''Akıl Çağı'' Bir Kez Daha Raflarda

 
Publish Date : Wednesday 5 April 2017 - 15:32
 
 
Ünlü Fransız düşünür Jean-Paul Sartre'in ''The Age of Reason'' adlı üçlemesi bir kez daha Farsça'ya çevrilerek yayınlandı.
 
İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Yirminci yüzyılın en etkili düşünürlerinden biri olan Fransız filozof ve edebiyatçı Jean-Paul Sartre en önemli yapıtlanrından biri sayılan  ''Akıl Çağı'' üçlemesi Hüseyin Süleymani Nejad tarafından Farsça'ya çevrildi.

Sartre'in 1940'lı yıllarda yazmış olduğu roman yarım asıl önce Farsça'ya çevrilmiş ve bu yıllar içersinde hem okurlar ve hem çevirmenler tarafından büyük ilgi görmüştü.

İkinci Dünya Savaşı sonunda Fransa'ya renk ve bütün dünyaya ses veren "Jean-Paul Sartre"ın yaşamöyküsünün, peş peşe sıralanmış bir reddedişler bütünü olduğu ileri sürülebilir.

Tanrıyı, kurulu düzenlerin tümünü, bu arada aileyi, klasik anlamıyla edebiyatçıyı, filozofu, eylem adamını, sayısız dostlukları, partileri, kalıplaşmış düşünceleri reddettiği gibi,1964 yılında layık görüldüğü Nobel Edebiyat Ödülünü de reddetmiştir.

Sartre'ın, edebiyat alanında kaleme aldığı yapıtları arasında önemli bir yeri olan "Özgürlüğün Yolları" başlıklı dizi romanı üç kitaptan oluşuyor: "Akıl Çağı", "Yaşanmayan Zaman ve Yıkılış". Tümü 1945-1949 yılları arasında yayımlanan bu üç romanın 1945 yılında yayımlanan ilk ikisi, anlamlı farklılıklarıyla İkinci Dünya Savaşı'nın yol açtığı altüst oluşu sergiler. Dizinin ilk kitabı olan ve 1941'de bitirilen "Akıl Çağı"nda, 1937-1938 yıllarının aldatıcı iyimserliği içinde, iki gün süresince kendilerini arayan ve kendilerinden kaçan, çok içe dönük birkaç kişisel yaşamın sınırlı çerçevesi içinde süregiden arayışlar anlatılır.

Jean-Paul Sartre (1905-1980) öldüğünde, Aydınlanma Çağı'ndan bu yana, çağının tanığı ve bilinci olan aydınların sonuncusu, 20. yüzyılın Voltaire'i ya da Hugo'su sayılıyordu. Düşünce ustası ve özgürlüklerin savunucusu olan Sartre, Fransa'da ve Avrupa'da olduğu gibi, Amerika'da ve Üçüncü Dünya ülkelerinde de aydınların sözcüsü oldu. Onun yoğun, çeşitli edebiyat alanlarını kapsayan, çok sayıda yapıtı bize 20. yüzyılın bir özetini sunar. Sartre'a göre yaşam, insanın `tek başına', kendi toplumsal boyutunu keşfetmesidir. Kendi yaşamıyla, bunun parlak bir örneğini vermiştir.

Bireyin kökten özgürlüğünü vurgulayan Varoluşçuluğun sözcülüğünü yapmış, romanlarıyla ve oyunlarıyla bu dünya görüşünü çok geniş kitlelere aktarmayı başarmıştır. Sartre'ın yaşamının bir yadsımalar bütünü olduğu ileri sürülebilir. Tanrı’yı, her türlü kurulu düzeni, aileyi, klasik anlamıyla edebiyatçıyı, filozofu, eylem adamını, dostlukları, toplumun belirli kesimlerini, partileri, kalıplaşmış düşünceleri yadsıdığı gibi, 1964'te değer görüldüğü Nobel Edebiyat Ödülü'nü de kabul etmemiştir. Sartre, kuram ve eylem adamı niteliklerini birleştiren yazar-aydın kimliğiyle hem Fransa'da, hem de kendi ülkesi dışında yaygın bir etki uyandırmıştır.
Share/Save/Bookmark
haber kodu: 246641