hocası olarak ve üniversite çerçevesinde büyük bir sosyolog olarak görebiliriz. Aslında Şeriati'nin İslam sosyolojisi yaptığını diyebiliriz. Ben bu konu ile ilgili çok fazla bir şey söyleyemeyeceğim. Ama Şeriati'nin sosyoloji çerçevesindeki analizleri çok çarpıcı. Örnek olarak Hz.Ali (a.s)'den anlattığı bir rivayeti gönserebiliriz. Hz.Ali (a.s) birgün çarşıda bir hurmacının hurmaları ikiye ayırarak farklı fiyattan sattığını görüyor. Hz.Ali (a.s) hurmacıya neden iyi ve iri olanlara farklı bir fiyatta ve kötüleri farklı fiyattan sattığını ve neden hepsinin karıştırarak tek fiyattan satmadığını soruyor. Hz. Ali orda bu ayrımcılığa karşı çıkıyor. Ali Şeriati bu düşünceyi takdir ediyor. Bu tutum sosyalistlerin de çok hoşuna gidiyor. Şeriati'nin bu tarz yaklaşımları çok. Aslında Şeriati günümüzü müslüman toplumun yaşantsını asıl saadet dediğimiz dönemle mukayese ediyor ve ordan örnek tutumları alıp, birebir kalıp olarak değil de ruh olarak bu tarafa getirmeye çalışıyor. Aslı ben Ali Şeriati kimdir sorusuna vurgu yapmak istiyorum. Ali Şeriati'ye herşey söylenebilir hatta ona tarih felsefecisi demek daha uygun geliyor bana çünkü olun Hz.Adem ve oğullarından başlayarak tarihi, biraz da sosyalist paradigmalar ekleyerek işlemesi onu bir tarih felsefecisi yapıyor.Ama Ali Şeriati'de aydın vurgusu daha çok. Şeriati aydın anlamını farklı tanımlıyor ve bende onu yaptığı tanıma birebir oturtuyorum. Ali Şeriati aydını, bir bilim adamından, düşünürden ve okumuş bir adamdan ayırt ediyor. Şeriati'ye göre birinin okumuş olması onu aydın yapmıyor. Şeriati uyanık, geçmiş çağını doğru okuyan, geleceği gören kimse olarak görüyor aydını. Şeriati'nin verdiği prizma örneği çok ilginçtir. Kendisi bu prizmanın başında peygamberleri ve hemen altında aydınlara yerleştiriyor. Aslında peygamberler onun gözünden birer aydın sayılabilir. Yeni başka bir örnek olak Şeriati'nin islam tarihindeki meşhur figürleri gösterebiliriz. Kendisi Hz.Musa zamanından, Firavun, karun ve Belam'ı bozulmuş toplum örneği alarak göstermesi çok ilginçtir. Firavun'u siyasi bir sembol, karun'u ekonomi bir sembol ve Belam'ı bozuk dinin temsilcisi olarak göstermesi, insanların zihinlerinde yerleşmesini rahatlaştırdı. Şeriati bir aydın olarak, söylemlerinde insanlara dini inançlarının günlük hayattada uygulamaları gerektiğini savunuyor ve eserlerinde ''Ya Zeynebi Olacağız ya Hüseyni'' tabirini kullanıyor ve dine, ideolojik bir yaklaşım sergiliyor. Ame Şeriati ile aynı fikirde olmayanlar onun bu düşüncesini eleştiriyor ve bu düşüncenin birçok fundamentalist ve radikal hareketlere sebep olduğunu söylüyorlar. Sizin bu konu hakkındaki görüşünüz nedir? Osmanlı İmparatorluğunun yıkılışından Cumhuriyetin Kuruluşuna Kadar, ve Cumhuriyetin Kuruluşundan bu güne kadar, Türkiye kendi içinde birçok ever geçirdi. Dünya'da olduğu gibi Türkiye'de de İslami uyanış diye bir devre yaşanıyor. Türkiye'de 1970'li yıllardan dindar, muhafazakar ve bilinçli kesimin takip ettiği üç önemli yazar, aydın ve düşünür var; Pakistanlı alim Ebu'l A'lâ el-Mevdudî ve özellikle onun ''Dört Terim'' adlı eseri, Mısırlı sosyolog ve düşünür Seyyid Kutub ve İranlı yazar ve aydın Ali Şeriati. Bu üç yazar üç anlayışı temsil ediyor. Mevdudî bir alim olarak daha istikrarlı bir söylemi ifade ettiği için farklı bir yerde duruyor. Ama Mevdudî halkları bilinçlendiren bir söyleme sahip değildi. Seyyid Kutub daha radikal söylemlere sahipti ve İslami Devletin kurulmasını istiyordu ama onun 'Kur'an tefsiri' ve 'Yoldaki İşaretler' kitabı çok etkili eserlerdir. Ama Ali Şeriati, Mevdudî ve Seyyid Kutub'dan farklıdır. Şeriati, Seyyid Kutub gibi bir müessese kurmayı hedeflemiyordu. Onun ''Ne Yapmalı'' kitabı bile aslında kültürel bir okumadır. Bu üç yazarın etkisi Türkiye'de her zaman devam ediyor. Ama örneğin Seyyid Kutub'un İslam Devleti kurulması ile ilgili düşünceleri artık sadece radikal çevrelerde Kabul görüyor. Ebu'l A'lâ el-Mevdudî’nin ilmi kalıcı çünkü onun konsepti çok farklıydı ama geçelim Şeriati'ye. Belki bu üç isimden, Türkiye'de etkisi daha kalıcı olan kişi Ali Şeriati dir. Şeriati'nin kitapları hala Türkiye'de okunuyor ve satılıyor. Bunun sebebi de Şeriati doğrudan bir kalıp önermiyor, o insanlara bir uyanışa çağrıyor. Ben buraya geldiğimde birisi bana Ali Şeriati'nin modasının artık geçtiğini söyledi ve niya halen bu aydının eserlerini çevirdiğimi sordu bana. Ben bu soruyu soran kişilerin Ali Şeriati'yi doğru anlayamadıklarını düşünüyorum. Gençler Şeriati'nin eserlerini okuduğu zaman bir ruh kazanıyorlar ve kendi çağlarını ve tarihlerini doğru bir şekilde okumaya ve onları yeniden kurmak için teşvik oluyorlar.  