(İBNA) - son başlıklar Edebiyat :: Full Edition http://www.ibna.ir/tr/literature Tue, 24 Apr 2018 01:46:33 GMT haber stüdyosu ,3.0 baskısı )yazı işleri kurulu otomasyonu ve geniş haber yayıncılık sistemi`ile( /skins/default/tr/normal3/ch01_newsfeed_logo.gif İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) http://www.ibna.ir/ 100 70 tr İBNA'da üretilen içerik, kaynak belirtmek koşuluyla kullanılabilir. Tue, 24 Apr 2018 01:46:33 GMT Edebiyat 60 ​İran Kitap Evi Kurumu'nda Hüseyinpour Dönemi Başladı http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/259003/iran-kitap-evi-kurumu-nda-hüseyinpour-dönemi-başladı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – İran Kültür Bakanı yardımcısı Muhsin Cevadi ve İran Kitap Evi Kurumu yönetim kurulu’nun kararı ile Niknam Hüseyinpour İran Kitap Evi Kurumu’nun yeni genel müdürü seçildi. Hüseyinpour, Mecil Golami Celise'nin istifası üzerinde birkaç haftadır geçici olarak İran Kitap Evi Kurumu'nun sorumlusuydu. Niknam Hüseyinpour uzun yıllardır İran Kültür ve İslami İrşad Bakanı'nın danışmanı olarak çalışıyordu. ]]> Edebiyat Sat, 17 Mar 2018 12:21:42 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/259003/iran-kitap-evi-kurumu-nda-hüseyinpour-dönemi-başladı ​Gazeteciler Şiir Ödülü Kazananlarını Açıkladı http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258826/gazeteciler-şiir-ödülü-kazananlarını-açıkladı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – 12. Gazeteciler Şiir Ödülü'nün kapanış töreni dün (11 Mayıs) edebiyatçılar ve gazetecilerin katılımı ile gerçekleşti. Törende yılın kitap ödülü Mehdi Hatemi'ye verildi. Hatemi ''Konuşmayan Ağaç'' adlı şiir kitabını self-publishing yöntemi ile yayınlamıştır. Jüri ayrıca Seyyid Resul Pireh ve Hasan Hümayun'u ''Teskin'' ve ''Benim Kişisel Auschwitz'' adlı kitapları için ödüllendirdi. Ayrıca kitaba sahip olmayan şairler bölümünde ise kazananlar şöyle; Birinci: Mani Çehkendinejad Bircend’den İkinci: Seyyed Yousef Salehi Buşehr’den Üçüncü: Meryam Ghorbani Tahran’dan ]]> Edebiyat Mon, 12 Mar 2018 12:02:59 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258826/gazeteciler-şiir-ödülü-kazananlarını-açıkladı ​İstanbul Hakkında Söylenmedik Söz Kaldı mı? / Burhan Sönmez'in ''İstanbul İstanbul''u Farsça'da http://www.ibna.ir/tr/doc/book/258753/istanbul-hakkında-söylenmedik-söz-kaldı-mı-burhan-sönmez-in-istanbul-u-farsça-da İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Burhan Sönmez ilk romanı ''Kuzey''i 2009, ikinci romanı ''Masumlar''ı 2011 yılında yayımlamıştı. Sömen üçüncü romanını dört yıllık bir aranın ardından,  2015 yılında yayınladı. ''İstanbul İstanbul''da Burhan Sönmez, yeraltındaki bir hücreye atılmış dört tutuklunun -maruz kaldıkları işkence ve baskıya- birbirlerine anlattıkları hikayelere sığınarak direnişlerini anlatıyor.   Altı ana karakter var romanda. Hücrelerden birinde dört erkek kalıyor; Öğrenci Demirtay, Doktor, Berber Kamo ve Küheylan Dayı. Tam karşılarında denk gelen hücreye ise genç bir kadın, Zine Sevda tıkılmış. Ve yeraltıyla yerüstüyle, cenneti ve cehennemiyle İstanbul şehri, romanın belki de en önemli kahramanı... Önceden tanışmayan bu beş insanın birbirleriyle ilişkileri, geçmişleri ve gelecek hayalleri oluşturuyor romanın hikayesini. İşkence yaralarını sarmak, kaygılarını gidermek ve birbirlerine umut aşılamak için hikayeler anlatmaya başlıyorlar. Böylelikle yeraltındaki bu küçük hücre geçmişi, bugünü ve geleceği ile bir metropol olarak İstanbul'u içine alacak kadar genişliyor.   Her biri kendi üslubuyla farklı bir çehresini ya da kendisindeki karşılığını anlatıyor İstanbul'un. Kimisinde bir masalın konusu oluyor kimisinde bir aşk hikayesinin: "Biliyorsun Küheylan Dayı, her kent İstanbul'dur bize. Bir çocuk karanlığa kalmış ve dar sokaklarda yönünü şaşırmışsa orası İstanbul'dur. Eski sevgilisini bulmak için maceraya atılan gencin, siyah tilki kürkünün peşine düşen avcının, fırtınada sürüklenen geminin, dünyayı bir elmas gibi avucuna almak isteyen prensin, boyun eğmemeye yeminli son isyancının, şarkıcılık hayaliyle evden kaçan kızın, para babalarının, hırsızların ve şairlerin vardığı kent İstanbul'dur. Her hikaye burayı anlatır."   Kim anlatırsa anlatsın, her ne biçimde anlatırsa anlatsın, bu kenti karanlığa boğmak, bir korku imparatorluğuna çevirmek isteyenlera inat, kentin içindeki mutluluk imgesini yakalamaya çalışan hikayeler dinleyeceksiniz. Hücredekiler var olandan yola çıkacak ama onu farklı renklere boyayarak hayal ettikleri, kendi kaderlerini birleştirdikleri ve sahiplendikleri bir İstanbul tablosu yaratacak. Aklın karamsarlığı ile iradenin iyimserliği arasında gidip gelen günler boyunca hikayeler birbirlerini kovalarken, zamanlar zamanlara, mekanlar mekanlara, acılar acılara karışacak, hücrelerdeki tutuklular için umut ilkesi hiç tükenmeyecek...   ''İstanbul İstanbul'' aynı konuyu ele almakla birlikte farklı bir örnek. Burhan Sönmez'in niyeti "acıyı değil, acının nedenlerini ve sonuçta insanda bıraktığı etkileri anlatmak"... Elbette politik bir anlatı ama güncel politikayla ya da politik söylemle doğrudan bağlantısı yok. İstanbul'u, aşkı, acıyı bir dünya görüşünün prizmasında kırarak yansıtmış Sönmez. Önceki iki romanında da benzer bir kurguyu kullanmıştı; romanın gövdesini hikayeler oluşturuyor, mesela Masumlar’da roman kahramanının dinlediği şeyi dinleyemediği, gördüğü şeyi göremediği, okuduğu şeyi de anlamadığı zamanlarda hikayeler rüyaların yerini tutuyordu. Boccaccio'nun Decameron'undan esinlendiğini metin arasında ifşa eden İstanbul İstanbul’da bu kurgu anlayışını daha da geliştirmiş. Decameron’un kurguya yaptığı etkinin yanı sıra, romanda içerik anlamında Italo Calvino'nun Görünmez Kentler’inin de izi sürülebilir.   Calvino, Görünmez Kentler'de modern insanın zaman ve mekanla ilişkisini kent simgesi üzerinden işlemişti. Marco Polo gezdiği hayali kentleri tasvir ederken aslında hep Venedik'i, Venedik'in bir başka yüzünü anlatmıştı Kubilay Han'a. Görünmez Kentler, Calvino için yaşanmaz hale gelen kentlerin kalbinden doğan bir rüyaydı. Marco Polo'nun kalbinde yatan -tıpkı İstanbul İstanbul'un roman kişileri gibi- insanları kentlerde yaşatan gizli nedenleri, krizlerin ötesinde değerleri olan nedenleri keşfetmekti. Nasıl ki Calvino'nun Görünmez Kentler'i mutsuz kentlerin içine gizlenmiş, sürekli biçim alıp, yitip giden mutlu kentler imgesi üzerine açılıp kapanıyorsa; Sönmez'in İstanbul İstanbul’u da mutsuzluğun içinden mutluluğu çıkarmaya çalışıyor. Kentler diyor Calvino, "takas yerleridir, tıpkı bütün ekonomi tarihi kitaplarında anlatıldığı gibi, ama bu değiş-tokuşlar yalnızca ticari takaslar değil; kelime, arzu ve anı değiş-tokuşlarıdır." İşte böyle bir anlayışla -hikaye ederek- takas ediyor İstanbul İstanbul'un kahramanları kelime, arzu ve anılarını...   Dört farklı anlatıcının birinci tekil şahıs anlatısıyla dile getirdikleri hikayeleri naklederken dili çok ustaca kullanmış Burhan Sönmez. Masumlar'ın dilini ve anlatımını da beğenmiş ve kariyerinde bir sıçrama olarak değerlendirmiştim. ''İstanbul İstanbul''da dilini ve kurgusunu daha da geliştirdiğini söyleyebilirim. Göndermeler, benzetmeler, imgeler yoluyla anlatmak istediğini kuşatan, onca acının içinde insanlığı, dostluğu ve güzelliği yakalayan bir dil kullanmış.   Kitabın sonunda Hallac-ı Mansur'dan bir alıntı var: ''Cehennem, acı çektiğimiz yer değil, acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir.'' Bu alıntıyı ''İstanbul İstanbul'un hikayesine çok yakışacağına inandığım -Italo Calvino'nun ''Görünmez Kentler''inden- bir başka alınıtıyla tamamlamak istiyorum: "Biz canlıların cehennemi gelecekte var olacak bir şey değil, eğer bir cehennem varsa, burada, çoktan aramızda; her gün içinde yaşadığımız, birlikte, yan yana durarak yarattığımız cehennem. İki yolu var acı çekmemenin: Birincisi pek çok kişiye kolay gelir: cehennemi kabullenmek ve onu göremeyecek kadar onunla bütünleşmek. İkinci yol riskli: sürekli bir dikkat ve eğitim istiyor; cehennemin ortasında cehennem olmayan kim ve ne var, onu aramak ve bulduğunda tanımayı bilmek, onu yaşatmak, ona fırsat vermek."   ]]> Edebiyat Sun, 11 Mar 2018 08:57:49 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/book/258753/istanbul-hakkında-söylenmedik-söz-kaldı-mı-burhan-sönmez-in-istanbul-u-farsça-da 2018 Uluslararası Tahran Kitap Fuarı İçin Başvuruları Başladı http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258725/2018-uluslararası-tahran-kitap-fuarı-için-başvuruları-başladı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – Bu yıl 31'incisi düzenlenecek Uluslararası Tahran Kitap Fuarı'na katılmak isteyen yabancı yayıncıları pazar günü (11 Mart) itibaren tibf.ir  sitesine başvurarak kayıt yapabilirler. Kayıt pazar günü saat 09:00 itibari ile başlayacak ve yabancı yayıncılar katılım isteklerini belirlenen formları doldurarak beyan edebilirler. Başvuru istekleri incelendikten sonar yayıncılar ile irtibata geçirilecek. Daha fazla bilgi için +98 (021) 88247707 ve +98 (021) 88275789 numarasını arayabilir veya sorularını international-pub@tib.ir e-postasından sorabilirler. 31. Uluslararası Tahran Kitap Fuarı 2-12 Mayıs tarihleri arasında İmam Humeyni Büyük Musellasında gerçekleşecek. ]]> Edebiyat Sat, 10 Mar 2018 11:53:08 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258725/2018-uluslararası-tahran-kitap-fuarı-için-başvuruları-başladı ''Beni Adınla Çağır'' En İyi Uyarlama Senaryo Dalında Oscar Kazandı http://www.ibna.ir/tr/doc/report/258588/beni-adınla-çağır-en-iyi-uyarlama-senaryo-dalında-oscar-kazandı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) -  ''Beni Adınla Çağır'' (Özgün adı:Call Me by Your Name), yönetmenliğini Luca Guadagnino'nun gerçekleştirdiği 2017 çıkışlı romantik drama filmidir. Filmin senaryosu James Ivory tarafından, André Aciman'ın 2007 yılında çıkan aynı adlı romanından uyarlandı. film, prestijli festivallerde 70'ye yakın ödül kazanmış ve pek çok sinefilin bu yılki favorisi olmuştu. En İyi Film, En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Orijinal Şarkı dallarında da Oscar adayı olan filmin yönetmen koltuğunda İtalyan sinemasının yükselen yıldızı Luca Guadagnino otururken, Oscar'lı senaryonun sahibi ise usta sinemacı James Ivory. Proust üzerine çalışmalarıyla da tanınan André Aciman'ın filmle birlikte yeniden gündeme oturan romanı, delikanlılık çağındaki bir gençle, ailesinin yazlığında kısa süreliğine kalmaya gelen bir adamın arasında gelişen beklenmedik aşkı anlatıyor. "Saf tutkunun dönüştürücü etkisini" yansıtışıyla dikkat çeken bu metin, Sel Yayıncılık tarafından 2009 yılında Adınla Çağır Benibaşlığıyla yayımlanmış, 2016’da yeniden basılmıştı. Ama filmin uyarlandığı romanın konusu şöyle; '' Elio isimli 17 yaşındaki Yahudi Amerikalı İtalyan genç, İtalya'nın kuzey kısmında şehirden uzakta ebeveynleri ile yaşamaktadır. Arkeoloji profesörü olan babası, bir Amerikalı Yahudi mezun öğrencisi olan Oliver'ı 1983 yazı sırasında ailesi ile yaşaması ve akademik evrak işlerinde yardımcı olması için davet eder. İçine kapanık, kitap kurdu ve müzikal yetenekleri olan Elio, ilgisiz ve coşkun kişiliği olan Oliver ile aralarında çok az benzerlik bulur ve kendi kişiliği ile zıtlaştığını düşünür. Elio yazın büyük bir kısmını kitap okuyarak ve kız arkadaşı Marzia ile takılarak geçirirken, Oliver da kasabalı kızlardan birisine bağlanır, ki bu durum Elio'yu üzer….''   