Haruki Murakami ''Kediler Şehri Hikayesi'' Tahran Kitap Fuarı'nda

 
Publish Date : Wednesday 10 May 2017 - 15:34
 
 
Ünlü Japon yazar Haruki Murakami'nin ''Kediler Şehri Hikayesi'' adlı eseri Farzan Fezin'in Farsça çevirisi ile 30.Uluslararası Tahran Kitap Fuarı’nda yayınlandı.
 
İran Kitap Haber Ajansı (İBNA) - Japonya'nın 20. yüzyıldaki en önemli ve popüler yazarlarından birisi olan Haruki Murakami'nin ''Kediler Şehri Hikayesi'' adlı eseri Farzan Fezin'in Farsça çevirisi ile İranlı  okurlarla buluştu.

Kitabın bir bölümünde şöyle okuyoruz: ''Genç adam taş köprüden geçerek şehre kadar yürüdü. Şehir sessizdi. Hiçbir yerde insan görünmüyordu. Tüm dükkânların kepenekleri kapalıydı, resmi dairelerde de insan yoktu. Şehirdeki tek otelin resepsiyonunda da kimsecikler görünmüyordu. Zili çaldığı halde, kimse çıkıp gelmemişti. Tamamen ıssız bir şehir gibi görünüyordu. Belki de herkes bir yerlerde öğle uykusuna yatmış da olabilirdi. Fakat henüz saat sabahın 10'uydu. Öğle uykusuna yatmak için vakit erkendi. Yoksa bir nedenle, insanlar bu şehri terk mi etmişlerdi acaba? Her halükârda ertesi sabaha kadar başka tren gelmeyecekti ve orada gecelemekten başka çaresi yoktu. Genç adam amaçsızca yürüyerek zaman öldürdü.

Fakat gerçekte orası kedilerin şehriydi. Günbatımı yaklaşınca taş köprüden geçen çok sayıdaki kedi şehre doluştular. Farklı renklerde, farklı türden kedilerdi. Normal kedilerden oldukça büyüklerdi, ama yine de kediydiler. Genç adam bu manzarayı görünce şaşırıp, telaşla şehrin tam ortasındaki çan kulesine çıkarak saklandı. Kediler alışkın hareketlerle dükkânların kepenklerini açtılar, hatta resmi dairelerin masalarına oturup her biri kendi işlerini yapmaya başladılar. Bir süre sonra daha fazla sayıda kedi aynı köprüden geçerek şehre geldi. Kediler mağazalara girerek alışveriş yapıyor, resmi dairelere girerek işlerini hallediyor, oteldeki restoranda yemek yiyorlardı. Meyhanede bira içiyor, neşeli kedi şarkıları söylüyorlardı.

Akordeon çalanı da vardı, ona ayak uydurarak dans edenlerde. Kediler gece görüşüne sahip olduklarından ışığa hiç ihtiyaçları yoku, ama o gece dolunay şehrin her tarafını aydınlattığından genç adam çan kulesinin tepesinden o manzaranın bir kısmını net bir şekilde görebiliyordu. Gün ağarmasıyla birlikte kediler dükkânları kapatıp, her biri işlerini bitirip, usulca köprüden geçerek geldikleri yere döndüler. Günün ağarmasıyla birlikte kediler ortadan kaybolup da şehri yine ıssızlaşınca, genç adam aşağıya indi, oteldeki bir yatağa girip uykuya daldı. Karnı acıkınca otelin mutfağında kalan ekmekleri ve balığı yedi.''


 
Share/Save/Bookmark
haber kodu: 248045