Ali Şeriati'nin eserlerini ve düşüncesini vazgeçilmen kılan nedir? Ve sizce Şeriati'nin bu denli etkili bir aydın olmasının sebebi nedir? 2012 yılında tüm Şeriati kitaplarının Türkçe'ye tercüme edilmesi sebebi ile, Fecr yayınevi'nin öncülüğünde iki günlük bir Ali Şeriati sempozyumu düzenledik. Orda merhum Şeriati'nin eşi ve oğlu da katıldı. Eşi orda Şeriati'nin bazı kitaplarının İran'da yasak olduğunu söyledi.Bu durum hala geçerli midir bilmiyorum ama Şeriati Türkiye'de de etkili bir isimdir. Ama Şeriati'yi vazgeçilmez kılan, tek tek söyledikleri değildir. Ben Şeriati'nin eserlerini bir gence okutabilirim, çünkü onu okuduğu zaman o Şeriati savunucusu olmayacak. Çünkü Şeriati zaten buna karşı çıkıyor. Şeriati diyor ki kendi kültürel kaynaklarınıza koruyun ama batı'yı da okuyun ve kendi düşüncenizi kurun. Şeriati batı ile savaşmıyor, batının yanlışları ile savaşıyor ve bir cephe olarak karşısına almıyor. O her konuda seçici davranıyor. İran Şeriati'yi ve onun tanıtmakta ne kadar başarılı sizce?  Şeriati'yi İran tanıtıığı için biz tanımıyoruz, biz kendimiz Şeriati'yi bulduk ve tanıdık. Ben İran hükümeti'nin böyle bir çabası olup olmadığını bilmiyorum. Ve son söz olarak ne söylemek istersiniz? Ali Şeriati yaşasaydı kendi görüşlerinin bir kısmını çürütür ve birçoğunu yenilerdi. Şeriati yaşamadığı için bunu yapmamış olsa da, biz onun söyleminden bunu anlıyoruz. Şeriati diyor ki benim söylediklerimin hepsini almayan.Hatta bir bölümünü eleştirip çöpe atabilirsiniz. Yani Şeriati eğer yaşasaydı bugüne kadar kendi görüşlerin bir kısmını revize ederdi.   ]]> Din ve Düşünce Sun, 06 Nov 2016 13:10:32 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/longint/242111/demirkol-şeriati-son-yıllarda-türkiye-de-etkili-olan-üç-düşünürden-birisidir-yi-biz-kendimiz-tanıdık ​Tarık Ramazan; Yeni Kitabımda Şii ile Sünni Arasındaki İttifaka Dikkat Çekmek İstedim / İslam Dünyasındaki Düşünürler Daha Çok İşbirliği Yapmalılar http://www.ibna.ir/tr/doc/longint/242045/tarık-ramazan-yeni-kitabımda-şii-ile-sünni-arasındaki-ittifaka-dikkat-çekmek-istedim-islam-dünyasındaki-düşünürler-daha-çok-işbirliği-yapmalılar İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – Geçen hafta İran'a kısa bir yolculuk yapan büyük Arap düşünür Tarık Ramazan, Tahran'da ''Nur-e Hedayet-e Cariye'' Kurumu'nun müdürü Hüccet-ül-İslâm Mesud Berati ile bir araya geldi. Ramazan görüşmenin başında kısaca kendisinden bahsederek; ''Ben Mısır'da Müslüman Kardeşler'i kuran Hasan el-Benna'nın torunuyum. Babam Said Ramazan da Müslüman Kardeşler'in kurucular arasında yer alıyor. Ben Genevre'de doğdum. Cenevre Üniversitesi'nde felsefe ve Fransız edebiyatı eğitimi gördüm. Yine Cenevre Üniversitesi'nde Arapça ve İslam Çalışmaları alanında doktora çalışmamı tamamladı. Kahire'de El-Ezher Üniversitesi'nde İslami bilimler alanında çalışmalar yaptım. 2005'te Oxford Üniversitesi'ne bağlı St Antony's College'de ders vermeye başladım.'' Açıklamasını yaptı. Görüşmenin devamında Hüccet-ül-İslâm Mesud Berati; ''Yüzyıllardır düşmanlarımız, İslam dünyasının birbirine düşürerek onları bölmeye çalışıyorlar. İslam dünyasına karşı olanlar, islami toplumlara nüfuz ederek sapkın ve hükümsüz akımlar oluşturuyorlar. Düşmanlar toplumların farklılıklarını kullanarak, onlar arasında ayrımcılık sokuyor ve böylece müslüman ülkelerde gerginlik yaratıyor. Biz bu fikir ayrılıklarının aramıza girmesine engellemeliyiz. Biz müslüman aydınların görevi, İslam camiasını bilinçlendirmektir. Şehid Hasan el-Benna'nın düşüncesi de bu yöndeydi, bunun için de teröristler onu öldürdüler.'' Dedi. Ramazan'da görüşmede; ''Sizin söylediklerinize katılıyorum. İran'ın İngilizce yayın yapan haber kanalı Perss TV ile çalışıyorum ve müslüman dünyasını bu tür oyunlara karşı uyarmaya çalışıyorum. Suriye'de çıkan olaylar bize ders olmalı ve diğer ülkeler daha dikkatli olmalılar.'' Dedi. Ünlü İslamolog konuşmasının devamında; ''Ben sekiz yıldır Perss TV ile çalışıyorum. Bu sürede birçok Sünni düşünür, şii bir kuruluş ile çalıştığım için beni eleştirdi. Ama benim düşüncelerim farklıdır ve bana göre biz uzun vadede şii ve sünnileri birleştirmek için çabalamalıyız. Söylediğim gibi ben Oxford Üniversitesi'nde ders veriyorum. Orda farklı ülkelerden birçok düşünür ile tanışma ve konuşma