André Aciman ]]> Dünya Tue, 06 Mar 2018 06:46:51 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/258588/beni-adınla-çağır-en-iyi-uyarlama-senaryo-dalında-oscar-kazandı ''Çağdaş Türk Öyküsü'' Tahran'da Konuşulacak http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258534/çağdaş-türk-öyküsü-tahran-da-konuşulacak İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Tahran Yunus Emre Enstitüsü, Hemşehri Dastan dergisi iş birliği ile Türk edebiyatının daha iyi tanıtılması ve Türk öykücülüğünün son yıllardaki durumunun İranlı edebiyat severlere anlatılması amacıyla ''Çağdaş Türk Öyküsü'' paneli düzenliyor. Çağdaş Türk öykücülüğünün farklı yönlerinin anlatılacağı panelde hikâyeci ve eleştirmen Necip Tosun günümüz Türk öykücülüğünü, Naime Erkovan ile İsmail Özen ise kendi yazma serüvenlerini paylaşacaklar. İranlı eleştirmen ve öykü yazarlarından  Behnaz Alipur Geskeri ve Muhammed Kişaverz'in de katılacağı programın iki ülke arasında edebiyat alanında yapılacak iş birlikleri için zemin hazırlaması amacıyla  öykü yazarları, önümüzdeki aylarda Tahran ve İstanbul'u merkeze alan ve yabancı bir ülkede yaşadıkları tecrübeleri konu alan öyküler kaleme alacaklar, bu öyküler öncelikle İran ve Türkiyede edebiyat dergilerinde yayımlandıktan sonra Farsça ve Türkçe olarak bir kitap hâlinde basılacaktır. ''Çağdaş Türk Öyküsü'' paneli 7 Mart Çarşamba 2018 Çarşamba günü saat 17:00’de Tahran’daki ''Beşeri Bilimler Düşünürler Evi''nde (Hâne-i Endişmendân-ı Ulûm-i İnsani) gerçekleştirilecektir. ]]> Edebiyat Mon, 05 Mar 2018 11:48:54 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258534/çağdaş-türk-öyküsü-tahran-da-konuşulacak ​İranlı Şairin En Güzel Şiirleri Arapça'da http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258444/iranlı-şairin-en-güzel-şiirleri-arapça-da İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Genç gezeteci ve şair Mehdi Muradi, hem yetişkinler ve hem çocuklar için şiirler yazıyor. Tanınmış Arap çevirmen Hüseyin Tarfi Alivi, Mehdi Muradi’nin edebi kariyeri boyunca yayınladığı kitaplarda yer alan en güzel şiirleri seçerek, Arapça’ya çevirmiş ve yayınlamıştır. Kitapta şairin ''Bizden Bazılar'', ''Halı ile Birleşenler'', ''Artık derim bile beni koruyamıyor'' adlı eserlerinden 60 şiir seçilmiş ve çevrilmiştir. Bu kitap 12. Huzistan Kitap fuarında görücüye çıktı. ]]> Edebiyat Sat, 03 Mar 2018 07:43:05 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258444/iranlı-şairin-en-güzel-şiirleri-arapça-da ''Elif Dal Mim'' Türkçe'de http://www.ibna.ir/tr/doc/book/258363/elif-dal-mim-türkçe-de İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - 1997 yılında Soroush Dergisi tarafından takdir ödülü alan ve 2007 yılında da Farda Edebiyat Festivalinde üçüncülük ödülünü kazan Elif Dal Mim Nurcan Altun tarafından Türkçe’ye çevrildi ve Demavand yayınları eseri Türk okurları ile buluşturdu. Kitabın konusu ise kısaca şöyle; Hükümdarın evlat edindiği bir yetim olan Human, döneminin en büyük heykeltıraşı olur. Ancak hükümdarın heykelini yapmaktan kaçındığı için zindana gönderilir. Hükümdarın güçlü vezirinin kızı Human’a âşıktır. Human ise kimsesiz bir kız olan Mana’ya gönlünü kaptırmıştır. Human'ı hem hükümdarın heykelini yapmaya hem de vezirin kızıyla evlenmeye zorlarlar. Bunun üzerine Mana'nın gönlü kırılır ve ortadan kaybolur. Human da zindandan kaçar ve hem Mana'yı aramak hem de sanatını özgürce icra edebilmek için öğrencileriyle birlikte dağda gizli bir hayat sürmeye başlar. Yaptığı heykeller, büyük peygamberlerin figürü olup her birisi Human'ın hayal gücünde can bulmakta ve öykünün ilerlemesine katkı sağlamaktadır…'' ]]> Edebiyat Wed, 28 Feb 2018 10:54:10 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/book/258363/elif-dal-mim-türkçe-de Uluslararası Fecr Şiir Festivali'ni Bir Markaya Haline Getirmeye Çalışıyoruz http://www.ibna.ir/tr/doc/report/258290/uluslararası-fecr-şiir-festivali-ni-bir-markaya-haline-getirmeye-çalışıyoruz İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – 12. Uluslararası Fecr Şiir Festivali'nin kapanış töreni Pazar günü (25 Şubat) üst düzey yetkililerin katılımı ile Tebriz'de düzenlendi. Törene İran Kültür Bakanı yardımcısı Muhsin Cevadi, Velayet-i Fakih Doğu Azerbaycan temsilcisi ve Tebriz Cuma namazı hatibi Huccetü'l-İslam Muhammed Ali AlHaşim ve Tebriz Valisi Mecit Hudabahş'ın yanı sıra ünlü şair ve edebiyatçılar da törene katıldılar. Törenin başında konuşma yapan İran Kültür Bakanı yardımcısı Muhsin Cevadi, İran Kültür ve İslami İrşad Bakanı'nın gönderdiği mesajı okudu. Cevadi daha sonra İranlıların şiire duyduğu sevgiye değinerek, şiirin İran edebiyatında önemli bir konuma sahip olduğunu ve Fars şiirinin Allah'a duyulan inanç ve aşkı anlattığını söyldi. İran kültür bakanı yardımcısı konuşmasının devamında bazı ünlü şairlerden şiirler okuyarak, Fars şiirinin ahlak, inanç ve aşk konularına verdiği öneme dikkat çekti. Cevadi Şehriyar'ın Türkçe yazdığı ''Heydar Baba'ya Selam'' şiirini okudu ve onun Ehli beyt'e duyduğu saygıyı dile getirdi. Cavedi Fars şiirinin her zaman sosyal ve ülke durumunu dile getirdiğini hatırlatarak; '' Fars şiiri her zaman insanların acılarını, duygularını ve düşüncelerini yansıtmıştır. Bu hem klasik şiir hem moder şiir için geçerlidir. Bu İran'ın zangin tarih ve sanat anlayışını gösteriyor ve biz bunu korumakla mükellifiz.'' Dedi. Cevadi daha sonra İBNA muhabirinin sorularını yanıtladı. İran Kültür Bakanı yardımcısı bu yıl törenin Tebriz'de düzenlenmesi hakkında; '' Bu yıl 12. Uluslararası Fecr Şiir Festivali'nin kapanış törenini Tebriz'de düzenlenmeye karar verdik. Bu Tahran dışında yaşayan şanatçılara da daha aktif katılım fırsatı yarattı ve yabancı şairler de İslam dünyasının Turizim başkanti olan Tebriz'i göre firsatını yakadılar. Ayrıca Tebriz her zaman büyük şairlerin şehri olmuştur ve biz burda olmaktan gürür duyuyoruz.'' Dedi. Cevadi Uluslararası Fecr Şiir Festivali'ni bir markaya dönüştürmeye çalıştıklarını ve her yıl organizasyon ve seçimlerini bu doğrultuda yapmaya çalıştıklarını anlattı.       ]]> Edebiyat Tue, 27 Feb 2018 08:40:28 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/258290/uluslararası-fecr-şiir-festivali-ni-bir-markaya-haline-getirmeye-çalışıyoruz Saraybosna Orhan Pamuk'u 'Onurlandırmaktan' Vazgeçti http://www.ibna.ir/tr/doc/report/258140/saraybosna-orhan-pamuk-u-onurlandırmaktan-vazgeçti İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - DW Türkçe'nin haberine göre, Bosna-Hersek'in başkenti Saraybosna, Nobel edebiyat ödüllü Türk yazar Orhan Pamuk'a ''fahri vatandaşlık'' verme planından vazgeçti. Söz konusu onursal ödülün verilmesiyle yetkili olan, Saraybosna Belediyesi bünyesindeki komite, daha önce verdiği kararı iptal etti. Önceden 7 komite üyesinin oy birliğiyle kabul edilen kararın iptaliyle ilgili Komite tarafından henüz bir açıklama yapılmadı. Muhalefet, kararın arka planında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın olası tepkisinden duyulan endişenin olduğunu savundu. Muhalefette yer alan sosyal liberal Bizim Partimiz (Nasa Stranke) üyesi siyasetçi Samir Fazliç, AFP’ye yaptığı açıklamada, yapılan ikinci oylamada dört üyenin “hayır” oyu kullandığını belirtti. Fazliç, ikinci oylamadaki tutumun “Pamuk’un Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın izlediği siyasete muhalif tavrı” ve “Erdoğan korkusu” olduğunu savundu. Muhalefette yer alan Sosyal Demokrat Parti ise, bir açıklama yayınlayarak kararı “köle ruhlu siyaset” ifadesiyle eleştirdi. Saraybosna Belediyesi, Bosna Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyi Başkanı Bekir İzetbegoviç’in lideri olduğu Demokratik Eylem Partisi (SDA) tarafından yönetiliyor. AFP, Saraybosna Belediye Başkanı Abdullah Skaka’nın kendisine iletilen soruları yanıtlamadığını bildirdi. Komitenin SDA’lı başkanı Velija Katica ise, basın mensuplarına yaptığı açıklamada “nasıl oy kullanacağıyla ilgili talimat almadığını” söyledi. Savaş dönemi Saraybosnasıyla ilgili bir film senaryosu yazdığı belirtilen Pamuk, söz konusu fahri vatandaşlık ödülüne Saraybosna’daki yerel bir kitabevi tarafından aday gösterilmişti. Kitabevinin müdürü Demir Uzunoviç, komitenin Pamuk’un “Saraybosna için yeterince önemli olmadığını” düşündüğünü söyledi. Yerel bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada kararın gerçek nedenini “hala bilmediklerini” söyleyen Uzunoviç, “Pamuk’un kent için yeterince önemli olmadığını söylemek anlaşılabilir bir gerekçe değil. Bu argüman tamamıyla absürd” şeklinde konuştu. Uluslararası Yazarlar Derneği PEN’in Bosna şubesinin de Pamuk’a “samimi özürlerini” ilettiği bildirildi. Bosna’da 1995’te sona eren savaştan bu yana Türkiye, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) vasıtasıyla Bosna’ya 800 proje kapsamında yaklaşık 240 milyon euro yatırım yaptı. Bu projelerin arasında camiler, okullar ve Osmanlı döneminden kalma eserlerin rekonstrüksiyonu da yer aldı. Bekir İzetbegoviç, Mayıs 2016’da Recep Tayyip Erdoğan’ın kızının düğününe katılmıştı.   ]]> Edebiyat Sat, 24 Feb 2018 12:28:30 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/258140/saraybosna-orhan-pamuk-u-onurlandırmaktan-vazgeçti ''Soveşon'' İtalyanca'da http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258131/soveşon-italyanca-da İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – Modern İran edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Simin Daneşver’in 1970 yılında yayınladığı ve bugüne kadar 20'den fazla İran'da tekrar baskıya girdiği Soveşon adlı romanı, Brioschi yayınevi tarafından İtalyanca’ya çevrilerek yayınlanacaktır. İngiliz güçlerinin İran toprağını işgal ettiği dönemi anlatan Soveşon; bugüne kadar İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca, Rusça, Türkçe, Çince, Türkçe ve Japonca dillerine çevrilmiştir. Brioschi yayınevi yakında bu eserin İtalyanca versiyonunu okuyucular ile buluşturucak. Bu yayınevi bugne kadar İran modern edebiyatına ait birçok eseri İtalyan okurları ile buluşturmuştur.           ]]> Edebiyat Thu, 22 Feb 2018 11:11:52 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/258131/soveşon-italyanca-da ​''En Uzağından Unutuşun'' Raflarda http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/257936/en-uzağından-unutuşun-raflarda İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - 2014 yılında İsveç Akademisi tarafından verilen Nobel Edebiyat Ödülü`nü Fransız yazar Patrick Modiano kazandı. Akademinin sekreteri Peter Eglund ödülün veriliş nedenini şöyle açıklamıştı:” Patrick Modiano, kendine has bellek tekniği ile, Nazi işgali sırasında yaşanan en akıl almaz insan hikayelerini anlattığı ve dönemin dünyasını ortaya çıkardığı için Nobel Edebiyat Ödülü`ne değer görüldü.” Modiano`nun kazandığı tek ödül Nobel Edebiyat Ödülü değil. Daha ğnce 1978`de Fransa`nın en prestijli edebiyat ödülü olan Goncourt Ödülü`nü almış, bunun yanısıra Roger Nimier Ödülü ve Fenon Ödülü`nü de kazanmıştır. “Hafıza sanatının” ustası ve zamanımızın Marcel Proustu olarak nitelendirilen Patrick Modiano otuzdan fazla esere imzasını atmıştır. Bu eserlerin hemen hepsinde yazar geçmişe dair izler, unutulmuş aşklar, melankolik anılar bütününü okurun önüne seriyor. Modiano bir gazetecinin geçmişle ilişkisine dair sorusunu böyle cevaplamış: “Geçmişi canlandırabileceğimizden şüpphe etmişimdir hep. Tek şey, biraz buradan.. kalan tek şey unutuşun tükettiği alanlardır… parçalar kalır geriye, izler…” “En Uzağından Unutuşun” da geçmişten izler taşıyan bir roman. Roman anlatıcısı ellilerinde bir adam, 30 sene önce yaşanmış olayları anlatmaya başlıyor. O zamanlar gezgin bir kitap satıcısı olan anlatıcımız yazar olmak isteyen 18 yaşında bir genç. Olaylar bu gençle Paris`te bir tesadüf sonucu tanışan Jacqueline ve Van Berver arasında geçer. Sonradan bir Peter Rachman, Cartaued, Linda gibi bir kaç karakter daha katılır hikayeye. Başlarda insana öyle geliyor ki, yazar kalemi eline alarak öylece çiziktirivermiş karakterlerini, hiçbir derinlik, hiçbir özellik katmadan. Ama roman ilerledikçe karakterlerin derinleştiğini ve daha belirgin çizgilere büründüğünü görüyoruz. Jacqueline ve Van Berver düzenli şekilde kumar oynar, kumarda kazandıkları ile geçimlerini sağlar aynı zamanda Mayorka`ya gitmek için ( Jacqueline sık sık daha önce tanıştıkları bir yazarın onları Mayorka`ya davet ettiğini söyler.) para biriktirirler. Ama Mayorka`ya gidemiyorlar, Jacqueline`nin isteği üzerine romanı anlatan gençin Cartraued`den çaldığı paraları alıp Van Bever`i Paris`te bırakarak beraber Londra`ya gidiyorlar. Londra`da bir süre berbat bir otelde daha sonra ise Peter Rachman adlı bir adamın onlara verdiği bir evde yaşamaya devam ederler. Lakin bir süre sonra Jacqueline ortadan kaybolur ve bir daha geri dönmez. Modiano romanında hızlı geçitler yapmış. Birdennbire tam 15 sene geçmiş, anlatıcımız artık bir yazardır ve tam 15 sene sonra yeniden Jacqueline ile karşılaşır. İsmini değiştirmiş ve evli bir kadın olarak. Ama yeni bir iliçkinin başlaması söz konusu değil çünkü Jacqueline bu kez de ortadan kaybolur. Ancak bu gidiş önceki gibi üzmez anlatıcımızı, artık uzun bir zaman geçmiş beraber olduğu günlerin üzerinden. O günlere dönersek, otelde yaşayan, günlerini kahvelerde, bulvarlarda geçiren bu gençlerin köklerinden koptuğunu hiçbir yere, hiç kimseye bağlı olmadığını görürüz. İlişkileri hep geçicidir, kalabalıklar arasında yalnızdırlar. Belki de bu roman unutuşun romanı olduğu kadar yalnızlığın da romanıdır. Patrick Modiano bu romanında Paris`in bir bölgesinin – otellerin, alanların, kahve ve bulvarların tasvirine geniş yer ayırmış. Ama bunu yaparken öyle bir yöntem kullanmış ki, okuru hiç sıkmıyor. Romanda çok basit aynı zamanda da şiirsel bir dil kullanmış. Öyle ki su gibi akıp gidiyor. Dili basit olsa da romanda derinlik de yok değil. “Yalnızlığın, bağlanmamanın şiirini…” anlatan Modiano “En Uzağından Unutuşun”da okurunu geçmişe, melankolik ve hüzünlü bir yolculuğa götürür.     ]]> Edebiyat Mon, 12 Feb 2018 06:40:56 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/257936/en-uzağından-unutuşun-raflarda ​Hiçbir Kitabı Gözden Kaçırmamaya Özen Gösterdik http://www.ibna.ir/tr/doc/report/257310/hiçbir-kitabı-gözden-kaçırmamaya-özen-gösterdik İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) -25.İİC Dünya Kitap Ödülleri’nin Jüri başkanı Ahmed Ali Heydari eserlerin değerlendirilmesi hakkında konuştu. Günümüz toplumsal söylemine egemen olan şeffaflık politikası, Ötekiliği, farklılığı ortadan kaldırmaya, bir aynılık diktatörlüğü kurmaya yöneliktir. Şeffaflık ile her şey dışa dönmüştür; sathileşmiş, dolaysız tüketime açılarak metalaşmıştır. Tweetler, aslında bir anlamda “ben varım” demektir. Buradaki “ben”, Öteki’ne karşı korunan veya sınır koyan değil, Öteki’nin dikkatini çekmeye çalışan bir “ben” olarak da düşünülebilir. Ben için Öteki, tüketici olarak seyircidir. “Düşünüyorum, o halde varım” diyen Kartezyen Ben, kırılgandır. Öteki ile kendini konumlandıran, kendini tanımlayan, Öteki ile kimliğini kuran Kartezyen Ben’in kendini bir yere koymak için Öteki’ne ihtiyacı vardır. Post Kartezyen Ben’in kendini bir yere koymak için Öteki’ni reddetmeye ihtiyacı yoktur. Şiddet kullanmamak pasifizm değildir. Hindistan Bağımsızlık Hareketi’nin siyasi ve ruhani lideri Mahatma Gandhi (1869-1948) şöyle diyordu: “Benim şiddete başvurmama öğretim aşırı derecede aktif bir güçtür. Korkaklığa, zayıflığa yer bırakmaz. Şiddet kullanan bir adamın bir gün şiddet kullanmayan biri olması için bir umut vardır, fakat bir korkak için hiçbir umut yoktur.” Şiddet içermeyen direniş tıpkı şiddet gibi saldırgandı; fakat bu saldırganlık fiziksel değil ruhsaldı. Aktifti, kötülüğü kabul etmeyi reddediyordu, zarar vermeksizin direniyordu. Karşısındakine fiziksel saldırganlık kullanmaması anlamında pasif; aktif halde olan zihin ve duygularla, aktif biçimde düşmanı tutum değiştirmeye ikna için çalışırken ruhsal olarak saldırgandır, şiddeti aslında reddetmez. Amerikan yurttaş hakları hareketi önderi Martin Luther King’in (1929-1968) yaşanan bütün kaygı, korku ve şiddet karşısında sükunet ve barışçılık kapsamında sakin kaldığı bilinmektedir. King için şiddet kullanmamak, sadece siyasi bir hareket değil, bir hayat tarzı, başka insanları tedavi etme yöntemi, ırkçılığın tedavisiydi. King, adaletsizlik karşısında üç seçenek olduğunu öğretti: Şiddet yoluyla direniş, şiddet kullanmadan direniş ve katlanmak. Gandhi ve King’in pasifist olmamalarının sebebi şiddete karşı çıkmaları ama katlanmaya razı gelmemeleridir. 1989’da Almanya’da referans kültürü egemen kılmaya yönelik Leitkultur gibi yeni temalar ortaya çıktı. Dışlayıcı bir tonu olan Leitkultur nosyonu, ulusal kimliğin yüceltilmesine ve kültürlerarası ilişkilerin bir hiyerarşi içinde algılanmasına yol açtı. Leitkultur, göçmenlerin çifte aidiyetlerini de reddetmeye yönelikti. 2000’lerde Leitkultur fikri, çokkültürcülüğün reddi, kültürel göreliliğin kınanmasına dönüştü. Gilles Deleuze (1925-1995) felsefesinde azınlık, sayıca az olanı değil, egemenlik aygıtı tarafından dışlanan ve tabi kılınan bütün toplumsal kümeleri temsil etmek için kullanılan bir kavramdır. Deleuze’e göre aslında felsefe de halka, ulusa değil, azınlıklara seslenir. Britanya polisinin verilerine göre, 23 Haziran 2016’daki AB referandumu ve AB’den ayrılma kararı sonrasında ülke genelindeki ırkçı söylem ve saldırılarda %400 artış yaşanmış. Referandum öncesinde haftada ortalama 63 olan ırkçı söylem ve saldırı sayısı referandumun ardından geçen bir haftalık sürede 331’e yükselmiş. Toplumsal cinsiyet (gender) kavramı da Öteki’ni yaratmak için kullanılan bir başka araçtır. Bu kavram, kadın ve erkeğin sosyal olarak belirlenen rol ve sorumluluklarından hareket eder; önyargılı ve dayatılmış özelliklerdir. Dişi ve eril dışında başka bir seçenek tanımaz. Toplumsal cinsiyet kavramı algısına uymayanlar ötekileştirilir. Cinsiyet (seks), biyolojiktir, değişmez ve evrenseldir. Toplumsal cinsiyet ise toplum tarafından belirlenir, sosyo-kültürel yapı içinde öğrenilir, zaman ve mekan içinde değişiklik gösterir; toplumsal algı değiştirilerek toplumsal cinsiyet de değiştirilebilir. 1970’lerden itibaren bu kavrama karşı savaşım verilmektedir. ]]> Edebiyat Fri, 26 Jan 2018 10:46:35 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/257310/hiçbir-kitabı-gözden-kaçırmamaya-özen-gösterdik İİC Yılın Kitabı Ödülü'nü Şeffaflaştırmaya Çalışıyoruz http://www.ibna.ir/tr/doc/report/257306/iic-yılın-kitabı-ödülü-nü-şeffaflaştırmaya-çalışıyoruz İran Kitap Evi Kurumu’nun genel müdürü Mecit Golami Celise İran Kitap Haber Ajansı (İBNA)'ya verdiği röportajda 35. İİC Yılın Kitabı Ödülü ve 24. İİC Dünya kitap Ödülü hakkında açıklamalarda bulundu. Celise; Son yıllarda belirlenen hedefler ve izlenen politikalar doğrultusunda bu etkinlik iyi bir kalite yakaladı. Daha önce geçen yıl içersinde yayınlanan tüm eserleri inceliyorduk.Ama son 3 yıl içersinde çağrı yayınlıyoruz ve sadece sekreterliğimize gönderilen eserleri inceliyoruz. Böylece sayı azalarak yapılan değerlendirme daha kapsamlı ve kaliteli oluyordur. İran Kitap Evi Kurumu'nun Genel Müdürü Mecid Gulami Celise İran İslam Cumhuriyeti Yılın Kitap Ödülü'nün gidişatı hakkında bilgi vererek; ''Bu dönem yapılan en büyük değişim, tüm sürecin internet üzerinde yapılmış olmasıdır. Yani kayıt aşamasından, değerlendirme aşamasına kadar tüm süreç sanal ortamda yapıldı.'' Dedi. Celise 33.İİC Yılın Kitap Ödülün diğer dönemlerden farklı olduğunu söyleyerek; ''Bu dönem, hepsi kendi alanlarında uzman 470 jüriden kitapları değerlendirmeleri için yardım aldık. Böylece bize gönderilen farklı konulardaki eserler bile, o alandaki uzman kişiler tarafından değerlendirildi.'' Açıklamasını yaptı. İran Kitap Evi kurumu'nun genel müdürü, toplam 6690 eserin 33.İİC Yılın Kitap Ödülü sekreterliğine gönderildiğini açıkladı. Yapılan ilk değerlendirmelerden sonra  bu sayı 3253'e indi ve daha sonra 152 eser ikinci aşamaya geçmeyi başardı. İran İslam Cumhuriyeti Yılın Kitap Ödülü her yıl 8 Şubat'ta sahiplerini buluyor. İran Kitap Evi Kurumu Genel müdürü ve 23.Ulusal Kitap Haftası'nın sekreteri Mecid Gulami Celise, dün (14 Kasım) başlayan İran Ulusal Kitap Haftası için öngörülen programları açıkladı. Bu programlardan birisi, Sanal Kitap Festivali'dir. Celise bu yıl ilk kez düzenlenecek Sanal Kitap Festivali hakkında açıklama yaparak; ''Sanal dünyanın gelişmesi neticesinde, bazı kesimler kültürel aktivitelere yeni bir yaklaşım ile yaklaşıyorlar. Artık yazarlar ve yayıncılar sanat dünya ve sosyal medyaya yöneliyorlar. Bizde bu alanı değerlendirmek ve bazı boşlukları doldurmak için bir festival başlattık. Bu festivalin hedefi sanal ortamda başlayan kitap okuma furyasını yakalamak ve bu alanda sanal ortamda çalışan kişileri teşvik etmektir.'' Dedi. Celise bu dönem düzenlenecek bir diğer program olan Kitap Sanatı Festivali'nden bahsederek; ''Bu festival kendi alanında bir ilktir, çünkü yayınlanan kitapların görünüşlerini en ince detayına kadar inceleyecek ve bu alanda en iyileri seçecek. Bu festival, yayıncıların kitapların görünüşü üzerine daha çok yatırım yapmalarını ve önem göstermelerini sağlayacak.'' Açıklamasını yaptı. Bir diğer program olan Kitabın Ayak Sesi hakkında ise, Celise; ''Bu proje uzun vadeli bir sesli kitap projesidir ve yayıncılar ile ortak yürütülüyor. Bu projede yayıncılar 10 kitabın tüm haklarını bize devredecekler ve biz de düzenleyeceğimiz bir yarışma ile bu kitapları sesli bir kitaba dönüştüren en iyi yarışmacıyı seçeceğiz.'' Dedi. İran Büyüklüğünde Kitap evi yine bu dönem ilk kez düzenlenecek etkinliklerden birisidir. Uzun vadeli bir proje olara düşünülen bu projede, İran genelinden 500 kitapevi, tüm bilgilerini ve sahip oldukları kitapların listesini bu preji için tasarlanan web siteye koyacaklar ve insanlar kendilerine en yakın kitapevlerini veya satın almak istedikleri kitapların hangi kitapçılarda var olduğunu rahatlıkla anlayacaklar. Kitap Haftası için öngörülen bir diğer program ise Bir Milyon Töreni'dir. Program için düzenlenecek törene ev sahipliği yapacak Celise; ''İran İslam Devriminin gerçekleştiği 1978 yılında bu yana, ülkemizde Bir Milyon başlık Kitap yayınlanmıştır. Bizde bir milyona sayıya ulaşmamızın şerefine bir kutlama töreni düzenleyeceğiz. Tüm yetkililer ve Kitap alanında çalışanlar bu törende huzur bulacaklar.'' Dedi.   ]]> Edebiyat Wed, 24 Jan 2018 10:18:37 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/257306/iic-yılın-kitabı-ödülü-nü-şeffaflaştırmaya-çalışıyoruz ​''Türkiye'de İran Araştırmaları'' Masaya Yatırılacak http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/256623/türkiye-de-iran-araştırmaları-masaya-yatırılacak İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - İran Kitap Evi Kurumu'nun Farklı Ülkelerde İran Araştırmaları konusu ile düzenlediği oturumun en yenisi, ''Türkiye'de İran Araştırmaları'' 16 Ocak Salı günü saat 15'den itibaren Kurumun Ehli Kalem Salonunda düzenlenecek. Oturumda Tahran Yunus Emre Enstitüsü genel müdürü Dr.Turgay Şafak, Alirıza Mukaddem ve Seyyid Muhammed Hüseyin Hekim konuşma yapacak. Katılımı herkes için açık olan oturum, Tahran- Filistin Cad. Khajenesir Sok. No 2'de düzenlenecektir. ]]> Edebiyat Wed, 10 Jan 2018 10:52:46 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/256623/türkiye-de-iran-araştırmaları-masaya-yatırılacak ''Mecit'in Maceraları'' Yakında Amazon'da http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/256468/mecit-in-maceraları-yakında-amazon-da İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Hûşeng Muradî-yî Kirmânî'nin ''Mecit'in Maceraları'' adlı eseri Caroline Croskery tarafından İngilizce'ye çevrildi. Eser Londra Merkezli ''Şem ve Mey'' yayınevi tarafından yayınlanacak ve Amazon'da satılacaktır. 72 yaşındaki Hûşeng Muradî-yî Kirmânî hikayeyi 47 yaşında yazmaya başladı. ''Mecit'in Maceraları'' toplam 39 bölümden oluşuyor ve Mecit adlı afacan bir çocuğun yaşadıklarını anlatıyor. Kitap üzerinden bir de yıllar süren bir dizi yapıldı ve o sıcak mahale hayatı herkesi kendisine hayran etti. Türkçe'ye de çevrilen kitabın tanıtım bülteninde şöyle okuyoruz; ''Kimseden gizli saklım yok. Hayatta çektirdiğim ilk fotoğraf, ilköğretim altıncı sınıfa giderken kayıt dosyama koyulması için çektirdiğim fotoğraftı. Bu sözler; afacan, akıllı mı akıllı, bir o kadar da iyi niyetli Mecit'e ait… Ramazan davulu, vesikalık fotoğraf, saç tıraşı, yolculuk, bisiklet, semaver… Bütün bunlar yetişkinlere çok sıradan gelse de, Mecit için hepsi birer macera adeta. İranlı bir ilköğretim öğrencisi olan Mecit'in birbirinden heyecanlı ve keyifli maceraları, dünyayı çocukların gözünden anlatıyor.'' ]]> Dünya Mon, 08 Jan 2018 13:28:55 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/256468/mecit-in-maceraları-yakında-amazon-da ​10. Celâl Âl-i Ahmed Ödülü'nün Kazananları Açıklandı http://www.ibna.ir/tr/doc/report/256413/10-celâl-âl-i-ahmed-ödülü-nün-kazananları-açıklandı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - 10. Celâl Âl-i Ahmed ödülü, dün Talar-e Vehdet’te düzenlenen törende sahiplerini buldu. 