​Kasımi ''Hırçın Kız''ı Zapt Etmeye Çalıştı

 
Publish Date : Saturday 29 April 2017 - 15:04
 
 
William Shakespeare'in ''The Taming of the Shrew'' (Hırçın Kız) adlı oyunu bir kez daha Farsça'ye çevrildi. Mühsin Kasemi tarafında çevrilen oyun daha önce birçok çevirmen tarafından çevrilmiş ve yayınlanmış olmasına rağmen hala okurların ilgisini çekiyordur.
 
İran Kitap Haber ajansı (İBNA) – Hırçın Kız, William Shakespeare'nin komedi türündeki oyunlarından biridir. 1590-94 yılları arasında yazılan eser, adından da anlaşılacağı gibi oldukça hırçın bir kızın öyküsü anlatılmaktadır. Tabi bu öykünün içinde bir kaç öykü daha yer almaktadır. Her zaman olduğu gibi Shakespeare, bu oyunda da tek bir olay ile tek bir anlatım ile ilerlemez, farklı kollardan farklı anlatımlarda bulunur.

Konusuna kısaca değinecek olursak, zengin bir adamın -Baptista- iki kızı vardır. Her ikiside evlenme çağına gelmiş bu kızlarından büyük olan yani Katharina hırçın mı hırçın, lanet bir kızdır. Kardeşi Bianca ise tam tersine pamuk gibi bir kızdır. Tatlı dilli iyi kalpli ve sakin bir kızdır. Babaları Baptista kızlarından ilk önce Katharina'nın evlenmesini ister. Bu olmadan küçük kardeşinin evlenemeyeceğini söyler. Bianca ile evlenmek isteyen Hortensio ve Gremio bu habere üzülürler ama asla vazgeçmezler aşklarından. Hortensio bir arkadaşından yardım ister Katharina'yı ikna etmesi için. Hortensio'nun arkadaşı Petruchio Verona'dan gelir ve işe koyulur. Hırçın kızı ikna etmek için farklı bir yol izlemeye başlar.

Hani bir söz vardır dinsizin hakkından imansız gelir diye işte bu sözün oyunlaştırılmış hali diyebileceğim bu güzel komediyi tavsiye ederim.

Kitabın tanıtım bülteninde şöyle okuyoruz; ''Nedir bu erkek egemen denilen toplum ya da ataerkil denilen bu düzen? Shakespeare bu düzeni öyle bir anlatıyor ki bizlere, hem de bizleri güldürerek. Esasında Hırçın Kız, hırçın bir kızın kocası tarafından nasıl ehlileştirildiğinin anlatıldığı bir komedi oyunudur. Ancak bu oyuna Shakespeare'in gözünden de bakmak gerek… Bu oyunla Shakespeare bizleri Ortaçağ Avrupası'ndaki kadın-erkek ilişkisinden ve sosyal statüden haberdar etmektedir. Peki nasıl?

Bu ataerkil toplum düzeninde kadın olmanın zorluklarından bahsetmektedir Shakespeare. Bianca mı olmak yoksa Katherina mı? İşte bütün mesele bunda, yani kadın olmakta. Katherina var ki ehlileşti, Bianca var ki gizlendiği maskenin arkasından çıktı. Ne var ki her ikisinin de hizmet ettiği durum aynıydı: kocalarının yardımcısı ve vitrinleri olmaktı. Ne idi bir kadının görevi? Evi derleyip toparlamak, eşine itaat etmek, çocuklarına bakmak, erdemli olmak, kısacası kocası ne diliyorsa yerine getirmek. Peki ya kocalarının vitrinleri olmaları? Katherina ve Bianca hep güzel giysiler içinde çıktılar karşımıza. Çünkü onlar kendileri için değil; babaları için, babalarının mal varlığını ve gücünü göstermek için giyiniyorlardı. Şimdi de kocalarının zenginliklerini gösterecekler. Peki, neden ehlileştirilmeliydi Katherina, yoksa çok mu vahşiydi? Katherina'nın terbiye edilen aslında diliydi. Katherina güçtü, otoriteydi ki bu Ortaçağ Avrupası'nda en son istenilen şeydi.''
Share/Save/Bookmark
haber kodu: 247305