fırsatını yakalıyorum. Orda herkes İslam dünyasının birleşmesini savunuyor.''Açıklamasını yaptı. Ramazan'a ''Batı'da Müslümanlar ve İslam Dünyasının Geleceği'' kitabı ve orda ortaya attığı teoriler sorulunca; ''Ben bu kitabı 20 yıl önce yazdım. Orda Avrupa'da tek İslam şeklinin olduğunu savunuyorum. Ama bu Avrupa'daki islamın ABD'de deki islamdan farklı olduğunu göstermiyor. Ben aslında o teorimde karakter değişimini kastetmiyorum ve Avrupa'da yaşayan müslümanların Avrupalı olduğunu kastetmiyor. Ben sadece Avrupa'da mezhepsel görüşlerin çok etkili olmadığını ve genelde İslam dininin ana inançlarının temel alındığını söylemek istiyorum.'' Dedi. ]]> Din ve Düşünce Sat, 05 Nov 2016 09:54:14 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/longint/242045/tarık-ramazan-yeni-kitabımda-şii-ile-sünni-arasındaki-ittifaka-dikkat-çekmek-istedim-islam-dünyasındaki-düşünürler-daha-çok-işbirliği-yapmalılar ''Türk-Fars ve Arap Edebiyatlarında Maktel-i Hüseyin'' Masaya Yatırılacak http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/241844/türk-fars-ve-arap-edebiyatlarında-maktel-i-hüseyin-masaya-yatırılacak İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Tahran Yunus Emre Enstitüsü Havzay-ı Hüneri Edebî yaratıcılık merkezi işbirliği ile 3 Kasım 2016 tarihinde İstanbul Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Azmi Bilgin ile Kum Ayetallah Uzma Marashi Najafi Kütüphanesi araştırmacılarından Mohammad Esfandiyari'nin katılacağı bir panel düzenlenecektir. Ayrıca program çerçevesinde Türkiye'den Muharrem manzaralarını konu edinen bir fotoğraf sergisi de yer alacaktır.   Tahran Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Yrd. Doç. Dr. Turgay Şafak, Hz. Hüseyin'in şehadetini konu alan eserler hem Türk Edebiyatında hem Fars hem de Arap  Edebiyatlarında geniş bir yer tutmaktadır. Bu literatürün oluşması Müslümanların bu elim olaydan duyduğu acıyı ve hissettiği ıstırabın edebiyata yansımasıdır, dedi. Maktel-i Hüseyin, Hz. Hüseyin ve yakınlarının Kerbelâ'da öldürülmesini anlatan eserlerin genel adıdır. Hz. Hüseyin'in Hicrî 61 (M.680) yılında Kerbelâ'daşehid edilmesi İslâm tarihinin trajik olaylarından biridir. Onun ve yakınlarının Emevî ordusu tarafından çölde on gün susuz bırakılarak katledilmesi Müslümanlar üzerinde derin etki bırakmış, zamanla oluşan yas atmosferinin tesiri mersiyelere yansımış, ardından halk arasında yeni inançların ve efsanelerin doğmasıyla bu konuda pek çok eser kaleme alınmıştır. Kerbelâ olayı önceleri tarih, ahbâr, ensâb gibi kitaplarda bir bölüm halinde yer alırken daha sonra ''maktel-i Hüseyin'' adı verilen müstakil kitaplar yazılmaya başlanmıştı. ]]> Edebiyat Mon, 31 Oct 2016 06:32:17 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/241844/türk-fars-ve-arap-edebiyatlarında-maktel-i-hüseyin-masaya-yatırılacak ​Uluslararası Farabi Festivali'ne Katılmak İçin Son iki Hafta http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/239639/uluslararası-farabi-festivali-ne-katılmak-için-son-iki-hafta İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – 8.Uluslararası Farabi Festivali'nin sekreterliğinden yapılan açıklamaya göre, yabancı eserlerin kayıt süresinin bitmesine iki hafta kalmıştır. Festivalin düzenlendiği İran araştırmalar ve İslam araştırmaları konusunda esere sahip olan yabancı katılımcılar festivalin resmi web sayfasıdan olan www.farabiaward.ir 'dan kayıt olabilir ve eserlerini gönderebilirler. Yabancı katılımcılar en geç 31 Ağustos'a kadar son dört yıl içersinde yayınlamış kitap, makale veya tezlerini festivalin resmi web sayfasına kaydetmeliler. Festivalin yerli yazarlar bölümünde bugüne kadar 3760 kitap, makale veya tez festivalin sekreterliğine gönderilmiştir. ]]> Bilim veTeknoloji Sun, 21 Aug 2016 09:12:04 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/239639/uluslararası-farabi-festivali-ne-katılmak-için-son-iki-hafta ​Slavoj Žižek ''İmkansız Talep'' ile Farsça'da http://www.ibna.ir/tr/doc/book/237990/slavoj-žižek-imkansız-talep-ile-farsça-da İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – 2013 yılında İngiliz Polity yayınevi tarafından yayımlanan ''Demanding Impossible'' (İmkansız İstek) Sloven filozof Slavoj Žižek'in en yeni eserlerinden biri sayılıyor. Kamran Baradaran ise bu eserin Farsça çevirisini üstlenerek, onu İranlı felsefe severler ile buşuşturdu. Žižek bu eserinde 30 farklı kavramı ele almaya çalışıyor ama ''Siyaset ve Sorumluluk'' ve ''Etik uyum ve siyasallaşma