2008 yılında kurulan ve her yıl ünlü yazarın doğum gününde verilen Celâl-i Âl-i Ahmed Edebiyat Ödülü, İran'ın  en pahali edebiyat ödülü unvanını taşıyor. Bu yıl tören ertelense de dün İran Kültür ve İslami İrşad Bakanı Seyyid Abbas Salehi Emiri ve Bakan Yardımcısı Muhsin Cevadi’nin katılımı ile gerçekleşti. İşte onuncu Celâl-i Âl-i Ahmed Edebiyat Ödülü'nün sahipleri; Edebi Eleştiri; (Jüriler: Server Molayi, EmirAli Nucumian, Alirıza Nikuyi) Bu dalda hiçbir eser birinci olarak seçilmedi ama iki eser takdir edildi - ''Retorik (Atina'dan Medine'ye)'' / Davut İmareti Nikmukaddem / Hermes Yayınları - ''Anlatı Söylem Sanatına Eleştiri'' / Hüseyin Safi Pirluçe /  Ney yayınları Kısa Hikaye; (Jüriler: Muhammed Hanif, Muhammed Keşaverz, Mustafa Cemşidi) Bu dalda hiçbir eser birinci olarak seçilmedi ama bir eser takdir edildi - '' Kocamın İsmi Tahrandır'' / Zuhre Şabani / Merkez Yayınları Ayrıca Daryuş Ahmedi bir omur edebi çalışmaları için takdir edildi. Anı Yazarlığı (Jüriler; Murtıza Sengeri, Meryem Baradaran,Mustafa Rehimi) Bu dalda hiçbir eser birinci olarak seçilmedi ama iki eser takdir edildi -    '' Vuslat Yolculuğu'' / Muhammed Rıza Tevekkuli Saberi/ Ahteran Yayınları -    ''Şimdilik Paris'' / Mircelal Kezazi/ Muasır yayınları Roman (Jüriler; İbrahim Zahedi, Muhammed Rıza Bayrami, Ali Çengizi) - '' Bu Sokağın Hiz Engelleyici Kasisleri Yok''/ Meryem Cihani / Merkez Yayınları  - '' Kitapsızlık''/ Muhammed Rıza Şarafi / Şehristan Edeb Yayınları ]]> Edebiyat Sun, 07 Jan 2018 08:32:59 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/256413/10-celâl-âl-i-ahmed-ödülü-nün-kazananları-açıklandı ​Celâl-i Âl-i Ahmed Ödülü Finalistlerini Açıkladı http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/256114/celâl-i-âl-ahmed-ödülü-finalistlerini-açıkladı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - İran'ın en pahalı edebiyat ödülü olan Celâl-i Âl-i Ahmed Edebiyat Ödülü farklı dallardaki finalistlerini açıklamaya başladı. Bu ödül 2006 yılında beri her yıl ünlü İranlı yazar Celâl-i Âl-i Ahmed'in doğum gününde veriliyor. İran'ın  en pahali edebiyat ödülü olan Celâl ödülü, ''Ulusal-Dini Edebiyat ve Dili geliştirmek amacıyla kurulmuştur. İşte edebi eleştiri dalındaki finalistler; ''Retorik (Atina'dan Medine'ye)'' / Davut İmareti Nikmukaddem / Hermes Yayınları ''Anlatı Söylem Sanatına Eleştiri'' / Hüseyin Safi Pirluçe /  Ney yayınları ''Çağın Sesi'' / Asger Asgeri ve Karolina Rakkovitska / Ahter Yayınları ''Tür Torileri'' / Seyyid Mehdi Zergani ve Muhammed Rıza Gurban / Hermes Yayınları ''Kor Baykuş Poetika'sı'' / Muhammed Nikbaht / Goman Yayınları ]]> Edebiyat Tue, 26 Dec 2017 07:36:02 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/256114/celâl-i-âl-ahmed-ödülü-finalistlerini-açıkladı ​Don Brown'un Son Eseri Farsça'da http://www.ibna.ir/tr/doc/book/256110/don-brown-un-son-eseri-farsça-da İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - İspanya'daki olaylardan birkaç gün sonra yayınlanan sansasyonel yazar Don Brown'un son romanı ''Origin'' Mehrdad Vusuki'nin Farsça çevirisi ile yakında yayınlanacak. Kitabın arka kapağında şöyle okuyoruz; ''Genç adam, aniden üç büyük dinin temsilcilerine döndü. “Şaşırtıcı bulacağınızı tahmin ettiğim bilimsel bir buluşum sebebiyle bugün buradayım. İnsanlık deneyimimizin en temel iki sorusuna cevap bulma ümidi ile yıllardır peşinden koşuyordum. Bu bilginin tüm inananları derinden etkileyeceğine inanıyorum. Nasıl desem, ‘yıkıcı’ diye tanımlanabilecek bir değişikliğe sebep olabilir. Birazdan görecekleriniz, dünyayla paylaşmayı umduğum sunumun kaba bir kesiti. Fakat bunu yapmadan önce dünyanın en etkili din adamlarına danışmak, en çok etkilenecek kişilerce nasıl algılanacağını öğrenmek istedim. Piskopos, haham ve ulema birbirlerine baktılar, sıkılmış görünüyorlardı. Piskopos, ''İlginç bir girizgâh Bay Kirsch. Bize gösterecekleriniz dünya dinlerinin temelini sarsacakmış gibi konuşuyorsunuz," dedi. Genç adam kutsal metinlerin saklandığı bu eski mahzende etrafına baktı. Temellerini sarsmayacak, yıkacak, diye düşündü. Din adamları üç gün içinde bu sunumu bir etkinlikle insanlara duyuracağını bilmiyorlardı. Bunu yaptığında tüm insanlar, dini öğretilerin gerçekten de ortak bir noktası bulunduğunu anlayacaklardı: Hepsinin tümden yanlış olduğunu... Nereden geldik? Nereye gidiyoruz? İnsanoğlunun var olduğu günden beri cevabını bulmaya çalıştığı bu temel soruya cevap bulma iddiasındaki bir fütüristin tam da keşfini açıklayacağı gece her şey trajik bir biçimde karanlığa gömülür. Eski öğrencisinin sunumuna davetli olan Simgebilim Profesörü Robert Langdon söz konusu keşfi öğrencisinin anısına dünyaya duyurmaya karar verir. Ancak, kendisini bekleyen şifrelerden, acı sürprizlerden ve ölümcül fanatiklerden habersizdir...'' ]]> Edebiyat Mon, 25 Dec 2017 07:35:11 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/book/256110/don-brown-un-son-eseri-farsça-da ​''Kış'tan Üç Bölüm'' Yakında Türkçe'de http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/255835/kış-tan-üç-bölüm-yakında-türkçe-de İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - 8 Aralık'ta bir söyleşi için Ankara'ya giden genç ve başarılı yazar Maide Murtazavi'nin Türki'yeden eli böş dönmedi. İran'ın Ankara Kültür Ataşeliği ve İran Şehr-i Kitap Kurumu'nun organize ettiği bir panelde  ''Renklerin Ölümü'' ve ''Kış'tan Üç Bölüm'' adlı eserlerini Türk okurlara tanıtan Murtazavi, etkinliğin sonunda Hece yayınları ile anlaştığını söyledi. Yapılan sözleşme ile Hece yayınları 2018 yılının ilk aylarında Murtazavi'nin ''Kış'tan Üç Bölüm'' romanını Türkçe'ye çevirerek yayınlayacaktır.Ayrıca Murtazavi'nin bazı kısa hikayeleri de Türkçe'ye çevrilerek Hece dergisinde yayınlanacaktır. ]]> Edebiyat Wed, 20 Dec 2017 10:13:07 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/255835/kış-tan-üç-bölüm-yakında-türkçe-de Oxford Sözlüğü Yılın Sözcüğünü Seçti http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/255832/oxford-sözlüğü-yılın-sözcüğünü-seçti İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Guardian'ın haberine göre, Oxford Sözlüğü editörleri tarafından toplanan dataya göre, 2017 yılında terimin kullanım sıklığı yaklaşık % 401 oranında artarken, yayıncılar bu kavrama İngiltere ve Yeni Zelanda'daki seçimler sırasında muhalefet partilerini desteklemek için harekete geçen genç seçmenleri örnek gösteriyor. "Youthquake" ilk olarak 1965 yılında, Vouge dergisinin genel yayın yönetmeni Diana Vreeland tarafından ortaya atılmış ve Vreeland bu kavramı ilk olarak Vouge US'in Ocak sayısındaki yazısında dönemin gençlerini tanımlarken kullanmış. "Youthquake" sözcüğü dokuz sözcükten oluşan bir kısa liste içerisinden seçildi. Listede yer alan diğer sözcükler ise "antifa", "broflake", "gorpcore", "kompromat", "milkshake duck", "newsjacking", "unicorn" ve "white fragility." Oxford Sözlükleri başkanı Casper Grathwohl, neden "youthquake"in seçildiğini ise şöyle açıklıyor: "Youthquake, yılın sözcüğü için belirgin bir tercih gibi görünmeyebilir ve Amerika topraklarında henüz belirgin bir biçimde görülmediği de doğrudur. Ancak İngiltere'deki güçlü örnek, sözcüğün yükselişini gösteriyor. Youthquake sözcüğünü bulgular ve dilsel çıkarımlara göre seçtik. Fakat bana göre en önemlisi dilimizin derinleşen huzursuzluğumuzu ve bitkin sinirlerimizi yansıttığı bir dönemde politik bir sözcüğün umut verici gelişi nadir bir durum." ]]> Edebiyat Tue, 19 Dec 2017 10:11:05 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/255832/oxford-sözlüğü-yılın-sözcüğünü-seçti ​Çağdaş İran Şiirinden Seçmeler Tacikistan'da http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/255372/çağdaş-iran-şiirinden-seçmeler-tacikistan-da İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - İran-Tacikistan kültür Araştırmaları Enstitüsü müdürü Hüseyin Garibi, ''Şiiristan'' için yazdığı önsözde; ''Artık internek ve sosyal medya tüm sınırları aşarak, kısıtlamaları kaldırıyor ve halkları birbirine yaklaştırıyor. Sosyal medyada her sınıf ve düşünceden insan bulmak mümkündür ve bu da birçok kategorileri ortadan kaldırıyor.'' Diyor. Kitapta İran'ın çağdaş şairleri tarafından yazılan 160 gazel yer alıyor. Şiirlerin seçimini Şadi Muhammed Sufinejad üstlemiştir. 328 sayfadan oluşan kitap Tacikistan’da yayınlanmıştır. ]]> Edebiyat Tue, 05 Dec 2017 06:54:33 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/255372/çağdaş-iran-şiirinden-seçmeler-tacikistan-da ​''Kış Kitabı'' Projesi Rekor Kırdı http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/255057/kış-kitabı-projesi-rekor-kırdı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - İran'ın 31 eyaletinde 826 kitapçının katıldığı kış Kitabı projesi, ikinci yılında da büyük ilgi gördü.23 Kasım'da başlayan ve 13 Aralık'a kadar devam edecek olan Proje kapsamı şimdiye kadar 191 bin 812 cilk kitap satılmıştır.  Tahran 149 kitapçı, İsfahan 103 kitapçı ve Kum 91 kitapçı ile projeye en yoğun katılımı gösteren şehirler oldular. İran Kitap Evi Kurumu'nun hazırladığı ve Kültür ve İslami İrşad Bakanlığı'nın desteği ile hayata geçirilen bir proje olan ''kış kitabı'', okurlara direkt sübvansiyon verme imkanını sağlıyor. Proje kapsamında kitapçılar belirlenen tarih boyunca satılan tüm yetişkin kitaplarında %20 ve çocuk kitaplarında %25 indirim uygulayacaklar.Kültür Bakanlığı ise belli aralıklarda verilen indirim tutarında kitapçılara ödeme yapacak. ]]> Edebiyat Wed, 29 Nov 2017 06:59:17 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/255057/kış-kitabı-projesi-rekor-kırdı Kayıp Şehirler; Tahran'da New York'a Uzanan Modern Bir Hikaye http://www.ibna.ir/tr/doc/book/255056/kayıp-şehirler-tahran-da-new-york-a-uzanan-modern-bir-hikaye İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Ayda Moradi Ahani ikinci romanı ''Kayıp Şehirler''in New York'ta geçtiğini ama Tahran'ın hep kayıp bir ruh olarak hikayenin içinde yer aldığını anlattı. Moradi Ahani, ''Karabarut Üzerine Golf'' adlı birinci romanından sonra bu eserin yazmak için 4 yılını harcadığını söyledi. ''Kayıp Şehirler''in modern bir hikaye yapısına sahip olduğunu söyleyen yazar, bu eserin birinci eseri ile çok farklı olduğunu söyledi. Ayda Moradi Ahani'nin birinci romanı olan ''Karabarut Üzerine Golf'', zengin ve dertsiz bir kızın nasıl bir cinayetin ortasında kaldığını anlatıyor. ]]> Edebiyat Mon, 27 Nov 2017 06:58:40 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/book/255056/kayıp-şehirler-tahran-da-new-york-a-uzanan-modern-bir-hikaye Şems Lengerudi 67 Yaşına Girdi http://www.ibna.ir/tr/doc/naghli/254374/şems-lengerudi-67-yaşına-girdi İran Kitap Haber Ajansı’nın haberine göre Muhammed Şems Lengerudi 1950 yılında Lengerud şehrinde dünyaya geldi. Babası Lengerud camisinin hocasıydı. 19 yaşında liseyi matemaik bölümünde bitirdi ve anne babasının kitap ve şiire olan ilgilerinden esinerek edebiyat ve şiire yakınlaştı. İlk şiirini 1967’de Omide İran dergisinde yayınlatan Şems ilk şiir defterini 1976’da “Susuzluk Davranışı” adı altında yayınladı.   Muhammed Şems ilk yıllarda Feridun Muşiri, Feridun Tevelloli ve Nadir Nadirpur’un bakış ve dili etkisindeydi. Ancak siyaset akımlarına giriştikten sonra Siyavoş Kesrayi ve Ahmed Şamlu’ya doğru eğilimi oldu ve çoğu şiirlerinde Şamlu’dan etkilendi. Sade dili, kısa yazması, şakacılığı ve güncel hayata değinmesi Şems Lengerudi’nin şiirindeki özellikleri.   Şems Lengerudi ismi “Kül ve Bayan” ve “Kayıp Şenlik” şiir mecmualarını yayınladıktan sonra ortaya çıktı ve “Pare Pare Gülümsemenin Kasidesi”nden sonra ünlendi. Ardından on yılını sessizlikte geçiren şair “Ağaçtan Bülbül için Notalar” adlı şiir kitabını 2000 yılında piyasaya sürdü ve sonraki yıllarda çıkardığı 8 şiir mecmuasıyla sessizliğini telafi etti.   Muhammed Şems Lengerudi yaklaşık 40 yılda onlarca şiir, roman, araştırma ve çocuk kitabına imza attı. Eserlerinden bazıları; “Ellerini Resmini Çizmek”, “53 Aşk Şarkısı”, “Esintideki Gizli Kasırga”, “Affet Beni Uzun Sokağım”, “Benim Evime Gelenler”...   