saplantısı'' kitabın bel kemiğini oluşturan iki ana tartışma konusudur. Okuyucular ''İmkansız İstek''te; 'Skandalın genel tanımı,' 'Teorilerin yok eden gücü,' 'Gerçek aşktan korku,' 'Hristiyanlık ve yanılsama,' 'Özgürlük için Toplumsal savaş' ve 'İmkansız Gerçek olur' bölümlerini okuyorlar. Slavoj Zizek, 1949 yılında, bugün Slovenya'nın başkenti olan Ljubljana’da doğdu. Zizek, bir sosyal bilimci olarak kendisine kurduğu matriksi bu coğrafyaya borçludur. Üniversite eğitimine sosyoloji ve felsefe alanında başladı. Yüksek lisansını (1975) felsefe alanında, doktora derecesini de (1981) yine felsefe alanında Ljubljana Sanat Fakültesi Felsefe Bölümü'nde tamamladı. İkinci doktorasınıysa Paris VIII Üniversitesi'nde psikanaliz alanında 1985 yılında tamamladı. Bu dönemde Jacques Lacan'ın asistanı olan Jacques Alain Miller ile çalıştı. 1970’lerin ilk yarısında düşüncelerini şekillendiren Fransız düşünürler Lacan, Derrida ve Foucault oldu. 1970'lerde Slovenya’da Kuramsal Psikanaliz Derneği'ni kurdu. ]]> Din ve Düşünce Sat, 02 Jul 2016 05:46:04 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/book/237990/slavoj-žižek-imkansız-talep-ile-farsça-da ​Dr.Halit Eren: IRCICA Tarafından Yayınlanan Kur'an-ı Kerim'lerin 24.Uluslararası Kuran Fuarı'nda Sergilenmesine Sevindim http://www.ibna.ir/tr/doc/shortint/237950/dr-halit-eren-ircica-tarafından-yayınlanan-kur-an-ı-kerim-lerin-24-uluslararası-kuran-fuarı-nda-sergilenmesine-sevindim İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) -  24.kez Tahran'da düzenlenen Uluslararası Kur'an-ı Kerim Fuarı'na ilk kez katılan IRCICA genel direktörlü Dr.Halit Eren, merkezi tarafından yayınlanan eserleri bu fuarda görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek; ''IRCICA olarak yayınladığımız eserlerde en eski mushafları neşretmeye çalışıyoruz ve altın mushafları okuyucular ile buluşturmaya özen gösteriyoruz.'' Açıklamasını yaptı. Yıllar önce Uluslararası Tahran Kitap Fuarı'na da katıldığını söyleyen Eren; ''Orda da zengin stantlar vardı ve çok değerli kitaplar sergileniyordu ama ben ilk kez katıldığım bu Kur'an-ı Kerim fuarı'ndan çok etkilendim. Organizasyon çok güzel ve fuarı geçek bir Kur'an-ı Kerim Fuarı olduğunu söyleyebiliriz ve fuar yetkililerini gönülden tebrik ediyorum.'' Dedi. İslam Tarih Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi genel direktörü daha sonar fuarda İran Kültür ve İslami İrşad Bakanlığı ile ortak yaptıkları programdan behsederek; '' IRCICA üç yılda bir uluslararası hat yarışması düzenliyor. Bu sene 10. hat yarışmasını İstanbul'da gerçekleştirdik ve müsabakada 21 İranlı hatat ödül aldı. İran kültür Bakanlığı ile ortak düzenlediğimiz bir tören ile onların ödüllerini takdım ettik.'' Dedi. Dr. Eren genel direktörü olduğu İslam Tarih Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi hakkında özet bilgi vereker; ''Biz IRCICA olarak İslam Tarih Sanat ve Kültürile ilgili bir çok faaliyet yürütüyoruz. Bu alandaki kitapları yayınlamak ve sergiler düzenlemek bunların en önemlisidir.Merkez kütüphanemiz, İran Milli kütüphane ve İran Meclis Kütüphanesi ile de işbirliği içersindedir.'' Dedi. 1980 yılında faaliyetine başlayan ve merkezi İstanbul'da Yıldız Üniversitesi'ndeki Seyir köşkü'nde bulunan ve İslâm kültürünü araştıran uluslararası bir kuruluş olan İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA), İslam İşbirliği Örgütü'ne bağlı çalışıyor. 1981'de araştırmacı ve Kütüphane ve Dokümantasyon Bölüm Başkanı olarak IRCICA’de çelışmaya başlayan Dr. Halit Eren, 2005 yılında Merkezin genel direktörlüğüne getirildi. ]]> Din ve Düşünce Wed, 29 Jun 2016 08:27:54 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/shortint/237950/dr-halit-eren-ircica-tarafından-yayınlanan-kur-an-ı-kerim-lerin-24-uluslararası-kuran-fuarı-nda-sergilenmesine-sevindim ​24. Kur'an-ı Kerim Fuarı'nın Uluslararası Bölümü Açıldı http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/237783/24-kur-an-ı-kerim-fuarı-nın-uluslararası-bölümü-açıldı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – 24'kez Tahran'da düzenlenen Kur'an-ı Kerim Fuarı'nın uluslararası bölümü 20 ülkenin katılımı ile dün İmam Humeyni Büyük Musella'sında resmen faaliyetine başladı.Fuarın açılış töreninde İran Kültür ve İslami İrşad Bakanı'nın kur'an işlerinden sorumlu yardımcısı Hüccet-ül-İslâm Muhammed Rıza Heşmati ve Kur'an-ı Kerim'i İtalyanca'ya tercüme eden Naser Osman konuşma yaptılar. Kur'an-ı Kerim'i İtalyanca'ya tercüme eden İtalyan çevirmen Şeyh Naser Osman, İtalya'da kur'an eğitimi veren El-Hasi Embereca, ''Nur el-kur'an Tefsiri''nin yazarı Rus araştırmacı Boris Norik ve Sırp hat sanatçısı ve ressam Selma Mekić, 24. Uluslararası Kur'an-ı Kerim Fuarı'nın özel davetlileri arasında yer alıyorlar. Cezayirli yayıncı Fera El-Cehani, Susa ve Kayrevan Üniversitesi'nde eğitim veren yazar Mohammad Bin Ali Badavi, Malezya'dan Dr.Feysel Ahmed Şah ve Türkiye'den İslam Tarih Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi direktörü Halit Eren ve Sait Kasımoğlu, bu dönemki fuarın yabancı katılımcılar arasındalar. 24. Uluslararası Kur'an-ı Kerim Fuarı'nın birçok dünyaca ünlü hat sanatçısını da ağarlıyor. Irak'tan Adnan El-Ghazaz, Nabil Hüseyin Ferhan ve Sadık Abbas Hamza, Bahreyn'den Ali Hasan Alcad, Lübnanlı hat-resim sanatçısı Hüseyin Muhammed Yunus, Afkan Hüsn-i Hat sanatçısı Muhammed Mehdi Mirzai ve Çin'den Maa Chian, Fuarda en iyi eserlerini sergileyen sanatçılardır. ]]> Din ve Düşünce Wed, 22 Jun 2016 08:54:43 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/237783/24-kur-an-ı-kerim-fuarı-nın-uluslararası-bölümü-açıldı Uluslararası Kur'an Fuarı'nda ''170 Yıl İslâmî Çocuk Edebiyatı'' Sergisi http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/237608/uluslararası-kur-an-fuarı-nda-170-yıl-islâmî-çocuk-edebiyatı-sergisi İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – İran'ın ilk dini konulu çocuk kitabı 1846 yılında, Muhammed Şeh Kaçar döneminin son günlerinde yayınlandı. O günden bugüne kadar, 170 yıl geride kalmiştir ve İran dini ve İslâmî çocuk edebiyatı konusunda inanılmaz ilerleme kaydetmiştir. 24.Uluslararası Kur'an-ı Kerim Fuarı'nın Çocuk bölümünde düzenlenen sergide bir nevi , İran'da dini konulu çocuk edebiyatın tarihi anlatılıyor. Merziya Babazade'nin çabaları ile gerçekleşen sergide İran Dini Çocuk Edebiyatı'nın gelişiminde katkıda bulunan 40 yazar da tanıtılıyor. Mamhud Meftah ul-Mulk Mazandarani, Yahya Devletabadi, Nesim Şomal, Mehdi Azaryazdi, Murtaza Mutahari, Mustafa Zamani ve Mahmud Hekimi bu sergide tanıtılan yazarlardır. Ayrıca; Nejat-e Nasl-e Javan (Genç Neslin kurtuluşu), Payam-e Şadi (Mutluluk Mesajı), Baran (Yağmur) ve Moode Nojavan (Gençlerin Vaati) gibi önemli çocuk dergileri de sergide tanıtılıyor. ]]> Çocuk ve Genç Sat, 18 Jun 2016 08:48:08 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/237608/uluslararası-kur-an-fuarı-nda-170-yıl-islâmî-çocuk-edebiyatı-sergisi Cenneti; Müslüman Camiasının En Büyük Boşluğu Kur'an Öğretilerini Yeterince Kullanmamasıdır / Kur'an Toplumsal Yaralarının Şifasıdır http://www.ibna.ir/tr/doc/report/237506/cenneti-müslüman-camiasının-en-büyük-boşluğu-kur-an-öğretilerini-yeterince-kullanmamasıdır-toplumsal-yaralarının-şifasıdır İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - 24.Uluslararası Kur'an-ı kerim Fuarı'nın açılış töreni dün (13 Haziran) İran Kültür ve İslami İrşad Bakanı Ali Cenneti ve Kültür Bakanlığı Kuran'i işlerden sorumlusu Hüccet-ül-İslâm Muhammed Rıza Heşmati'nin katılımı ile düzenlendi. Cenneti törende konuşma yaparak; ''Kur'an-ı Kerim İslamın ebedi mucizesidir. Bu değerli eserin gökten vahi yolu ile Ramazan ayında alemin en değerli insanı olan peygamber efendimize inmesi de, bu ayın önemini arttırıyor.'' Dedi ve ekledi; ''Kur'an-ı kerim dalgalı denizler ve sonduz okyanuslar gibidir ve onun hakikatini tam olarak anlamak İnsan aklı ve düşüncesi ile mumkun olmayan bir şeydir. İran İslam Devriminin kurucusu İmam Humeyni (r.a)'nin de söylediği gibi kur'an Allahı doğru şekilde yansıtan bir aynadır ve kur'anı anlayan, Allahü teâlâ'nın zatını anlamış oluyor.'' İran kültür bakanı konuşmasının devamında; ''Tüm bunlara rağmen Allah kuran'ı insanlara yol göstermesi için Hz.Muhammed (sav) vasıtasıyla halka yollamıştır.