Şems’in şiielerinden bir örnek: Sen gelmedin... Sabah Sabahleyin yıldızlarının treniyle yoldan geldi Sen gelmedin   Bekleyen serçeler Evimin etrafına oturdular Her gölgeleden titrediler Sen gelmedin   Şiirler kalbimden dudaklarıma Dudaklarımdan kalbime uçtu Sen gelmedin   Güneş Sedirlerin başından sokağın sonuna uzandı Sen gelmedin   Mehtap biliyor Kalkması Ve kendi evine gelmesini Benim sinemde. ]]> Edebiyat Sat, 18 Nov 2017 06:42:55 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/naghli/254374/şems-lengerudi-67-yaşına-girdi ''Ey İnsanlar'' Diyerek Bir Halkı Kendine Getiren Şair http://www.ibna.ir/tr/doc/report/254137/ey-insanlar-diyerek-bir-halkı-kendine-getiren-şair İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Modern İran şiirinin kurucusu Nima Yuşic, 11 Kasım 1896’da Yuş köyünde doğdu. Zatürreeye yakalanan şair 1960'da Tahran'da vefat etti. Ve Yayınevi’nden çıkan Ey İnsanlar adlı özenle seçilmiş şiirlerinden oluşan eser, M. Bülent Kılıç’ın çevirisiyle ilk kez Türkçede yayımlanıyor. Türkçeye kazandırılan Nima Yuşic’in şiirleri yeni bir bakış getiriyor. Yaşamını şiirlerine yerleştiren Ey İnsanlar adlı eserde M. Bülent Kılıç'ın ''Çağdaş İran Şiirinin Kurucu Şairi: Nima Yuşic'' ve ''Nima'nın Şiire Getirdiği Biçimsel ve Özsel Yenilikler Üzerine'' adlı iki yazısı da bulunuyor. Diğer bölümlerinde yer alan Ahmet Şamlu, Feridun Moşiri ve Furuğ Ferruhzad'ın şair hakkında yazdıkları yazıları yer alıyor. ''Nima Yuşic'ten Mektuplar'' ve ''Albüm'' ise devamında gelen diğer bölümler. Efsane şairi ''Efsane'' adlı şiiriyle modern İran şiirinin başlangıcı oldu. ''Efsane Şairi'' olarak da anılan Yuşic, çağın ve toplumun zihniyetini yansıtmış zamanın şairidir. Kendisinden sonraki birçok şairi etkileyerek öncü olmuştur. Dönem dönem şiirlerinde fark edilen içerik değişiminde; ülkede gerçekleşen siyasi ve sosyal darbeler ile şairin toplumdan uzaklaşması neden olmuştur. İçine çekilen şair, şiirlerinde tabiatı kucağımızda hissettiren duygularını işlemiştir. ''bulutların habercisi ağaç kurbağası, söyle, ne vakit yağacak yağmur'' Şairin toplumsal görevi olduğunu savundu 1. Dünya Savaşı şair üzerinde derin etki bırakmıştır. Fransızcayı bilmesi, Fransız şiirinden etkilenmesini ve dünya edebiyatını da yakından takip etmesini sağlamıştır. Avrupa şiiriyle tanışınca İran şiirinde bir yeniliğin olması gerektiğine inanmıştır. Fransız şiirinden etkilenen Nima, aruzu terk ederek serbest ölçüyü benimsemiştir. Geleneksel şiirin etkisinden uzak, gerçekçi bir şiir yaratmıştır. Bu yeniliğiyle iç dünyasına inmiştir şiirin. İran’ın karmaşık bir yapı içerisinde mucize gibi bir çağ yükselmiştir. Şiirde biçimsel devrimi gerçekleştiren Nima, şairin toplumsal görevi olduğunu savunarak fikri ve felsefi konularına da değinen şiirler yazmıştır. Fars şiirinde başlayan ''Nima Çağı'' kişisel gözlemlerinden oluşan hayal dünyasıyla biriciktir. İran şiirindeki aşırı klasisizm şiiri boğmuştur. Çorak toprakları tazeleyen bir su serinliğinde şiiri yeniden yüceltmiştir Nima. Şiirdeki otoriteyi deviren şair, İran şiirine yeni anlamlar yüklediği konularıyla şiir anlayışını değiştirmiştir. Ezberlenmiş sözcüklerden, biçim ve biçemden, imgelerden çıkarak kendi çağının yaratıcısı olmuştur. Dünya acılarını işleyen şair İran şiirinin ''yeni medeniyet''idir. ''Nima gözümü açtı ve 'bak' dedi'' der Füruğ bir yazısında. Bunların yanında eleştirel bir anlayış da getirdi İran şiirine. Dünyayı bir şair gözüyle kuşatmış ve şiirlerine işlemiştir. İran’da her türlü baskının sürdüğü dönemlerde dahi yazmaktan geri kalmamıştır. Kardeşine gönderdiği mektuplarında sıkıntılarını dile getirmiştir. İçinde bulunduğu zamanı, yaşadığı durumlar ile ilgili görüşlerini dillendirmiştir. Şairin hayatı boyunca tek bir gayesi olmuştur. Doğduğu köyüne dönebilmek. Nima’nın gözü köydedir her an. Köy şair için her şeydir. Ölümünden sonra müzeye çevrilen evi, yeni kuşaklara öncü olmuş ve olmaya da devam edecektir. “Nima gözümü açtı ve ‘bak’ dedi” der Füruğ bir yazısında. Şiirini bir hayat görüşü olarak benimseyen şairin, görmemizi çevikleştiren birer dürbündür şiirleri.   ]]> Edebiyat Sun, 12 Nov 2017 13:28:31 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/254137/ey-insanlar-diyerek-bir-halkı-kendine-getiren-şair 2017 Attilâ İlhan Edebiyat Ödülleri sahiplerini buldu http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/253894/2017-attilâ-ilhan-edebiyat-ödülleri-sahiplerini-buldu İran Kitap Haber Ajansı (İBNA)'nın sabitfikir'den aktardığı habere göre, Hikmet Hükümenoğlu Körburun adlı romanıyla 2017 Attilâ İlhan Roman Ödülü'ne layık görüldü. Seçici Kurul’un oy birliği ile verdiği karar gerekçesi ise şöyle ''Seçici Kurul, Hikmet Hükümenoğlu’nun Körburun adlı romanını çok güçlü zaman ve mekân duygularıyla gerçekliği sağlanan hayalî bir adada, Türkiye’nin üç kuşağını kederi ve mizahıyla, siyasî darbelerin birbirini tekrarlayan yıkıcı etkilerini göz ardı etmeden öykülerken,  yanı sıra; bir insanın çocukluktan kötülüğe evrilen yetişkinlik yolundaki dramatik değişimini, o tiplemede söz konusu olabilecek abartmanın tuzaklarına düşmeden, kalabalık kahramanlardan bir tekinin bile özgün karakterlerini ihmal etmeden yansıtabilmesiyle ödüle değer bulmuştur'' 2017 Attilâ İlhan İlk Roman Vakıf Ödülü ise Lakin Bu Bir Masal adlı romanıyla Jale Şengün'e verildi. Seçici Kurul, Jale Şengün’ün Lakin Bu Bir Masal adlı ilk romanını, “Roman yazmak, insanı öznel bir mercekten, olanca toplumsal ve bireysel diyalektiğiyle yansıtmaktır,” diyen Attilâ İlhan’ın bakış açısıyla örtüşen özüyle, kadın cinayetlerini, kadına reva görülen şiddeti, gerilim yüklü kurgusuyla eserine yansıtırken, günümüz Türkçesiyle kaynaştırdığı masal Türkçesi’nin içtenliğini, yöresel geleneklerimizin izlerini de bulup çıkartan derinlikli sorgulamaları, kendine özgü akıcı üslubundaki başarısı nedeniyle ödüle layık gördü.   Selim İleri’nin başkanlığındaki Attilâ İlhan Roman Ödülü Seçici Kurulu bu yıl Mehmet Eroğlu, Asuman Kafaoğlu Büke, Ülkü Karaosmanoğlu ve aileyi temsilen Ali Cem İlhan'dan oluşuyordu.   2017 Attilâ İlhan Şiir Ödülü'nün sahibi ise Adnan Özer oldu. Seçici kurul “ulusal ölçekli şiir dilimize ve bu yöndeki yaklaşımlara katkıda bulunan, yerel renklerin yanı sıra, şiirini imgelerle bezeli farklı bir düzeye taşıyan, çalışmalarında şiir emeğini daima önde tutarak yazan" Adnan Özer'i Yol Şarkıları adlı kitabıyla bu yılki ödüle layık gördü. 2017 Attilâ İlhan İlk Şiir Kitabı Vakıf Ödülü ise İlk Ayrılık kitabıyla Selenay Kübra Koçer’e verildi. Koçer ödüle, “duru, açık seçik söylemiyle farklı bir yaklaşım getirerek kendine özgü bir şiir yaratmayı başardığı, dilindeki yalınlığı sıradanlığa düşmeden koruyarak geliştirdiği, şiirselliği renkli bir güzellik olarak sunma becerisini gösterdiği” gerekçesiyle oybirliğiyle değer görüldü.   Metin Celal’in başkanlığındaki Attilâ İlhan Şiir Ödülü Seçici Kurulu’nda A. Ali Ural, Haydar Ergülen, Hüseyin Yurttaş ve aileyi temsilen Kerem Alışık yer aldı.   ]]> Edebiyat Tue, 07 Nov 2017 11:31:02 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/253894/2017-attilâ-ilhan-edebiyat-ödülleri-sahiplerini-buldu İran, Viyana Kitap Fuarı'na Çıkarma Yapacak http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/253844/iran-viyana-kitap-fuarı-na-çıkarma-yapacak İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – İran bu yıl 17. Uluslararası Viyana Kitap Fuarı'nda (Buch Wien) 36 metrekarelik bir standa sahip olacaktır. Avusturya Kitap Fuarı her yıl Kasım ayında Viyana Fuarlar Merkezinde düzenleniyor. İran ulusal standında İranoloji, sanat, ebebiyat, kutsal savunma, çocuk ve gençlik ve dil eğitimi alanında 500 aşkın sergiliyor. Uluslararası Tahran Kitap Fuarı'na tanıtmak, Avusturya üniversiteleri ile müzakerelerde bulunmak, Farsça eserleri tanıtan katalogları dağıtmak, Avusturya yayıcılar derneği ile ikili görüşmeler hakkında konuşmak, ''Kırk'' adlı eserin tanıtım toplantısı vs. İran ulusal standında düzenlenecek bazı etkinliklerdir. 17. Uluslararası Viyana Kitap Fuarı’nda (Buch Wien) 8-12 Kasım tarihleri arasında ''Kitabın Uzun Gecesi'' sloganı ile gerçekleşecektir. ]]> Dünya Mon, 06 Nov 2017 12:30:27 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/253844/iran-viyana-kitap-fuarı-na-çıkarma-yapacak Doktor Kâsım Ganî'nin Hatıralarında Türkiye Günleri http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/253757/doktor-kâsım-ganî-nin-hatıralarında-türkiye-günleri İran Kitap haber Ajansı (İBNA) - Tahran YEE müdürü Yrdç Doç. Dr. Turgay Şafak bu konuşma dizisi ile hedeflerinin hem İranlı aydın ve devlet adamlarının Türkiye'deki şahsi gözlemlerini öğrenmek hem de hatırat ve seyahatname sahibi kalemlerin yazdıkları ışığında yakın tarih araştırmalarına katkıda bulunmak olduğunu söyledi.    Hatırat ve seyahatnameler tarihçilikte özel bir öneme sahiptir ancak maalesef bu seyahatname ve hatıraratların çoğunun gerektiği gibi dikkate alınmadığı söylenebilinir. İranlı devlet adamları ve aydınlar Türkiye'ye olan şahsî ve resmî seyahatlerinde bu Batı komşusu hakkında birçok hatıra yazmışlardır. Pehlevi döneminin sevilen siyaset ve devlet adamı, edebiyat araştırmacısı olan tabip Kâsım Ganî, 1949 yılında İran büyükelçisi olarak Türkiye'de bulunmuştur. Kâsım Ganî ''Doktor Kasım Gani Notları'' adıyla yayımlanan hatıralarının 3. cildinin bir bölümünü Türkiye'deki izlenimlerine ayırmıştır. İran çağdaş tarih araştırmacısı Ferhat Tahiri Bey'in katılımıyla Doktor Kasım Gani'nin hatıralarının bu bölümü ele alınacaktır.  ''İranlı aydın ve devlet adamlarının yazmış olduğu hatıra ve seyahatnameler göre Türkiye'' başlıklı konuşma dizisi 12 Kasım'da saat 17'de Tahran Yunus Emre Enstitüsü Konferans Salonu düzenlenecek. ]]> Edebiyat Sun, 05 Nov 2017 07:50:33 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/253757/doktor-kâsım-ganî-nin-hatıralarında-türkiye-günleri Safarkhani: İran ve Türkiye'nin, Tarihi ve Kültür Alanında Çok Sayıda Ortak Değeri Var http://www.ibna.ir/tr/doc/report/253640/safarkhani-iran-ve-türkiye-nin-tarihi-kültür-alanında-çok-sayıda-ortak-değeri-var İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi (AYBÜ), Hece Yayınları ve İran Kültür Müsteşarlığı iş birliğiyle "Çağdaş İran Edebiyatında Kadın" adlı sempozyum düzenlendi. Yıldırım Beyazıt Üniversitesinin Etlik yerleşkesindeki sempozyuma AYBÜ Rektörü Prof. Dr. Metin Doğan, İran'ın Ankara Büyükelçisi Muhammed İbrahim Taherian Fard ve İran Kültür Müsteşarı Hasan Safarkhani'nin yanı sıra çok sayıda konuk katıldı. Doğan, burada yaptığı konuşmada, 200 yıldır kültür ve edebiyatı sadece Batı kaynaklarından takip etmek zorunda kaldıklarını belirterek "Edebiyat alanında bizim derinliğimiz Batı'dan çok daha fazla." dedi. İran ile Türkiye arasında edebiyat, kültür ve sanat alanlarında birlikteliğin zaten var olduğunu kaydeden Doğan, son 100 yılda dil alanında bazı ayrışmalar olsa da birlikteliğin devam ettiğini vurguladı. "Bizim beraber bir şeyler üretmemiz lazım. Sistem ve yöntemde eksiklik olsa da kabiliyette noksanlık yok." diyen Doğan, iki ülke birikimiyle güç birliği oluşturmanın önemine işaret etti. Doğan, üniversiteler arası sıralama dahil ölçütler baz alınırken hep Batı değerlerinin kullanıldığından yakınarak sempozyum vesilesiyle değerler oluşturma konusuna yardımcı olunabileceğinin altını çizdi. Büyükelçi Fard, ülke liderlerinin, ikili ilişkileri her alanda dengeli biçimde geliştirdiğini hatırlatarak "Ticari ilişkiler yıllık olarak 12 milyar dolarla hedeflenen 30 milyar doların gerisinde kalsa da siyasi, askeri ve güvenlik alanında ilişkiler dengeli biçimde ilerliyor." diye konuştu. İlişkilerin edebiyat alanında yeterince gelişmediğini vurgulayan Fard, sempozyumun buna katkı sağlamasını umduğunu söyledi. Fard, İran toplumunun yarısının kadın olduğunu hatırlatarak İran toplumunda kadınlara çok fazla hizmet sunulduğunu ve kendisinin de bu toplantıya eşiyle geldiğinin altını çizdi. Kültür alanına diğer alanlardan daha fazla önem verilmesi gerektiğini ifade eden Fard, iki ülke arasındaki ilişkilerin artırılmasının önemli olduğunu belirtti. "İki ülke arasındaki ilişkiler son 40 yıla nispeten çok iyi durumda." diyen Fard, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Tahran'ı ziyaret ettiğini ve İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı İshak Cihangiri'nin Türkiye'ye geldiğini hatırlatarak bu sempozyumun da alanında bir ilk olduğunun altını çizdi. Kültür Müsteşarı Safarkhani, "İran ve Türkiye'nin, tarihi ve kültür alanında çok sayıda ortak değeri var. İlişkiler tarih boyunca devam etti." dedi. Edebiyat alanında ilişkilerin yeterince gelişmediğini ve Türkiye'de görev yaptığı sürece bu eksikliği hissettiğini belirten Safarkhani, amaçlarının bundan sonraki nesillere bu alanda daha sağlam ilişkiler bırakmak olduğunu sözlerine ekledi. ]]> Edebiyat Thu, 02 Nov 2017 07:04:42 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/253640/safarkhani-iran-ve-türkiye-nin-tarihi-kültür-alanında-çok-sayıda-ortak-değeri-var ​İran, 36.Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı'na Katılacak http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/253607/iran-36-uluslararası-istanbul-kitap-fuarı-na-katılacak İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - İran Kültürel Fuarlar Kurumu 36.Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı'nda 12 metrekarelik bir standa sahip olacak. İran Ulusal standında roman, şiir, çocuk kitabı, sanat, İranoloji ve din ile ilgili 250'den fazla eser sergilenecektir. Ünlü İranlı yazar Murtaza Kerbelailu de Pool edebi ajansın davetlisi olarak İstanbul'a gidecek. İran kitap sektörünün tanıtımı, İran Uluslararası Kitap Fuarı'nın Türkçe tanıtımı, yayıncı ve yazarları Tahran Kitap Fuarı'na devet etmek, İran Çocuk edebiyatı yazarlarını tanıtma, İran Kültür Bakanlığının Farsça'dan çevrile eserlere destek için başlattığı GRANT projesi’ni tanıtmak İran Kültürel Fuarlar Kurumu’nun başlıca hedeflerindendir.                                     ]]> Dünya Wed, 01 Nov 2017 10:20:13 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/253607/iran-36-uluslararası-istanbul-kitap-fuarı-na-katılacak ​Muhsin Cevadi İran Kültür ve İslami İrşad Bakanı'nın Yardımcısı Oldu http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/253544/muhsin-cevadi-iran-kültür-ve-islami-irşad-bakanı-nın-yardımcısı-oldu İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Muhsin Cevadi, İran Kültür ve İslami İrşad Bakanı Seyyid Abbas Salehi'nin hükmü ile bakanlığın kültürel işlerinden sorumlu yardımcısı görevine atandı. Felsefe dalında doktoraya sahip olan Muhsin Cevadi, eğitimini Manchester ve Warwick Üniversitelerinde tamamlamış. Cevadi aynı zamanda da bir yazar ve bugüne kadar İslami Felsefe ve Ahlak Felsefesi hakkında birçok kitap kaleme almıştır. Kum Üniversitesi Dekan yardımcılığı, İİC Yılın Kitabı Ödülü'nün jüri başkanlığı, farklı eğitim ve araştırma kurumlarının yönetim kurulunda yer almak, Felsefe ile ilgili dergilerin editörlüğü ve ilgili derneklerde yöneticilik yeni kültür bakanı yardımcısının bazı görevleridir. Muhsin Cevadi aynı zamanda bir akademisyen ve üniversitede eğitim veriyordur. ]]> Edebiyat Sun, 29 Oct 2017 09:36:21 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/253544/muhsin-cevadi-iran-kültür-ve-islami-irşad-bakanı-nın-yardımcısı-oldu ​İBNA, Uluslararası İran Basın ve Haber Ajansları Fuarın'nda Önemli Yüzleri Ağırlayacak http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/253293/ibna-uluslararası-iran-basın-ve-haber-ajansları-fuarın-nda-önemli-yüzleri-ağırlayacak İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - 23. Uluslararası İran Basın ve Haber Ajansları Fuarı'nın başlaması ile İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) standında kültür, siyaset, sanat ve spor dünyasından önemli yüzleri ağırlayacak. İBNA, kitap alanında faaliyet gösteren ilk ve tek haber ajansı olarak fuarın düzenlendiği 6 gün boyunca, kitap ve kitap okuma kültürünü yayma alanındaki stratejileri doğrultusunda farklı söyleşiler düzenleyecek. 23. Uluslararası İran Basın ve Haber Ajansları Fuarı 27 Ekim-3 Kasım tarihleri arasında Tahran İmam Humeyni (ra) büyük musellasında düzenlenecektir. ]]> Edebiyat Wed, 25 Oct 2017 09:43:34 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/253293/ibna-uluslararası-iran-basın-ve-haber-ajansları-fuarın-nda-önemli-yüzleri-ağırlayacak Tahran'da Türk Şiiri Paneli Düzenlendi http://www.ibna.ir/tr/doc/report/253269/tahran-da-türk-şiiri-paneli-düzenlendi İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Tahran Yunus Emre Enstitüsü ile İran'ın Şehri Kitap Kültür Merkezinin iş birliğinde, başkent Tahran'da Türk şiiri paneli düzenlendi. Panele, Türk şairler Osman Özbahçe ve Hakan Şarkdemir katıldı. Özbahçe panelde yaptığı konuşmada, toplumsal yapının değişmesiyle şiirin de değişeceğini, şiirin sürekli yeni ifade yolları arayan bir sanat olduğunu dile getirdi. Türk şiirinin 2000 yılı sonrasının ele alındığı panelde Özbahçe, modern dönemde Türk şiirinin geleneksel formun dışına çıkarak yeni bir form arayışına girdiğini söyledi. Şair Özbahçe, "Şiir hayatı ve insanı takip eder. En ince ayrıntısına kadar yansıtır. Toplumsal yapının değişmesiyle şiir de değişir. Şiir sürekli yeni ifade yolları arayan bir sanattır." dedi. Halihazırda görsel bombardımanına tutulmuş bir hayat yaşandığına dikkati çeken Özbahçe, bunun da "görsel şiiri" ortaya çıkardığını ifade etti. Özbahçe, "2000'li yıllarda biçim arayışları, geleneksel formun yetmediğini göstermiştir. Yeni form arayışları bu dönemde teknik sorunların en çok konuşulduğu yıllar olmuştur." değerlendirmesinde bulundu. "Modern Türk şiiri yeni kültür hareketini doğurmuştur" Türk Şair Hakan Şarkdemir de konuşmasında modern Türk düşüncesiyle modern Türk şiirinin doğuşu arasındaki bağı anlattı. Şarkdemir, "Modern Türk şiiri yeni kültür hareketini doğurmuştur. Önce şiirde bir yenilik meydana geldi. Kültür alanına yayıldı. Bu da bizim siyasi dünyaya bakışımızı ve siyasi tercihlerimizi etkiledi. Batıcılık, İslamcılık, Türkçülük gibi akımlar yenilenen şiirden türeyen akımlardır. Türkçülüğü Ziya Gökalp, Batıcılığı Tevfik Fikret, İslamcılığı Mehmet Akif Ersoy'la bağlıyoruz." ifadelerini kullandı. Panel, İranlı şairler İsmail Emini ve Nasir Feyd'in modern Türk şiirine dair değerlendirmelerde bulunmasıyla sona erdi. ]]> Edebiyat Wed, 25 Oct 2017 05:37:18 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/253269/tahran-da-türk-şiiri-paneli-düzenlendi Charles Bukowski'den ''Factotum'' Raflarda http://www.ibna.ir/tr/doc/book/253268/charles-bukowski-den-factotum-raflarda İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – ''Factotum'' Charles Bukowski'nin yirmili yaşlarında yaşadığı ve genellikle ucuz otellerde yaşam, üçüncü sınıf işlerde çalışma ve içki, kumar, kadınlarla olan ilişkilerini ve bu dönem boyunca ABD'nin çeşitli eyaletlerine seyahatlerini içermektedir. Kitap sert bir dille yazılmış olup akıcılığı ile dikkat çekmektedir. Parantez Yayıncılık tarafından Türkiye'de yayımlanmıştır. Çevirisi Ali Emirriyahi'ye aittir. Kitabın arka kapağında şöyle okuyoruz; ''Zengin olmayı düşleyen yoksul ve despot bir babanın cehenneme çevirdiği ergenlik döneminden sonra iki yıl Los Angeles Üniversitesi'nde gazetecilik bölümüne devam eden Charles Bukowski (Henry Chinaski) kararını verir. Babası gibi biri zengin olmayı isterse o tersini isteyecektir. Aylaklığı. Ancak erken yaşta saptadığı bir hedefi vardır. Yazar olmak.Mukavva bavulunu alıp yola düştüğünde yirmi iki yaşındadır. Ucuz pansiyon odalarında sefaletle boğuşup yazmaya çalışırken kendine gerçek bir dost edinmiştir. Alkol.Bar Sineği filminde beş günlük bir kesitini senaryolaştırdığı bu dönem yaklaşık on yıl sürer. Eyalet eyalet dolaşıp, pansiyon kirası ve içki giderlerini karşılamak için sayısız ikinci, hatta üçüncü sınıf işlere girip çıkar. Bukowski roman, öykü ve şiirlerinde sık sık özlemle söz ettiği bu dönemi anlatırken mizahının ve onu çağdaş Amerikan edebiyatının önde gelen yazarlarından biri yapan eşsiz yalınlığının doruğundadır.'' Kitabın açılış bölümünde şöyle okuyoruz; ''Sabahın beşinde New Orleans'a vardığımda yağmur yağıyordu. Bir süre otobüs terminalinde oturdum ama insanlar canımı sıkmaya başlayınca bavulumu alıp dışarı çıktım ve yağmurda yürümeye başladım. Kiralık bir oda bulabileceğim yoksul semtlerin ne tarafta olduklarını bilmiyordum. Mukavva bir bavulum vardı, dökülüyordu. Bir zamanlar siyahtı ama siyah kaplama yer yer soyulunca altından sarı mukavva çıkmıştı ortaya. Siyah ayakkabı boyasıyla oraları kapatmaya çalışmıştım. Yürürken boya akmaya başlamış, bavulumu sersem gibi bir elimden diğerine geçirirken pantolonumun iki paçasını da lekelemiştim. Yeni bir şehir daha; bu kez şansım yaver giderdi belki. Yağmur kesildi ve güneş açtı. Telaşsız yürüyordum.'' "Hey, zavallı beyaz pislik!" İran'da Negah yayınevi tarafından yayımlanan Factotum, Kaynak sayılacak kitaplar listesinde yer almaktadır. ]]> Edebiyat Wed, 25 Oct 2017 05:15:02 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/book/253268/charles-bukowski-den-factotum-raflarda ​Elif Şafak'ın ''Firarperest''i Farsça'da http://www.ibna.ir/tr/doc/book/253253/elif-şafak-ın-firarperest-i-farsça-da İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Tadına doyulmaz, kimi zaman kışkırtıcı, kimi zaman sakinleştirici ama ruhu hep özgür kalan yazılar… İnsan ki eşrefi mahlukattır, içindeki semavi özü keşfetmekle yükümlüdür. Çıkacaksın yollara, kendine doğru git gidebildiğin kadar. Keşif boynumuzun borcudur. Kendimizi keşfetmek, aşkı keşfetmek, dünyayı keşfetmek, Öteki'ni keşfetmek... Çakılı kalmamak sırf alışkanlıklardan ötürü demir attığın koylara. Çıkmak oralardan, geçmek dalgakıranların beri tarafına, bilmediğin memleketlere varmak, tatmadığın yemekler yemek, sözlerini anlamadığın şarkılarla içlenmek, risk almak, dağılmak ve parçalanmak ve hasret çekmek buram buram, gurbetin tadına bakmak ve kendini yabancının gözünden görmek, şaşırmak yeniden, şaşırmak bir çocuk gibi dünyanın hallerine, çeşitliliğine, güzelliğine, acımasızlıklarına... şaşırmak ölene kadar... Şaşırma kabiliyetini hiç yitirmemek... Budur son tahlilde Âdemoğullarına, Havva kızlarına kendilerini keşfettirten serüven. ]]> Edebiyat Tue, 24 Oct 2017 13:13:19 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/book/253253/elif-şafak-ın-firarperest-i-farsça-da ​İran, 69.Frankfuart Kitap Fuarı'ndaki Faaliyetine Başladı http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/252733/iran-69-frankfuart-kitap-fuarı-ndaki-faaliyetine-başladı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – Bugün sabah (11 Ekim) İran ulusal standı, 69.Frankfuart Kitap Fuarı’ndaki resmi faaliyetine start verdi. Fuarın ilk saatlerinde İran standı üç oturuma ev sahipliği yaptı. Prof. Thomas Mier'in başkonuşmacı olduğu ''İran Mimarisi; Safevilerden İslami Devrime Kadar'' adlı oturum standın ilk etkinliğiydi. Diğer oturum ise çocuk edebiyatı konusunu işliyordu ve üçüncü oturum Direliş Edebiyatını ele alıyordu. Üçüncü oturumda Celâl Âl-i Ahmed ödüllü yazar Hamid Hesam ve Gülali Babai konuşma yaptılar. Hamid Hesam konuşmasında İran Dirliş Edebiyatı'nın özeliklerinde bahsederek; ''Diriliş edebiyatı Arap dünyasında daha çok şiir kalıbında gösteriliyor ama bizim ülkeminde bu tür daha çok roman ve anı kitaplarında sıklıkta kullanılıyor.'' Dedi. Gülali Babai ise konuşmasında; ''Savaşmak kendi özünde çirkin ve insanlık dışı bir eylemdir. Ama bizi diğer ülkelerden ayıran bir şey vardı. Biz Irak'ın başlattığı savaşta kendimizi savunma durumunda kaldık ve savaşa giden gençler asker değil de halk gönüllüleriydiler ve bu da edebiyatımız için birçok malzeme çıkardı.'' Dedi. İki yazar da oturumun sonunda İran'ın kendi edebiyatını gerektiği gibi dünyaya tanıtmadığını ve bu alanda farklı faaliyetlerin yapılması gerektiğini söyledi. Fransa'nın konuk ülke olduğu 69.Uluslararası Frankfurt Kitap Fuarı, 11-15 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecektir. ]]> Edebiyat Wed, 11 Oct 2017 12:55:33 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/252733/iran-69-frankfuart-kitap-fuarı-ndaki-faaliyetine-başladı Bugün Suya, Toprağa ve Rüzgara İnanan Şair, Sohrab Sepehri'nin Dünyaya Geliş Günü http://www.ibna.ir/tr/doc/report/252557/bugün-suya-toprağa-ve-rüzgara-inanan-şair-sohrab-sepehri-nin-dünyaya-geliş-günü İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Kendine özgü söyleyişi, bir çocuğu alıp yavaş yavaş büyüten sözler gibi yer etti içimde. Öyle birden değil, az az çoğaldı Sohrab Sepehri...  7 Ekim 1928’de Kaşan’da doğan Sohrab Sepehri; ilkokulu Hayyam İlkokulu’nda okudu. Bir süre Kaşan’da çalıştıktan sonra Tahran’a gelerek Güzel Sanatlar Fakültesi Resim bölümüne kaydoldu. İlk şiir kitabı Rengin Ölümü 1951’de yayınlandığında yirmi üç yaşındaydı. Sohrab Sepehri; Nimâ Yusic, Ahmed Şamlu, Furûğ Ferruhzâd, Mehdi Ehkevan Salis ile modern İran şiirinin kurucuları arasında yer alır. İran’da gençler şiir yazmaya ilk olarak Hâfız'ı, Mevlanâ'yı taklit ederek başlarlar, sonra Nimâ tarzı denilen modern şiire geçiş yapılır, şair buradaki bekleyişini de tamamladıktan sonra bir sonraki deneme olan ‘kendi’ne geçer. İşte Farsça şiir yazan birinin sanatıyla 'özgür ruh'a ulaşma çevrimi böylece tamamlanır.   Kendi türküsünü söyleyen şair, bu zaman içerisinde diğer etkileri bir yana bırakmayı başarmış olması itibariyle Fars şiirinde ayrı bir yere konuldu. Yukarıda bahsettiğimiz şairlerden daha sonra olgunlaşan şiiri, Nimâ’dan ziyade Furûğ’un şiir üslûbuna yakın oluşu, onu ikinci bir kuşağa dâhil etmemize sebep olur. Zaten şiirlerinde birçok yerde Furûğ’dan etkilendiğini görebiliriz. İran'daki 1953 darbesinden önce Güzel Sanatlar Fakültesi’nin resim bölümünü bitirdi. Şiiri ve resmi birlikte ilerledi. Bir yandan Tahran’da şiirleri yayımlanırken bir yandan da resimleri sergilendi. Bu yıllarda Rüyaların Yaşamı, Işığın Mahvıve Doğu’nun Kederiisimli şiir kitaplarını yayımladı. Tek bir şiirden oluşan Suyun Ayak Sesive Yolcu isimli şiir kitapları şairin en bilinen şiirleri arasında yer alırken aynı zamanda dilinin ustalaştığının da resmidir. Sepehri, bu iki kitabında ressam kimliğini bize hissettirir. Şiirinde görme duyusuna büyük sorumluluk yükler. İmgeleri gözün görme gücünü zorlar, kelimeleri öyle bir dönüşüm geçirir ki buradan hermönetik çalışması yapanlara iyi çalışma alanı doğar. Ben şahsen böyle bir çalışmaya cesaret etmezdim. Bazı mısralarda bir hayalin üzerinde o kadar derinleşir ki bir kelime için saatlerce düşünmek zorunda kalırsınız. Bu güzel bir zorunluluktur.   ''Yakalanmak gerekti Yoksa iki harf arasındaki hayret uğultusu Haram olacaktır Ve aşk Şeylerin sessiz titreyişinin aydınlığına yolculuk Ve aşk Sesidir aralıkların Gizlilikte derinleşmiş Aralıkların sesi.'' Bir kelimenin, cümlenin anlamını baştan sona değiştirebileceği gerçeğine, özellikle anlamdan daha çok görünenin ötesine, hiçbir zaman anlaşılmayacak olana eğilmesi şairin sonraki şiirlerindeki duruşu temsil eder. Sohrab Sepehri’nin şiirini sevmeme sebep olan şey de budur. Şiiri kendimce yorumlamaya, her kelimenin yerine ihtimallerle kurulu anlam yüklemeye çabalayışım, açık kapıların olması ve gerçeğin asla bilinemeyeceği gerçeği. Yeşilin Hacmive Biz Hiç, Biz Bakışisimli şiir kitaplarının ardından toplu şiirleri sağlığında Sekiz Kitap adıyla basıldı.   Sohrab’ın şair ve ressam olarak hayatımıza girişi yetmiyormuş gibi bir de seyyah olarak girdi hayatımıza. Yurtdışında birçok ülkeye seferler yaptı. Bu ülkeler arasında en sevdiği ve etkilendiği yer Hindistan’dı. Japonya, İtalya, Fransa, Mısır ve Yunanistan’a gitti. Yabana atılamayacak bir seyyah diyebiliriz onun için. Zira kardeşi Periduht, ölümünden sonra yazdığı makalede “göçmen kuş”diye bahsediyordu Sohrab’tan.   Kendine özgü söyleyişi, bir çocuğu alıp yavaş yavaş büyüten sözler gibi yer etti içimde. Öyle birden değil, az az çoğaldı Sohrab. İran’da da böyle olmuş, başta eleştirilmiş. Her şairin başına bu tipik olay gelir. Neyse ki Sohrab, hakkı sonradan teslim edilecek kadar yaşamış. Sade yaşamaya çalıştı bir şiirinde yazdığı gibi:   ''Kaşan'lıyım Hâlim fena değil Bir parça ekmeğim var, biraz aklım ve keyfim az buçuk Bir anam var, ağaç yapraklarından daha iyi Dostlarım var, ırmaklardan iyi.'' Eleştirmenlerin çoğu şiirlerine ressam kimliğinin sindiğine vurgu yaptılar. Ondan bahsederken ressamlığına değinilmeden olmazdı. Kendi şiir görüşünü dile getirirken şu cümleleri kullanır: “Batının bilgisi resimle başlar, Doğunun şiirle. Batılı ressam, aydınlık ve uzak-yakın gölgeleri arar, Doğulu şair, dünyanın elinin erişemediği, gözün göremediği nakışları resmeder. O, yakın olanla ilgilenir; bu, sonsuz olanla.”   Onun şiirleri karamsar değildir; naifliği, sanki bir şeylerle alay edermiş gibi duruşu, çoğu mısralarının okuyucuyu tebessümle buluşturması aslında gerçeklikle alay etmesinden değil, bu gerçekliği yapanların saçmalığını ti'ye alışından... Onları çok da umursamadığının göstergesi olarak bu dili seçer şair, toplumsal eleştirisini de şiirsel gerçekçilik içinde sunar. Bu yüzden eleştirildiğinin aksine bireysel değildir şiirleri. Şairliği, ressamlığı, düşüncesi, hayali o kadar iç içe geçmiştir ki birini bir diğerinden ayırt etmek mümkün değildir, şair dokunduğu her şeye kişiliğini, adeta ruhunu katar.   Sohrab Sepehri 1979 yılında kan kanseri tedavisi için Londra'ya gitti ve aynı yıl Tahran'a geri döndü. 20 Nisan 1980’de Tahran’da vefat etti. 'Ve yolda bir mesaj' isimli şiirinde şöyle seslenir bize:   ''Köre diyeceğim: Bağ seyretmeğe değer! Gezgin bir satıcı olup dolaşacağım sokakları Bağıracağım: Şebnem, şebnem, şebnem. Yoldan geçen biri: Gerçekten karanlık bir gece diyecek Samanyolu’nu vereceğim ona.''       ]]> Edebiyat Sat, 07 Oct 2017 11:35:02 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/252557/bugün-suya-toprağa-ve-rüzgara-inanan-şair-sohrab-sepehri-nin-dünyaya-geliş-günü ''Orada Olmayan Kız'' Şimdi İran'da http://www.ibna.ir/tr/doc/book/252533/orada-olmayan-kız-şimdi-iran-da İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – 72 yaşındaki Kanadalı yazar Joy Fielding'in gerilim-polisiye türündeki son romanı olan Orada Olmayan Kız, Elahe Shemsnejad'ın çevirisi ile İranlı okurlarla buluştu. Romanın konusu ise şöyle; ''Caroline ve Hunter, mutlu evliliklerinin onuncu yılını kutlamak için yakın dostlarıyla birlikte kısa bir tatil yapmaya, Meksika’ya giderler. Kızları Michelle ve Samantha da yanlarındadır. Tatilin son akşamında arkadaşlarıyla birlikte keyifli bir akşam yemeği yemek isterler ancak Caroline, uyuyan çocukları odada yalnız bırakma konusunda tedirgindir. Hunter, yarım saatte bir sırayla onları kontrole çıkabileceklerini söyleyerek karısını ikna eder. İlk birkaç saat sorun yoktur ama gecenin sonunda odalarına çıkan Caroline ve Hunter'ı hayatlarının en büyük şoku beklemektedir. İki yaşındaki kızları Samantha orada değildir.   Basına yansıyan olaya bütün ülke ilgili gösterir. Bu ilgi o kadar yoğundur ki, insanlar bir müddet sonra günah keçisi aramaya başlarlar. Suçlamak için seçtikleri kişi Caroline’dan başkası değildir. Aradan geçen yıllar boyunca Samantha’dan bir iz bulunamadığı gibi Caroline'ın hayatı da bir daha asla düzelmez. Ta ki, Samantha'nın kayboluşundan on beş yıl sonra bir gün, o telefon gelinceye kadar… Telefonun diğer ucundaki ses Caroline'a, ''Sanırım benim adım Samantha. Sanırım ben sizin kızınızım,'' diyene kadar…'' Joy Fielding 18 Mart 1945'te Ontario da dünyaya geldi. 1966 yılında Toronto Üniversitesinde İngiliz Edebiyatı okumaya başladı. kısa bir oyunculuk kariyerinden sonra kitap yazmaya başladı. ''Şeytanın İzi'', ''Eksik Parçalar'' ve ''Artık Ağlama'' yazarın Türkçe'ye de çevrilmiş bazı eserleridir. ]]> Edebiyat Sat, 07 Oct 2017 07:42:20 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/book/252533/orada-olmayan-kız-şimdi-iran-da ​Nobel Edebiyat Ödülü Kazuo Ishiguro'nun http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/252509/nobel-edebiyat-ödülü-kazuo-ishiguro-nun İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - 2017 Nobel Edebiyat Ödülü, Japon asıllı İngiliz yazar Kazuo Ishiguro'ya verildi. Yazar, Nobel ödülü ile birlikte 1.1 milyon dolar tutarında para ödülünün de sahibi oldu. Ödülü Ishiguro'ya 10 Aralık'ta Stockholm'de verilecek. Nobel Edebiyat Ödülü'nü veren akademi tarafından yapılan açıklamada, Ishiguro'nun kitaplarının gerçeklik ve algı arasındaki uçurumu gözler önüne seren eserler olduğu vurgulandı. Ishiguro'nun 2005'te yazdığı ''Never Let Me Go'' (Beni Asla Bırakma) Time dergisi tarafından İngilizce yazılmış en iyi 100 roman listesine alınmıştı. Ishiguro'nun ''A Pale View Of Hills'' (Uzak Tepeler), ''An Artist of the Floating World'', ''The Remains of the Day'', ''The Unconsoled'', ''When We Were Orophans'', ''Never Let me Go'' ve ''Buried Giant'' adlı  7 kitabı bulunuyor. Ishiguro 1989 yılında BOMB dergisine verdiği röportajda kendini İngiliz mi yoksa Japon mu hissettiği sorusuna "İnsanlar üçte iki bir şey, gerisi başka bir şey değil. Mizaç, kişilik ve bakış açısı böyle bölünmüyor. Bunlar net biçimde ayrılmıyor. Sonuçta garip homojen bir karışım oluyorsunuz. Kültürel ve ırksal olarak karışık insanlar bu yüzyılın sonunda daha yaygın olacak. Dünya bu yöne gidiyor" demişti ]]> Dünya Thu, 05 Oct 2017 10:13:57 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/252509/nobel-edebiyat-ödülü-kazuo-ishiguro-nun ​Uluslararası ''İstanbul Şiir ve Edebiyat Festivali'' Başlıyor http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/252475/uluslararası-istanbul-şiir-ve-edebiyat-festivali-başlıyor İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Doğan Hızlan'ın onursal başkanı olduğu 10. Uluslararası İstanbul Şiir ve Edebiyat Festivali yarın saat 19.00’da Grand Pera’da düzenlenecek bir etkinlikle başlıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği ve Beyoğlu Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen festival bu yıl 3-7 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek.   Bugüne kadar 42 ülkeden yaklaşık 300 şairi ağırlayan festivalde bu yıl Türkiye’den 30, yurt dışından 20 genç şair ve yazar yer alacak. Festival kapsamında, Grand Pera, Ahmet Hamdi Tanpınar Kütüphanesi, Goethe Enstitüsü Kütüphanesi, Mephisto Kafe, İnsan Kitabevi, Fatih Pages Kitabevi, Caddebostan Kültür Merkezi ve Pera Müzesinde şiir okumaları, imza günleri ve söyleşi etkinlikleri gerçekleşecek. Festivale bugüne kadar 40 edebiyat ödülüne layık görülen, eserleri 30 dile çevrilen ve 11 milyonun üzerinde satan İspanyol yazar Jordi Sierra i Fabra da konuk olacak. Jordi Sierra i Fabra'nın yanı sıra, Belçikalı şair Charlotte Van den Broeck, 2014 ve 2016 yıllarında Forbes dergisi tarafından Hindistan’ın en ünlü yazarları arasında sayılan ve India Today dergisi tarafından da en ünlü beş Bengalli genç içinde gösterilen Hindistanlı yazar Sonnet Mondal gibi isimler de festivalde yer bulacak. Festival için artık bir gelenek haline gelmiş Şiir Hatları Vapuru bu yıl da düzenleniyor. Bu yıl ayrıca Gülten Akın, Cemal Süreya, Rasim Özdenören gibi ünlü yazar ve şairlerin gençken yazdıkları ilk eserleri üzerinden tasarlanan “İlk Eserler” sergisi de Grand Pera’da edebiyatseverler ile buluşacak.   ]]> Edebiyat Thu, 05 Oct 2017 03:30:00 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/252475/uluslararası-istanbul-şiir-ve-edebiyat-festivali-başlıyor İran ve Dünyada Dini Edebiyat Masaya Yatırılacak http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/252428/iran-ve-dünyada-dini-edebiyat-masaya-yatırılacak Ünlü yazar ve eleştirmen Muhammed Rıza Guderzi İran Kitap Haber Ajansı (İBNA)'ya bugün (Salı, 3 Ekim) Arasbaran Kültür Merkezi'nde düzenlenecek ''İran ve Dünyada Dini Edebiyat'' adlı oturumdan bahsederek; '' Dini veya Tasavvuf edebiyatı önemli bir edebiyat türüdür. Bu tür İran’da peygamber ve imam'ların hayatını anlatmak için kullanılıyor ve dünyada kullanılan dini edebiyat türü ile farklıdır. Dünya edebiyatında bu tür örnekleri Tolstoy, Dostoyevski ve Thomas Mann'ın hikayelerinde bulabiliriz.'' Açıklamasında bulundu. Guderzi bu oturumun interaktif bir oturum olacağını söyleyerek; ''Oturumu ben sunacağım ama katılımcılar konuları açacak ve birbirleri ile tartışacaklar.'' Dedi. Oturum bugün saat 17'de Arasbaran Kültür Merkezinde gerçekleşecek.     ]]> Edebiyat Tue, 03 Oct 2017 06:28:19 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/252428/iran-ve-dünyada-dini-edebiyat-masaya-yatırılacak Diğer Dillere Çevrilen Farsça Eserler İçin 3 Bin Dolarlık Destek http://www.ibna.ir/tr/doc/shortint/252392/diğer-dillere-çevrilen-farsça-eserler-için-3-bin-dolarlık-destek İran Yayıncılar ve Kitapçılar Birliği Başkanı Muhammed Amuzgar İran Kirap Haber Ajansı (İBNA)'ya verdiği röportajdan Farsça eserlerin diğer dillere tercümesini desteklemek için başlatılan GRANT projesinden bahsederek; ''İran Kültür ve İslami İrşad Bakanlığı tarafından başlatılan bu proje kitapları üç kategoride değerlendiriyor. Sanat ve edebiyat grubu, İran ve İslam araştırmaları grubu ve Çocuk ve Gençlik Grubu bu üç gruptur ve bakanlığımız bu konuları kapsayan çeviri eserlere 3 bin dolara kadar maddi destek veriyor.Destek miktarını belirleyen kriter ise kitabın çevrileceği dil ve sayfa sayısıdır.'' Açıklamasını yaptı. Amuzgar sözlerinin devamında; ''Farklı ülkeler yıllardır edebiyatlarını dünyaya tanıtmak için bu tür teşviklere başvuruyorlar. Örneğin komşu ülkemiz Türkiye, birkaç yıldır TEDA projesi ile bin 800 Türkçe eseri yabancı dillere tercüme ettirmeye başarmıştır. Bir diğer başarılı örnek ise Çin'dir. Çin sadece 2016 yılında 11 bin kitabı yayın haklarını diğer ülkelere sattı.'' Dedi. İran Yayıncılar ve Kitapçılar Birliği Başkanı yayıncılar ve yazarların bu tür projelerden para kazanabilmeleri olduğunu söyleyerek; ''Son yıllarda İranlı yayıncı ve yazarlar dünya kitap pazarında kendilerine yer edinmeye çalışıyorlar. Bizim en önemli görevimiz onları farklı fuar ve etkinliklere katılmaları için desteklemektir. Biz maddi durumu elverişli olmayan yayıncılara katıldığımız uluslararası fuarlarda ulusal standımızda yer veriyoruz ve onlara kitaplarını pazarlama konusunda destekliyoruz.'' Açıklamasını yaptı. ]]> Edebiyat Mon, 02 Oct 2017 11:41:30 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/shortint/252392/diğer-dillere-çevrilen-farsça-eserler-için-3-bin-dolarlık-destek Lois lowry ''Oğul'' ile İran'da http://www.ibna.ir/tr/doc/book/252386/lois-lowry-oğul-ile-iran-da İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) -  Oğul, Lois Lowry'nin Seçilmiş Kişi dörtlemesinin son kitabı. Dörtlemenin diğer kitapları Seçilmiş Kişi, Maviyi Toplamak ve Mesajcı. Keyvan Ubadi Aştiyani tarafından Farsça'ya kazandırılan roman, üç bölümden oluşuyor; Öncesi, Arada ve Ötesi. İlk bölümde Topluluk ve topluluk içinde büyürken Doğum Annesi olarak seçilmiş Claire ile tanışıyoruz. Claire, suni döllenme ile edindiği çocuğu - toplulukta çocuğa Ürün denir - doğurduğunda 14 yaşındadır. Topluluğun kuralları gereği Claire üç ürün doğuracak, bu üç ürün, farklı bakıcı ailelere verilecektir. Ancak ilk doğumda bir terslik olur ve doğum annesi sertifikası geri alınan Claire'e Balık Üretim Çiftliği'nde yeni bir görev verirler. Claire bu yeni görev yerine taşınmadan sezaryenle doğurmak zorunda kaldığı çocuğun oğlan olduğunu ve adına No: 36 dendiğini bir şekilde öğrenir. Claire, bu bilgiyi öğrendiğini hiç fark ettirmeden