İnsanlar bu kitap vasıtasıyla kemale erebilir ve Allaha yaklaşabilir.Kuran ayetlerinde de yazıldığı gibi Kuran-ı kerim'in asıl amacı insanlara mutluluğu ve toplumun ilerlemesi için gereken yolları ve terbiyesini vermektir.'' Dedi. Cenneti; ''İnsan çok karmaşık ve ilginç bir varlıktır ve farklı yeteneklere sahiptir, bunun için de onu ve toplum eğitmek için gönderilen kitap, insanların ve toplumun tüm boyutlarını hitap eden inanılmaz bir eser olmalıydı.Bunun için de Kur'an nazıl olduğu. Kuran, ilk günden itibaren bugüne kadar tüm dönem ve zamanların bilim ve düşünce seyiyesi ile uyuşmuştur.'' Dedi. İran kültür bakanı konuşmasının devamında; ''Şüphesiz Kuran'ı her zaman canlı ve gizemli tutuan sırlardan biri, Ayetlerin bilim ve sanat ile harmanlanmış olmasıdır. Bunun için de İslam dünyasında bir çok sanat dalının kuran'dan türediğini görebiliyoruz. Kuran'da bugün karşı karşıya kaldığımız birçok politik, toplumsal ve ahlaki sorunlarının cevaplarını bulabiliriz.'' Dedi ve ekledi; ''Şunu bilmeliyiz ki toplumsal ve ahlaki değerleri çözmek istiyorsak aile, okul ve üniversite eğitimlerimizde bize en doğru yolu gösteren kitaba, yanı kuran-ı kerime itibar etmeliyiz.'' Cenneti açıklamalarının devamında; ''Şunu bilmeliyiz ki bugün Müslüman camiasının en büyük boşluğu Kur'an'ın insanlık ile ilgili öğretilerini yeterince kullanılmamasıdır. Hayat tarzı ve toplumsal yaralardan konuştuğumuz zaman, malesef kuran'i öğretilerin toplumda kurumlaşmadığını söylememiz lazım.'' Dedi. ]]> Din ve Düşünce Tue, 14 Jun 2016 09:07:02 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/237506/cenneti-müslüman-camiasının-en-büyük-boşluğu-kur-an-öğretilerini-yeterince-kullanmamasıdır-toplumsal-yaralarının-şifasıdır Geleneksel Tıp Kitapları İftar Soframızda Yer Alan Besinler Hakkında Ne Diyor? http://www.ibna.ir/tr/doc/report/237318/geleneksel-tıp-kitapları-iftar-soframızda-yer-alan-besinler-hakkında-ne-diyor İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Toplumsal hayatımızda önemli bir yer teşkil eden Ramazan ayında dini bir vecibeyi yerine getirmek için oruç tutulmakta ve bununla birlikte bireylerin günlük yaşantılarında önemli değişiklikler olmaktadır. Ramazan ayında yapılan en önemli beslenme değişiklikleri arasında oruç tutan kişilerin günlük beslenme şekli ve öğün sayısını değiştirip üç ana öğün olan günlük beslenme düzeninin iki öğüne indirilmesi ve özellikle hamur işleri, tatlılar, kırmızı et, ekmek, pilav ve makarna tüketiminin artması yer almaktadır.  Oysa oruç tutarken sağlıklı ve çeşitli besin seçenekleri ile yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması esas olmalıdır. Ramazan ayında bireylerin yaş, cinsiyet ve fiziksel aktivitelerine göre günlük almaları gereken enerji, protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral oranlarının değişmediği ve bu süre zarfında da sağlığın korunması açısından yeterli ve dengeli beslenmenin gerekli olduğu unutulmamalıdır. Yüzlerce yıldır müslümanların iftar ve sahur sofralarında yer alan besinler pek fazla değişmemiştir. Çay, Peynir, Hurma, sut ve tuzlu besinler tüm günü oruç tutan kişilerin vazgeçilmezleridir ama geleneksel tıp kitapları bu besinler hakkında ne diyorlar? Hurma Hurma içerdiği vitamin ve mineral değerleriyle ''Hayat Ağacı'' lakabını fazlasıyla hak eden bir meyvedir. Hurma üzerinde yapılan bilimsel araştırmalar bu zengin içeriği ortaya koymakta. 100 gr hurma içerdiği 277 kalori ile günlük ortalama 1500-2000 arası kalori ihtiyacımızın önemli bölümünü karşılar. 74.97 gram karbonhidrat içeriği ile de gün boyu enerji ihtiyacımızı karşılamaya katkıda bulunur, kış aylarında üşümemizi engeller ve bizi zinde tutar. Protein içeriği olarak çok zengin olmasa da 1.81 gram protein içeriği ile protein barındıran ender meyvelerdendir. Ayrıca 6.7 gram diyet lifi içeren 100 gram hurma bağırsakların rahat çalışmasını sağlayan önemli bir meyvedir. Süt Geleneksel olarak kalsiyum deposu olarak kabul edilen süt aynı zamanda A vitamini, D vitamini, B1 vitamini, B2 vitamini, B3 vitamini, B9 vitamini, B6 ve B12 vitaminleri içermektedir. Geleneksel olarak kalsiyum deposu olarak kabul edilen süt aynı zamanda A vitamini, D vitamini, B1 vitamini, B2 vitamini, B3 vitamini, B9 vitamini, B6 ve B12 vitaminleri içermektedir. Çay Ramazanda çay tüketimi istatistiki olarak artıyor. Çay insanı rahatlatan, sağlık açısından da çok faydalı bir içecek. Hem sahurda, hem iftarda hatta sahurdan iftara kadar komple içiyoruz. Ancak ramazanda daha sağlıklı bir şekilde oruç tutmak isterseniz size kafeinsiz çay önerelim dedik. Sebebi basit, ramazanda iki öğün çok fazla yediğimiz için midemizi rahatlatmamız sağlık açısından daha önemli bir hale geliyor. Özellikle mideye iyi gelen kafeinsiz bitkisel çaylardan nane çayı, papatya çayı, zencefil çayı ramazanda iftar sonrası içilecek sağlıklı çaylardan. Çay; tein, kafein, teofilin ve antioksidanlar için doğal bir kaynaktır. İçinde bulunan mineraller nedeniyle kemik ve diş sağlığına faydalıdır. Ancak neredeyse hiç karbonhidrat, protein ve yağ içermez, Şeker ya da diğer katkılarla tatlandırılır. Çay uyarıcı etkisi ile vücuda zindelik verir. Yorgunluğu giderir. Zihni uyarır ve konsantrasyonu kolaylaştırır. İdrar söktürücüdür.İshali keser. İltihaplanmayı önler. Kalp ve damar hastalıkları ile kanserekarşı koruyucudur. Kalp krizi riskini azaltır. Kılcal damarları kuvvetlendirir. Sindirimi kolaylaştırır. Peynir Peynir, bir çok şekildede hayatımız içinde yer alan çok yönlü yiyeceklerden bir tanesidir. Ramazan ayı boyunca da sık tüketilen peynir, enerji değeri yüksek ve protein, kalsiyum ve B2 vitamini yönünden zengin bir besindir. Örneğin 100 gram gravyer peynirinde 250 gram ete eş değer protein bulunmaktadır. Sindirim olarak sütten daha kolay olan peynirin yağ oranı ise çeşidine göre değişiklik gösterir. Ph seviyesini kontrol edebildiğinden diş için iyi bir koruyucudur. Dişçiler bu nedenle yemeklerden sonra küçük bir parça peynir yemenin yararlı olduğunu söylerler. Beyaz peynir yüksek oranlarda sodyum, doymuş yağ ve kolesterol içer. 100 gram beyaz peynir günlük olarak alınması gereken kalsiyumun %49’unu, demirin %4’ünü, fosforun %34’ünü, çinkonun %19’unu ve selenyumun %21’ini karşılamaktadır.  Zeytin Zeytinin, içerdiği fonksiyonel yararlı maddelerin yanı sıra yağından dolayı A, D, E ve K vitaminleri açısından da çok zengin bir besindir. İftar ve sahurun kaçınılmaz çeşnilerinden biri olan zeytinin özellikle yağının oleik asidinden dolayı adeta sağlık kaynağıdır. Zeytinin dolaşım sistemi üzerinde olumlu anlamda müthiş etkileri bulunur. Serbest radikallerin kolesterol üzerinde bilinen çok büyük olumsuzlukları vardır. Bu radikallerin fazlalığı damar sağlığını tehdit ederek kalp krizi riskini arttırır. Zeytin, içeriğinde serbest radikallerle savaşan antioksidanlar bulundurduğundan dolayı damar sağlığını korur, böylece kalp krizi riski azalır. 92 mg Omega 3 ve 1215 mg omega 6 yağı içeren zeytin 3.3 gr besin lifine de sahiptir. Kötü kolesterolün en büyük düşmanı olarak bilinen zeytin, yeterli tüketimiyle kolesterolü dengede tutmaya yardımcı olur. Oruç tutan kişiler yaklaşık  13 -14 saat açlıkla karşı karşıya kalıyorlar. Bu açlık süresi içinde kan şekeri düşer. Eğer kişiler sahura da kalkmıyor ise kan şekerinin düşüşü günün erken saatlerinde başlar ve daha düşük değerlere ulaşır. Bu nedenle az ve sık beslenme ilkesi kan şekerini dengelemek için mutlaka uygulanmalıdır. Öğünler sahur, iftar, ara öğün şeklinde düzenlenebilir.Sahura kalkıldığında midede uzun süre kalacak ve kan şekerinde ani değişiklik yaratmayacak besinler seçilmelidir. Kıymalı sebze yemekleri veya tahıl çorbaları, kepekli ekmek, az tuzlu peynir, meyve ve bol su tüketimi unutulmamalıdır. Sahurda çok tuzlu ve baharatlı yiyecekler yenilmemelidir. Sahurda yeterli su tüketilmelidir.  Özellikle iftariyelik adı altında yenen şarküteri ağırlıklı ürünler, hamurişi yiyecekler,  tatlılar  oruç tutanlarda kilo artışına neden oluyor. Kilo artışına bağlı olarak kan yağlarında ve tansiyonda artış olabiliyor. Sucuk, salam pastırma ve benzeri ürünler doymuş yağ içeriği yüksek olduğu için yenilmesi riskli olan besin grubundadırlar.  İftara su, çorba, peynir, zeytin, hurma veya kuru kayısı ile başlanabilir. Başlangıç için ılık çorba en uygun yiyecektir. Bağırsak problemi olanlar çorbalarına doğal lif ilavesi yapabilecekleri gibi kepekli ekmek de tercih edebilirler.  Yemek sonrası yenilecek tatlıların hamurlu ve kızartılmış olmamasına dikkat edilmeli, sütlü tatlılar tüketilmemelidir. ]]> Bilim veTeknoloji Wed, 08 Jun 2016 09:18:54 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/237318/geleneksel-tıp-kitapları-iftar-soframızda-yer-alan-besinler-hakkında-ne-diyor İslam Dünyası'nın En Nefis Kur'an-ı Kerim'i, Uluslararası Kur'an Fuarı'nda Görücüye Çıkacak http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/237230/islam-dünyası-nın-en-nefis-kur-an-ı-kerim-i-uluslararası-fuarı-nda-görücüye-çıkacak İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – Dünyanın en nefis ve eşsiz kur'an kerim'in yazılmasına sponsor olan Mehrdad Canfer, düzenlenen basın toplantısında bu eserin 13 Haziran'da başlayacak 24.Uluslararası Kur'an-ı Kerim Fuarı'nda görücüye çıkacağını duyurdu. Bitmesi 18 yıl süren ve yapımı için 60 Milyar Rial (1.74 Milyon dolar) harcanan eserde, birçok İranlı sanatçının emeği bulunuyor. Bu kur'an'ın satışından elde edilen gelir, hayır işlerine ve İsfahan'da bir çocuk esirgeme kurumu'nun yapımı için harcanacak. 