Bebek Bakım Merkezi'nde boş vakitlerinde çalışmaya gönüllü olur. No: 36 ile vakit geçirdikçe çocuğa bağlandığını hisseden Claire, diğer bakıcıların baktıkları ürünlere hiç bir his duymamasını çok yadırgar, ancak sonra her türlü hissin ilaçlar aracılığı ile bastırıldığını anlar. Claire ise yeni bir işe atanınca, doğum sırasında kesilen ilaçların tekrar verilmesi unutulduğundan hisleri baskılanmamakta, dolayısıyla doğurduğu çocuğa bir bağlılık duyabilmektedir. Bu sırada Topluluk'un beklediği gelişmeyi gösteremeyen No: 36'nın bir yıl daha Bebek Bakım Merkezi'nde kalmasına, ikinci yılda da geceleri uyku bozukluğu gösterirse Başka Yer denen bilinmez ve geri dönülemeyen diyara gönderilmesine karar verilir. Claire hiçbir şey yapamadan Başka Yer'e gönderilen No: 36'yı Mesajcı romanının ana karakteri Jonas kurtarır. Bu noktadan itibaren Lowry, dörtlemenin tüm açık ilmeklerini kapatmak ve dörtlemeyi sonuca ulaştırmak için örgüsünü örmeye başlar. Distopik bir toplumda geçen roman, Claire'in oğluna sevgi duymaya başlaması ile bambaşka bir yöne evrilir. Arada bölümünde No: 36 Başka Yer'e gönderilmiş, Claire ise onu bulabilmek için umutsuz bir çaba içine girmiştir. Bir kumsalda bulunup bir gemi kazasından hafızasını yitirmiş olarak kurtarılan Claire, hafızasını yavaş yavaş geri kazandıkça umutsuzca oğlunu bulmak ister Ancak oğlunu aramak için köyü tümüyle çevreleyen duvarı tırmanarak aşması şarttır. İmkânsızdır bu tırmanış. Claire ise kararlıdır. Duvarı tırmanmış tek kişi Einar'ı kendini eğitmeye ikna eder. Gün gelip tırmanış başladığında Claire'in karşısına şeytani varlık Takas Üstadı çıkar. Claire'in gençliğine karşılık oğlunun adını ve yerini söylemeyi teklif eder. Bu bölümde oğlanın adının Gabriel olduğunu öğreniriz. Ötesi bölümünde Gabriel'in de doğuştan bir gücü olduğunu öğreniriz. Seçilmiş Kişi kitabında Jonas'ın doğuştan getirdiği gücü tüm anıların belleği olmaktı. Maviyi Toplamak kitabında Kira çok yetenekli bir nakışçıydı ve gelecek olayları nakşedebiliyordu, Mesajcı'nın kahramanı ise öteyi görebiliyordu. Oğul'da ise Gabriel'in doğuştan getirdiği yetenek çok kısa bir süre karşısındaki kişinin yerine geçebilmek ve onun tüm niyetini, hislerini, korkularını görebilmektir. Gabriel bu yeteneğini kullanarak ailesini bulabilecek mi? Annesi ile Takas Üstadı'nın yaptığı korkunç pazarlık nasıl sonlanacak? Takas Üstadı'na gençliğini sunan Claire'i ne bekliyor? Bundan sonrasını okumak gerek. Lowry bu kez masal tadında bir anlatı yaratmış.   Oğul'un temaları sevgi, özveri, fedakârlık, sorumluluk ve kayıp. Bu kitapla dörtleme sona eriyor ve tüm düğümler çözülüyor.  Sevginin kötülüğü yenecek tek güç olduğunun altı bir daha çiziliyor. Kimi eleştirmenler bu sonucu biraz naif bulsalar da bence çok yerinde ve Lowry'nin yetkin ve özgün anlatımı ile çok işlenmiş bu mesaj yine de yepyeni bir solukla yerini buluyor.  Oğul'u ve dörtlemenin diğer kitaplarını bir set olarak 13 yaş üstü tüm ilkgençlik çağı okurlarına armağan edebilirsiniz. Heyecanlı bir öykü, güçlü bir sembolizm, güçlü bir toplum eleştirisi onları bekliyor olacak. ]]> Edebiyat Mon, 02 Oct 2017 09:58:23 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/book/252386/lois-lowry-oğul-ile-iran-da ​İran'ın Kitap Karnesi Frankfurt Kitap Fuarı'nda ! http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/252374/iran-ın-kitap-karnesi-frankfurt-fuarı-nda İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - İran Kitap Evi Kurumu'nun İngilizce olarak hazırladığı ''İran'da Yayınlanan Kitapların İstatistikleri (1978-2016)'' adlı eser, yakında başlayacak Frankfurt Kitap Fuarı'nda sunulacak. Kitap üç bölümden oluşuyor. Birinci bölüm İran İslami devrimden 2016 yılına kadar yayınlanan eserler ile ilgili farklı istatistikleri sunuluyor. İkinci bölüm ise yayıncılar hakkında bilgi veriyor ve üçüncü bölüm farklı yılları, bilhasa 2015-2016 yılında yayınlanan eserleri kıyaslayarakü bazı sonuçlar elde etmeye çalışıyor. İran Kitap Evi Kurumu daha önce de ''İran'da Yayınlanan Kitapların İstatistikleri (1978-2014)'' kitabını yayınlamıştı. Kurum hazırladığı ''İran'da Yayınlanan Kitapların İstatistikleri (1978-2016)'' kitabının yanı sıra ''2016 Yılında İran'da Düzenlenen Kitap Festivallerinin Bibliyografyası'' adlı eseri de 11-15 Ekim'de düzenlenen 69.Frankfurt Kitap Fuarı'nda sunucak.       ]]> Edebiyat Mon, 02 Oct 2017 06:38:04 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/252374/iran-ın-kitap-karnesi-frankfurt-fuarı-nda ​Bisikletle Şems'in İzinde: Tebriz'den Konya'ya-Konya'dan Şam'a http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/252262/bisikletle-şems-in-izinde-tebriz-den-konya-ya-dan-şam-a İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - ''Bisikletle Şems'in İzinde: Tebriz'den Konya'ya-Konya'dan Şam'a'' adlı kitap, Şems-i Tebrizi'nin diyarı Tebriz'den Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin diyarı Konya'ya ve oturup kalktıkları Şam'a bisikletle yapılan mistik bir geziyi anlatmaktadır. Bu mesafe, UNESCO tarafından Mevlana yılı olarak adlandırılan 2007 yılında katedilmiştir. Aslında sıradan seyahatnemelerden biraz farklı olarak bu eserde, mekanlara ve olaylara uygun olarak ''Makalat-ı Şems'', ''Mesnevi-i Manevi'', ''Divan-ı Kebir'', ''Fihi Ma Fih'' vb. mistik metinlerden yararlanılmıştır. Kitapta yer yer Şems ile Mevlana'nın hayatı ve düşünceleri açıklanarak bu zatların yaşadığı tarihî dönem ele alınmıştır. Kitapta yer alan bütün bilgiler, belgelere dayandırılarak yaklaşık 190 kaynaktan yararlanılmıştır. Ayrıca kitabın sayfaları arasında Türk, Fransız, Alman, İngiliz vb. seyyah ve ressamların çizdiği 94 resim kullanılmış, kitabın sonuna ise gezinin her günüyle ilgili mekanların birer renkli fotoğrafı ve yolculuğun haritası eklenmiştir.  Editörlüğünü Dr. Nadir Sadıkiyan’ın yaptığı kitap, Dr. Tevfik Subhani ve Dr. Habib Nebevi'nin yazdığı güzel ön sözle birlikte 2017 yılında Sütude Yayınlarından çıkmıştır. ]]> Edebiyat Sun, 24 Sep 2017 09:28:22 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/252262/bisikletle-şems-in-izinde-tebriz-den-konya-ya-dan-şam-a ''Müslüman Aileler ve Sosyal Medya'' Masaya Yatırılacak http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/252244/müslüman-aileler-ve-sosyal-medya-masaya-yatırılacak İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) –Bu hafta Şehr-i Kitabın salı toplantısında Dr.Said Rıza Ameli'nin kaleme aldığı Müslüman Aileler ve Sosyal Medya kitabı incelenecek. Son yılların önemli konularından olan bu konuyu ünlü gazeteci ve sosyologlar Dr.Yunus Şukrkhah, Dr.Yunus Nurbahş ve kitabın yazarı Dr.Said Rıza Ameli ele alacaklar. Sosyal medyanın çocuklarımız üzerindeki en büyük olumsuzlukları başta fiziksel gelişimlerine engel olmak, sosyal medya adı altında sosyalleşmemelerine yol açmak ve en önemlisi olarak da zaman israfına sebebiyet vermek diye sıralayabiliriz. Evet, bilgisayarın artık her evde bulunduğunu düşünürsek, internetinde 21. Yüzyılın en büyük buluşları arasında sayabileceğimizi ve toplumumuzda hemen hemen her ailenin evinde bulunmakta olduğunu kabul edebiliriz. Özellikle son dönemlerde internet sıradan bir ayrıntı halini almıştır. Günlük yaşamımızda daha fazla yer almasına engel olabilmemiz ise gün geçtikçe daha da zorlaşmaktadır. Ahlaki açıdan güçlü olduğu kabul edilen, sağlam ahlaki yapıya sahip olan Müslüman ailelerde bile internet ortamındaki bilinmedik kişilerle yapılan iletişim ya da bilinmedik internet siteleri birçok tehlikeyi beraberinde getirebiliyor.  ''Müslüman Aileler ve Sosyal Medya'' adlı kitabın eleştiri toplantısı yarın saat 16:30'da Tahran, Şehit Beheşti Cad. Boharest Cad. Bulunan Şehr-i Kitap kitapevinde başlayacaktır. Bu oturuma katılım serbesttir. ]]> Edebiyat Sun, 24 Sep 2017 07:03:39 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/252244/müslüman-aileler-ve-sosyal-medya-masaya-yatırılacak ​1089 Eser Tahran Hikaye Ödülü'nün Sekreterliğine Gönderildi http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/252239/1089-eser-tahran-hikaye-ödülü-nün-sekreterliğine-gönderildi İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – 3. Tahran Hikaye Ödülü, kazananlarını belirlemek için ilk adımı attı. Jüri sekreterliğe ulaşan 1089 yazardan 1089 eseri incelemeye başladılar. Bu dönemin kazananları Aralık ayında açıklanacaktır. Bu ödül Tahran hakkında yazılan en güzel hikayeleri ödüllendirmek adına kurulmuştu.   Bu ödül 2015 ve 2016 yıllarında da düzenlendi.Tahran Büyükşehir Belediyesi'nin yardımı ile düzenlenen ödül bu dönemden itibaren iki yılda bir düzenlenecek. En iyi üç hikayeye sıralamayla 70.000.000, 50.000.000 ve 30.000.000 Milyon Rial nakit para ödülü verilecektir. Ayrıca ilk beş kişiye 10.000.000 Milyoun Tuman para ödülü verilecektir. Cevad Muhakkak, Nahid Tabatabai, Muhammed Hasan Şehsevari ve Nefise Murşidzade bu dönemin jüri heyetinde yer alıyorlar.     ]]> Edebiyat Sun, 24 Sep 2017 05:45:47 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/252239/1089-eser-tahran-hikaye-ödülü-nün-sekreterliğine-gönderildi ​Kitap Okuma Zili İki Bakanın Katılımı ile Çalındı http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/252226/kitap-okuma-zili-iki-bakanın-katılımı-ile-çalındı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) – İran kültür ve İslami İrşad Bakanı Seyyid Abbas Salehi ve Çalışma ve Sosyal Rifah Bakanı Ali Rabii İran Mehr ana okuluna giderek, ülkenin tüm okullarında uygulanan kitap okuma zilini çaldılar. Salehi bu projenin kitap okuma kültürünü yaygınlaştırmak için tasarlandığını söyleyerek; ''Kitap okumama, toplumumuzun ciddi sorunudur. Ne kadar kitap okuma kültürümüz yaygınlaşırsa, o kadar fazla sağlam bir topluma sahip olabiliriz. Kitap okumayı küçük yaştan alışkanlık haline getirmeliyiz ve çocuklar kitap ile büyümrlilr.'' Açıklamasını yaptı. Kitap okuma zili projesi birkaç yıl önce başlayan bir projedir ve ona göre, ülke genelindeki okullarda Pazartesi günü belli bir saat kitap okuma saati olarak belirlendi ve orada öğrenciler sadece kitap okuyacaklar. ]]> Edebiyat Sat, 23 Sep 2017 11:40:42 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/tolidi/252226/kitap-okuma-zili-iki-bakanın-katılımı-ile-çalındı ​Ahmed Şamlu Ödülü'nün Uzun Listesi Açıklandı http://www.ibna.ir/tr/doc/report/252208/ahmed-şamlu-ödülü-nün-uzun-listesi-açıklandı İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Ahmed Şamlu Ödülü her yıl yayınlanan en iyi şiir kitabına veriliyor. Yapılan açıklamaya göre geçen yıl 201 şiir kitabı yayınlamıştır.Bunlardan 168'i yarışma için belirlenen kriterlere sahipti. Jüri bu eserleri değerlendirdikten sonra 12 eseri ödüle aday gösterdi. Jüri gelecek ay niyahi finalistleri de açıklayacak. İşte uzun listede yer alan eserler; 1-Benim Özel Auschwitz'im – Hasan Homayun 2-Sırtlan Yağmuru – Mehdi Moghimnejad 3-Teberi Tarihi – Morteza Bahşayesi 4-Sarhoşluğun Farklı Halleri – Semira Yahyai 5-Rahibeler Heyetinde– Muhammed Durudgar 6-Yeniliklerin Peşini Bırak ve Seni Yutan Yere Git – İsmail Sarap 7-Raylar Bizden Önce Gitti – Ali Yari 8-Uğramak – Feryad Naseri 9-Mat – Zehra Hadidi 10-Biraz İnsan Azlığım Var – Şukuh Mukimi 11-Kelimeler Beni Görmeye Geldiler – Şems Lengrudi 12- Vatan -  Mehdi Akvan Langrudi Ahmed Şamlu 1925'te Tahran'da doğdu. Lisede okurken siyasi faaliyetlerinden dolayı dört yıl tutuklu kaldı. 1946'da idam mangasının önüne çıkarıldı, son anda hükûmetin affıyla serbest bırakıldı. 1952'de Macaristan'a gitti, burada iki yıl İran Büyükelçiliği Kültür Müşaviri olarak görev yaptı. 1967'de Hâfız üzerine araştırmalara başladı. 1974-1979 yıllarında birçok uluslararası konferansa katıldı; Avrupa'nın çeşitli üniversitelerinden davetler aldı. Sokhane Nov (Yeni Söz, 1948), Rouzane (Pencere, 1950), Bamshad (1956) dergilerini çıkardı. Lorca ve Ritsos‘un şiirlerini Farsçaya çevirdi. 1987-1999 yıllarında şiirleri dünyanın birçok diline çevrildi. Stig Dagerman Şiir Ödülü'nü aldı (1998). Ölümüne kadar Kitâb-i Kûçe (Sokak Kitabı) adı altında araştırma, inceleme kitaplarını yayımladı. Uzun süren bir hastalıktan sonra öldü (Temmuz 2000). Şiir kitaplarından bazıları: Unutulmaz Nağmeler (1947), Bildirge (1951), Duygular ve Demirler (1953), Yeni Soluk (1957), Hâfız ve Haft Gonbad, Teraneler [Hayyam, Attar, Baba Tahir Rübaileri] (1957), Ayna Bahçesi (1960), Aynadaki Ayda (1963), Ayda Şiirler (1964), Yağmurdaki Kuknüs (1965), Toprak Ağıtları (1968), Ateşteki İbrahim (1972), Ayna ve Havva (1973).   ]]> Edebiyat Sat, 23 Sep 2017 07:38:13 GMT http://www.ibna.ir/tr/doc/report/252208/ahmed-şamlu-ödülü-nün-uzun-listesi-açıklandı