24.Uluslararası Kur'an-ı Kerim Fuarı 13-28 Haziran tarihleri arasında, her gün saat 18:00'den 22:30'a kadar ziyaretçilerini ağarlayacak. ]]> Din ve Düşünce Mon, 06 Jun 2016 11:46:09 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/237230/islam-dünyası-nın-en-nefis-kur-an-ı-kerim-i-uluslararası-fuarı-nda-görücüye-çıkacak Dokuzuncu Uluslararası Razavi Yılın kitabı Seçimi Festivali'nde Başvurular Başladı http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/237214/dokuzuncu-uluslararası-razavi-yılın-kitabı-seçimi-festivali-nde-başvurular-başladı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Astan-i Kuds-i Razavi Kütüphaneler Teşkilatı, Müzeler ve Belgeler Merkezi, 8 Ağustos tarihinde Keramet haftası ile eşzaman olarak düzenlenecek Uluslararası Razavi Yılın kitabı Seçimi Festivali için katılım çağrısı yayınladı. 14.düzenlenen Uluslararası İmam Rıza (a.s) Festivali'nin bir parçası olan Uluslararası Razavi Yılın kitabı Ödülü, beş ana dalda sahiplerini bulacak. ''En İyi Kitap'', ''En İyi Dijital Kitap'', ''En iyi Üniversite Tezi'', ''En iyi Yayınevi'' ve ''Yayınlamaya Değer Eser'' değerlendirilecek beş daldır. Festivalin sekreterliğinden yapılan açıklamaya göre sadece , ''Razavi maarif ve bilimi'', ''Razevi tarih ve Siyresi'', ''Ziyaret'', ''İmam Rıza (a.s) Tıbbı'', ''Şiir'', ''Hikaye'', ''Çocuk ve gençlik'', ''Çeviri'' ve ''Yabancı Diller'' konu eserler festival için değerlendirilecektir. Sekreterliğe gönderilen eserler, İmam Rıza (a.s) veya İmam Rıza (a.s) soyu ile ilgili olmalıdır. Ayrıca gönderilen eserler, 2015-2016 yılları içersinde yayınlanmış olmalı ve eserden üç nüsha sekreterliğe gönderilmemidir. Gönderilen eserler iade edilmeyecek ve bir yazar veya yayıncı birden fazla eser yarışma için gönderebilecek. 20 Haziran başvuru için son tarihtir ve kazananlar 8 Ağustos'ta yapılacak törende açıklanacaklar. ]]> Din ve Düşünce Mon, 06 Jun 2016 08:44:31 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/237214/dokuzuncu-uluslararası-razavi-yılın-kitabı-seçimi-festivali-nde-başvurular-başladı Muhammedi; İranofobi, İslamofibi ve Şiifobi Büyük Bir Yalandır / Kur'an Yarışmaları İran'ın Güven ve Barış Dolu Ortamında Gerçekleşti http://www.ibna.ir/tr/doc/report/236636/muhammedi-iranofobi-islamofibi-ve-şiifobi-büyük-bir-yalandır-kur-an-yarışmaları-iran-ın-güven-barış-dolu-ortamında-gerçekleşti İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - 33. Uluslararası Kur'an-ı Kerim yarışmaları'nın kapanış töreni dün (17 Mayıs) İran Vakıflar Kurumu Başkanı Hüccetülislam Muhammedi, İran İslam Cumhuriyeti başsavcısı Muhammed Cafer Montazeri, Tahran Valisi Seyyid Hüseyin Haşemi, Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Hüccetülislam Abbasali Ahtari, İran İslam Meclisi Kültür komisyonu başkanı Hüccetülislam Salek ve birçok yetkilinin katılımı ile Tahran İmam Humeyni (ra) Musallası'nda düzenlendi. Törende konuşma yapan İran Vakıflar Kurumu Başkanı Hüccetülislam Muhammedi, yabancı katılımcılara seslenerek;''Siz yarışma süresince İran'ın güven ve barış dolu ortamına yakında şahit oldunuz. Bunun en önemli kanıtı da en görkemli şekilde düzenlenen 33. Uluslararası Kur'an-ı Kerim yarışmasıdır ve düşman güçlerin İranofobi, İslamofibi ve Şiifobi propagandaları hepsi bir plandan ibarettir ve büyük bir yalandır.'' Dedi. İran Vakıflar Kurumu Başkanı sözlerinin devamında; ''Halkın bu yarışmaya ilgisi, insanların kuran'a duyduğu sevgi ve saygıyı gösteriyor. Eğer din adamları ve yöneticiler bu sevgiyi doğru yönetirse, insanların da ilgisi gitgide çoğalır.'' Dedi. Hüccetülislam Muhammedi sözlerinin devamında; ''Saadetli ve izzetli bir yaşam, sadece Kur'an ve onun öğretileri sayesinde gerçek olabilir. Kuran'ın emirlerine uyan her toplum saadete ve kemala ulaşabilir ve biz şehitlerimizin kanı, İran İslam İnkılab rehberi ve İran dini lideri'nin yol gösterimi ile kuran kurallara uygun yaşadığımız için Allah'a şükrediyoruz.'' Açıklamasını yaptı. İran Vakıflar Kurumu Başkanı, kuran'a tüm boyut ve yonleri ile inanılması gerekildiğini hatırlatarak; ''Bazıları batıdan gelen herşeyi iyi zannederek Kabul ediyorlar ama aynı insanlar kur'an emirlerinin tamamına uymuyorlar. İran'ın müslüman halkı kuran'a inanıyor ve onun emirlerini yerine getiriyor ve 37 yıl boyunca da kuran'ın emirlerini yerine getirmekte hep öncüydü.'' Dedi. ]]> Din ve Düşünce Wed, 18 May 2016 10:45:46 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/236636/muhammedi-iranofobi-islamofibi-ve-şiifobi-büyük-bir-yalandır-kur-an-yarışmaları-iran-ın-güven-barış-dolu-ortamında-gerçekleşti